Kocam Uzun Yola Gidince Komşumla Sikişiyorum! (Hülya 28 Y., Kastamonu / Türkiye)
Merhaba ben Hülya, 28 yaşında, 1.68 boy, 75 kilo, esmer, balık etli bir kadınım. Kocamla evleneli henüz 2 yıl olmuştu ki, gecelerimizin ne kadar sıkıcı ve sakin geçtiğini anladım, ama birşey yapamıyordum. Çok fırsatım olduğu halde kocamı aldatmak hiç geçmiyordu aklımdan, ben de çeşitli porno filmler alıp, izleyip, kendi kendimi tatmin etmeye başladım. Bir gün süper bir film izliyordum ve filmin sesini farkında olmadan çok açmışım. Kendimden geçmiştim çünkü, kendi kendime kocamdan daha fazla zevk veriyordum. Neyse, tam o sırada karşı komşumuz Adnan sesleri duymuş ve uyuzluk olsun diye kapımı çaldı ve “Hülya hanım dışarı çok ses çıkıyor, filmin sesini biraz kısarmısınız!” dedi sırıtarak. Ben çok utanmıştım, adam herşeyi anlamıştı. Özür dileyerek kapıyı kapadım, içeri girip hemen filmin sesini kıstım.
Komşumuz Adnan, 1.90 boyunda, iri yapılı, tam hayallerimdeki erkekti. Benim için ulaşılmaz birisi geliyordu, yani ben öyle zannediyordum. Kocam uzun yol şöförüdür, bir gitti mi, 1-2 ay gelmez. Adnan da bunu biliyordu. Tabi geçen gün izlediğim pornonun seslerini duyan Adnan fırsatı kaçırmadı ve bir gece saat 3’te kapımı çaldı. Korktum bir an, kim bu diye delikten baktım, Adnandı. Kapıyı açmadan, “Ne oldu Adnan bey?” dedim. “Size önemli birşey söyleyecem, kapıyı açarmısınız?” dedi. Ben de biraz tereddütle kapıyı açtım. Üzerimde ince geceliğim vardı. Ve ben kapıyı açar açmaz Adnan üzerime çullandı, kapıyı da kapattı, geceliğimi yırtarcasına çıkardı ve heryerimi öpüp yalamaya, emmeye başladı. Ben bir yandan, “Yapma!” diye inliyor, bir yandan çok büyük haz alıyordum. Adnan ise, “Sus orospu! Senin amına koyacam! Yarak hastası orospu seni!” diyerek devam ediyordu.
Adnan önüme çöküp amımı yalamaya başladığında ben kendimi koyuverdim ve inleyerek orgazm oldum. Çeşme gibi akan amımın sularını yutarken ben dayanamadım ve Adnanı ayağa kaldırıp, onun elbiselerini parçalarcasına çıkardım ve yere yatırdım. Üstüne çıktım, heryerini ısırarak emiyor yalıyordum. Adnanın büyük ve kalın yarrağı ağzımı tümden dolduruyordu, ama nefes almaksızın yalıyordum. Çok güzel birşeydi yarağı, inanılmaz tad alıyordum. Sonra dayanamayıp Adnanın o koca yarrağını amıma yerleştirip üzerine çıktım ve hiç durmadan zıplamaya başladım. Şap şap şap diye sesler çıktıkça deliriyordum. Köküne kadar alıyordum içime. Ben 2. orgazmımı yaşarken iyice kendimi kaybettim ve Adnanın her yerini ısırmaya başladım. Ben ısırdıkça o hafiften bağrıyordu. Sanki o beni değil de, ben onu sikiyordum...
Sonra beni üzerinden aldığı gibi yere yatırdı ve bacaklarımı omzuna alarak amıma geçirdi. Amıma son hız pompalarken, “Sen nekadar azgın bir orospuymuşsun böyle!” diyerek göğüslerimi tokatlıyor, dudaklarımı koparırcasına öpüyor, bazen de parmaklarını ağzıma sokuyor, beni deli ediyordu. Sonra beni yerden kaldırıp, sürükleyerek yatakodasına götürdü ve yatağa fırattı. Dolaptan kocamın kemerlerinden birini aldı ve kemerin ortasını ağzıma verip, uçlarını dizgin gibi tutarak, beni domalttı ve arkama geçip amımı sikmeye başladı. Sanki ata biniyordu ve öyle hızlı sikiyordu ki, Şap şap şap seslerinden başka birşey duymuyorduk. Bazen de kemerin uçlarını asılarak, “Dehh dehh deh!” diye naralar atıyordu...
Sonra kemeri ağzımdan çıkarıp, kemerle de popoma vurmaya başladı. Hem amımı sikiyor, hem kemerle popomu kırbaçlıyordu. Canım yansa da inanılmaz müthiş bir haz alıyordum. Kaçıncıya orgazm olduğumu sayamıyordum bile. Sonra birden kemeri bıraktı ve iki eliyle belimden tutarak beni kendine çekti ve iyice abandı, titreyerek, böğürerek içime döllerini fışkırttı. Boşalması iyice bitene kadar amımda kaldı. Sonra arkamdan çekilip yatağa sırtüstü devrildi. Şimdi roller değişti işte! Adnanın sikini biraz yaladıktan sonra, onu altıma aldım ve bu sefer ata ben binmeye başladım. Bir yandan sikinde zıplıyordum, bir yandan da kemerle göğsüne vuruyordum ve “Nasılmış ha kemerle vurulmak!” diyordum. O da, “Vur amına koduğumun karısı, azgın orospu, pis kaltak, kuduruk fahişe!” diye küfredip delirtiyordu beni. Tam 2 saat böyle haşince sikişmeye devam ettik, ikimiz de defalarca boşaldık. Adnanın sikini yalamaktan ve emmekten çok zevk alıyordum, kaç kere de sikini emdim ve bütün döllerini yuttum...
Sabaha karşı karısı uyanmadan evine gitti. Şimdi haftanın en az 2 gecesi bana geliyor. Sabaha kadar çılgınlar gibi sikişiyoruz ve döllerini emmeye devam ediyorum!
[Hülya]
xxx
Hikaye ve resimlerinizi bekliyorum!!!
hikayedengercek@gmail.com
Wednesday, June 13, 2012
Siktiğim Kız Az Kalsın Başıma Kalacaktı!
Siktiğim Kız Az Kalsın Başıma Kalacaktı! (Rıfat 21 Y., Burdur / Türkiye)
Slm Burdurun köylerinden birinde yaşıyorum ve Üniversite okuyorum. İsmim Rıfat, 21 yaşında, siyah saçlı, kahverengi gözlü, 1.78 boyunda ve 78 kiloyum. Erotik hikayelere çok meraklı olduğum için hergün okurum. Oldum olası düzgün vücutlu kadınlara kızlara ilgi duyarım. Yaz gelince, tabi gençliğin verdiği coşkuyla da, bu isteklerim dahada arttı. Bir arkadaşımın birlikte olduğu bir kızarkadaşı vardı, o kızın da Gülçin isminde bir kardeşi vardı ve çook güzeldi. Onlar buluştuklarında belki Gülçin de gelir diye, ben de hep arkadaşımla gitmek isterdim. Arkadaşımın sevgilisi sarışın, Gülçin ise esmerdi ve çok hoşuma gidiyordu. Ama nedense Gülçinin beni istemediğini düşünüyordum, çünkü yüzü hiç gülmüyordu ve bana hiç sıcak davranmıyordu.
Bir gün buluşmaya gittiklerinde yine ben de gittim. Ablasıyla birlikte Gülçin de gelmişti ve kalbim çok hızlı atmaya başlamıştı. Öyle güzel bir vücudu olan kızla ilişkiye girmek, hatta evlenmek isterdim. O gün nasıl olduysa farklı birşeyler yapmak istedik ve müsait olduğundan bizim eve gittik. Oturduk, biraz alkol aldık. Gülçin, yani benim hoşuma giden kız sızmıştı. Ben onu ayıltmaya çalışırken, ablasıyla arkadaşım sevişmek için öbür odaya geçtiler. İçerde uçmuş olacaklar ki, ‘Ahh Uhh Ohh’ sesleri gelmeye başladı. Gülçin birden gözlerini açtı ve ağlamaya başladı. Ben onu teselli etmek için başını omzuma dayadım, “Noldu?” diye sordum. Sustu, hiç konuşmadı ve eli birden sikime gitti. Pantolonumun üstünden sikimi okşuyordu. Hoşlanmıştım ve öpüşmeye başladık. Çok ateşli öpüşüyorduk, ama kızın elbiselerini çıkarmak için nekadar ısrar ettiysem, her defasında elimi itiyordu...
Sonunda binbir zorlukla elimi eteğinin altına sokup, amına götürünce, külodunun sırılsıklam olduğunu farkettim. Amını okşamaya başladığımda elimi tuttu ve çektirdi. Benim moralim bozulmuştu ki, kız fermuarımı açıp, sikimi dışarı çıkardı ve birden ağzına aldı, emmeye başladı. Ben zevkten kıvranıyordum. Daha önce sikimi böyle yalayan bir kız görmemiştim. Çok geçmedi ve ağzına boşaldım. Tüm şaşkınlığıma rağmen kız döllerimin hepsini yutmuştu ve sanki elinden alan var gibi, sikimi ağzından çıkarmadan emmeye devam ediyordu...
Bu arada içerdeki sesler kesilmişti, galiba sikişmeleri bitmiş ve uyumuşlardı. Ben bunu fırsat bilip birden hızlandım ve Gülçinin eteğini sıvayıp, külodunun yanından amını parmaklamaya ve yalamaya başladım. Gülçin saçlarımı koparacak gibi asılırken, zevkten de yılan gibi kıvranıyordu. Artık bir an önce amına girmek için sabırsızlanıyordum. Kızlığını bozarsam evlenirim düşüncesiyele sikmeye yeltendim. Külodunu yana çekip sikimi amına sokmaya çalışınca, kız, “Dur!” dedi. Ben siktirmeyecek diye düşünmeye başlamıştım ki, kız bir çırpıda külodunu çıkardı ve bacaklarını ayırdı, “Hadi!” dedi. Yavaş yavaş yarağımı köküne kadar soktum ve öylece biraz içinde kaldım. Yarağımı çıkardığımda amından kan gelmedi. Sevdiğim kızın bakire olmayışına çok şaşırmıştım, ama bir yandanda git gele devam ediyordum. Gülçin ise, “Sikkk beni, içime boşal aşkım!” diye beni tahrik ediyordu. Niyetini anlamıştım, hamile bırakmamı istiyordu ve başıma kalacaktı...
Tam boşalacaktım ki, amından çıkardım yarağımı ve göbeğine boşaldım. Sonra hemen toparlandım. Gülçin tekrar ağlamaya başlamıştı. Ama bu defa ona, “Neden kan gelmedi?” diye sormadan edemedim. Gülçinin cevabı ürkütücüydü, üvey abisi onu ormanda sikmiş ve bekaretini alıp kirletmişti kızı! Resmen şok olmuştum ve ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilmiyordum.
O günden sonra Gülçinle birkaç kere daha buluştuk ve sikiştik. Belki onunla evlenirim diye bana götünü de siktirdi. Ama ben onunla evlenemeyeceğimi söyleyince benimle birdaha görüşmedi. Bir süre sonra bana mesaj attı ve köyden biriyle evlendiğini belirtti. Evlendiğine pek inanmamıştım, ama beyaz gelinlikli fotoğraflarını gördüm. Nasıl oabilirdi böyle birşey, kocası da kesin bilmiyordu, sonradan öğrense de artık evlenmişlerdi. Şimdi bir yuva kurmuşlar, çocuğu da olmuş, onun adına sevindim.
Ben ise kendime yeni bir kızarkadaşı buldum. Bu kız bakire olduğu için benim bütün cinsel ihtiyaçlarımı karşılayamasa da, onu çok seviyorum. Hayata yeni sevgilimle devam ederken, iyi ki ozamanlar Gülçinin içine boşalmamışım ve hamile bırakmamışım diye kendimi teselli ediyorum. Az kalsın başıma kalacaktı!
[Rıfat]
Slm Burdurun köylerinden birinde yaşıyorum ve Üniversite okuyorum. İsmim Rıfat, 21 yaşında, siyah saçlı, kahverengi gözlü, 1.78 boyunda ve 78 kiloyum. Erotik hikayelere çok meraklı olduğum için hergün okurum. Oldum olası düzgün vücutlu kadınlara kızlara ilgi duyarım. Yaz gelince, tabi gençliğin verdiği coşkuyla da, bu isteklerim dahada arttı. Bir arkadaşımın birlikte olduğu bir kızarkadaşı vardı, o kızın da Gülçin isminde bir kardeşi vardı ve çook güzeldi. Onlar buluştuklarında belki Gülçin de gelir diye, ben de hep arkadaşımla gitmek isterdim. Arkadaşımın sevgilisi sarışın, Gülçin ise esmerdi ve çok hoşuma gidiyordu. Ama nedense Gülçinin beni istemediğini düşünüyordum, çünkü yüzü hiç gülmüyordu ve bana hiç sıcak davranmıyordu.
Bir gün buluşmaya gittiklerinde yine ben de gittim. Ablasıyla birlikte Gülçin de gelmişti ve kalbim çok hızlı atmaya başlamıştı. Öyle güzel bir vücudu olan kızla ilişkiye girmek, hatta evlenmek isterdim. O gün nasıl olduysa farklı birşeyler yapmak istedik ve müsait olduğundan bizim eve gittik. Oturduk, biraz alkol aldık. Gülçin, yani benim hoşuma giden kız sızmıştı. Ben onu ayıltmaya çalışırken, ablasıyla arkadaşım sevişmek için öbür odaya geçtiler. İçerde uçmuş olacaklar ki, ‘Ahh Uhh Ohh’ sesleri gelmeye başladı. Gülçin birden gözlerini açtı ve ağlamaya başladı. Ben onu teselli etmek için başını omzuma dayadım, “Noldu?” diye sordum. Sustu, hiç konuşmadı ve eli birden sikime gitti. Pantolonumun üstünden sikimi okşuyordu. Hoşlanmıştım ve öpüşmeye başladık. Çok ateşli öpüşüyorduk, ama kızın elbiselerini çıkarmak için nekadar ısrar ettiysem, her defasında elimi itiyordu...
Sonunda binbir zorlukla elimi eteğinin altına sokup, amına götürünce, külodunun sırılsıklam olduğunu farkettim. Amını okşamaya başladığımda elimi tuttu ve çektirdi. Benim moralim bozulmuştu ki, kız fermuarımı açıp, sikimi dışarı çıkardı ve birden ağzına aldı, emmeye başladı. Ben zevkten kıvranıyordum. Daha önce sikimi böyle yalayan bir kız görmemiştim. Çok geçmedi ve ağzına boşaldım. Tüm şaşkınlığıma rağmen kız döllerimin hepsini yutmuştu ve sanki elinden alan var gibi, sikimi ağzından çıkarmadan emmeye devam ediyordu...
Bu arada içerdeki sesler kesilmişti, galiba sikişmeleri bitmiş ve uyumuşlardı. Ben bunu fırsat bilip birden hızlandım ve Gülçinin eteğini sıvayıp, külodunun yanından amını parmaklamaya ve yalamaya başladım. Gülçin saçlarımı koparacak gibi asılırken, zevkten de yılan gibi kıvranıyordu. Artık bir an önce amına girmek için sabırsızlanıyordum. Kızlığını bozarsam evlenirim düşüncesiyele sikmeye yeltendim. Külodunu yana çekip sikimi amına sokmaya çalışınca, kız, “Dur!” dedi. Ben siktirmeyecek diye düşünmeye başlamıştım ki, kız bir çırpıda külodunu çıkardı ve bacaklarını ayırdı, “Hadi!” dedi. Yavaş yavaş yarağımı köküne kadar soktum ve öylece biraz içinde kaldım. Yarağımı çıkardığımda amından kan gelmedi. Sevdiğim kızın bakire olmayışına çok şaşırmıştım, ama bir yandanda git gele devam ediyordum. Gülçin ise, “Sikkk beni, içime boşal aşkım!” diye beni tahrik ediyordu. Niyetini anlamıştım, hamile bırakmamı istiyordu ve başıma kalacaktı...
Tam boşalacaktım ki, amından çıkardım yarağımı ve göbeğine boşaldım. Sonra hemen toparlandım. Gülçin tekrar ağlamaya başlamıştı. Ama bu defa ona, “Neden kan gelmedi?” diye sormadan edemedim. Gülçinin cevabı ürkütücüydü, üvey abisi onu ormanda sikmiş ve bekaretini alıp kirletmişti kızı! Resmen şok olmuştum ve ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilmiyordum.
O günden sonra Gülçinle birkaç kere daha buluştuk ve sikiştik. Belki onunla evlenirim diye bana götünü de siktirdi. Ama ben onunla evlenemeyeceğimi söyleyince benimle birdaha görüşmedi. Bir süre sonra bana mesaj attı ve köyden biriyle evlendiğini belirtti. Evlendiğine pek inanmamıştım, ama beyaz gelinlikli fotoğraflarını gördüm. Nasıl oabilirdi böyle birşey, kocası da kesin bilmiyordu, sonradan öğrense de artık evlenmişlerdi. Şimdi bir yuva kurmuşlar, çocuğu da olmuş, onun adına sevindim.
Ben ise kendime yeni bir kızarkadaşı buldum. Bu kız bakire olduğu için benim bütün cinsel ihtiyaçlarımı karşılayamasa da, onu çok seviyorum. Hayata yeni sevgilimle devam ederken, iyi ki ozamanlar Gülçinin içine boşalmamışım ve hamile bırakmamışım diye kendimi teselli ediyorum. Az kalsın başıma kalacaktı!
[Rıfat]
ÖSS Partisinde Ayçayı Orta Malı Yaptık Siktik!
ÖSS Partisinde Ayçayı Orta Malı Yaptık Siktik! (Ege 19 Y., Ankara / Türkiye)
Selamlar. Herkese iyi sikişler diliyorum. Ben Ege, 19 yaşında bir delikanlıyım. Üniversite öğrencisiyim. Size anlatacağım hikayem Üniversite sınavından sonraki partide yaşadıklarım.
Hepimiz ÖSS sınavı için çok ciddi bir çalışma dönemi geçirdik. İnanın, çok büyük bir stres. Tüm hayatınız kesiliyor bir anda, tamamen sınavı düşünüyorsunuz. Tabi iyi bir öğrencisiyseniz. Ben öyleydim, ve tüm sene inanılmaz çalıştım. Sınavıma girdim ve inanılmaz rahatlamıştım. Sınavın ertesi günü, evde aylak aylak yatarken arkadaşım aradı. “Ege, oğlum bu akşam parti var mutlaka geliyorsun!” Normalde ben parti parti gezen ergenlerden hiç olmadım. Ama o anda bana o kadar cazip geldi ki bu teklif, “Tamam lan, nerde bu parti!” diye sordum. Arkadaşım evi tarif etti, akşamda babamın arabasıyla partiye gittim.
İçeri girdim, herkes elinde içki, aşağı yukarı 20-30 kişi. 5-6 tane kız vardı, ama içlerinden en dikkat çekicisi okulun en güzel kızı Ayça'ydı. Ayça'yı görüpte onu arzulamayan erkek yok gibidir. İnanılmaz bir güzellik, dolgun göğüsler, kısacık eteğinden görünen sütun bacakları, kaşı, gözü... Hatırladıkça azıyorum!
Partinin ilerleyen saatlerinde yavaş yavaş millet coşmaya başlamıştı. Hani partinin bir kopma noktası olur, durulur ve millet giderdi ya. Aynen öyle oldu ve gece ilerledikçe partidekilerin sayısı azaldı. Herkesin kafa bir milyondu en az. Dans için oluşturduğumuz yerde birtek Ayça dans ediyordu. Ama nasıl bir dans. Her zıplayışında siyah külodu belli oluyordu, memeleri hop hop hopluyordu. Bende saate baktım, baya geç olmuştu. Ama Ayça'dan gözlerimi alamıyordu. Çakırkeyf elemanlardan biri Ayça'nın arkasına geçip dansa başladı. Yaklaşık olarak 6 kişinin yanında Ayça elemana götünü elletiyordu. Çocuk yavaş yavaş yiyişmeye başladı Ayça'yla. Nasıl iştahlı öpüşüyordu! Ayça'nın etrafındakiler çoğalmış, dans ediyorlardı. Kızın memeleri elden ele dolaşıyordu, götünü artık sıkmaya başlamıştı arkasındaki. Kız ortama meze olmuştu resmen. Bende fazla dayanamadım yanına gittim.
