xxx


Hikaye ve resimlerinizi bekliyorum!!!
hikayedengercek@gmail.com

Saturday, May 26, 2012

Bir Gecede Kendimi Kimlere Siktirdim! (3)

Bir Gecede Kendimi Kimlere Siktirdim! (3) (Tuğçe 22 Y., İstanbul / Türkiye)

Bindiğim otobüs gerçekten çok kalabalıktı. Altımdaki incecik tayttan ve üstümdeki düşük omuzlu bol tişörtümden olsa gerek, yine herkesin gözü üzerimdeydi.
Oturacak yer bulamamşıtım, ben de ortada, ellerim yukarıdaki demirden tutunmuş gidiyordum. Her durakta otobüs daha da kalabalıklaşıyordu ve otobüsün arkasına geçenler bana sürtünüp geçiyorlardı. Bir süre sonra ben de arka taraflara ilerledim ve bir koltuğun kenarına tutundum. Tutunduğum koltukta bir kızla erkek arkadaşı oturuyorlardı. Çocuk benim tarafımdaydı ve kız çocuğun omzunda uyuyordu. Artan kalabalığı bahane bilerek bacağımı çocuğun bacağına yasladım. Otobüs gittikçe iyice yaslanıyordum. Bu sırada arkama yaşlı bir adam gelmişti ve o da üstteki demirlerden tutunuyordu. Adam otobüsün hareketleriyle bana arkadan dayamaya başladı. Gerçekten kıyafetim başıma iyice bela oluyordu bugün. Adam yaslandıkça yaslanıyor, bazen de elliyordu...

Buna bir son vermek amacıyla, arkamı oturan çocuğa döndüm. Şimdi kıçım çocuğun yüz hizasındaydı ve eminim en küçük kıvrımlarına kadar çocuk tarafından inceleniyordu. Ben yaşlı adamdan sakınmak için kendimi iyice geriye ittirdim. Şimdi çocuğun kolu ve bacakları benim baldırlarıma temas ediyordu. Zaten biraz sonra çocuk, uyuyuan sevgilisinin yanında, bacaklarımı ellemeye başladı. Ben de iyice yaslandım. Derken iki durak sonra sevgilisi ve çocuk otobüsten indiler. İnerken çocuk son kez arkama sürtünmeyi ihmal etmedi. Kalktıkları yere, cam kenarına ben oturdum. Yanıma ise hemen yaşlı amca geldi ve lap diye oturdu. Bacağını tamamen bacağıma yaslanıştı. İçimden, (Pekala öyleyse!) deyip, bu yaşlı amcayı kudurtmaya karar verdim. Kimbilir ne kadar zamandır böyle çıtır bir kıza bu kadar yakın olmamıştı...

Bacaklarımı toplayıp, dizlerimi önümdeki koltuğa dayayarak, koltukta biraz aşağı kaykıldım. İyice sünen taytım artık derimin rengini alelen belli ediyordu ve çok seksi bir görüntü oluşturmuştu. Tişörtümü de iyice çekiştirerek sağ yanını göğüs hizama getirdim. Amcaya göz şöleni yaşatıyordum. Amca eminim donup kalmıştır. Ben dışarıyı izlerken birden kıçımda bir el hissettim. Amca kalçamı kavramış, “Pardon kızım, kalemim yere düştü, onu alacağım!” deyip yüzünü göbeğime, oradan da amımın hizasına gömmüştü. Bir eliyle kalçamı sıkarken, diğer eliyle kalemini arıyordu. Beni yeterince okşayıp, amımı yeterince koklayınca kalemini yerden aldı ve doğruldu, ama bacağı yine bana yaslanmıştı. Kalemi cebine atarken yine düşürdü. Busefer kalem tişörtümün üzerine geldi. “Ah pardon yavrum!” deyip eliyle tişörtümü silmeye çalıştı. Sanki eliyle temizleyebilecekti. Ben de, “Önemli değil amcacığım!”  deyip adamın elini tuttum. Görünüşte adamın elini çekmeye çalışıyordum, ama iyice göğsüme bastırdım. O sırada bir iki kere göğsümü sıkmayı başardı...

Doğrusu yaşlı amca beni şaşırtmıştı. Cesurdu ve otobüste benim yaşımda bir kızı ellemekten çekinmiyordu. Ve bunu odunca değil profesyonelce yapıyordu. Aklımdaki hınzırlıkların sonu yoktu. Otobüs okuluma yaklaşınca, amcaya dönüp, “Pardon kaleminizi alabilir miyim?” dedim. Hemen verdi ve ben de kimseye çaktırmadan amcanın avucunun içine telefon numaramı yazdım ve “Yarın ara!” diye not düştüm. Kalemi amcaya geri verirken, “Herşey için teşekkürler!” deyip göz kırptım ve ayaklandım. Ben geçeyim diye o da koltuğundan kalktı ama çekilmedi. Mecburen götümü yaşlı amcanın sikine sürte sürte, donumun kırmızılığını görsün diye domalmış vaziyette yavaşça geçtim. Ben geçerken eliyle belime destek oluyordu.

Otobüste heycanlı dakikalar yaşamış ve yarınki programımı yapmıştım. Okula girince direk arkadaşlarımı aradım. Çimenlikte bir piknik masasında oturuyorlardı. Beni görünce Eren ve Hakan’ın gözleri parlamıştı. Onlara hiç yüz vermedim. Çünkü çantam Murat’taydı! Hakan’la Eren’in ortasında Ayça oturuyordu. Çok sıkışmışlardı ve kimbilir Hakan’la Erenin elleri Ayça’nın nerelerinde dolaşıyordu. Karşılarında ise Murat ve sevgilisi Funda vardı. Onları sıkıştıramayacağımdan, ben de masanın üstüne oturmaya karar verdim. Ayağımı Murat’ın oturduğu yerin yanına koyarak masaya oturdum. Murat’ın diğer yanında sevgilisi Funda vardı, bana şöyle bir baktı. Çünkü Murat’ın yüzünün tam karşısında benim malum bölgem vardı. Bacak bacak üstüne atıp sohbete koyuldum...

Bacağım Murat’ın yüzüne çok yakındı, ikide bir kaçamak bakışlar atıyordu. Ama asla ben ona bakarken bakmamıştı. Çok utangaç bir çocuktu. Bu hali onu o anda çok daha çekici kılıyordu. Sohbet ederken Eren arkadan kollarını boynuma dolayıp, “Neredesin sen bakayım?” dedi. Ben de şakayla, “Sana ne?” dedim ve onu ittirdim. Ama o ise beni kollarımdan tutup masaya yatırdı ve kalkmama izin vermiyordu. Refleks olarak bacaklarımı toplamıştım, karnıma doğru. Bu yüzden eminim kırmızı donumun tüm detayları Murat’ın gözlerinin önündeydi. Eren, “Bana ters konuşmak ha, al işte seni böyle yatırırım masaya!” dedi. Gözleri göğüslerimdeydi. Beni bir gülme almıştı, ama ondan kurtulamıyordum. En sonunda beni bıraktı. Doğrulduğumda Murat’ın kıpkırmızı suratını görmüştüm. Sevgilisi (aynı zamanda benim arkadaşım olan Funda) ise bana gözlerinden ateşler saçarak bakıyordu...

Sonra Ayça, “Aaa hadi dönme dolaba binelim!” dedi. Hep beraber kalktık. En önde Eren, Hakan ve Ayça, arkalarında Murat, Funda ve ben sıradaydık. Sıra bize gelince Murat bindi, ama Funda son anda, “Ya ben binemem, vazgeçtim!” dedi ve çekildi. Oturma yeri bir kabinde iki kişilikti. “Aşağıda seni bekliyorum!” dedi Funda son olarak. Bu benimle ilgili bir göndermeydi. Çünkü Funda çekilince ben yerine geçmiştim ve Murat’ı azdıracaktım. Onun gibi terbiyeli ve düzgün bir çocuğun benim yüzümden azması fikri, benim başımı döndürmüştü. Sonunda Murat’la karşı karşıya oturduk ve gondol hareket etmeye başladı. Onun karşısında kendi koltuğuma dizlerimi dayayarak domaldım ve önümüzdeki Ayça’lara el salladım. Eren resmen Ayçayı kucaklamıştı. Ben domalınca Murat’ın siki taş gibi olmuştu anlaşılan ve döndüğümde düzeltmeye çalışıyordu...

Bana, “Çantanı vereyim. Benim poşetimin içine koymuştum.” dedi ve çıkardı çantamı verdi. “Ayy Murat çok sağol, sana da zahmet oldu!” dedim ve yanına gidip onu yanaklarından sarılarak öptüm. Murat sevgilisi görür diye tedirgin olmuştu. Ama ben yanındaki daracık yere kendimi sığdırdım ve yanında kaldım. Çantamı açıp baktığımda, içindeki prezervatifler dağılmıştı. “Çantamı neden karıştırdın?” diye hafif sert kızdım. Murat hemen yine kızardı ve “Özür dilerim, ben sadece meraktan...” diyebildi. Gülümseyerek tekrar sarıldım. Bu sefer bir elimi bacağına koydum ve “Önemli değil! Baya iyi bir koleksiyonum var da, kaybolsun istemem!” dedim, prezervatifleri kastederek. Dudakları titreyerek gülümsedi...