Elimde içkiyle dans etmeye başladık ki, Ayça beni çekti ve dudaklarıma yapıştı! İçkiden ne yaptığını bilmez bir halde öpüşüyorduk. Benim boynumdan sarılmış, öylece elleniyordu. Dillerimiz birbirine kavuşuyordu, öpüşürken Ayça bir anda, “Hepinizi istiyorum bu gece!” dedi. Ben şoke oldum, nasıl olacaktı 6 kişi! Hepsini içine almasına imkan yoktu! Ayça götünü kıvıra kıvıra bir yatakodasına geldi, uzandı. 4 kişi girmişti odaya, diğer 2 kişi içkiden sızmıştı. Ben hemen Ayça'nın üstünü çıkardım, çırılçıplak sadece küloduyla kalmıştı. Onuda çıkarınca amı karşımızdaydı. Ben hayranı olduğum memelerini emmeye, ısırmaya başladım. Biri amını yalıyor, Ayça diğer 2 erkeğin siklerini emiyordu.
Sonra yer değiştirdik ve ben amını yalamaya başladım. Tanrım, yok böyle birşey! Yaladıkça kız kendinden geçiyor, amının sularını iyice salıyordu. Ipıslak amından sular geldikçe iyice yalıyordum. Sikim zonklamak üzereydi. İçinden parmaklarımı çıkardım ve pantolonumu indirip amına bir hamlede soktum. Ayça ağzındaki yaraklardan konuşamıyordu. Deli gibi sakso çekiyordu. Arada bir yarakları ağzından çıkarıp, “Sikin! Ohh! Sikin beni!” diye bağırıyordu. Tam sarhoş gibi inliyordu. Biliyordum, farkında değildi ne yaptığının, ama delirtmişti bizi. Ayça'nın ağzını sikenler, “Hadi lan çık içinden, biz de sikecez!” deyince çıktım, ve sikimi ağzına verdim. Benim sikimi emerken diğerini sıvazlıyor, arada amındaki sikin de etkisiyle ağlamaklı bir şekilde inliyordu. Bacaklarını ayırmış bir pozisyonda içindeki yarakla zevkleniyordu. Bu arada amını siken sikini içinden çıkardı ve Ayça'nın göbeğine boşaldı ve öbürü geçti hemen. Boşalan çocuk yandaki koltuğa sızdı kaldı elinde sikiyle.
Şimdi üç kişiydik Ayça'yı siken. Çocuk deli gibi pompalıyor, memelerini sıkıyordu. Ayça ise ikimizin sikini yalamaya devam ediyordu. Ben ağzından sikimi çektim ve sıvazlamaya başladım. Karşısına geçip Ayça'nın sikilmesini izliyordum. Çocuk pompaladı, pompaladı ve bağırarak Ayça'nın suratına boşaldı.
Ben sikimi sıvazlamayı bırakıp, Ayça'nın bacaklarının arasına geçtim. Böyle bir cıvıklık olamaz. Amı cıvık cıvık... Bir hamlede soktum içine. Hızlı hızlı pompalamaya başladım. Ben siktikçe memeleri sallanıyor, çok güzel bir görüntü oluşuyordu. Ayça artık kalan son enerjisiyle elindeki yarağı sıvazlıyordu. En son elindeki sikecekti, çocuk zar zor sikmek için dayanmaya çalışıyordu. Kendimi tutamadım, öyle bir boşaldım ki içine... O kafayla prezervatif kimin umrunda olurdu? Boşaldıkça daha çok geliyordu, zangır zangır titriyordum. Ayça' nın ağzını siken herif, “Kızın niye içine boşaldın? Ben sikecektim kızı, ben o cıvık amı sikmem!” dedi.
Ayça orospu muamelesi görüyordu şu anda ve gıkını çıkarmıyordu. Aksine kasılmalarından ve boşalmalarından ne kadar zevk aldığı anlaşılıyordu. Herif Ayça'nın domalmış götüne bir hamlede soktu. “Ohhh! Daracık ya!” diye diye pompalamaya başladı. Ayça'nın diğer sikicileri uyumuştu, biz ikimiz ayaktaydık. Ayça'yı izliyordum ben, dişlerini sıkıyordu. Dişlerini sıkacağına benim yarağımı yalasın diye verdim sikimi ağzına. Nasıl iştahlı bir emme o! İnanılmaz emiyordu! O emdikçe sikim dahada şahlanıyor, iyice kalkıyordu. Ağzını ileri geri sikmeye başladım. “Gluk gluk!” sesleriyle sikerken ağzını, götünü siken herif inlemeyle kızın beline boşaldı.
Herif çekilir çekilmez, sikime okkalı bir tükürük atıp soktum götüne. Alev alev yanıyordu götünün içi. Ben götüne soktukça kalçaları dalga dalga oluyordu. Memeleri sallanıyordu. Onun daha pasif olduğu pozisyonlarda sikmiştim onu. Keşke tek biz olsaydık, onu doyasıya, istediğim pozisyonda evire çevire sikseydim diye düşünerek götüne pompalıyordum. Poposuna tokatlar atıyor, belinden kendime çekerek sikiyordum. Sikerken, “Ohhh Orospu! Tüm okul boyunca azdırdın beni, her sene seni sikme hayaliyle siktim başkalarını, altımdasın işte amına koyduğum orospu!” diyerek küfür ediyordum. Ayça “Off yeter nolur sikmeyin daha fazla beni!” deyince pompalamamı hızlandırdım ve götünün içine boşaldım. Ayça ben içinden çıkınca kıvrıldı ve uyumaya başladı. Bende arkasına yattım ve 66 pozisyonunda uyudum.
Sabah uyanınca başımda inanılmaz bir ağrı vardı, anlatamam! Uyandığımda etrafımızda Ayça'yı sikenlerden kimse kalmamıştı. Kalktım, odada duran ebeveyn banyosunda duş aldım. Çıktığımda belimde sadece havlu vardı ve giysilerini arayan Ayça'yla karşılaştım. Durumu anlamıştı, “Ne yaptım ben dün gece!” diye bana sordu. “Hayal meyal hatırlıyorum!” deyince, eğer dün gece yediği yarakları bilirse belki kötü etkilenir diye düşündüm. “Her yerim ağrıyor!” deyince yanına gittim, “Dün gece harikaydın!” diye dudağına öpücük koydum. “Dün gece senle mi beraberdik?” deyince, “Evet, hatırlasana!” dedim. Salak salak bakarak duşa girdi, çıktı, ben elbiselerini hazırlamıştım. “Duşta kendime geldim, dün gece seni hatırlıyorum! Ama başkası var mıydı?” diye sordu. “Sadece benleydin!” dedim. “Ne olur kimseye söyleme, rezil olurum!” dedi. “Tamam canım, güzel bir geceydi, yaşandı ve bitti.” deyip öptüm.
Ayça İstanbul'da okuyor şimdi. Arkadaşlarla hala o gecenin geyiğini yapıyoruz, ama en çok siken ben olduğum için, Ayça'nın o sikilişlerini, bağırışlarını unutamıyorum!
[Ege]
Selamlar. Herkese iyi sikişler diliyorum. Ben Ege, 19 yaşında bir delikanlıyım. Üniversite öğrencisiyim. Size anlatacağım hikayem Üniversite sınavından sonraki partide yaşadıklarım.
Hepimiz ÖSS sınavı için çok ciddi bir çalışma dönemi geçirdik. İnanın, çok büyük bir stres. Tüm hayatınız kesiliyor bir anda, tamamen sınavı düşünüyorsunuz. Tabi iyi bir öğrencisiyseniz. Ben öyleydim, ve tüm sene inanılmaz çalıştım. Sınavıma girdim ve inanılmaz rahatlamıştım. Sınavın ertesi günü, evde aylak aylak yatarken arkadaşım aradı. “Ege, oğlum bu akşam parti var mutlaka geliyorsun!” Normalde ben parti parti gezen ergenlerden hiç olmadım. Ama o anda bana o kadar cazip geldi ki bu teklif, “Tamam lan, nerde bu parti!” diye sordum. Arkadaşım evi tarif etti, akşamda babamın arabasıyla partiye gittim.
İçeri girdim, herkes elinde içki, aşağı yukarı 20-30 kişi. 5-6 tane kız vardı, ama içlerinden en dikkat çekicisi okulun en güzel kızı Ayça'ydı. Ayça'yı görüpte onu arzulamayan erkek yok gibidir. İnanılmaz bir güzellik, dolgun göğüsler, kısacık eteğinden görünen sütun bacakları, kaşı, gözü... Hatırladıkça azıyorum!
Partinin ilerleyen saatlerinde yavaş yavaş millet coşmaya başlamıştı. Hani partinin bir kopma noktası olur, durulur ve millet giderdi ya. Aynen öyle oldu ve gece ilerledikçe partidekilerin sayısı azaldı. Herkesin kafa bir milyondu en az. Dans için oluşturduğumuz yerde birtek Ayça dans ediyordu. Ama nasıl bir dans. Her zıplayışında siyah külodu belli oluyordu, memeleri hop hop hopluyordu. Bende saate baktım, baya geç olmuştu. Ama Ayça'dan gözlerimi alamıyordu. Çakırkeyf elemanlardan biri Ayça'nın arkasına geçip dansa başladı. Yaklaşık olarak 6 kişinin yanında Ayça elemana götünü elletiyordu. Çocuk yavaş yavaş yiyişmeye başladı Ayça'yla. Nasıl iştahlı öpüşüyordu! Ayça'nın etrafındakiler çoğalmış, dans ediyorlardı. Kızın memeleri elden ele dolaşıyordu, götünü artık sıkmaya başlamıştı arkasındaki. Kız ortama meze olmuştu resmen. Bende fazla dayanamadım yanına gittim.
Elimde içkiyle dans etmeye başladık ki, Ayça beni çekti ve dudaklarıma yapıştı! İçkiden ne yaptığını bilmez bir halde öpüşüyorduk. Benim boynumdan sarılmış, öylece elleniyordu. Dillerimiz birbirine kavuşuyordu, öpüşürken Ayça bir anda, “Hepinizi istiyorum bu gece!” dedi. Ben şoke oldum, nasıl olacaktı 6 kişi! Hepsini içine almasına imkan yoktu! Ayça götünü kıvıra kıvıra bir yatakodasına geldi, uzandı. 4 kişi girmişti odaya, diğer 2 kişi içkiden sızmıştı. Ben hemen Ayça'nın üstünü çıkardım, çırılçıplak sadece küloduyla kalmıştı. Onuda çıkarınca amı karşımızdaydı. Ben hayranı olduğum memelerini emmeye, ısırmaya başladım. Biri amını yalıyor, Ayça diğer 2 erkeğin siklerini emiyordu.
Sonra yer değiştirdik ve ben amını yalamaya başladım. Tanrım, yok böyle birşey! Yaladıkça kız kendinden geçiyor, amının sularını iyice salıyordu. Ipıslak amından sular geldikçe iyice yalıyordum. Sikim zonklamak üzereydi. İçinden parmaklarımı çıkardım ve pantolonumu indirip amına bir hamlede soktum. Ayça ağzındaki yaraklardan konuşamıyordu. Deli gibi sakso çekiyordu. Arada bir yarakları ağzından çıkarıp, “Sikin! Ohh! Sikin beni!” diye bağırıyordu. Tam sarhoş gibi inliyordu. Biliyordum, farkında değildi ne yaptığının, ama delirtmişti bizi. Ayça'nın ağzını sikenler, “Hadi lan çık içinden, biz de sikecez!” deyince çıktım, ve sikimi ağzına verdim. Benim sikimi emerken diğerini sıvazlıyor, arada amındaki sikin de etkisiyle ağlamaklı bir şekilde inliyordu. Bacaklarını ayırmış bir pozisyonda içindeki yarakla zevkleniyordu. Bu arada amını siken sikini içinden çıkardı ve Ayça'nın göbeğine boşaldı ve öbürü geçti hemen. Boşalan çocuk yandaki koltuğa sızdı kaldı elinde sikiyle.
Şimdi üç kişiydik Ayça'yı siken. Çocuk deli gibi pompalıyor, memelerini sıkıyordu. Ayça ise ikimizin sikini yalamaya devam ediyordu. Ben ağzından sikimi çektim ve sıvazlamaya başladım. Karşısına geçip Ayça'nın sikilmesini izliyordum. Çocuk pompaladı, pompaladı ve bağırarak Ayça'nın suratına boşaldı.
Ben sikimi sıvazlamayı bırakıp, Ayça'nın bacaklarının arasına geçtim. Böyle bir cıvıklık olamaz. Amı cıvık cıvık... Bir hamlede soktum içine. Hızlı hızlı pompalamaya başladım. Ben siktikçe memeleri sallanıyor, çok güzel bir görüntü oluşuyordu. Ayça artık kalan son enerjisiyle elindeki yarağı sıvazlıyordu. En son elindeki sikecekti, çocuk zar zor sikmek için dayanmaya çalışıyordu. Kendimi tutamadım, öyle bir boşaldım ki içine... O kafayla prezervatif kimin umrunda olurdu? Boşaldıkça daha çok geliyordu, zangır zangır titriyordum. Ayça' nın ağzını siken herif, “Kızın niye içine boşaldın? Ben sikecektim kızı, ben o cıvık amı sikmem!” dedi.
Ayça orospu muamelesi görüyordu şu anda ve gıkını çıkarmıyordu. Aksine kasılmalarından ve boşalmalarından ne kadar zevk aldığı anlaşılıyordu. Herif Ayça'nın domalmış götüne bir hamlede soktu. “Ohhh! Daracık ya!” diye diye pompalamaya başladı. Ayça'nın diğer sikicileri uyumuştu, biz ikimiz ayaktaydık. Ayça'yı izliyordum ben, dişlerini sıkıyordu. Dişlerini sıkacağına benim yarağımı yalasın diye verdim sikimi ağzına. Nasıl iştahlı bir emme o! İnanılmaz emiyordu! O emdikçe sikim dahada şahlanıyor, iyice kalkıyordu. Ağzını ileri geri sikmeye başladım. “Gluk gluk!” sesleriyle sikerken ağzını, götünü siken herif inlemeyle kızın beline boşaldı.
Herif çekilir çekilmez, sikime okkalı bir tükürük atıp soktum götüne. Alev alev yanıyordu götünün içi. Ben götüne soktukça kalçaları dalga dalga oluyordu. Memeleri sallanıyordu. Onun daha pasif olduğu pozisyonlarda sikmiştim onu. Keşke tek biz olsaydık, onu doyasıya, istediğim pozisyonda evire çevire sikseydim diye düşünerek götüne pompalıyordum. Poposuna tokatlar atıyor, belinden kendime çekerek sikiyordum. Sikerken, “Ohhh Orospu! Tüm okul boyunca azdırdın beni, her sene seni sikme hayaliyle siktim başkalarını, altımdasın işte amına koyduğum orospu!” diyerek küfür ediyordum. Ayça “Off yeter nolur sikmeyin daha fazla beni!” deyince pompalamamı hızlandırdım ve götünün içine boşaldım. Ayça ben içinden çıkınca kıvrıldı ve uyumaya başladı. Bende arkasına yattım ve 66 pozisyonunda uyudum.
Sabah uyanınca başımda inanılmaz bir ağrı vardı, anlatamam! Uyandığımda etrafımızda Ayça'yı sikenlerden kimse kalmamıştı. Kalktım, odada duran ebeveyn banyosunda duş aldım. Çıktığımda belimde sadece havlu vardı ve giysilerini arayan Ayça'yla karşılaştım. Durumu anlamıştı, “Ne yaptım ben dün gece!” diye bana sordu. “Hayal meyal hatırlıyorum!” deyince, eğer dün gece yediği yarakları bilirse belki kötü etkilenir diye düşündüm. “Her yerim ağrıyor!” deyince yanına gittim, “Dün gece harikaydın!” diye dudağına öpücük koydum. “Dün gece senle mi beraberdik?” deyince, “Evet, hatırlasana!” dedim. Salak salak bakarak duşa girdi, çıktı, ben elbiselerini hazırlamıştım. “Duşta kendime geldim, dün gece seni hatırlıyorum! Ama başkası var mıydı?” diye sordu. “Sadece benleydin!” dedim. “Ne olur kimseye söyleme, rezil olurum!” dedi. “Tamam canım, güzel bir geceydi, yaşandı ve bitti.” deyip öptüm.
Ayça İstanbul'da okuyor şimdi. Arkadaşlarla hala o gecenin geyiğini yapıyoruz, ama en çok siken ben olduğum için, Ayça'nın o sikilişlerini, bağırışlarını unutamıyorum!
[Ege]
(4) Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim!
Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim! (4) (Asu 25 Y., Muğla / Türkiye)
Götümün acısı dinmek bilmiyordu. Resmen morarmış içe doğru yara olmuştu. Bir kaç gün kanadı. Amım götüm fena dağılmıştı, bir türlü kapanamıyordu. Kocama yaşadıklarımı anlatamamıştım. Öğrense sinirinden o da götümü sikerdi. Morluklarımı Fondötenle kapatmaya çalışıyordum. 'Yarak yarak' diye tutturmuştum, ama işin bu kadar büyüyebileceğini düşünemedim. Kocam sürekli beni sikmek istiyordu. Ama ben, hem acıdan hemde götümdeki morlukları görmesinden korkarak onunla sikişmiyordum. O da her gece Sinem orospusuna gidiyordu. Bazen de Sinem bize geliyordu, kocam da gözlerimin önünde onu bir güzel sikiyordu. Günler böyle geçiyordu...
Bana yaşattırdıklardan dolayı Oğuz'dan nefret ediyordum. Onunla görüşmek istemiyordum. Bana ulaşamaması için telefon numaramı bile değiştirdim. Bir ara dayanamayıp kapıma kadar gelmişti, “Aç şu kapıyı lan orospu!” deyip kapıyı tekmelemişti. Ama açmadım. Mahalleli, ben ve Oğuz'u konuşuyordu. Sokağa çıkamıyordum. Sonunda mahalle bizi evsahibine şikayet etmişti, gitmemizi istiyorlardı. Zaten biz de bu durumdan rahatsız olmuştuk. İzmir'den Muğla'ya taşındık. Herşeyden uzak, sessiz, huzurlu bir yerdi Muğla. Nalan da kocasının işi sebebiyle İstanbul'a taşınmıştı. Bir daha telefonda bile olsa onunla konuşmadık.
Aradan 2 ay geçmişti. Yaralarım iyileşmiş artık eski halime dönebilmiştim. Oğuz'dan da ses çıkmıyordu. Ondan kurtulabilmiştim, ya da ben öyle zannediyordum. Yeni evimize alışmaya başlamıştık. Kocamla eski sikişmelerimize geri dönmüştük. Fakat kocamı doyuramıyordum. Gittikçe benden uzaklaşıyordu. Yine geç saatlerde eve dönüyordu. İçkici kumarcı herifin teki olmuştu. Bazen sabahları bana zorla saxo çektirir, iş dönüşü de sağdan soldan bulduğu orospuları sikerdi. Ama bunun birgün başına dert olacağını düşünememişti. Bir seferinde kocam bulduğu orospuyu götten sikmek istemiş, orospu da reddedince, kocam döve döve amını götünü dağıtmış, orospu da kocamı şikayet etmişti. Kocam hapse girdi. Ben yalnız kalmıştım. Kocamdan da uzaklaşmıştım. Görüş günlerine bile gitmiyordum. Kocama olan bütün sevgim bitmişti.
Bir gün yine ev işleriyle ilgilenirken kapı çaldı. Açtığımda Oğuz karşımdaydı! Şok olmuştum! Çok değişmişti. Tam kapıyı kapatacakken eliyle zorladı ve içeri girdi. Korkuyla, “Adresimi nasıl buldun?!? Ne olursun bana bir şey yapma!” diyerek ağlamaya başladım. Adresimi komşulardan öğrenmiş. “Sakin ol, sana bir şey yapmayacağım!” diyerek oturma odasına gitti. Ben de peşinden gittim. “Sana çektirdiklerimden dolayı özür dilerim. Eğleneceğini düşünerek seni oraya götürdüm. Ama pişman oldum. Sana sadece acı çektirdim. Çok çok özür dilerim. Bir daha rahatsız etmeyeceğim seni, merak etme!” dedi. Başka birşey söylemeden çıktı gitti. Pişman olmuştu. Bunu hissetmiştim. Onca yaptığı şeylere rağmen onu affetmeli miydim?