Biz dönme dolaba binerken iyice akşam olmuş, hava kararmıştı. Şimdi en yukarıya çıkmak üzereydik ki, birden dönme dolap durdu. Bir iki dakika sonra aşağıdan yapılan anonsla, küçük bir arıza çıktığı, ama tamirinin çok uzun sürmeyeceği duyuruldu. Bu elime geçen bir fırsattı, “Tüh burada kaldık. Rüzgar da var, üşüdüm!” diyerek, Muratın kolunu omzuma attım, koynuna yanaştım. Murat birşey diyemedi. Şimdiye başkası olsa çoktan dudaklarıma yumulmuştu. Sakin beklemesi ve çekingenliği beni daha da isteklendiriyordu. “Murat ya, bacaklarım çok üşüdü!” dedim ve elini tutup bacaklarıma koydum ve ovalamasını söyledim. Biraz benim ısrarımla da olsa okşamaya başladı. Ben de gözlerimi kapattım, yüzümü yüzüne doğru döndüm, tişörtümü biraz çekiştirerek kırmızı sütyenimi iyice görmesini sağladım. Dudaklarım pembe pembe tam karşısındaydı. Normalde bir erkek buna dayanamazdı, ama Murat beni öpmedi. Ben de, “Tamam ısındım!” dedim ve ayağa kalktım...

Manzara çok güzeldi. Muratı da kaldırıp arkama geçirdim ve “Bak ne güzel manzara var!” dedim. Ellerini tutup kendime doladım. Siki arkama yaslanmıştı. Tam o sırada biz ayaktayken dönme dolap aniden çalıştı ve tekrar durdu. Bu sarsıntıyla Murat koltuğa, ben de onun üstüne düştüm. Hafif yan duruyordum. Elimi hemen boynuna doladım ve “Özür dilerim, düştüm!” dedim. “Önemli değil Tuğçe!” dedi ve elini bacağıma koydu. Beklediğim işaret buydu. Direk alt dudağını yakaladım ve dilimi ağzına soktum. Nefis bir şekilde öpüşmeye başladık. Çenesini tutuyor ve öpebildiğim kadar ateşli öpüyordum onu. Murat elini bacaklarımın arasına götürdü ve taytımın içinden elini sokarak amımı okşamaya başladı. En yakın arkadaşım Funda’nın sevgilisiyle, hemde bir dönme dolabın tepesinde, herkesin ortasında deli gibi öpüşüyordum...

Bir süre öpüştükten sonra, ben kucağından aşağı kaydım, fermuarını indirip, Murat’ın kocaman sikini dışarı çıkardım. Tahmin etmezdim hiç Murat’ın bu kadar büyük siki olduğunu. Kocaman ve damarlı bir şeydi. Yavaşça öpüp ağzıma aldım ve boğazıma kadar öğürtülerle sokarak yalamaya başladım. O da boş durmuyor elini kalçama atmış okşuyor, göğüslerimi sıkıyordu. Ben sikini yalarken bana, “Bugün Fundayla kavga ettik. Hatırlıyormusun bugün ilk geldiğimizde, senin üzerinde turuncu elbisen vardı, masaj yaptırıyordun, işte ozaman Funda beni, senin orana burana baktım diye suçladı. Aslında hiç orana burana bakmamıştım, ama Fundaya kızıp, bana vermezse böyle olacağını söyledim!” dedi. İçim titremişti. En yakın arkadaşım Funda, sevgilisi Murat’la iki yıldır çıkıyordu ve ona hiç vermemişti! Şimdi ise ben en yakın arkadaşımın sevgilisinin sikini yalıyordum. “Funda ağzına bile hiç almadı!” deyince, daha istekli yalamaya başladım. Bir taraftanda erotik sesler çıkararak Murat’ı iyice tahrik ettim...

Salak Funda iki yıldır böyle büyük yaraklı bir çocukla çıkıyordu ve onu hiç ağzına almamıştı. Bense şimdi Murat’ın dev yarağını adeta sömürüyordum. Çok geçmeden Murat beni de uyarmadan ağzıma volkan gibi patladı. Hepsini yuttum. Murat kendine gelince, “Göreceksin Tuğçe, çantandaki bütün prezervatifleri bugün bitirttireceğim sana!” dedi. “Canıma minnet aşkım, sik beni, doyur bu kocaman yarrağa!” dedim ve dudaklarına yumuldum ve tekrar öpüşmeye başladık. Dönme dolap çalışmıştı, ama bizim umrumuzda değildi. Aşağı inene kadar ben Murat’ın kucağında öpüşmüştük. Aşağı inince anca görevlinin, “İnin artık gençler!” demesiyle kendimize geldik ve dudaklarımız ayrıldı. İnerken Murat elimi tutuyordu. Funda bizi görmüştü ve kafasını sallayarak yanımızdan koşarak gitti. Eren de, Ayça ve Hakan’ın yanına gitmişti...

Yaşadıklarım gerçekten inanılmazdı, en yakın arkadaşımın sevgilisini, bir kaç tahrik edici oturuş ve 15 dakikalık bir dönme dolap sırasında kapmıştım ve hatta ağzımla boşaltmıştım. Murat’la birbirimize sarılarak yürüyorduk. Bir eli sürekli kalçamdaydı ve arada bir götüme şaplak atıyordu. Akşam olduğundan okuldaki binalar boştu, biz de hemen ilk gördüğümüz bloka daldık ve boş bir sınıfa girdik. Girer girmez bir sıraya sırt üstü uzandım. Murat da hemen taytımı ve külodumu sıyırdı ve amıma yumuldu. Amımı sömürüyor, dil darbeleriyle beni mahvediyordu. Amım vıcık vıcık olunca, “Yeter artık, sok!” dedim. Kalktı, pantolonunu donuyla birlikte dizlerine indirdi ve bacaklarımı omzuna alarak, amıma kökledi ve “Sonunda milli oldum!” diyerek amımı sikmeye başladı. Aman Tanrım diye düşündüm, Murat gibi bir azgının kollarında, onun ilk kadını olmak ne müthişti. İnliyor ve orgazmlarımı üst üste yaşıyordum...

Murat ta, “İlk geldiğinde o kıyafetinle beni mahvettin, ne güzel bacakların var. Akşam gelince de önüme götünü serdin. Seni böyle sikerim işte!” diyerek pompalıyordu. Sonra birden sikini amımdan çıkarttı ve göğüslerime boşalmaya başladı. Döllerini elimle her tarafıma sürüyordum. Kalktım Murat’ı ensesinden tutarak öpmeye başladım. Sikini kavrayarak, “Madem bugün milli oldun, götümü de sik tam milli ol!” dedim. Eğilerek azman gibi sikini ağzıma aldım. Hemen sertleşmişti. Çok büyüktü gerçekten. Götüme bu siki nasıl alacaktım bilmiyordum, fakat alacaktım. Saçımdan bastırıp beni masaya domalttı ve sikini götüme zorlamaya başladı. “Lütfen yavaş sokkk!” diye yalvarıyordum. Götüme hepsini alana kadar gözlerimde şimşekler çakıp durdu. Biraz sonra Murat götüme ppompalamaya başladı. İnlemiyor resmen çığlık atıyor, bağırıyordum. Adeta tüm okul duysun istiyordum. Murat fazla dayanamadı, bağırarak götüme boşaldı ve üstüme yattı...

En yakın arkadaşımın taş gibi sikli sevgilisine amımı da götümü de siktirmiştim ve tam milli etmiştim. Az sonra kalktık ve tam 20 dakika öpüştük. Murat çok azgındı, anlaşılan Funda buna hiç elletmemişti bile. Bu arada konser başlamak üzereydi. Murat’a, “Sen konser alanına git, önlerden yer tut. Ben de temizlenip geleceğim!” dedim. O da beni son kez ateşlice öpüp yanımdan ayrılmıştı. Ben de koridordaki tuvalete gittim, her yerimi ıslak mendille sildim. Yanımda getirdiğim çantamdan bir mini şort, birde beli açık tişört çıkardım. Bu sefer hazırlıklıydım ve yedeklerim vardı :) Üstümü giyindim. Şort kıçımın yanaklarını ucu ucuna örtüyordu. Domalınca anında her şeyim meydana çıkıyordu. Tişörtümün de hem beli açık, hemde dekoltesi genişti. Rujumu tazeledim. Afilli bir orospu gibi kıvırarak konser meydanına gittim...