Pencereden baktım, Oğuz sokağın aşağısına doğru gidiyordu. Terliklerimi giyip sokağa fırladım, “Oğuz dur!” dedim. Başta duraksadı, sonra başını döndürdü. Nefes nefese yanına geldim. Kendimi tutamayıp yine ağlamaya başladım, “Oğuz seni çok özledim!” dedim, boynuna sarıldım. O da bana sarıldı. Evime geri döndük. Kapıyı kilitledim. Beni kapıya yapıştırıp dudaklarımdan öpmeye başladı. Yavaş hareketlerle öpüşüyorduk. Bu daha çok zevk veriyordu. Bir an gözlerime bakıp, “Her şeyi unutalım!” dedi. Tekrar öpüşmeye koyulduk. Koridorda öpüşe öpüşe yatak odasına geçtik. Beni yatağa yatırıp üzerime çıktı. Dudaklarımdan öperek boynuma indi. Üzerimdeki temizlik kıyafetlerimi çıkarmaya başladı. Bende gömleğinin düğmelerini açıyordum. Üzerimdeki tişörtü çıkarır çıkarmaz memelerimi patlatırcasına sıkıp öpmeye başladı. Zevkten başımı sağa sola çeviriyordum. Meme ucumda diliyle yuvarlaklar çiziyordu.
Başını memelerimden ayırıp dudağına bir öpücük kondurdum ve “Bana kadınlığımı hissettir Oğuz!” dedim. Siki dimdik olmuş göbeğime sürtünüyordu. “Seni seviyorum Asu!” diyerek boynuma indi. Öperek memelerimin arasından geçip göbeğime indi. Memelerimi boşta bırakmıyor. Bir eliyle sıkıyor, diğer eliyle de amımı okşuyordu. Ben sulanmaya başlamıştım, hafiften inliyordum. Taytımı da aşağı indirip amımın yanaklarında dilini gezdirmeye başladı. Dilini çekmeden pantolonunu da çıkardı. Üzerinde bir tek boxer kalmıştı. Amımın yanaklarından deliğime geldiği zaman inlemelerim zevk çığlıklarına dönüşmüştü. Sıcak nefesini yaraksızlıktan yanan amımda hissettiriyordu. Elimle başını iyice amıma bastırıyordum. Dudaklarıyla şişmiş klitorisime baskı yaparken, parmaklarıyla da meme uçlarımı sıkıyor, bazen parmağıyla amımın suyundan alıp genişlemiş göt deliğime sokuyordu. Beni iki kere orgazm etmeyi başarmıştı.
Tekrar öpüşmeye başladık. Alttan elimle sikini kavrayıp okşuyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Onu yatağa yatırıp, onun üzerine çıktım. Sikinin üzerinde parmaklarımı gezdiriyordum. Başına küçük küçük öpücükler konduruyordum. Dayanamıyordu. Sikinin başını ağzıma aldığım an, “Ohhh, devam et!” diyordu, ben de yavaş yavaş gırtlağıma kadar götürüyordum. 'Ihh, Oohh' gibi sesler çıkarıyordu. Elimle taşaklarını sertçe okşuyordum. Sikinin başını somurmaya başladım. İnlemeleri artınca ağzımdan çıkarıp sikini memelerimin arasına sıkıştırdım. Yukarıdan aşağı memelerimle sikine 31 çekiyordum. Arada dilimi sikinin başına değdirip onu delirtiyordum. Daha fazla dayanamadı ve “Boşalacam!” dedi. “Ağzıma boşal aşkım!” dedim. Sikine 31 çekerek ağzıma aldım. Sıcacık döllerini mideme fışkırttı. Sikini öpüp yanına uzandım.
Birbirimizin bedenlerini okşamaya başladık. Hayatında benim ona verdiğim zevki hiç bir kadının veremediğini söyledi. Biraz daha öpüştük. Oğuz'un siki yeniden hareketlenmeye başladı. Üstüme çıktı. Bacaklarımı omzuna kaldırdı. Birden amıma geçirdi. Neredeyse 3 aydır yarak yememiştim. Bu nasıl bir zevkti böyle! Sikinin damarlarını amımın derinliklerinde hissediyordum. Sikiyle amımda gidip gelmeye başladı. İşte seks buydu. Acı değil, zevk veriyordu. Tuttuğu ritme ben de ayak uydurmaya başladım. O gidip geldikçe, ben de amımı onun temposuna göre ayarlıyordum. Sikini amımdan çıkardı ve 66 pozisyonuna geçtik. Amıma kökledikçe boşta kalan memelerim hopluyordu. Eliyle onları yakalamaya çalışıyordu. Diğer eliyle de klitorisimi okşuyor, daha fazla zevk almamı sağlıyordu. Gittikçe temposunu arttırdı. İkimizin de inleme sesleri birbirine karışmıştı. Ben üçüncü orgazmımı da olmuştum. Amımın kasılmaları Oğuz'u da getirmişti. Sikini çıkarıp göğsümü dölleriyle süsledi. Son bir kere daha öpüşüp banyoya geçtik. Orada da biraz oynaştıktan sonra birbirimize sarılarak uyuduk.
Çok güzel bir gündü. Ömrüm boyunca bugünü unutamayacağım. Uyandığımızda saat sabahın 8'iydi. Dışarıda yağmur yağıyordu. Yağmur damlaları pencereye vuruyordu. Çok hoş bir sesti. Sanki bütün sıkıntılarım o suyla birlikte akıp gidiyormuş gibiydi... Oğuz beni alnımdan öptü ve kalkıp giyindi. “Nereye gidiyorsun?” dedim. Bana döndü ve “Ben sana sadece zarar veriyorum. Beni biliyorsun, bugün böyleyim yarın başka türlü. Dün yaşadıklarımız benim için güzel bir hatıraydı, fakat ayrılık vakti geldi. Hoşçakal Asu!” dedi. Hızlıca montunu giyip çıktı ve gitti.
Bense yarım saat boyunca kapıya öylece baktım. Yalnızlığımı Oğuz'la kapatabileceğimi düşünmüştüm, ama artık o da yoktu, o da beni bırakıp gitmişti!
[Asu]
Götümün acısı dinmek bilmiyordu. Resmen morarmış içe doğru yara olmuştu. Bir kaç gün kanadı. Amım götüm fena dağılmıştı, bir türlü kapanamıyordu. Kocama yaşadıklarımı anlatamamıştım. Öğrense sinirinden o da götümü sikerdi. Morluklarımı Fondötenle kapatmaya çalışıyordum. 'Yarak yarak' diye tutturmuştum, ama işin bu kadar büyüyebileceğini düşünemedim. Kocam sürekli beni sikmek istiyordu. Ama ben, hem acıdan hemde götümdeki morlukları görmesinden korkarak onunla sikişmiyordum. O da her gece Sinem orospusuna gidiyordu. Bazen de Sinem bize geliyordu, kocam da gözlerimin önünde onu bir güzel sikiyordu. Günler böyle geçiyordu...
Bana yaşattırdıklardan dolayı Oğuz'dan nefret ediyordum. Onunla görüşmek istemiyordum. Bana ulaşamaması için telefon numaramı bile değiştirdim. Bir ara dayanamayıp kapıma kadar gelmişti, “Aç şu kapıyı lan orospu!” deyip kapıyı tekmelemişti. Ama açmadım. Mahalleli, ben ve Oğuz'u konuşuyordu. Sokağa çıkamıyordum. Sonunda mahalle bizi evsahibine şikayet etmişti, gitmemizi istiyorlardı. Zaten biz de bu durumdan rahatsız olmuştuk. İzmir'den Muğla'ya taşındık. Herşeyden uzak, sessiz, huzurlu bir yerdi Muğla. Nalan da kocasının işi sebebiyle İstanbul'a taşınmıştı. Bir daha telefonda bile olsa onunla konuşmadık.
Aradan 2 ay geçmişti. Yaralarım iyileşmiş artık eski halime dönebilmiştim. Oğuz'dan da ses çıkmıyordu. Ondan kurtulabilmiştim, ya da ben öyle zannediyordum. Yeni evimize alışmaya başlamıştık. Kocamla eski sikişmelerimize geri dönmüştük. Fakat kocamı doyuramıyordum. Gittikçe benden uzaklaşıyordu. Yine geç saatlerde eve dönüyordu. İçkici kumarcı herifin teki olmuştu. Bazen sabahları bana zorla saxo çektirir, iş dönüşü de sağdan soldan bulduğu orospuları sikerdi. Ama bunun birgün başına dert olacağını düşünememişti. Bir seferinde kocam bulduğu orospuyu götten sikmek istemiş, orospu da reddedince, kocam döve döve amını götünü dağıtmış, orospu da kocamı şikayet etmişti. Kocam hapse girdi. Ben yalnız kalmıştım. Kocamdan da uzaklaşmıştım. Görüş günlerine bile gitmiyordum. Kocama olan bütün sevgim bitmişti.
Bir gün yine ev işleriyle ilgilenirken kapı çaldı. Açtığımda Oğuz karşımdaydı! Şok olmuştum! Çok değişmişti. Tam kapıyı kapatacakken eliyle zorladı ve içeri girdi. Korkuyla, “Adresimi nasıl buldun?!? Ne olursun bana bir şey yapma!” diyerek ağlamaya başladım. Adresimi komşulardan öğrenmiş. “Sakin ol, sana bir şey yapmayacağım!” diyerek oturma odasına gitti. Ben de peşinden gittim. “Sana çektirdiklerimden dolayı özür dilerim. Eğleneceğini düşünerek seni oraya götürdüm. Ama pişman oldum. Sana sadece acı çektirdim. Çok çok özür dilerim. Bir daha rahatsız etmeyeceğim seni, merak etme!” dedi. Başka birşey söylemeden çıktı gitti. Pişman olmuştu. Bunu hissetmiştim. Onca yaptığı şeylere rağmen onu affetmeli miydim?
Pencereden baktım, Oğuz sokağın aşağısına doğru gidiyordu. Terliklerimi giyip sokağa fırladım, “Oğuz dur!” dedim. Başta duraksadı, sonra başını döndürdü. Nefes nefese yanına geldim. Kendimi tutamayıp yine ağlamaya başladım, “Oğuz seni çok özledim!” dedim, boynuna sarıldım. O da bana sarıldı. Evime geri döndük. Kapıyı kilitledim. Beni kapıya yapıştırıp dudaklarımdan öpmeye başladı. Yavaş hareketlerle öpüşüyorduk. Bu daha çok zevk veriyordu. Bir an gözlerime bakıp, “Her şeyi unutalım!” dedi. Tekrar öpüşmeye koyulduk. Koridorda öpüşe öpüşe yatak odasına geçtik. Beni yatağa yatırıp üzerime çıktı. Dudaklarımdan öperek boynuma indi. Üzerimdeki temizlik kıyafetlerimi çıkarmaya başladı. Bende gömleğinin düğmelerini açıyordum. Üzerimdeki tişörtü çıkarır çıkarmaz memelerimi patlatırcasına sıkıp öpmeye başladı. Zevkten başımı sağa sola çeviriyordum. Meme ucumda diliyle yuvarlaklar çiziyordu.
Başını memelerimden ayırıp dudağına bir öpücük kondurdum ve “Bana kadınlığımı hissettir Oğuz!” dedim. Siki dimdik olmuş göbeğime sürtünüyordu. “Seni seviyorum Asu!” diyerek boynuma indi. Öperek memelerimin arasından geçip göbeğime indi. Memelerimi boşta bırakmıyor. Bir eliyle sıkıyor, diğer eliyle de amımı okşuyordu. Ben sulanmaya başlamıştım, hafiften inliyordum. Taytımı da aşağı indirip amımın yanaklarında dilini gezdirmeye başladı. Dilini çekmeden pantolonunu da çıkardı. Üzerinde bir tek boxer kalmıştı. Amımın yanaklarından deliğime geldiği zaman inlemelerim zevk çığlıklarına dönüşmüştü. Sıcak nefesini yaraksızlıktan yanan amımda hissettiriyordu. Elimle başını iyice amıma bastırıyordum. Dudaklarıyla şişmiş klitorisime baskı yaparken, parmaklarıyla da meme uçlarımı sıkıyor, bazen parmağıyla amımın suyundan alıp genişlemiş göt deliğime sokuyordu. Beni iki kere orgazm etmeyi başarmıştı.
Tekrar öpüşmeye başladık. Alttan elimle sikini kavrayıp okşuyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Onu yatağa yatırıp, onun üzerine çıktım. Sikinin üzerinde parmaklarımı gezdiriyordum. Başına küçük küçük öpücükler konduruyordum. Dayanamıyordu. Sikinin başını ağzıma aldığım an, “Ohhh, devam et!” diyordu, ben de yavaş yavaş gırtlağıma kadar götürüyordum. 'Ihh, Oohh' gibi sesler çıkarıyordu. Elimle taşaklarını sertçe okşuyordum. Sikinin başını somurmaya başladım. İnlemeleri artınca ağzımdan çıkarıp sikini memelerimin arasına sıkıştırdım. Yukarıdan aşağı memelerimle sikine 31 çekiyordum. Arada dilimi sikinin başına değdirip onu delirtiyordum. Daha fazla dayanamadı ve “Boşalacam!” dedi. “Ağzıma boşal aşkım!” dedim. Sikine 31 çekerek ağzıma aldım. Sıcacık döllerini mideme fışkırttı. Sikini öpüp yanına uzandım.
Birbirimizin bedenlerini okşamaya başladık. Hayatında benim ona verdiğim zevki hiç bir kadının veremediğini söyledi. Biraz daha öpüştük. Oğuz'un siki yeniden hareketlenmeye başladı. Üstüme çıktı. Bacaklarımı omzuna kaldırdı. Birden amıma geçirdi. Neredeyse 3 aydır yarak yememiştim. Bu nasıl bir zevkti böyle! Sikinin damarlarını amımın derinliklerinde hissediyordum. Sikiyle amımda gidip gelmeye başladı. İşte seks buydu. Acı değil, zevk veriyordu. Tuttuğu ritme ben de ayak uydurmaya başladım. O gidip geldikçe, ben de amımı onun temposuna göre ayarlıyordum. Sikini amımdan çıkardı ve 66 pozisyonuna geçtik. Amıma kökledikçe boşta kalan memelerim hopluyordu. Eliyle onları yakalamaya çalışıyordu. Diğer eliyle de klitorisimi okşuyor, daha fazla zevk almamı sağlıyordu. Gittikçe temposunu arttırdı. İkimizin de inleme sesleri birbirine karışmıştı. Ben üçüncü orgazmımı da olmuştum. Amımın kasılmaları Oğuz'u da getirmişti. Sikini çıkarıp göğsümü dölleriyle süsledi. Son bir kere daha öpüşüp banyoya geçtik. Orada da biraz oynaştıktan sonra birbirimize sarılarak uyuduk.
Çok güzel bir gündü. Ömrüm boyunca bugünü unutamayacağım. Uyandığımızda saat sabahın 8'iydi. Dışarıda yağmur yağıyordu. Yağmur damlaları pencereye vuruyordu. Çok hoş bir sesti. Sanki bütün sıkıntılarım o suyla birlikte akıp gidiyormuş gibiydi... Oğuz beni alnımdan öptü ve kalkıp giyindi. “Nereye gidiyorsun?” dedim. Bana döndü ve “Ben sana sadece zarar veriyorum. Beni biliyorsun, bugün böyleyim yarın başka türlü. Dün yaşadıklarımız benim için güzel bir hatıraydı, fakat ayrılık vakti geldi. Hoşçakal Asu!” dedi. Hızlıca montunu giyip çıktı ve gitti.
Bense yarım saat boyunca kapıya öylece baktım. Yalnızlığımı Oğuz'la kapatabileceğimi düşünmüştüm, ama artık o da yoktu, o da beni bırakıp gitmişti!
[Asu]
(3) Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim!
Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim! (3) (Asu 25 Y., Muğla / Türkiye)
Bir hafta boyunca acıdan kocamla bile sikişemedim. Götüm dağılmıştı. Canım çok acıyordu. Sabah kahvaltıyı hazırlayıp kocamı işe yolladım. Çamaşırları asarken arabayla Oğuz'un geldiğini gördüm. Bana, ‘Gel’ işareti yapıp yan sokağa geçti. Bizim komşular çok dedikoducudur. Biri birşey duysa ertesi güne kalmaz herkes öğrenirdi. Ben de giyinip dışarı çıktım. Oğuz'u bulamayınca telefonla aradım. Evimden bayağı uzaklaşmış, 5 dakika kadar yürüdükten sonra nihayet yanına ulaşabildim. Arabaya binince, “Hoşgeldin hayatım!” deyip dudağıma bir öpücük kondurdu. “Kusura bakma ama bugün hiç sikişemem! Götüm halen acıyor!” dedim. “Bana bak orospu! Her zaman bu kadar iyi davranmam, biliyorsun. İstediklerimi yap sonra siktir git!” dedi. Eğer onun istediklerini yapmazsam beni çok pis sikecekti. Bakışlarından bunu anlamıştım. “Öf! Aman be sıkıldım bu tavırlarından! Hadi bir an önce bitsin bu iş! Nereye gidiyoruz?” diyerek sinirli bir şekilde sordum. “Hay amına kodumun orospusu! Sen sikilmedikçe aklın başına gelmiyor, bugün iyi yarağa doyacaksın kahpe!” diye bağırdı. Sonra arabayı çalıştırdı. Yol boyunca bana saydırmaya devam etti. Resmen ruhum bunalmıştı.
Yarım saatlik yol gittik. Fazla uzaklaşmamıştık. Nereye gittiğimizi çok merak ediyordum. Sormakta ısrar edince yine küfrediyordu. Denize yakın sakin bir yere gelmiştik. Önümüzde 2 katlı küçük bir villa vardı. “Gel bakalım orospu!” deyip kolumdan çekerek beni villanın kapısına yapıştırdı. Bir yandan öpüyor diğer yandan kapıyı açmaya çalışıyordu. Kapıyı açtığında beni yere itti. “Ne yapıyorsun sen ya?” diye biraz kızdım. “Kes sesini!” deyip beni koltuğa fırlattı. Artık bu fırlamalara alışmıştım :)) Oğuz beni soyarken merdivenlerden 5 tane adam indi ve “Vay Oğuz! Bizi niye çağırmıyorsun?” dediler. Oğuz da, “Gelin abi! Alın istediğiniz gibi kullanın orospuyu! Arkadan da veriyor bu kaltak!” dedi. Çok kızmıştım, “Ben gidiyorum Oğuz! Oyun mu oynuyorsun benle?” dedim. İki adam kolumdan tuttu. Oğuz yine tokadı yapıştırdı ve “Evet, ama bu küçük bir oyun canım. Bu oyunu en iyi şekilde oynamaya çalış! Yoksa daha fazla yarak yersin!” deyip gülmeye başladı.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Arkadaşlarına dönerek, “Hadi ben yukarıya çıkıyorum, çok yoruldum bugün!” dedi ve yukarı çıktı. İç çamaşırlarımla salonun ortasında 5 adamla kalakalmıştım. Hepsinin yaşları 35-40 civarıydı. Biri, “Vay yavruma bak be!” deyip götüme şaplak attı. İki kişi de çamaşırlarımı çıkarmaya başladı. Diğer ikisi de koltuğa yayılmış bizi izliyordu. Arkamdaki herif beni yüzüstü koltuğa yapıştırdı. Bacaklarımı ayırıp, götümü havaya kaldırdı. Son sikilişimin ardından halen götüm kapanamamıştı. Adam parmaklarını vücudumda gezdirirken, hiç ummadığım anda 'Lark!' diye yarağını götüme geçirdi. Öyle bir çığlık attım ki, adamların kulak zarı patladı. Adam saçımdan da tuttuğu için hareket edemiyordum. “Bırakın beni!” diye bağırdım. Adam, “Sus amına kodumun kevaşesi!” diyerek götümde gitgele başladı. Götümden kanlar akıyordu. Ağlayarak, “Böyle mi sikilir ya? Gidin önce bir sikiş öğreninde öyle gelin orospu çocukları!” dedim. Diğer adamlarda sinirlenmiş olacak ki, biri sikini ağzıma sokup gırtlağıma geçirdi. Diğeri de alttan amıma kökledi. Götümdeki herif parmağını da sokmaya başladı ve “Cemal lan oğlum bu karı götünden iki yarak alır!” dedi. Cemal da koltuktan kalkıp yanımıza geldi.
Amıma giren ayağa kalktı, beni de sırtüstü çevirdiler. Cemal de altıma geçti. Bu arada gırtlağıma geçiren sikini ağzımdan çıkarıp göğüslerime boşaldı ve gidip karşı koltuğa uzandı. Amımdan çıkan da yanıma gelip ağzıma soktu. Tekli koltukta oturan da kalkıp diğer yanıma geçti. O da ağzıma verdi. Şimdi ağzımda iki yarak vardı. Cemal'le götçü götüme girmeye çalışıyorlardı. Daha kafası girmişti ki acıdan ağzımdaki yarakları ısırmıştım. İkisi de bağırmaya başladı. Resmen dişlerimin izi siklerinin üzerinde belli oluyordu. İkisi de bana tokat atmaya başladı. Götümdekiler de çıkıp beni dövmeye başladılar. Birisi, “Bittin sen orospu! Bak şimdi gör sen!” dedi ve telefonundan arkadaşını aradı. Söylene söylene içeri gidip konuştu. Koltuğa uzanan da kalkıp, “Karı ölecek lan yavaş!” deyip adamları durdurmaya çalıştı. Ben de hemen kalkıp yanıbaşımda duran uzun Abajuru aldım, “Yaklaşmayın bana! Bırakın beni gideyim!” dedim. Ama siklerinde değildim. Arkama ikisi geçti. Diğerleri de yanıma yaklaştı.
Götüm halen kanıyordu. Üstüne üstlük yediğim dayaktan burnum da kanamaya başlamıştı. Yüzüm morluk içindeydi. Arkamdaki, “Ne yapıyorsun sen ha? Ne yapabilirsin ki sen orospu!” deyip beni itti. Yine yere düştüm. Gülmeye başladılar. Ayağa kalkıp götçünün kafasına Abajuru geçirdim. Adam kendine gelmeye çalışırken diğerleri tekrar tekme tokat dalmaya başladı. Götçü gelip, “Bittin sen!” deyip beni domalttı ve Abajuru elimden alıp, Abajurun üst kısmını söktü ve sopasını götüme geçirdi. Götüm parçalanmıştı. “Yeter yeter!” deyip bağırsam da hiç kimse önemsemiyordu. İçerideki herif konuşmasını bitirince yanımıza geldi, “Oğlum bugün parti var! Bu orospu iyi benzeyecek!” dedi. Ben sadece ağlıyordum. Bu manzaraya herkes birer posta attırmıştı. Çığlıklarımı Oğuz duymuştu, “Ne bağırttırıyonuz karıyı lan! Uyuyamadım!” diyerek merdivenlerden indi. Götçünün götümde Abajur sopasıyla git gel yaptığını görünce şok oldu. Götçü, “Haketti bunu kaltak!” deyip daha sert geçirdi. O acıya daha fazla dayanamadan bayılmışım.
Kendime gelebildiğimde üst kattaydık ve biri götümde, biri amımda, biri 31 çekiyor, diğer ikisi de ağzımda gitgel yapıyordu. Tek değişiklik yanımda 5 değil, daha çok azgın herif vardı, telefonla diğer arkadaşlarını da çağırmışlardı! Biri boşalıyor diğeri geçiyordu. İşin kötüsü bir boşalan tekrar sikmek için sıraya giriyordu. Beni her pozisyonda beceriyorlardı. Kendimi ölmüş gibi hissediyordum. Telefonum çalmaya başladı. Adam gidip telefonuma baktı ve bana, “Nalan diye biri arıyor! Al orospu konuş! Ne yap ne et o karıyı buraya getir! Yoksa abajuru yersin!” dedikten sonra herkese, “Susun lan! Bir karı daha gelecek şimdi!” dedi telefonumu verdi. Herkes kahkahalarla gülmeye başladı. Millet susunca telefonu açtım. Nalan dertleşmek için bana gelmek istediğini söyledi. Ben de evde olmadığımı, fakat buraya gelebileceğini söyledim. “Neresi orası?” diye sorduğunda, “Arkadaşımın evindeyim, hem sizi de tanıştırırım...” dedim. “Peki!” dedi, adresi tarif ettim. Telefonu kapatınca hüngür hüngür ağlamaya başladım. Adamın biri, “Kes lan orospu! Şu Aabajur olayını bizde görelim!” dedi. Ben de kurtulmak için kaçmaya çalıştım. Tam merdivenlerden iniyordum ki, Oğuz kolumdan çekip döve döve odaya götürdü.
Adam çoktan Abajuru eline almıştı. Oğuz zorla beni domalttı. Yine Abajurun sopasını götüme geçirdiler. Artık götüm alışmıştı. Acı çekmediğimi görünce bu kez 4 parmağını da götüme soktu. Of bu ne acıydı. Hem sopayla hem parmaklarıyla gitgel yapıyordu. Herkes birer posta attırdıktan sonra yine aynı şekilde sıraya geçtiler ve sikişe başladılar. Amım götüm dağılmış halde yatakta yatıyordum. Çığlık atmaktan sesim kısılmıştı. Kendi halime acımıştım.
Yaklaşık yarım saat sonra kapı çaldı. Nalan gelmiş olmalıydı. Oğuz aşağı inip kapıyı açtı. Aşağıdan Nalan'ın seslerini duyuyordum. Kızın başına gelecekleri düşündükçe üzülüyordum kıza. Oğuz kızı bağırttıra bağırttıra yukarı çıkardı. Bizim odaya geldiler. Nalan beni o halde görünce, “Sen bunu nasıl yaparsın?” diye bana kızdı. Oğuz da Nalan'a tokadı yapıştırdı. Oğuz sikişten çok tokat atmakta başarılıydı :)) Cevap veremiyordum ağzım yaraklarla doluydu. Yeterince rezil olmuştum. Nalan'ı sandalyeye oturttular. Yaşlı bir adam Nalan'a sikini uzatıp, “Al yala kaltak!” dedi. Nalan yalamak istemeyince dövmeye başladılar. Nalan, “Tamam tamam! Her istediğinizi yapıcam! Yeter ki beni rahat bırakın!” dedi. Nalan'ı domaltıp 3'lü sikişe başladılar. Bense kendimi unutmuş Nalan'ı düşünüyordum. Adamlar götüne de girmek isteyince karşı çıktı. Daha önce hiç kimseye götten vermemiş. Hemen götçü atılıp, “Bu karı benim lan!” diye Nalan'ın götüne geçirdi. Ev Nalan'ın çığlıklarıyla yankılandı. Nalanı da ikişer posta siktiler. Adamlar yorgunluktan buldukları yere yayıldılar.
Oğuz da bize, “Bugünlük bukadar yeter orospular, şimdi defolun gidin!” dedi. Nalan bana hiçbir şey söylemeden elbiselerini toparladı. Ben ise bacaklarımı kapatamıyordum. Ben de elbiselerimi aldım ve giyinmek için banyoya girdik Nalanla. Banyoda Nalan, “Neden bunu yaptın?” diye sordu. “Şuradan bir an önce kurtulalım da anlatacağım!” dedim. Hemen giyinip villadan çıktık, Nalan'ın arabasına atlayıp oradan uzaklaştık. Ben yüzümdeki morlukları Fondöten’le kapatırken, olan biteni ona anlattım. Nalan bana hak verdi ve bugün yaşadıklarımızı kimseye anlatmayacağımıza dair birbirimize söz verdik. Beni evime bıraktı.
Eve girer girmez kocam da işten geldi. Banyo yapıp yatağa yattım. Kocam da bir haftadır sikişmiyordu. Benimle sikişmek isteyince, ben yine reddettim. Kızdı ve kalkıp Sinem orospusuna gitti. Yorgunluktan ölmüştüm. Yatağa yattığım gibi uyumuşum...
[Asu]
Bir hafta boyunca acıdan kocamla bile sikişemedim. Götüm dağılmıştı. Canım çok acıyordu. Sabah kahvaltıyı hazırlayıp kocamı işe yolladım. Çamaşırları asarken arabayla Oğuz'un geldiğini gördüm. Bana, ‘Gel’ işareti yapıp yan sokağa geçti. Bizim komşular çok dedikoducudur. Biri birşey duysa ertesi güne kalmaz herkes öğrenirdi. Ben de giyinip dışarı çıktım. Oğuz'u bulamayınca telefonla aradım. Evimden bayağı uzaklaşmış, 5 dakika kadar yürüdükten sonra nihayet yanına ulaşabildim. Arabaya binince, “Hoşgeldin hayatım!” deyip dudağıma bir öpücük kondurdu. “Kusura bakma ama bugün hiç sikişemem! Götüm halen acıyor!” dedim. “Bana bak orospu! Her zaman bu kadar iyi davranmam, biliyorsun. İstediklerimi yap sonra siktir git!” dedi. Eğer onun istediklerini yapmazsam beni çok pis sikecekti. Bakışlarından bunu anlamıştım. “Öf! Aman be sıkıldım bu tavırlarından! Hadi bir an önce bitsin bu iş! Nereye gidiyoruz?” diyerek sinirli bir şekilde sordum. “Hay amına kodumun orospusu! Sen sikilmedikçe aklın başına gelmiyor, bugün iyi yarağa doyacaksın kahpe!” diye bağırdı. Sonra arabayı çalıştırdı. Yol boyunca bana saydırmaya devam etti. Resmen ruhum bunalmıştı.
Yarım saatlik yol gittik. Fazla uzaklaşmamıştık. Nereye gittiğimizi çok merak ediyordum. Sormakta ısrar edince yine küfrediyordu. Denize yakın sakin bir yere gelmiştik. Önümüzde 2 katlı küçük bir villa vardı. “Gel bakalım orospu!” deyip kolumdan çekerek beni villanın kapısına yapıştırdı. Bir yandan öpüyor diğer yandan kapıyı açmaya çalışıyordu. Kapıyı açtığında beni yere itti. “Ne yapıyorsun sen ya?” diye biraz kızdım. “Kes sesini!” deyip beni koltuğa fırlattı. Artık bu fırlamalara alışmıştım :)) Oğuz beni soyarken merdivenlerden 5 tane adam indi ve “Vay Oğuz! Bizi niye çağırmıyorsun?” dediler. Oğuz da, “Gelin abi! Alın istediğiniz gibi kullanın orospuyu! Arkadan da veriyor bu kaltak!” dedi. Çok kızmıştım, “Ben gidiyorum Oğuz! Oyun mu oynuyorsun benle?” dedim. İki adam kolumdan tuttu. Oğuz yine tokadı yapıştırdı ve “Evet, ama bu küçük bir oyun canım. Bu oyunu en iyi şekilde oynamaya çalış! Yoksa daha fazla yarak yersin!” deyip gülmeye başladı.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Arkadaşlarına dönerek, “Hadi ben yukarıya çıkıyorum, çok yoruldum bugün!” dedi ve yukarı çıktı. İç çamaşırlarımla salonun ortasında 5 adamla kalakalmıştım. Hepsinin yaşları 35-40 civarıydı. Biri, “Vay yavruma bak be!” deyip götüme şaplak attı. İki kişi de çamaşırlarımı çıkarmaya başladı. Diğer ikisi de koltuğa yayılmış bizi izliyordu. Arkamdaki herif beni yüzüstü koltuğa yapıştırdı. Bacaklarımı ayırıp, götümü havaya kaldırdı. Son sikilişimin ardından halen götüm kapanamamıştı. Adam parmaklarını vücudumda gezdirirken, hiç ummadığım anda 'Lark!' diye yarağını götüme geçirdi. Öyle bir çığlık attım ki, adamların kulak zarı patladı. Adam saçımdan da tuttuğu için hareket edemiyordum. “Bırakın beni!” diye bağırdım. Adam, “Sus amına kodumun kevaşesi!” diyerek götümde gitgele başladı. Götümden kanlar akıyordu. Ağlayarak, “Böyle mi sikilir ya? Gidin önce bir sikiş öğreninde öyle gelin orospu çocukları!” dedim. Diğer adamlarda sinirlenmiş olacak ki, biri sikini ağzıma sokup gırtlağıma geçirdi. Diğeri de alttan amıma kökledi. Götümdeki herif parmağını da sokmaya başladı ve “Cemal lan oğlum bu karı götünden iki yarak alır!” dedi. Cemal da koltuktan kalkıp yanımıza geldi.
Amıma giren ayağa kalktı, beni de sırtüstü çevirdiler. Cemal de altıma geçti. Bu arada gırtlağıma geçiren sikini ağzımdan çıkarıp göğüslerime boşaldı ve gidip karşı koltuğa uzandı. Amımdan çıkan da yanıma gelip ağzıma soktu. Tekli koltukta oturan da kalkıp diğer yanıma geçti. O da ağzıma verdi. Şimdi ağzımda iki yarak vardı. Cemal'le götçü götüme girmeye çalışıyorlardı. Daha kafası girmişti ki acıdan ağzımdaki yarakları ısırmıştım. İkisi de bağırmaya başladı. Resmen dişlerimin izi siklerinin üzerinde belli oluyordu. İkisi de bana tokat atmaya başladı. Götümdekiler de çıkıp beni dövmeye başladılar. Birisi, “Bittin sen orospu! Bak şimdi gör sen!” dedi ve telefonundan arkadaşını aradı. Söylene söylene içeri gidip konuştu. Koltuğa uzanan da kalkıp, “Karı ölecek lan yavaş!” deyip adamları durdurmaya çalıştı. Ben de hemen kalkıp yanıbaşımda duran uzun Abajuru aldım, “Yaklaşmayın bana! Bırakın beni gideyim!” dedim. Ama siklerinde değildim. Arkama ikisi geçti. Diğerleri de yanıma yaklaştı.
Götüm halen kanıyordu. Üstüne üstlük yediğim dayaktan burnum da kanamaya başlamıştı. Yüzüm morluk içindeydi. Arkamdaki, “Ne yapıyorsun sen ha? Ne yapabilirsin ki sen orospu!” deyip beni itti. Yine yere düştüm. Gülmeye başladılar. Ayağa kalkıp götçünün kafasına Abajuru geçirdim. Adam kendine gelmeye çalışırken diğerleri tekrar tekme tokat dalmaya başladı. Götçü gelip, “Bittin sen!” deyip beni domalttı ve Abajuru elimden alıp, Abajurun üst kısmını söktü ve sopasını götüme geçirdi. Götüm parçalanmıştı. “Yeter yeter!” deyip bağırsam da hiç kimse önemsemiyordu. İçerideki herif konuşmasını bitirince yanımıza geldi, “Oğlum bugün parti var! Bu orospu iyi benzeyecek!” dedi. Ben sadece ağlıyordum. Bu manzaraya herkes birer posta attırmıştı. Çığlıklarımı Oğuz duymuştu, “Ne bağırttırıyonuz karıyı lan! Uyuyamadım!” diyerek merdivenlerden indi. Götçünün götümde Abajur sopasıyla git gel yaptığını görünce şok oldu. Götçü, “Haketti bunu kaltak!” deyip daha sert geçirdi. O acıya daha fazla dayanamadan bayılmışım.
Kendime gelebildiğimde üst kattaydık ve biri götümde, biri amımda, biri 31 çekiyor, diğer ikisi de ağzımda gitgel yapıyordu. Tek değişiklik yanımda 5 değil, daha çok azgın herif vardı, telefonla diğer arkadaşlarını da çağırmışlardı! Biri boşalıyor diğeri geçiyordu. İşin kötüsü bir boşalan tekrar sikmek için sıraya giriyordu. Beni her pozisyonda beceriyorlardı. Kendimi ölmüş gibi hissediyordum. Telefonum çalmaya başladı. Adam gidip telefonuma baktı ve bana, “Nalan diye biri arıyor! Al orospu konuş! Ne yap ne et o karıyı buraya getir! Yoksa abajuru yersin!” dedikten sonra herkese, “Susun lan! Bir karı daha gelecek şimdi!” dedi telefonumu verdi. Herkes kahkahalarla gülmeye başladı. Millet susunca telefonu açtım. Nalan dertleşmek için bana gelmek istediğini söyledi. Ben de evde olmadığımı, fakat buraya gelebileceğini söyledim. “Neresi orası?” diye sorduğunda, “Arkadaşımın evindeyim, hem sizi de tanıştırırım...” dedim. “Peki!” dedi, adresi tarif ettim. Telefonu kapatınca hüngür hüngür ağlamaya başladım. Adamın biri, “Kes lan orospu! Şu Aabajur olayını bizde görelim!” dedi. Ben de kurtulmak için kaçmaya çalıştım. Tam merdivenlerden iniyordum ki, Oğuz kolumdan çekip döve döve odaya götürdü.
Adam çoktan Abajuru eline almıştı. Oğuz zorla beni domalttı. Yine Abajurun sopasını götüme geçirdiler. Artık götüm alışmıştı. Acı çekmediğimi görünce bu kez 4 parmağını da götüme soktu. Of bu ne acıydı. Hem sopayla hem parmaklarıyla gitgel yapıyordu. Herkes birer posta attırdıktan sonra yine aynı şekilde sıraya geçtiler ve sikişe başladılar. Amım götüm dağılmış halde yatakta yatıyordum. Çığlık atmaktan sesim kısılmıştı. Kendi halime acımıştım.
Yaklaşık yarım saat sonra kapı çaldı. Nalan gelmiş olmalıydı. Oğuz aşağı inip kapıyı açtı. Aşağıdan Nalan'ın seslerini duyuyordum. Kızın başına gelecekleri düşündükçe üzülüyordum kıza. Oğuz kızı bağırttıra bağırttıra yukarı çıkardı. Bizim odaya geldiler. Nalan beni o halde görünce, “Sen bunu nasıl yaparsın?” diye bana kızdı. Oğuz da Nalan'a tokadı yapıştırdı. Oğuz sikişten çok tokat atmakta başarılıydı :)) Cevap veremiyordum ağzım yaraklarla doluydu. Yeterince rezil olmuştum. Nalan'ı sandalyeye oturttular. Yaşlı bir adam Nalan'a sikini uzatıp, “Al yala kaltak!” dedi. Nalan yalamak istemeyince dövmeye başladılar. Nalan, “Tamam tamam! Her istediğinizi yapıcam! Yeter ki beni rahat bırakın!” dedi. Nalan'ı domaltıp 3'lü sikişe başladılar. Bense kendimi unutmuş Nalan'ı düşünüyordum. Adamlar götüne de girmek isteyince karşı çıktı. Daha önce hiç kimseye götten vermemiş. Hemen götçü atılıp, “Bu karı benim lan!” diye Nalan'ın götüne geçirdi. Ev Nalan'ın çığlıklarıyla yankılandı. Nalanı da ikişer posta siktiler. Adamlar yorgunluktan buldukları yere yayıldılar.
Oğuz da bize, “Bugünlük bukadar yeter orospular, şimdi defolun gidin!” dedi. Nalan bana hiçbir şey söylemeden elbiselerini toparladı. Ben ise bacaklarımı kapatamıyordum. Ben de elbiselerimi aldım ve giyinmek için banyoya girdik Nalanla. Banyoda Nalan, “Neden bunu yaptın?” diye sordu. “Şuradan bir an önce kurtulalım da anlatacağım!” dedim. Hemen giyinip villadan çıktık, Nalan'ın arabasına atlayıp oradan uzaklaştık. Ben yüzümdeki morlukları Fondöten’le kapatırken, olan biteni ona anlattım. Nalan bana hak verdi ve bugün yaşadıklarımızı kimseye anlatmayacağımıza dair birbirimize söz verdik. Beni evime bıraktı.
Eve girer girmez kocam da işten geldi. Banyo yapıp yatağa yattım. Kocam da bir haftadır sikişmiyordu. Benimle sikişmek isteyince, ben yine reddettim. Kızdı ve kalkıp Sinem orospusuna gitti. Yorgunluktan ölmüştüm. Yatağa yattığım gibi uyumuşum...
[Asu]
(2) Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim!
Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim! (2) (Asu 25 Y., Muğla / Türkiye)
Yaptıklarıma pişman olmuştum, ama bedelini de ödemiştim. Yorgundum ve acı çekiyordum. Yatağa gidip uzandım. Kafamda bir sürü düşüncelerle uyuya kalmışım. Nekadar uyudum bilmiyorum, ama birden kapının açılma sesiyle irkildim. Kocam gelmişti. Kalkıp, “Nasılsın kocacım? Günün nasıl geçti?” diye sordum. Kocam hafif alkollüydü. “Yorgunum, işyerinde halledilmesi gereken çok iş vardı!” dedi ve yatakodamıza gitti. “Çok çalışmışsın belli! Belin ağrıyor mu kocacım, yastık vereyim mi?” dedim. Kocam sinirlenmişti, “Ne oldu sana Asu? Niye böyle sorular sorup duruyorsun?” diye biraz kızdı. “Hiiiç... Seni düşünüyorum sadece!” dedim.