Konser alanına girişte, iri yarı iki adam ve gözümün bir yerlerden ısırdığı takım elbiseli bir başka adam gördüm. Girenlere damga basıyorlar ve konser alanına alıyorlardı. Takım elbiseli olan beni görünce kuyruktan aldı, bileğimden tutarak, kulis gibi bir yerin yanında kimsenin olmadığı bir odaya götürdü ve koltuğa oturduk. Ben ne oluyoruz diye düşünürken, “Beni tanımadın değil mi güzel kız? Dur önce bahsedeyim sana biraz, ben bu şenliğin organizatör şirketinin temsilcisiyim. Burda işleri ben düzenliyorum. Seninle öğleden sonra otobüste oynaşmıştık biraz. Üstündeki elbise süperdi. Neden çıkardın demek isterdim, ama şimdi de taş gibisin!” dedi...

Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Otobüste kucağına oturduğum adamdı o turuncu elbisemin altından siyah çoraplı bacaklarımı ve götümü elletmiştim ona. Şimdi biraz tedirgindim işte, bu adam bana ne yapacaktı. Derken adam taş gibi olmuş sikini çıkardı ve “Şimdiiii, eğer bu konseri izlemek istiyorsan em, yoksa seni konser alanına bırakmam!” dedi. Hiç bir erkek benimle mücadele edemezdi, bu şımarıklığını ona ödetecektim. Kalktım, sikini elime aldım ve “Bu yaramaz şeyi içime sokacaksın, öyle mi? Ne güzel ellemiştin beni otobüste, bacaklarım nasıl azdırdı seni değil mi? Nasıl sikmek istedin beni o an, içime girmek, pompalamak, taptaze, dipdiri vücuduma, gencecik bir çıtırın her yerine boşalmak istedin, değil mi?” dedim ve sikini tükürükleyerek, şortumu indirdim, donumu kenara çektim ve sikine lap diye oturdum ve zıplamaya başladım. İnanılmaz bir egom vardı. Tanımadığım bir adama, beni sikmek istediği için kızmıyordum, ama bana istediği gibi davranamyacağını, sadece benim istediğim şekilde beni becerebileceğini gösteriyordum. Ve bu adını bile bilmediğim herifin sikini o yüzden ağzıma almadım. Sözlerimden de çok tahrik olmuştu. Boşalması uzun sürmedi. İçimden çıkıp yere attırdı...

Tam bir orospu gibi davranıyordum. İşimi bitirmiş, müşteriye istediğini vermiş ve giyinmeye koyulmuştum. Tam şortumu kıçıma çekecekken, “Dur!” dedi. Elinde konser alanına girenlerin koluna bastıkları damgalardan vardı, önce kıçımı okşadı, öptü ve öptüğü yere damgayı bastı. Nasıl sinirlenmiştim bu hareketine, kızgınca, “Adi şerefsiz!” dedim. Ama o hemen dudaklarıma yumuldu ve kucağına çekti beni. Biraz kucağında onunla öpüştükten sonra kalktım. Gitmeye davranmıştım ki, cebinden 250 Lira çıkarıp göğüs çatalıma sıkıştırdı ve “Bu tüm hizmetlerinin karşılığı, bu göt ve ama, o çoraplı bacaklara az bile seni amatör orospum!” dedi. Dudaklarıma okkalı bir öpücük kondurdu ve çıktı gitti. Kuralları ben koyuyorum sanmıştım, ama kapanışı adam yapmıştı. Beni resmen orospu yapmıştı herif. Elimdeki parayı çantama attım ve koşarak ordan çıktım...

Konser alanına girerken Murat’ı cepten aradım ve “Neredesin hayatım?” diye sordum. O da en ön sırada olduğunu söyledi. Ben ilerlemeye çalışıyordum öne doğru, ama çok zordu. Bir Rock grubunun konseri vardı ve bütün manyaklar en öne toplanmıştı. İri yarı erkelerin arasından kıçımı sürte sürte geçtim. Elleriyle beni taciz ediyorlar veya “Of yavrum, ne mal var sende bee!” diye laf atıyorlardı. Hergün enaz 20 kere duyduğum için bunlara alışmıştım artık. Hızlıca Murat’ın yanına gittim ve hemen kollarımı boynuna doladım. O da kalçalarımı yakalamış, yoğuruyorken öpüşmeye başladık. 10 dakika öpüştük, ardından konser başladı. Murat daracık ve minicik şortumdan taşan götümü elliyor ve yaslanıyorken, sürekli hoplayarak konseri izlemeye koyulduk...

[Tuğçe]

No comments:

Post a Comment

Post a Comment