Geceliğimi giyerken bana, “Sen nereye gittin bugün, bir ara eve geldiğimde yoktun? Hem ne oldu senin arkana? Dön bakayım!” dedi. Götüm Oğuz denen o hayvanın şaplakları yüzünden morarmıştı, “Sabah yerleri silmiştim, sabunlu kalmış kaydım. Bütün gün evde canım sıkıldı, alış-veriş yapmaya çıktım, ama birşey bulamadım!” diyerek geçiştirdim. Pek inanmamış gibiydi. Işığı södürüp yatağa girdiğimde bana, “Yarın Nalanda (kızkardeşi) kalırmısın? Kocası yine yola çıkmış (kamyon şoförü), tek kalmasın. Benim işlerim de yoğun zaten, beni bekleme, geç gelirim!” dedi. “Peki, kalayım!” dedim ve yattık uyuduk.
Sabah olunca kocamı işe yolladım. Bütün gün ev işleriyle ilgilendikten sonra, akşam 8 gibi yola çıktım. Nalan geleceğimi bilmiyordu, ona sürpriz yapacaktım. Apartmanın önüne geldiğimde telefonum çalmaya başladı. Oğuz arıyordu. Onun sesini bile duymak istemiyordum, ama açmak zorundaydım ve açtım. Açar açmaz, “Neredesin lan orospu?” diye sordu. “Dışarıdayım, işlerim var, ne oldu?” dedim. O arada tam zile basıyordum ki, arkamdan biri ağzımı kapatarak beni arabaya attı. Baktım ki bu Oğuz'du. Arabada bir de kadın vardı. Oğuz'a, “Ne var? Ne istiyorsun? Hem bu kadın da kim?” diye bağırdım. “Şşşt, sakin ol! Bu benim karım Şebnem!” dedi.
Bana Chatte karısıyla arasının bozuk olduğunu söylemişti şerefsiz, aslında karısının da herşeyden haberi varmış ve bu işi birlikte yapıyorlarmış. Kadın çok güzeldi. Kızıl saçlı ve beyaz tenliydi. Kolunda da dövmeler vardı. Oğuz ban, “Kime gidiyordun sen?” diye sordu. Ben de ona durumu anlatırken, yine telefonum çalmaya başladı. Bu kez kocam arıyordu. Nalana gidip gitmediğimi sordu. “Apartmanın önündeyim, şimdi geldim, sen neredesin?” dedim. “İşyerindeyim canım. Bu gece gelemeyeceğim, siz Nalanla kız kıza eğlenin. Hadi kapatıyorum!” dedi ve kapattı. Oğuz da bunu fırsat bilerek, “Evini tarif et, size gidiyoruz, üçlü yapacağız!” dedi. “Saçmalama olmaz öyle şey!” diye karşı çıktım. Suratıma tokadı yapıştırdığı gibi, “Siktirtme ebeni orospu! Hadi oyalama beni!” diye bağırdı. Korkarak yolu tarif ettim. Hava iyice kararmıştı. Arabayı 2-3 sokak öteye parkettik. Hızlıca evime gittik. “Ne olursun sesiz ol! Komşular duyarsa mahvolurum ben!” dedim. O da sessizce, “Siktirtme lan komşularını, aç şu kapıyı!” dedi. Uzun uğraşlarla anahtarımı bulduktan sonra içeri girdik.
İlk kez üçlü yapacaktım. Çok heyecanlıydım. Oğuz içeri girer girmez pantolonunu çıkardı. Şebnem de soyundu, sadece iç çamaşırlarıyla kaldı ve su içmek için mutfağa gitti. Oğuz hemen sikini ağzıma verdi ve yalamaya başladım. Demek ki karısının olduğu ortamda üçlü yapmak onu da heycanlandırıyordu ki, 2-3 saniye dayanamadı ve yüzüme boşaldı. Parmağıyla yüzümden döllerini toplayıp ağzıma doldurdu ve yutturdu. Şebnem mutfaktan halen gelmemişti. Oğuz beni de soydu. Boynumdan aşağı doğru öperek meme uçlarıma geldiği zaman, yatakodasından gelen çığlıkla irkildik. Hemen Oğuzla yatak odasına gittik. Kapıyı açtığımda, yatakta kocam orospunun birini domaltmış götünden sikiyordu. Şok olmuştum. Kocam da Oğuzla beni çıplak görünce şok oldu, siki orospunun götünde donakaldı. O sırada Şebnem de, “Ayy ne çabuk kayboldunuz ya?” diye söylenerek yanımıza geldi ve manzarayı görünce, “Ooo bu gece uzun sürecek desenize!” deyip, tangasını çıkardı, yatağın üzerine bacaklarını açarak oturdu ve “Eee, açılışı kim yapacak?” dedi.
Kocam şoku atlattıktan sonra bana, “Vay orospu vay! Demek kendini bu herife siktirdin. Şimdi seni adam gibi bir sikeyim de aklın başına gelsin kaltak!” deyip sikini orospunun götünden çıkardı, bana doğru geldi ve tokadı yapıştırdı. Ben daha şoku atlatamamıştım, ama yine de orospuluğum tutmuştu, “Hadi göster bakalım, adam gibi nasıl sikilirmiş, göster hadi!” dedim. Kocam belimden tuttuğu gibi, yüzüm duvara dönük, beni duvara yapıştırdı ve “Görecen sen gününü orospu!” diyerek sikini götüme geçirdi. Ama nasıl geçirme! Resmen kanırtarak geçirdi. Götüm yırtıldı zannettim. Canımı çok acıtmıştı. Kocam bana küfürler edip, saçlarımı asılarak, tecavüz edercesine götümü sikerken, o arada Oğuz da Şebnemi orospunun yanına domaltmış, sikini bir Şebnemin koca götüne, bir orospunun sarkık amına geçirip duruyordu...
Kocamın beni duvara bastırmaktan artık kolları yorulmuştu. Sikini götümden çıkarıp beni önünde diz çöktürdü, saçımı tutarak beni hareketsiz bıraktı, sikini gırtlağıma öyle bir geçirdi ki nefes alamadım. Resmen bademciklerimi sikiyordu. Sonunda sıcak döllerini oluk oluk mideme boşalttı. Sonra beni kaldırıp yatağa fırlattı ve Oğuza, “Bunca yıldır evliyiz, demek yarağa doyuramamşım ki gidip sana siktiriyor, al gözümün önünde sik bakalım, orospu doyacak mı görelim!” dedi. Oğuz da Şebnemi kolundan tutup kocama itti ve “Al abi sen de benim karıyı sik!” dedi. Kocam Şebnemi aldı ve banyoya geçtiler...
Az önce kocamın siktiği orospu da komodinin üzerindeki kolonya şişesini almış, amına sokup çıkarıyordu. Oğuz üstüme abanarak beni amımdan sikmeye başladı. Heyecandan ve zevkten bayılacaktım. Oğuz giderek tempoyu arttırdı. Taşakları götüme vurdukça, 'şap şap şap' sesler çıkıyordu. Bu arada ben 2. orgazmımı yaşamıştım. Amına kolonya şişesini sokan orospu artık dayanamayarak, “Eee ben ne olacağım?” dedi. Oğuz da, “Sıranı bekle orospu! Daha sana var!” dedi ve amıma boşalmaya başladı. O anda aklıma Oğuzun bana şantaj yapmak için çektiği resimler geldi ve “O fotoğraflara artık gerek kalmadı, artık kocamla sikersiniz beni!” diye gülmeye başladım. Oğuz da, “Bekle beni fahişe, geliyorum!” diyerek odadan çıktı.
Banyoda kocamın siktiği Şebnemin attığı çığlıklar eşliğinde, ben de yatakodasında orospuyla konuşmaya başladım. Orospunun adı Sinem imiş. Kocamla 3 aydır tanışıyorlarmış, ve 3 aydır kocamın seks isteklerini karşılıyormuş. Sinemle konuştukça arkadaş gibi olmuştuk ve yatakta yanyana oturmuş mastürbasyon yapıyorduk. Nitekim grubumuzda artık o da olacaktı :)
Nihayet kocamla Şebnem banyodan çıktılar geldiler. Arkalarından Oğuz da geldi, fakat elinde kamera vardı. Bu anı ölümsüzleştirmek istiyordu galiba. Şebnem bize, “Beni banyoda tost yaptılar, siz halen mastürbasyon yapın!” diye hava atıyordu. Eee biz de istiyorduk, ama erkeklerin sikecek halleri kalmamıştı. Bizi son bir kez daha sikmeleri için onları ikna ettik. Oğuz kamerayı Şebneme verdi ve ve beni domaltıp, götümü sikmeye başladı. Amıma da kolonya şişesiyle gitgel yapıyordu. O sırada kocam da Sinemi domaltmış amını sikiyordu. Şebnem kamerayla biraz resim çektikten sonra kamerayı bıraktı ve 4 parmağını Sinemin götüne soktu. İnlemelerimiz giderek artıyordu. Komşular duyacak diye çok korkuyordum...
Oğuz bana, “Yoruldum, hadi üzerime çık!” dedi. Ben de onu yatırdım ve sikini amıma sokup zıplamaya başladım. Zıpladıkça memelerim de hopluyordu ve Oğuz da ağzıyla onları yakalamaya çalışıyordu. Kocam da Sinemin amında giderek hızlanmaya başladı, boşalmak üzereydi. Sikini çıkartıp Sinemin sırtına 31 çekerek boşaldı. Ben de Oğuzun sikini yalıyordum, ama Oğuz bir türlü gelmek bilmiyordu. Şebnem birlikte yanımıza geldi, 3 orospu bir olup Oğuzun sikini yalamaya başladık. Oğuz hayvan gibi hırlayarak suratlarımıza fışkırttı döllerini. Oğuzun döllerini birbirimizin yüzünden parmakla sıyırıp afiyetle yedik...
Hepimiz de yorulmuştuk. Yatakta kimin eli kimin cebinde uyuya kalmışız. Sabah olunca 3 orospu kalktık, kahvaltıyı hazırladık. Sonra da kocalarımızı uyandırıp karınlarını doyurduk. Fakat bizim de yarağa doymamız gerekiyordu. Oğuz Şebnemle beni yanyana masaya domalttı, bir ona bir bana geçirmeye başladı. Önümde ise müthiş bir görüntü vardı, kocam da Sinemi tezgaha domaltmış, götünü sikiyordu. Pencereden gelen güneş ışığı kocamın sikine vuruyordu. Oğuz Şebnemin amına boşalırken, ben de gittim, kocamın sikini Sinemin götünden çıkarıp yalamaya başladım. Kocam da çok geçmeden böğürerek göğüslerime boşaldı...
Saatine bakan kocam, “Eyvah! İşe geç kaldım!” diyerek, hemen apar topar ceketini giydi ve evden çıktı. Bu arada Oğuz, Şebnem ve Sibel de toparlanmaya başladılar, onların da gitmeleri gerekiyormuş. Onları da uğurladım ve bundan sonra ne olacağını düşünerek yatağa uzandım...
[Asu]
Yaptıklarıma pişman olmuştum, ama bedelini de ödemiştim. Yorgundum ve acı çekiyordum. Yatağa gidip uzandım. Kafamda bir sürü düşüncelerle uyuya kalmışım. Nekadar uyudum bilmiyorum, ama birden kapının açılma sesiyle irkildim. Kocam gelmişti. Kalkıp, “Nasılsın kocacım? Günün nasıl geçti?” diye sordum. Kocam hafif alkollüydü. “Yorgunum, işyerinde halledilmesi gereken çok iş vardı!” dedi ve yatakodamıza gitti. “Çok çalışmışsın belli! Belin ağrıyor mu kocacım, yastık vereyim mi?” dedim. Kocam sinirlenmişti, “Ne oldu sana Asu? Niye böyle sorular sorup duruyorsun?” diye biraz kızdı. “Hiiiç... Seni düşünüyorum sadece!” dedim.
Geceliğimi giyerken bana, “Sen nereye gittin bugün, bir ara eve geldiğimde yoktun? Hem ne oldu senin arkana? Dön bakayım!” dedi. Götüm Oğuz denen o hayvanın şaplakları yüzünden morarmıştı, “Sabah yerleri silmiştim, sabunlu kalmış kaydım. Bütün gün evde canım sıkıldı, alış-veriş yapmaya çıktım, ama birşey bulamadım!” diyerek geçiştirdim. Pek inanmamış gibiydi. Işığı södürüp yatağa girdiğimde bana, “Yarın Nalanda (kızkardeşi) kalırmısın? Kocası yine yola çıkmış (kamyon şoförü), tek kalmasın. Benim işlerim de yoğun zaten, beni bekleme, geç gelirim!” dedi. “Peki, kalayım!” dedim ve yattık uyuduk.
Sabah olunca kocamı işe yolladım. Bütün gün ev işleriyle ilgilendikten sonra, akşam 8 gibi yola çıktım. Nalan geleceğimi bilmiyordu, ona sürpriz yapacaktım. Apartmanın önüne geldiğimde telefonum çalmaya başladı. Oğuz arıyordu. Onun sesini bile duymak istemiyordum, ama açmak zorundaydım ve açtım. Açar açmaz, “Neredesin lan orospu?” diye sordu. “Dışarıdayım, işlerim var, ne oldu?” dedim. O arada tam zile basıyordum ki, arkamdan biri ağzımı kapatarak beni arabaya attı. Baktım ki bu Oğuz'du. Arabada bir de kadın vardı. Oğuz'a, “Ne var? Ne istiyorsun? Hem bu kadın da kim?” diye bağırdım. “Şşşt, sakin ol! Bu benim karım Şebnem!” dedi.
Bana Chatte karısıyla arasının bozuk olduğunu söylemişti şerefsiz, aslında karısının da herşeyden haberi varmış ve bu işi birlikte yapıyorlarmış. Kadın çok güzeldi. Kızıl saçlı ve beyaz tenliydi. Kolunda da dövmeler vardı. Oğuz ban, “Kime gidiyordun sen?” diye sordu. Ben de ona durumu anlatırken, yine telefonum çalmaya başladı. Bu kez kocam arıyordu. Nalana gidip gitmediğimi sordu. “Apartmanın önündeyim, şimdi geldim, sen neredesin?” dedim. “İşyerindeyim canım. Bu gece gelemeyeceğim, siz Nalanla kız kıza eğlenin. Hadi kapatıyorum!” dedi ve kapattı. Oğuz da bunu fırsat bilerek, “Evini tarif et, size gidiyoruz, üçlü yapacağız!” dedi. “Saçmalama olmaz öyle şey!” diye karşı çıktım. Suratıma tokadı yapıştırdığı gibi, “Siktirtme ebeni orospu! Hadi oyalama beni!” diye bağırdı. Korkarak yolu tarif ettim. Hava iyice kararmıştı. Arabayı 2-3 sokak öteye parkettik. Hızlıca evime gittik. “Ne olursun sesiz ol! Komşular duyarsa mahvolurum ben!” dedim. O da sessizce, “Siktirtme lan komşularını, aç şu kapıyı!” dedi. Uzun uğraşlarla anahtarımı bulduktan sonra içeri girdik.
İlk kez üçlü yapacaktım. Çok heyecanlıydım. Oğuz içeri girer girmez pantolonunu çıkardı. Şebnem de soyundu, sadece iç çamaşırlarıyla kaldı ve su içmek için mutfağa gitti. Oğuz hemen sikini ağzıma verdi ve yalamaya başladım. Demek ki karısının olduğu ortamda üçlü yapmak onu da heycanlandırıyordu ki, 2-3 saniye dayanamadı ve yüzüme boşaldı. Parmağıyla yüzümden döllerini toplayıp ağzıma doldurdu ve yutturdu. Şebnem mutfaktan halen gelmemişti. Oğuz beni de soydu. Boynumdan aşağı doğru öperek meme uçlarıma geldiği zaman, yatakodasından gelen çığlıkla irkildik. Hemen Oğuzla yatak odasına gittik. Kapıyı açtığımda, yatakta kocam orospunun birini domaltmış götünden sikiyordu. Şok olmuştum. Kocam da Oğuzla beni çıplak görünce şok oldu, siki orospunun götünde donakaldı. O sırada Şebnem de, “Ayy ne çabuk kayboldunuz ya?” diye söylenerek yanımıza geldi ve manzarayı görünce, “Ooo bu gece uzun sürecek desenize!” deyip, tangasını çıkardı, yatağın üzerine bacaklarını açarak oturdu ve “Eee, açılışı kim yapacak?” dedi.
Kocam şoku atlattıktan sonra bana, “Vay orospu vay! Demek kendini bu herife siktirdin. Şimdi seni adam gibi bir sikeyim de aklın başına gelsin kaltak!” deyip sikini orospunun götünden çıkardı, bana doğru geldi ve tokadı yapıştırdı. Ben daha şoku atlatamamıştım, ama yine de orospuluğum tutmuştu, “Hadi göster bakalım, adam gibi nasıl sikilirmiş, göster hadi!” dedim. Kocam belimden tuttuğu gibi, yüzüm duvara dönük, beni duvara yapıştırdı ve “Görecen sen gününü orospu!” diyerek sikini götüme geçirdi. Ama nasıl geçirme! Resmen kanırtarak geçirdi. Götüm yırtıldı zannettim. Canımı çok acıtmıştı. Kocam bana küfürler edip, saçlarımı asılarak, tecavüz edercesine götümü sikerken, o arada Oğuz da Şebnemi orospunun yanına domaltmış, sikini bir Şebnemin koca götüne, bir orospunun sarkık amına geçirip duruyordu...
Kocamın beni duvara bastırmaktan artık kolları yorulmuştu. Sikini götümden çıkarıp beni önünde diz çöktürdü, saçımı tutarak beni hareketsiz bıraktı, sikini gırtlağıma öyle bir geçirdi ki nefes alamadım. Resmen bademciklerimi sikiyordu. Sonunda sıcak döllerini oluk oluk mideme boşalttı. Sonra beni kaldırıp yatağa fırlattı ve Oğuza, “Bunca yıldır evliyiz, demek yarağa doyuramamşım ki gidip sana siktiriyor, al gözümün önünde sik bakalım, orospu doyacak mı görelim!” dedi. Oğuz da Şebnemi kolundan tutup kocama itti ve “Al abi sen de benim karıyı sik!” dedi. Kocam Şebnemi aldı ve banyoya geçtiler...
Az önce kocamın siktiği orospu da komodinin üzerindeki kolonya şişesini almış, amına sokup çıkarıyordu. Oğuz üstüme abanarak beni amımdan sikmeye başladı. Heyecandan ve zevkten bayılacaktım. Oğuz giderek tempoyu arttırdı. Taşakları götüme vurdukça, 'şap şap şap' sesler çıkıyordu. Bu arada ben 2. orgazmımı yaşamıştım. Amına kolonya şişesini sokan orospu artık dayanamayarak, “Eee ben ne olacağım?” dedi. Oğuz da, “Sıranı bekle orospu! Daha sana var!” dedi ve amıma boşalmaya başladı. O anda aklıma Oğuzun bana şantaj yapmak için çektiği resimler geldi ve “O fotoğraflara artık gerek kalmadı, artık kocamla sikersiniz beni!” diye gülmeye başladım. Oğuz da, “Bekle beni fahişe, geliyorum!” diyerek odadan çıktı.
Banyoda kocamın siktiği Şebnemin attığı çığlıklar eşliğinde, ben de yatakodasında orospuyla konuşmaya başladım. Orospunun adı Sinem imiş. Kocamla 3 aydır tanışıyorlarmış, ve 3 aydır kocamın seks isteklerini karşılıyormuş. Sinemle konuştukça arkadaş gibi olmuştuk ve yatakta yanyana oturmuş mastürbasyon yapıyorduk. Nitekim grubumuzda artık o da olacaktı :)
Nihayet kocamla Şebnem banyodan çıktılar geldiler. Arkalarından Oğuz da geldi, fakat elinde kamera vardı. Bu anı ölümsüzleştirmek istiyordu galiba. Şebnem bize, “Beni banyoda tost yaptılar, siz halen mastürbasyon yapın!” diye hava atıyordu. Eee biz de istiyorduk, ama erkeklerin sikecek halleri kalmamıştı. Bizi son bir kez daha sikmeleri için onları ikna ettik. Oğuz kamerayı Şebneme verdi ve ve beni domaltıp, götümü sikmeye başladı. Amıma da kolonya şişesiyle gitgel yapıyordu. O sırada kocam da Sinemi domaltmış amını sikiyordu. Şebnem kamerayla biraz resim çektikten sonra kamerayı bıraktı ve 4 parmağını Sinemin götüne soktu. İnlemelerimiz giderek artıyordu. Komşular duyacak diye çok korkuyordum...
Oğuz bana, “Yoruldum, hadi üzerime çık!” dedi. Ben de onu yatırdım ve sikini amıma sokup zıplamaya başladım. Zıpladıkça memelerim de hopluyordu ve Oğuz da ağzıyla onları yakalamaya çalışıyordu. Kocam da Sinemin amında giderek hızlanmaya başladı, boşalmak üzereydi. Sikini çıkartıp Sinemin sırtına 31 çekerek boşaldı. Ben de Oğuzun sikini yalıyordum, ama Oğuz bir türlü gelmek bilmiyordu. Şebnem birlikte yanımıza geldi, 3 orospu bir olup Oğuzun sikini yalamaya başladık. Oğuz hayvan gibi hırlayarak suratlarımıza fışkırttı döllerini. Oğuzun döllerini birbirimizin yüzünden parmakla sıyırıp afiyetle yedik...
Hepimiz de yorulmuştuk. Yatakta kimin eli kimin cebinde uyuya kalmışız. Sabah olunca 3 orospu kalktık, kahvaltıyı hazırladık. Sonra da kocalarımızı uyandırıp karınlarını doyurduk. Fakat bizim de yarağa doymamız gerekiyordu. Oğuz Şebnemle beni yanyana masaya domalttı, bir ona bir bana geçirmeye başladı. Önümde ise müthiş bir görüntü vardı, kocam da Sinemi tezgaha domaltmış, götünü sikiyordu. Pencereden gelen güneş ışığı kocamın sikine vuruyordu. Oğuz Şebnemin amına boşalırken, ben de gittim, kocamın sikini Sinemin götünden çıkarıp yalamaya başladım. Kocam da çok geçmeden böğürerek göğüslerime boşaldı...
Saatine bakan kocam, “Eyvah! İşe geç kaldım!” diyerek, hemen apar topar ceketini giydi ve evden çıktı. Bu arada Oğuz, Şebnem ve Sibel de toparlanmaya başladılar, onların da gitmeleri gerekiyormuş. Onları da uğurladım ve bundan sonra ne olacağını düşünerek yatağa uzandım...
[Asu]
(1) Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim!
Yarak Yemeye Gittim Dayak Da Yedim! (1) (Asu 25 Y., Muğla / Türkiye)
Selam, ben Asu. 25 yaşındayım ve evliyim. Kocamla çok iyi giden bir seks hayatımız vardı. Her sikişte beni en az 2 kere boşaltırdı. Fakat son zamanlarda bana olan ilgisi giderek azalıyordu. Haftada 3 kez seks yaparken artık ayda 2 kere falan yapıyorduk. Beni sikerken hiç istekli davranmıyordu. Bu olay giderek canımı sıkmaya başlamıştı. Ben de Chat sitelerinde dolaşmaya başladım. Birçok kişiyle camdan görüştüm. Nihayet bulunduğum çevreye yakın tamda istediğim gibi birini bulabildim. Adı Oğuz'du, 28 yaşındaydı. O da evliydi ve eşinin kendi isteklerini karşılayamamasından şikayetçiydi. Neredeyse iki hafta kadar, vakit bulabildiğimiz zamanlarda hep yazıştık. Sonra telefon numaralarımızı paylaştık. Boş olduğum zamanlarda telefonda seks yapıyorduk.
Artık yanıyordum. Ateşimi kocam söndüremiyordu. Kocamı işe yolladıktan sonra evimin yakınlarında bir parka gidip oturdum. Çok sıkılmıştım. Canım acayip yarak çekiyordu. Oğuz'u aradım. Ona sıkıntımı anlattım. O da, “*** otelin önünde buluşalım. Ben seni yarağa doyururum merak etme!” dedi. Ben de hemen taksiye atlayıp otelin önüne geldim. Banka oturup heyecanla Oğuz'u bekledim. Yaklaşık yarım saat sonra Oğuz geldi. Camda gördüğüm için onu hemen tanıdım. Koşup boynuna sarıldım. “Hadi aşkım! Yanıyorum söndür beni!” dedim. Dudağımdan öptü ve içeriye girip odamızı ayarladık. Asansöre bindik. Hemen dudaklarını öpmeye başladım. Çok vaktimiz yoktu. Asansörden inip odamıza geçtik. Daha kapıyı kapatmadan yine dudaklarına yapıştım. Müthiş zevk alıyordum. Amım vıcık vıcık olmuştu. Tam kıvama gelmiştim.
Elimi önüne attım. Kaskatı olmuş sikini pantolonun üzerinden sıvazladım. Diz çöküp fermuarını açtım. Sikinin başı şişmişti. 14-15 cm, kalın bir şeydi. Zaten önemli olan boyu değil işleviydi. Alttan dilimle sikini hoplatarak eğleniyordum. Sanırım bu hareketim onun hoşuna gitmedi :) Birden gırtlağıma kökledi. Nefes alamıyordum. Saçlarımdan tutup ağzımda gitgel yapmaya başladı. Ih oh gibi sesler çıkarıyordu. Zevk aldığı belliydi. Boşalmak üzereyken beni kaldırıp yatağa fırlattı. Sertliği sevmiyordum. Bu beni korkutmaya başlamıştı. Elbisemi ve tangamı yırtarak çıkarttı. Bir tek sütyenimle ortada kalakalmıştım. Kemerini çözüp yatağın başlığına bağladı. Kendisi de önümde çabucak soyundu. Üzerime atladı ve “Yarak yarak diye başımın etini yedin. Al sana yarak!” diyerek amıma geçirdi.
Bu işin sonunun iyi gitmeyeceğinin farkındaydım. Çok canım acımıştı. Ağzımı eliyle kapadığı için bağıramıyordum. Sert bir şekilde 10 dakika kadar kökledi. Hiç zevk almıyordum. Sadece canım acıyordu. Ağlamaktan makyajım akmış resmen palyaçoya dönmüştüm. Böğürerek göğüslerime boşaldı. Menileriyle göğsüme Oğuz yazdı. Mutfaktan aldığı kaşıkla da bir kısmını bana yedirdi. Kusmak üzereydim. Tangamla da gözlerimi bağladı ve yanımdan uzaklaştı. Ne olduğunu anlayamamıştım. Birden üzerimde flaşlar patlamaya başladı. Çırpınmaya başladım. Bir an önce kurtulmak istiyordum.
Beni çözdü. Çok sinirliydim. Direk yüzüne tükürdüm. “Orospu! Sen gelmedin mi bana kaltak? Git banyoya amını götünü yıka gel, daha işimiz bitmedi!” dedi. Daha önce götümden sikilmemiştim. Acaba götümdende mi sikecekti? “De hadisene orospu!” diye götüme şaplak atıp beni banyoya yolladı. Kapıyı kilitledim. Küvete su doldururken ağlamaya başladım. Su sesinden benim sesim duyulmuyordu. Sonra o hayvan gelip içeri girmeye çalıştı. “Kalk şu kapıyı aç! Yoksa ne yapacağımı iyi biliyorsun!” diye tehtid etti. Suyu kapatıp, “Siktir git şurdan! Yüzünü görmek istemiyorum!” diye bağırmaya başladım. “Sen bilirsin!” dedi. Kapı kapanma sesi geldi...
Ben de gitti zannederek kapıyı açtım. Kapıyı açar açmaz tokadı yapıştırdı. “Benimle oyun mu oynuyorsun sen fahişe!” diyerek beni küvete fırlattı. Su dolu küvete çok sert bir şekilde yapıştım. Banyo su içinde kalmıştı. “Bırak beni!” diye bağırmaya başladım. O da “Eğer bir daha bağırırsan...” diye bir tokat daha yapıştırdı. Ben de, “Ne olacak ha? Yaptın zaten yapacağını ibne!” dedim. Onu çok sinirlendirmiştim. Küfrederek suyun içine başımı gömdü. O pozisyonda beni domalttı. Götüme vurmaya, saçımı çekiştirmeye başladı. Boğulmak üzereydim. 1-2 dakika aralıklarla nefes aldırıyordu. Götüm resmen kan toplanmıştı. Krem falan kullanmadan, sikini ‘Flop!’ diye götüme soktu. O anda suyun içinde olduğum için bağıramıyordum. Başımı çıkarttığında sadece nefes aldığım için laf da yetiştiremiyordum. “Hadi bağır şimdi bakalım!” diye yine suya gömdü. Hızlı hızlı köklemeye devam etti. O şokun etkisiyle bayılmışım.
Uyandığımda yatağın üzerinde giyili olarak yatıyordum. O Oğuz denen hayvan da giyiniyordu. Amım, götüm, başım çok ağrıyordu. İçimden ona saydırıyordum. Bana, “Hadi kalk orospu!” dedi. Kalkmayınca zorla kolumdan tutarak kaldırdı. Ben daha kendime gelememiştim. Otelden ayrılıp arabaya bindik. Neredeyse 15 dakika yol gittik. Bu arada hiç konuşmadık. Sakin bir yere geldiğimizde arabayı durdurdu. Bana beni siktikten sonra çektiği fotoğrafları gösterdi ve “Bundan sonra benim isteklerimi karşılayacaksın! Yoksa seni rezil ederim! Anladın mı beni?” dedi. Şok olmuştum. Sadece ağlayarak başımı salladım. Bana bunları yapan heriften herşey beklenirdi.
Beni boynumdan öpmeye başladı. Sonra dudaklarıma gelip, bir öpücük kondurup, “Göster bakalım marifetlerini!” dedi ve fermuarını çözdü. Sadece ağlıyordum. Onun istediklerini yapmak zorundaydım. İstemeyerek başımı sikine doğru eğdim. Boynumdan tutarak ağzıma soktu, “Hadi!” deyip ellerini başının arkasına bağladı. Çabuk boşalsın da ben de kurtulayım diye hızlı hızlı gitgel yapıyordum. Arada taşaklarını ısırıp, yalayarak yavaşça yukarı çıkıyor ve sikinin başını öpüp, gırtlağıma sokuyordum. İstekliymiş gibi görünmeye çalışıyordum. Zorla yapmak iğrenç bir şeydi.
10 dakika sonra inlemeleri arttı ve ağzıma boşaldı. Kusmamak için kendimi zor tuttum. Döllerini sikinin üzerine tükürdüm. Tokat atıp zorla yutturdu. Mendille ağzımın kenarlarını sildim ve yola koyulduk. Yarım saat sonra evimin yakınlarında bir yerde durdu, “Telefonun açık olsun, hadi orospum!” diye götüme şaplak atıp evime yolladı. Çok kötü durumdaydım. Bacaklarımı kapatamıyordum. Eve geldiğimde kocam yoktu. Masanın üzerinde not vardı, geç gelecekmiş. Yemek yeyip evden çıkmış. Kocamı telefonla arayıp nerede olduğunu sordum. Nefes nefeseydi, “İşler çok yoğun hayatım, kapatmam lazım!” dedi. Kesin beni aldatıyordu. Sonuçta artık ben de onu aldatmıştım...
[Asu]
Selam, ben Asu. 25 yaşındayım ve evliyim. Kocamla çok iyi giden bir seks hayatımız vardı. Her sikişte beni en az 2 kere boşaltırdı. Fakat son zamanlarda bana olan ilgisi giderek azalıyordu. Haftada 3 kez seks yaparken artık ayda 2 kere falan yapıyorduk. Beni sikerken hiç istekli davranmıyordu. Bu olay giderek canımı sıkmaya başlamıştı. Ben de Chat sitelerinde dolaşmaya başladım. Birçok kişiyle camdan görüştüm. Nihayet bulunduğum çevreye yakın tamda istediğim gibi birini bulabildim. Adı Oğuz'du, 28 yaşındaydı. O da evliydi ve eşinin kendi isteklerini karşılayamamasından şikayetçiydi. Neredeyse iki hafta kadar, vakit bulabildiğimiz zamanlarda hep yazıştık. Sonra telefon numaralarımızı paylaştık. Boş olduğum zamanlarda telefonda seks yapıyorduk.
Artık yanıyordum. Ateşimi kocam söndüremiyordu. Kocamı işe yolladıktan sonra evimin yakınlarında bir parka gidip oturdum. Çok sıkılmıştım. Canım acayip yarak çekiyordu. Oğuz'u aradım. Ona sıkıntımı anlattım. O da, “*** otelin önünde buluşalım. Ben seni yarağa doyururum merak etme!” dedi. Ben de hemen taksiye atlayıp otelin önüne geldim. Banka oturup heyecanla Oğuz'u bekledim. Yaklaşık yarım saat sonra Oğuz geldi. Camda gördüğüm için onu hemen tanıdım. Koşup boynuna sarıldım. “Hadi aşkım! Yanıyorum söndür beni!” dedim. Dudağımdan öptü ve içeriye girip odamızı ayarladık. Asansöre bindik. Hemen dudaklarını öpmeye başladım. Çok vaktimiz yoktu. Asansörden inip odamıza geçtik. Daha kapıyı kapatmadan yine dudaklarına yapıştım. Müthiş zevk alıyordum. Amım vıcık vıcık olmuştu. Tam kıvama gelmiştim.
Elimi önüne attım. Kaskatı olmuş sikini pantolonun üzerinden sıvazladım. Diz çöküp fermuarını açtım. Sikinin başı şişmişti. 14-15 cm, kalın bir şeydi. Zaten önemli olan boyu değil işleviydi. Alttan dilimle sikini hoplatarak eğleniyordum. Sanırım bu hareketim onun hoşuna gitmedi :) Birden gırtlağıma kökledi. Nefes alamıyordum. Saçlarımdan tutup ağzımda gitgel yapmaya başladı. Ih oh gibi sesler çıkarıyordu. Zevk aldığı belliydi. Boşalmak üzereyken beni kaldırıp yatağa fırlattı. Sertliği sevmiyordum. Bu beni korkutmaya başlamıştı. Elbisemi ve tangamı yırtarak çıkarttı. Bir tek sütyenimle ortada kalakalmıştım. Kemerini çözüp yatağın başlığına bağladı. Kendisi de önümde çabucak soyundu. Üzerime atladı ve “Yarak yarak diye başımın etini yedin. Al sana yarak!” diyerek amıma geçirdi.
Bu işin sonunun iyi gitmeyeceğinin farkındaydım. Çok canım acımıştı. Ağzımı eliyle kapadığı için bağıramıyordum. Sert bir şekilde 10 dakika kadar kökledi. Hiç zevk almıyordum. Sadece canım acıyordu. Ağlamaktan makyajım akmış resmen palyaçoya dönmüştüm. Böğürerek göğüslerime boşaldı. Menileriyle göğsüme Oğuz yazdı. Mutfaktan aldığı kaşıkla da bir kısmını bana yedirdi. Kusmak üzereydim. Tangamla da gözlerimi bağladı ve yanımdan uzaklaştı. Ne olduğunu anlayamamıştım. Birden üzerimde flaşlar patlamaya başladı. Çırpınmaya başladım. Bir an önce kurtulmak istiyordum.
Beni çözdü. Çok sinirliydim. Direk yüzüne tükürdüm. “Orospu! Sen gelmedin mi bana kaltak? Git banyoya amını götünü yıka gel, daha işimiz bitmedi!” dedi. Daha önce götümden sikilmemiştim. Acaba götümdende mi sikecekti? “De hadisene orospu!” diye götüme şaplak atıp beni banyoya yolladı. Kapıyı kilitledim. Küvete su doldururken ağlamaya başladım. Su sesinden benim sesim duyulmuyordu. Sonra o hayvan gelip içeri girmeye çalıştı. “Kalk şu kapıyı aç! Yoksa ne yapacağımı iyi biliyorsun!” diye tehtid etti. Suyu kapatıp, “Siktir git şurdan! Yüzünü görmek istemiyorum!” diye bağırmaya başladım. “Sen bilirsin!” dedi. Kapı kapanma sesi geldi...
Ben de gitti zannederek kapıyı açtım. Kapıyı açar açmaz tokadı yapıştırdı. “Benimle oyun mu oynuyorsun sen fahişe!” diyerek beni küvete fırlattı. Su dolu küvete çok sert bir şekilde yapıştım. Banyo su içinde kalmıştı. “Bırak beni!” diye bağırmaya başladım. O da “Eğer bir daha bağırırsan...” diye bir tokat daha yapıştırdı. Ben de, “Ne olacak ha? Yaptın zaten yapacağını ibne!” dedim. Onu çok sinirlendirmiştim. Küfrederek suyun içine başımı gömdü. O pozisyonda beni domalttı. Götüme vurmaya, saçımı çekiştirmeye başladı. Boğulmak üzereydim. 1-2 dakika aralıklarla nefes aldırıyordu. Götüm resmen kan toplanmıştı. Krem falan kullanmadan, sikini ‘Flop!’ diye götüme soktu. O anda suyun içinde olduğum için bağıramıyordum. Başımı çıkarttığında sadece nefes aldığım için laf da yetiştiremiyordum. “Hadi bağır şimdi bakalım!” diye yine suya gömdü. Hızlı hızlı köklemeye devam etti. O şokun etkisiyle bayılmışım.
Uyandığımda yatağın üzerinde giyili olarak yatıyordum. O Oğuz denen hayvan da giyiniyordu. Amım, götüm, başım çok ağrıyordu. İçimden ona saydırıyordum. Bana, “Hadi kalk orospu!” dedi. Kalkmayınca zorla kolumdan tutarak kaldırdı. Ben daha kendime gelememiştim. Otelden ayrılıp arabaya bindik. Neredeyse 15 dakika yol gittik. Bu arada hiç konuşmadık. Sakin bir yere geldiğimizde arabayı durdurdu. Bana beni siktikten sonra çektiği fotoğrafları gösterdi ve “Bundan sonra benim isteklerimi karşılayacaksın! Yoksa seni rezil ederim! Anladın mı beni?” dedi. Şok olmuştum. Sadece ağlayarak başımı salladım. Bana bunları yapan heriften herşey beklenirdi.
Beni boynumdan öpmeye başladı. Sonra dudaklarıma gelip, bir öpücük kondurup, “Göster bakalım marifetlerini!” dedi ve fermuarını çözdü. Sadece ağlıyordum. Onun istediklerini yapmak zorundaydım. İstemeyerek başımı sikine doğru eğdim. Boynumdan tutarak ağzıma soktu, “Hadi!” deyip ellerini başının arkasına bağladı. Çabuk boşalsın da ben de kurtulayım diye hızlı hızlı gitgel yapıyordum. Arada taşaklarını ısırıp, yalayarak yavaşça yukarı çıkıyor ve sikinin başını öpüp, gırtlağıma sokuyordum. İstekliymiş gibi görünmeye çalışıyordum. Zorla yapmak iğrenç bir şeydi.
10 dakika sonra inlemeleri arttı ve ağzıma boşaldı. Kusmamak için kendimi zor tuttum. Döllerini sikinin üzerine tükürdüm. Tokat atıp zorla yutturdu. Mendille ağzımın kenarlarını sildim ve yola koyulduk. Yarım saat sonra evimin yakınlarında bir yerde durdu, “Telefonun açık olsun, hadi orospum!” diye götüme şaplak atıp evime yolladı. Çok kötü durumdaydım. Bacaklarımı kapatamıyordum. Eve geldiğimde kocam yoktu. Masanın üzerinde not vardı, geç gelecekmiş. Yemek yeyip evden çıkmış. Kocamı telefonla arayıp nerede olduğunu sordum. Nefes nefeseydi, “İşler çok yoğun hayatım, kapatmam lazım!” dedi. Kesin beni aldatıyordu. Sonuçta artık ben de onu aldatmıştım...
[Asu]
Olgun Kadınlar Seksin Efendileri!
Olgun Kadınlar Seksin Efendileri! (Doğan 22 Y., Kayseri / Türkiye)
Herkese selamlar. Bu siteyi uzun zamandır takip ediyorum ve hergün ilginç seks hikayeleri okuyorum, fakat yazmak bugüne kısmetmiş. İsmim Doğan, Kayseride yaşıyorum, 22 yaşında, atletik vücutlu ve yakışıklı biriyim. Aynı binada oturan, Filiz adında bir komşumuz var. Kadın 37-38 yaslarında, 1.65 boylarında, ama temiz, bakımlı, çok güzel ve mükemmel vücut hatları olan birisi. Her zaman ağzımın suyu akmıştır Filizi gördüğümde. Kadınlarla kızlarla birçok sex deneyimim oldu, fakat ilgimi her zaman orta yaş grubu ve üzerinde olan kadınlar çekmiştir. Filiz evli ve 1 çocuklu. Kocası Hakan abi TIR şöförü. Filizle de kocasıyla da fazla samimiyetimiz yoktu, fakat birbirimizi gördüğümüz zaman komşuluğun verdiği samimiyetle selamlaşırdık. Hepsi okadar.
Bir gün binanın önünde arkadaşlarımın gelip beni almasını beklerken, Filiz marketten geliyordu, selam verdi ve hiç yapmadığı birşeyi yapıp, yanıma geldi, hal hatır sordu, ne yaptığımı, okuduğumu mu, çalıştığımı mı sordu. Ayak üstü konuştuk, ama heycan yapmıştım. Konuşmalarımdan belli olmuş olcak ki sordu, “Neden heycanlandın Doğan?” dedi. Ben de, “Hiç başıma gelmemişti, senin hikmetin Filiz abla!” dedim, güldü. Bende deli cesareti olsa gerek, nasıl yaptığımı halen bilmiyorum, “Numaranı verirmisin Filiz abla?” dedim. Bir an duraksadı, şaşırdı, “Napcaksın numaramı?” dedi. “Hiiç, hal hatır sormaya, bayramda seyranda aramak için falan...” dedim. Tekrar güldü, “Şimdi numaramı verirsem komşular görür, birşey var zannederler. Sen akşam bize gel vereyim, Hakan abin de evde yok, hem bir çay içeriz!” dedi. Ben heycandan ölecek gibiydim, beni evine davet etmişti. Akşam olmasını sabırsızlıkla bekliyordum.
Sonunda akşam oldu. Kapılarının önüne gittiğimde heycandan kalbim yerinden çıkacaktı. Zile bastım Filiz abla kapıyı açtı ve içeriye buyur etti, girdim. “Çay kahve mi içersin, soğuk birşeyler mi?” dedi. “Soğuk olsun, içim yandı!” dedim, güldü. Oturdum, odalarını süzüyordum, içimde de bir heycan, bir korku vardı. Filiz ablanın kıyafetlerine bile dikkat edememitim. Neyse, elinde Cola’larla içeri geldi, siyah dar bir pantolon giymiş, üzerinde de gömlek vardı, ama gömleğin 2 düğmesi açık, harika göğüsleri çatalına kadar görünüyordu. Karşımdaki koltuğa oturdu. Cola’dan birkaç yudum aldım, konuşuyorduk. “Neden numaramı istedin?” dedi. “O an içimden öyle geldi!” dedim. Güldü, “Sen içinden gelen herşeyi yaparmısın?” dedi. “Evet, içimde hiç tutamam, ne istiyorsam, ne düşünüyorsam söylerim!” dedim. “Güzelmiş yaa! Peki şuan ne düşünüyorsun, ne istiyorsun?” dedi.
Olayın nereye gideceği belli olmuştu artık, “Şuan göğüslerine dokunmak istiyorum!” dedim. Hem şaşırdı, hem gülümsedi ve “Gerçekten de açık sözlüymüşsün!” dedi. Oturduğum yerden kalktım ve yanına gittim, tüm cesaretimi toplayıp, elinden Cola bardağını alıp, göğüslerini avuçlayarak dudaklarına yapıştım. Filiz abla da karşılık verdi ve öpüşmeye sevişmeye başladık. Öyle güzel öpüşüyorduk ki, dillerimiz hiç durmuyordu. Abartısız yarım saat seviştik bu şekilde. Sevişirken de birbirimizi soyuyorduk. Sütyen ve külotla kalmıştı Filiz abla, bende sadece boxer vardı. Sonra göğüslerini yalamaya başladım. Ufak dil darbeleriyle göğüs uçlarını yalıyor, ısırıyordum, avuçlarımla da sıkıyordum.
Nefes alış verişi değişmişti Filiz ablanın artık. Dilimle yavaş yavaş göbeğine indim, göbek çukurunu yaladım. Sonra yavaş yavaş öperek amına geldim. Amını yalamadan önce 2-3 dakika öptüm sadece amını. İyice kendinden geçmişti Filiz abla. Sonunda amını yalamaya başladım. Amını dilimle sikiyordum adeta. Parmaklarımla amının dudaklarını ayırıyor, girebildiğince dilimi içine sokuyordum. Filiz abla, “Ben de seninkini yalamak istiyorum!” deyince, 69 pozisyonuna geçtik. Sikimi çok güzel yalıyordu, inanın şuan anlatırken bile dilini sikimin üzerinde hissediyorum. 15 dakikaya yakın böyle yaladık birbirimizinkini. Filiz abla kaç kere orgazm oldu boşaldı bilmiyorum, ama amının kokusu müthişti. Ben de daha fazla dayanamadım ve bütün şiddetimle ağzına boşaldım. Döllerimin tek damlasını bile ziyan etmedi, yuttu. Sonra tekrar deliler gibi öpüştük.
Filiz ablayı çok istediğimden olmalı ki, sikim halen kalkıktı. Filiz abla da farketti bunu ve sikimi kavrayarak, “Sen benden de azgınmışsın, nasıl doyuracam seni ben?” dedi. “Bütün deliklerini siktirerek doyurcaksın! Bundan sonra sen benimsin!” dedim. O da, “Herşeyimle seninim aşkım, istediğin kadar sik beni erkeğim!” diyerek, beni iyice çıldırtıyordu. Tekrar Filiz ablanın amını yaladım, ıslanmıstı yine. Yalvarıyordu sikimi sokmam için. Islatması için sikimi yeniden ağzına verdim. Ağzından çıkarıp sikimi göğüslerine sürtüyor, sikimle sertleşmiş göğüsuçlarına vuruyordum. Sonunda bacaklarını ayırdım, kanepenin ucunda amı bütün güzelliği ile karşımdaydı. Yavaş yavaş amını fırçalamaya başladım. Atımda kıvranıyordu adeta. Hafif hafif inleyerek, “Sik artık erkeğim, içimde istiyorum seni!” diyordu. Ben de daha fazla dayanamıyordum ve sikimi yavaş yavaş amına sokmaya başladım. Hepsi girince, derin bir, “Ooohhhh!” çekti. Kenetlenip, öylece amının içinde bir süre hareketsiz kaldım, sonra ufaktan gidip gelmeye başladım.
Kendinden geçmişti, “Hızlı sik aşkım, parçala amımı, mahvet beni erkeğim!” gibi sözler söylüyordu. O kadar hızlanmıştım ki, her köklememde kasıklarımızın birbirine çarpması odada yankılanıyordu. İkimiz de deliler gibi inliyorduk. Su gibi terlemiştik ve resmen tek vücut olmuştuk. Bir süre o şekilde siktikten sonra, “Pozisyon değiştirelim! dedim ve domalttım. Domalınca ortaya çıkan harika göt deliğini yaladım önce. Çok hoşuna gitmişti. Ama sonra sikimin başını göt deliğine bastırınca istemedi, “Başka zaman aşkım, ordan hiç yaptırmadım, daha hazır değilim!” dedi. Ben de ısrar etmedim ve domalık pozisyonda amından sikmeye devam ettim. Sonunda amına boşaldım ve sikimi çıkartıp ağzına verdim. Öyle güzel yalıyordu ki, hızlı hızlı nefes alarak, hiç aklımdan çıkmıyor.
Filiz ablayla artık çılgın fantaziler yapıyor, her pozisyonda sikişiyoruz. Hatta az önce beni aradı ve götten vereceğini müjdeledi, onun sevinciyle yazıyorum bu hikayeyi. Olgun kadınlara bayılıyorum, evli yada dul farketmiyor, onlar seksin efendileri!
[Doğan]
Herkese selamlar. Bu siteyi uzun zamandır takip ediyorum ve hergün ilginç seks hikayeleri okuyorum, fakat yazmak bugüne kısmetmiş. İsmim Doğan, Kayseride yaşıyorum, 22 yaşında, atletik vücutlu ve yakışıklı biriyim. Aynı binada oturan, Filiz adında bir komşumuz var. Kadın 37-38 yaslarında, 1.65 boylarında, ama temiz, bakımlı, çok güzel ve mükemmel vücut hatları olan birisi. Her zaman ağzımın suyu akmıştır Filizi gördüğümde. Kadınlarla kızlarla birçok sex deneyimim oldu, fakat ilgimi her zaman orta yaş grubu ve üzerinde olan kadınlar çekmiştir. Filiz evli ve 1 çocuklu. Kocası Hakan abi TIR şöförü. Filizle de kocasıyla da fazla samimiyetimiz yoktu, fakat birbirimizi gördüğümüz zaman komşuluğun verdiği samimiyetle selamlaşırdık. Hepsi okadar.
Bir gün binanın önünde arkadaşlarımın gelip beni almasını beklerken, Filiz marketten geliyordu, selam verdi ve hiç yapmadığı birşeyi yapıp, yanıma geldi, hal hatır sordu, ne yaptığımı, okuduğumu mu, çalıştığımı mı sordu. Ayak üstü konuştuk, ama heycan yapmıştım. Konuşmalarımdan belli olmuş olcak ki sordu, “Neden heycanlandın Doğan?” dedi. Ben de, “Hiç başıma gelmemişti, senin hikmetin Filiz abla!” dedim, güldü. Bende deli cesareti olsa gerek, nasıl yaptığımı halen bilmiyorum, “Numaranı verirmisin Filiz abla?” dedim. Bir an duraksadı, şaşırdı, “Napcaksın numaramı?” dedi. “Hiiç, hal hatır sormaya, bayramda seyranda aramak için falan...” dedim. Tekrar güldü, “Şimdi numaramı verirsem komşular görür, birşey var zannederler. Sen akşam bize gel vereyim, Hakan abin de evde yok, hem bir çay içeriz!” dedi. Ben heycandan ölecek gibiydim, beni evine davet etmişti. Akşam olmasını sabırsızlıkla bekliyordum.
Sonunda akşam oldu. Kapılarının önüne gittiğimde heycandan kalbim yerinden çıkacaktı. Zile bastım Filiz abla kapıyı açtı ve içeriye buyur etti, girdim. “Çay kahve mi içersin, soğuk birşeyler mi?” dedi. “Soğuk olsun, içim yandı!” dedim, güldü. Oturdum, odalarını süzüyordum, içimde de bir heycan, bir korku vardı. Filiz ablanın kıyafetlerine bile dikkat edememitim. Neyse, elinde Cola’larla içeri geldi, siyah dar bir pantolon giymiş, üzerinde de gömlek vardı, ama gömleğin 2 düğmesi açık, harika göğüsleri çatalına kadar görünüyordu. Karşımdaki koltuğa oturdu. Cola’dan birkaç yudum aldım, konuşuyorduk. “Neden numaramı istedin?” dedi. “O an içimden öyle geldi!” dedim. Güldü, “Sen içinden gelen herşeyi yaparmısın?” dedi. “Evet, içimde hiç tutamam, ne istiyorsam, ne düşünüyorsam söylerim!” dedim. “Güzelmiş yaa! Peki şuan ne düşünüyorsun, ne istiyorsun?” dedi.
Olayın nereye gideceği belli olmuştu artık, “Şuan göğüslerine dokunmak istiyorum!” dedim. Hem şaşırdı, hem gülümsedi ve “Gerçekten de açık sözlüymüşsün!” dedi. Oturduğum yerden kalktım ve yanına gittim, tüm cesaretimi toplayıp, elinden Cola bardağını alıp, göğüslerini avuçlayarak dudaklarına yapıştım. Filiz abla da karşılık verdi ve öpüşmeye sevişmeye başladık. Öyle güzel öpüşüyorduk ki, dillerimiz hiç durmuyordu. Abartısız yarım saat seviştik bu şekilde. Sevişirken de birbirimizi soyuyorduk. Sütyen ve külotla kalmıştı Filiz abla, bende sadece boxer vardı. Sonra göğüslerini yalamaya başladım. Ufak dil darbeleriyle göğüs uçlarını yalıyor, ısırıyordum, avuçlarımla da sıkıyordum.
Nefes alış verişi değişmişti Filiz ablanın artık. Dilimle yavaş yavaş göbeğine indim, göbek çukurunu yaladım. Sonra yavaş yavaş öperek amına geldim. Amını yalamadan önce 2-3 dakika öptüm sadece amını. İyice kendinden geçmişti Filiz abla. Sonunda amını yalamaya başladım. Amını dilimle sikiyordum adeta. Parmaklarımla amının dudaklarını ayırıyor, girebildiğince dilimi içine sokuyordum. Filiz abla, “Ben de seninkini yalamak istiyorum!” deyince, 69 pozisyonuna geçtik. Sikimi çok güzel yalıyordu, inanın şuan anlatırken bile dilini sikimin üzerinde hissediyorum. 15 dakikaya yakın böyle yaladık birbirimizinkini. Filiz abla kaç kere orgazm oldu boşaldı bilmiyorum, ama amının kokusu müthişti. Ben de daha fazla dayanamadım ve bütün şiddetimle ağzına boşaldım. Döllerimin tek damlasını bile ziyan etmedi, yuttu. Sonra tekrar deliler gibi öpüştük.
Filiz ablayı çok istediğimden olmalı ki, sikim halen kalkıktı. Filiz abla da farketti bunu ve sikimi kavrayarak, “Sen benden de azgınmışsın, nasıl doyuracam seni ben?” dedi. “Bütün deliklerini siktirerek doyurcaksın! Bundan sonra sen benimsin!” dedim. O da, “Herşeyimle seninim aşkım, istediğin kadar sik beni erkeğim!” diyerek, beni iyice çıldırtıyordu. Tekrar Filiz ablanın amını yaladım, ıslanmıstı yine. Yalvarıyordu sikimi sokmam için. Islatması için sikimi yeniden ağzına verdim. Ağzından çıkarıp sikimi göğüslerine sürtüyor, sikimle sertleşmiş göğüsuçlarına vuruyordum. Sonunda bacaklarını ayırdım, kanepenin ucunda amı bütün güzelliği ile karşımdaydı. Yavaş yavaş amını fırçalamaya başladım. Atımda kıvranıyordu adeta. Hafif hafif inleyerek, “Sik artık erkeğim, içimde istiyorum seni!” diyordu. Ben de daha fazla dayanamıyordum ve sikimi yavaş yavaş amına sokmaya başladım. Hepsi girince, derin bir, “Ooohhhh!” çekti. Kenetlenip, öylece amının içinde bir süre hareketsiz kaldım, sonra ufaktan gidip gelmeye başladım.
Kendinden geçmişti, “Hızlı sik aşkım, parçala amımı, mahvet beni erkeğim!” gibi sözler söylüyordu. O kadar hızlanmıştım ki, her köklememde kasıklarımızın birbirine çarpması odada yankılanıyordu. İkimiz de deliler gibi inliyorduk. Su gibi terlemiştik ve resmen tek vücut olmuştuk. Bir süre o şekilde siktikten sonra, “Pozisyon değiştirelim! dedim ve domalttım. Domalınca ortaya çıkan harika göt deliğini yaladım önce. Çok hoşuna gitmişti. Ama sonra sikimin başını göt deliğine bastırınca istemedi, “Başka zaman aşkım, ordan hiç yaptırmadım, daha hazır değilim!” dedi. Ben de ısrar etmedim ve domalık pozisyonda amından sikmeye devam ettim. Sonunda amına boşaldım ve sikimi çıkartıp ağzına verdim. Öyle güzel yalıyordu ki, hızlı hızlı nefes alarak, hiç aklımdan çıkmıyor.
Filiz ablayla artık çılgın fantaziler yapıyor, her pozisyonda sikişiyoruz. Hatta az önce beni aradı ve götten vereceğini müjdeledi, onun sevinciyle yazıyorum bu hikayeyi. Olgun kadınlara bayılıyorum, evli yada dul farketmiyor, onlar seksin efendileri!
[Doğan]
Karımı Patronuyla Birlikte Siktik!
Karımı Patronuyla Birlikte Siktik! (Kaan 32 Y., Antalya / Türkiye)
Merhaba arkadaşlar. Adım Kaan, 32 yaşındayım. Karım Aylin ise 30 yaşında, 1.75 boyunda, 38 beden, oldukca hoş vücut hatlarına sahip, sexy, girdiği her ortamda bakışları üzerine toplayan birisidir. İnsanları gibi havasının da sıcak olduğu Akdeniz bölgesinde yaşayan, 7 yıldır evli bir çiftiz. Her ikimiz de özel sektörde çalışmaktayız. Evliliğimizin ilk yıllarında oldukça iyi olan seks hayatımız zamanla monotonlaşmaya başlamış, biz de çoğu çift gibi zamanla yatakodamızda değişik seks fantezileri kurar olmuştuk.
İlkbaşlarda bu durumdan rahatsız olan karım da zamanla buna alışmış, fantazilerin tadını çıkartır olmuştu. Genellikle yatakta tek olmadığımız fantaziler, bazen dörtlü, bazen de üçlü seks fantezileri kurardık. Bu arada karımın patronu Muzaffer bey karıma çıldırıyor, bu da bizi kışkırtıyordu. Ben karım Aylini başka bir erkekle sikişirken izlemek isterken, biliyordun ki, karım da olgun bir erkekle seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu yaşamak istiyor, ama buna cesaret edemiyordu. Tüm bunlar ikimiz için de sadece düşünce boyutunda kalıyordu. Anlayacağınız gibi sosyal yaşamda ikimiz de birbirimize sadıktık.
İşim dolayısıyla bazen şehirdışına çıkarım. Yine böyle bir işgezisi nedeniyle 1 haftadır şehirdışındaydım ve karımdan ayrıydım. Gecenin ilk saatleriydi, karımla telefonda konuşuyorduk, bir süredir ayrı olduğumuz için konu bir şekilde sekse gelmişti. Ben soruyordum, karımsa anlatıyordu. Patronunun gözlerini kalçasından ayıramadığından, bazen nasıl arkasına sürtünerek geçtiğinden bahsediyordu. İki gün önce, düşük bel pantolon giyen karımın ofiste otururken açılan kalça çatalına bakan patronunun önünde oluşan kabarıklığa kadar anlatıyordu. Ki, tüm bunları telefonda konuşurken her ikimiz de farkına varmadan baştan çıkmıştık. Benim sikim sertleşmiş, karımın amı ise sımsıcak sulanmış, telefonda bunları konuşurken karşılıklı mastürbasyon yapıyorduk.
O arzuyla biraz daha cesaretlenen aşkım, bir gün önce gördüğü rüyasını bana anlatmaya başlamıştı. Rüyasında patronuyla sikişmiş ve oluk oluk boşalmıştı. Bu rüyası beni aşırı derecede baştan çıkartmıştı ve o an karıma, isterse patronu Muzaffer beyle gerçekten sikişebileceğini söylemiştim. Ama bir şartım vardı, o an ben de orada olacak ve sikişmelerini canlı canlı izleyecektim. Karım utana sıkıla o gece konuyu kapattı. Kapattı ama, o günden sonra her ikimiz de bu konuyu kafamızdan bir türlü çıkarıp atamamıştık. Artık her sevişmemizde bu konu açılıyor, “Şimdi Muzaffer bey de burda yatakta olsa...” gibilerinden konuşuyor, ama boşaldıktan sonra fikrimizi değiştiriyorduk.
Yine böyle bir gece karımla sikişmiş ve boşalmıştık. Ama herzamankinin tersine ben halen karımı patronu Muzaffer beyle sikişirken izlemek istiyordum ve bunu karıma söylediğimde, ciddi olup olmadığımı sordu. Ben de gayet ciddi olduğumu söyleyince, “Bak pişman olursun sonra!?!” dedi. “Tam tersine, bunu çok istiyorum karıcığım!” dedim. Karım da güldü ve “Saçmalama!” diyerek konuyu kapattı. İlerleyen günlerde bu konu her ikimizi de içten içe yakıp kavurur hale gelmişti.
Karımın patronu Muzaffer beyin ailesi şehirdışında yaşadığından, Muzaffer bey yalnızdı ve sıkılırdı, biz de buyüzden bazen Muzaffer beyi bize davet eder, yer içer sohbet ederdik. Kafama koymuştum karımı patronuyla sikişirken izleyecektim ve planımı yaptım. O gün karımdan haftasonu için Muzaffer beyi eve davet etmesini istedim, “Yer içer sohbet eder, biraz da kafa dağıtırız!” dedim. Karım da, “Kendisiyle bir konuşayım, başka bir planı yoksa, olur.” diye cevap verdi. Daveti duyan Muzaffer bey, hem sıkılmanın etkisiyle, hemde sexy karımın harika kalçaları nedeniyle, davete anında olumlu yanıt vermiş, çokta memnun olmuştu. Ben artık dört gözle haftasonunu bekliyordum.
Ve nihayet o gün gelip çatmıştı. Öğleden sonra ben alışverişe, karımsa kuaföre gitmişti. Akşam üzeri eve geldiğimde gözlerime inanamamıştım. Karım tam bir afet haline gelmişti. Bana çaktırmamaya çalışıyordu, ama o da Muzaffer beyi aşırı derecede arzuluyor ve onun için kendini en iyi şekilde hazırlamak istiyordu. Karım elimdekileri alarak masayı hazırlamaya başlamıştı. İçkiler, kadehler, mezeler derken, masa birkaç eksik hariç neredeyse tamamdı. Derken telefon çaldı, arayan Muzaffer beydi. Yola çıkmış, gelmesine kısa bir süre vardı ve marketten herhangi birşey isteyip istemediğimizi soruyordu. Herşeyin tam olduğunu söyleyerek teşekkür ettik ve telefonu kapatarak son hazırlıkları yapmaya başladık. O esnada karım dolabın karşısına geçmiş ne giyeceğine karar vermeye çalışıyordu. Yanına giderek, ondan sadece benimle evde başbaşayken giydiği mini, ipli elbisesini giymesini istedim. Ne yapmak istediğimi anlamış bir şekilde gözlerimin içine muzip bir şekilde bakarak, emin olup olmadığımı sordu. Çünkü bu elbise son derece açık bir kıyafetti. “Evet!” dedim. “Peki o zaman!” diyerek büyük bir heyecanla giyinmeye başlamıştı.
Az sonra kapı zili çaldı. Gelen Muzaffer beydi. Gelirken o da biraz alkol ve meze almış, böylece alkol stoğumuz tamamlanmıştı. Ellerindekileri alarak masaya davet ettim. Birkaç saniye sonra karım kapıdan içeri girince, Muzaffer beyin kalbi sanki duruverecekti. Karım bütün seksapelliğiyle karşısında idi. İçine sütyen giymediği mini ipli elbise, karımın sadece göğüsuçlarını kapatıyor ve kalçasının ise üst kısmınında bitiyor, kalçalarının alt kısımlarını bütün güzelliğiyle sergiliyordu. Harika bir manzaraydı. Patronuna, “Hoşgeldin!” diyen karım, masaya son eksikleri de getirirken, adeta bir manken edasında salınıyordu. Bu da hem Muzaffer beyin, hemde benim kalp atışlarımızı hızlandırıyordu.
Yaz ayı olduğu için mutfaktaki masayı hazırlamıştık. Mutfak masamız oldukça küçük olduğu için, masanın bir yanına ben, karşıma Muzaffer bey, ikimizin ortasına da eşim oturmuştu. Kadehler arka arkaya dolup boşalırken muhabbet koyulaşmış, sıcacık bir ortam oluşmuştu. Eğilip kalkarken karımın göğüsleri harika görünüyordu, elbisenin alt kısmı ise, bacak bacak üzerine atan karımın kalçalarının neredeyse yarıdan fazlasını açıkta bırakıyordu. Muzaffer beyse kaçamak bakışlarla bu harika manzaranın tadını çıkartıyordu. Bir süre sonra alkolün de etkisiyle hareketlerimiz dahada rahat bir hal almıştı. Karım da iyice havaya girmiş, her ikimize de arzu dolu, isterik gözlerle bakışlar atıyordu.
Bir ara, boşalan meze tabağını eline alıp ayağa kalkan karım, tezgaha doğru ilerlerken kalçasını masanın kenarında olan Muzaffer beyin eline öyle bir sürttürdü ki, adamcağız avuçlasa ancak bu kadar olabilirdi. Muzaffer bey daha şoku atlatamadan, karım elindeki meze tabağını düşürdü. Tabii ben bunu yememiştim, amacı patronunu iyice baştan çıkartmaktı, başardı da. Yerdeki kırıkları toplamak için eğilen karım, zaten kalçalarının yarısını açıkta bırakan mini elbisesiyle kalçalarının tamamını öylesine bir gözler önüne serdi ki, elbisenin eteği tamamen yukarı kadar sıyrılmış, tangası kalçalarının arasında kaybolmuş, adeta hiç yokmuş gibi görünüyor ve sulanmış kabarmış amı insanı davet ediyordu. Sevgili biricik eşim bütün cömertliğiyle vücudunu bize sergiliyordu. Ki o an baktığımda, her ikimizin de sikleri taş gibi olmuş, fermuarlarımızı zorluyordu. İlk başlarda önündeki kabarıklığı eliyle koluyla gizlemeye çalışan Muzaffer bey de artık böyle bir çaba sarf etmiyordu.
Karım yerdeki kırıkları topladıktan sonra yeni bir tabakla gelip tekrar yerine oturdu. Alkol hızla tüketilirken, bir ara baktığımda karımın bir eli benim dizimde, diğeri ise Muzaffer beyinkindeydi. Karım yavaş yavaş beden temasına başlamıştı. Omuz askılarından biri aşağı kaymış olan elbisenin diğer askısını da çaktırmadan ben indirmiştim. Karımın her hareketinde göğüsleri daha bir açılıyordu. Ben bir ara işi dahada ilerleterek elimi kalçasına attım, hafifçe eteğini kaldırıp, yavaş yavaş okşamaya başlamıştım ki, artık karım kısık kısık zevk sesleri çıkarmaya başlar olmuştu.
Kafalarımız iyiden iyiye tatlı olmuştu. Bu durumun da verdiği cesaretle diğer elimle benden taraftaki göğüsünü tamamen açarak yalamaya başladım. Resmen sevişmeye başlamıştık. Karım dizimdeki elini yavaşca yukarı kaydırarak, pantolonumun üstünden sikimi okşamaya başlamıştı ki, diğer elini de patronu Muzaffer beyin sikine attığını gördüm. Bunun üzerine karımın elbisesinin üst kısmını tamamen aşağı sıyırdım ve Muzaffer beyin tamamen cesaretlenmesini sağladım. Mesajı almış olan Muzaffer bey de şimdi karımın diğer göğüsüne dudaklarını yapıştırmış, hunharca yalıyor, sıkıyor, yoğuruyordu. Karım sırasıyla fermuarlarımızı açıp dimdik ve taş gibi olmuş siklerimizi meydana çıkarttığında, artık film tamamen kopmuştu. Şimdi karım bir elinde benim sikim, diğer elinde patronunun sikini okşuyor sıvazlıyor, arasıra da ağzına alıyor, öpüp yalıyor, emiyordu.
Muzaffer bey bir ara karımın göğüsünü bırakıp eteğini iyiyce yukarı kaldırıp tangasını kenara sıyırdı ve karımın o harika sımsıcak sulu kaymak gibi amını okşayıp, parmaklamaya başladı. Bunun üzerine ben karımın patronuna doğru domalmasını sağlayarak, saçlarından tutup sikimi ağzına verdim. Manzara bir harikaydı. Ben karımın dudakları arasında gidip gelirken, patronu da karımın kalçaları arasına başını gömmüş, amını ve götünün deliğini yalıyor, parmaklıyor, parçalarcasına avuçlarıyla yoğuruyordu. Karım zevk çığlıkları atıyor, aynı anda iki erkeğin verebileceği bütün nimetlerden faydalanıyor ve patronu yaladıkça kalçasını geriye doğru itiyordu. Artık karımın sikilmeye hazır olduğu her halinden belliydi.
Derken Muzaffer bey, başı adeta bir mantarı andıran, kocaman, devasa, damarlı ve kalın sikini, karımın sulu am dudakları arasında sürttürmeye başladı. Karım bu koca siki biran önce içinde hissetmek istiyor, kendini geriye itiyor ve bana da, “Aşkım başı sıcacık, kocaman bu, çok sert, harika!” gibi şeyler söylüyordu. Muzaffer bey damarlı koca sikini karımın amına yavaş yavaş sokarken, bundan en az ben de karım kadar zevk alıyordum. Harikaydı! Muzaffer bey sikinin tamamını karımın amına yerleştirmiş, nerdeyse taşaklarına kadar sokmuştu. Karımsa içine aldığı bu koca sikin tadını çıkartıyor, zevkten dudaklarını ısırıyordu. Muzaffer bey yavaş bir tempoyla sikmeye başlamış ve giderek hızlanıyor, her girip çıkışında daha hızlı, daha sert bir şekilde karımın amına pompalıyordu. Patronu karımı belinin her iki yanından tıpkı bir mengene gibi kavramış, sikini ise adeta bir piston gibi sert ve ritmik bir şekilde sokup geri çekiyordu. Bu işi o kadar sert yapıyordu ki, her girmesinde kasıklarının karımın kalçalarıyla birleşmesinde ses çıkıyor, çıkan bu seslerin artmasıyla beraber de karımın kalçaları kızarıyor, teni pembe bir renk alıyordu.
Bir süre sonra ben karımın ağzında, patronu ise sulu küçük amında, aynı anda patlamıştık. Patronunun dölleri karımın amını tamamen doldurmuş, sikinin kenarından döllerin bir kısmı taşmış, karımın bacaklarının iç kısımlarına süzülüyordu.
Ben, “Hadi yatak odasına geçelim!” dedim ve hep beraber içeri geçtik. Bu sefer Muzaffer beyle yer değiştirmiştik. Karım sırtüstü yatağa uzandı ve bacaklarını araladı. Ben bacakları arasına girdiğimde karımın amı halen patronun dölleriyle dolu ve kaygandı, bu çok hoşuma gitmişti. Muzaffer beyin döllerinin verdiği kayganlıkla ben karımın amına girip çıkarken, Muzaffer bey de sırt üstü uzanan karımın ağzına sikini vermiş, saçlarından sertçe kavramış, boğazına kadar sokup çekiyordu. Hemde taşaklarına kadar, resmen karımın ağzını sikiyordu. Karımın gözleri yaşarmış, koca sik dudaklarının arasını tamamen doldurduğu için nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Sert bir şekilde karımın ağzını siken Muzaffer bey bir süre daha devam ettikten sonra, homurdanarak ve güldür güldür karımın ağzına boşaldı. Canım eşim, patronunun sert bir şekilde saçlarından tutarak başını sikine bastırdığı için bütün dölleri yutmak zorunda kalmıştı. Adam halen sönmüş sikini karımın ağzına sokup çıkarırken, sikinin başı kocaman ve mosmordu. Sonrasında ben de karımla aynı anda boşalmıştık.
Bir süre dinlenmeye karar verdik, nede olsa gece daha yeni başlamıştı. Kalkıp 3 tane buz gibi limonlu bira ve sigara getirdim. Yatakta terlemiş vücutlarımızla biralarımızı yudumluyarak susuzluğumuzu giderirken, bir yandan da Muzaffer bey karımı öpüyor, okşuyor, mıncıklıyor, karım da bir elini Muzaffer beyin sikine atmış okşuyor, o koca sikin tekrar sertleşmesini sağlıyordu. Tabiki ben de bu harika manzarayı gözlerimi kırpmadan izliyordum. Sigaralarımız ve biralarımız bitene kadar karım Muzaffer beyin sikini tekrar sertleştirmiş, avuçlarının arasında sanki bir keser sapı gibi olan sikini sürekli sıvazlıyordu. Belli ki karım patronunun sikinin büyüklüğünden oldukça zevk almıştı.
Muzaffer bey elindeki biradan son bir yudum daha alarak, karımı önünde domalttı ve dolgun kalçalarının arasına yumularak yalamaya başladı. Bir yandan karımın amını yalıyor, diğer yandan da bir elini sikine atmış okşuyor, iyiden iyiye şahlandırıyordu. Karım ise tabiki zevk sarhoşu olmuş, kendini bu olgun erkeğe sunmanın tadına varıyordu. Patronu arada bir dilini karımın göt deliğine sokup çekiyor, bir taraftan da parmaklarının bir kısmını amına sokuyordu. Karım patronuna, “Hadi gir artık, içimde hissetmek istiyorum!” dediğinde, ben çoktan arka tarafta bitmiş, bu anı görebileceğim en yakın mesafeden görmek istiyordum. Ellerimle karımın kalçalarını her iki tarafa ayırarak patronuna yardımcı olurken, patronu sikini karımın amına sürttürüyor, ben de arada bir tükürerek karımın amını daha kaygan bir hale getiriyordum ki, nasıl olduğunu anlamadım, bir anda elimi atarak Muzaffer beyin sikini kavrayıverdim. Muzaffer beyin siki elimde taş gibi olmuş, kasılmış, ve sıcacıktı. Elimde damarlarını çok rahat hissedebiliyordum ve zonkluyordu. Yavaşca bir elimle karımın kalçasını kenara ayırdım ve bu koca siki kendi ellerimle karımın amının dudakları arasına yerleştirdim...
Patronu siki elimde yavaş yavaş karımın amında ilerlerken, içimi öylesine zevkli bir duygu yakıp kavuruyordu ki anlatamam. Kendi ellerimle biricik aşkımın, karımın amına başka bir erkeğin sikini yerleştiriyordum. Evet gözlerimin önünde, hemen yanıbaşımda, başka bir erkek karımı sikiyordu. Öyle sertti ki, öylesine kışkırtıcı. Karım zevkin doruklarına hızla tırmanıyordu. Bir süre sonra patronu, karımın am sıvısıyla iyice kayganlaşan sikini çekti ve karımın göt deliğine dayadı. Karım daha önce bana dahi hiç götten vermemişti. Karım, “Hayır ordan alamam, çok büyük!” falan dediyse de, Muzaffer bey karımın götünün tadına bakmayı kafaya koymuştu, “Sen merak etme canım, eminim bir süre sonra senin de çok hoşuna gidecek!” diye cevapladı. Bense merakla ve aşırı tahrik olmuş bir halde izliyordum. Acaba gerçekten daha önce hiç arkadan girilmemiş olan karım bu dev gibi siki götüne alabilecekmiydi?
Muzaffer bey sikini karımın göt deliğine yerleştirmeye çalışırken, ben de yine kalçalarını ayırıyor, ona yardımcı oluyordum. Muzaffer beyin sikinin koca başı yavaş yavaş göt deliğine girerken karım çığlık atmamak için kendini zor tutuyordu. Patronu bir süre öylece bekledikten sonra karım arkasındaki acıya alışır gibi olmuştu ki, patronu ani bir hamleyle sikini taşaklarına kadar sokuverdi karımın götüne. Karım resmen çarşafı ısırıyor, yastığa tırnaklarını geçiriyordu. Sanki adam karımın göt deliğini yırtacaktı, bu benim o ana kadar gördüğüm en kalın sikti.
Daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı ve bir süre sonra karımın acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü. “Hadi daha sert sok, yırt, parçala, dağıt götümü!” gibi şeyler söylüyor ve bundan da oldukça zevk alıyordu. Adam gözümün önünde karımı havalara uçuruyordu. Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, ben de onlara katıldım ve ben önden, patronu arkadan, karımı aynı anda her iki deliğinden, bir kadının tadabileceği en üst düzey zevke ulaştırdık. Artık karımın her iki deliği de açılmış, siklerimizi gayet rahat bir şekilde içine alır olmuştu. Ben çoktan bitmiştim, tekrar kenara çekildim, bir sigara yaktım ve sexy karımı Muzaffer beyle sikişirken izlemeye koyuldum.
Bu sefer patronu yatağa uzandı ve karım patronun kucağına ters bir şekilde oturmuştu, yüzü bana, sırtı patronuna dönüktü. Eliyle tuttu ve patronun sikini götünün deliğine yerleştirdi, belliki götten sikilmek çok hoşuna gitmişti. Adam bütün gücüyle karımın götüne pompalıyor, ellerini de öne atmış göğüslerini yoğuruyor, arada birde parmaklarını amına sokuyordu. Karım bu koca siki sonuna kadar götüne alıyor, başı çıkana kadar geri kalkıyor, sonra yine köküne kadar tekrar içine alıyordu. Muzaffer bey bir anda, “Gelmek üzereyim!” diyerek, sikini karımın götünden çıkarıp ayağa kalktı ve karımın ağzında devam etti. Adam karımın ağzını sikerken, karım da onun taşaklarını sıvazlıyor, gelmesine yardımcı oluyordu.
Derken Muzaffer bey sarsıla sarsıla karımın ağzına, koyu kıvamlı döllerini boşaltmaya başladı. Yine karımın başını sikine tüm gücüyle bastırıyor, döllerinin tamamını yutmasını sağlıyordu. Döllerin bir kısmı karımın dudakları arasından sızıyor ve göğüslerine doğru süzülüyordu. Muzaffer bey tamamen boşaldıktan sonra, karım göğüslerinin üzerindeki dölleri de parmaklarıyla alarak ağzına götürüyor, yutuyor, hiçbir damlasını israf etmiyordu.
O gün karımı patronuyla birlikte sabaha kadar defalarca siktik. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber yorgun bir halde uykuya daldık. Öğleden sonra gözlerimi açtığımda, Muzaffer beyin halen inanılmaz bir eforla karımı siktiğini gördüm. Gerçekten üçümüz için de harika bir geceydi. Şahsen ben, biz insanların tek eşliliğe uygun olmadığı kanaatindeyim. Bence herkes bu zevki yaşamalı.
[Kaan]
Merhaba arkadaşlar. Adım Kaan, 32 yaşındayım. Karım Aylin ise 30 yaşında, 1.75 boyunda, 38 beden, oldukca hoş vücut hatlarına sahip, sexy, girdiği her ortamda bakışları üzerine toplayan birisidir. İnsanları gibi havasının da sıcak olduğu Akdeniz bölgesinde yaşayan, 7 yıldır evli bir çiftiz. Her ikimiz de özel sektörde çalışmaktayız. Evliliğimizin ilk yıllarında oldukça iyi olan seks hayatımız zamanla monotonlaşmaya başlamış, biz de çoğu çift gibi zamanla yatakodamızda değişik seks fantezileri kurar olmuştuk.
İlkbaşlarda bu durumdan rahatsız olan karım da zamanla buna alışmış, fantazilerin tadını çıkartır olmuştu. Genellikle yatakta tek olmadığımız fantaziler, bazen dörtlü, bazen de üçlü seks fantezileri kurardık. Bu arada karımın patronu Muzaffer bey karıma çıldırıyor, bu da bizi kışkırtıyordu. Ben karım Aylini başka bir erkekle sikişirken izlemek isterken, biliyordun ki, karım da olgun bir erkekle seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu yaşamak istiyor, ama buna cesaret edemiyordu. Tüm bunlar ikimiz için de sadece düşünce boyutunda kalıyordu. Anlayacağınız gibi sosyal yaşamda ikimiz de birbirimize sadıktık.
İşim dolayısıyla bazen şehirdışına çıkarım. Yine böyle bir işgezisi nedeniyle 1 haftadır şehirdışındaydım ve karımdan ayrıydım. Gecenin ilk saatleriydi, karımla telefonda konuşuyorduk, bir süredir ayrı olduğumuz için konu bir şekilde sekse gelmişti. Ben soruyordum, karımsa anlatıyordu. Patronunun gözlerini kalçasından ayıramadığından, bazen nasıl arkasına sürtünerek geçtiğinden bahsediyordu. İki gün önce, düşük bel pantolon giyen karımın ofiste otururken açılan kalça çatalına bakan patronunun önünde oluşan kabarıklığa kadar anlatıyordu. Ki, tüm bunları telefonda konuşurken her ikimiz de farkına varmadan baştan çıkmıştık. Benim sikim sertleşmiş, karımın amı ise sımsıcak sulanmış, telefonda bunları konuşurken karşılıklı mastürbasyon yapıyorduk.
O arzuyla biraz daha cesaretlenen aşkım, bir gün önce gördüğü rüyasını bana anlatmaya başlamıştı. Rüyasında patronuyla sikişmiş ve oluk oluk boşalmıştı. Bu rüyası beni aşırı derecede baştan çıkartmıştı ve o an karıma, isterse patronu Muzaffer beyle gerçekten sikişebileceğini söylemiştim. Ama bir şartım vardı, o an ben de orada olacak ve sikişmelerini canlı canlı izleyecektim. Karım utana sıkıla o gece konuyu kapattı. Kapattı ama, o günden sonra her ikimiz de bu konuyu kafamızdan bir türlü çıkarıp atamamıştık. Artık her sevişmemizde bu konu açılıyor, “Şimdi Muzaffer bey de burda yatakta olsa...” gibilerinden konuşuyor, ama boşaldıktan sonra fikrimizi değiştiriyorduk.
Yine böyle bir gece karımla sikişmiş ve boşalmıştık. Ama herzamankinin tersine ben halen karımı patronu Muzaffer beyle sikişirken izlemek istiyordum ve bunu karıma söylediğimde, ciddi olup olmadığımı sordu. Ben de gayet ciddi olduğumu söyleyince, “Bak pişman olursun sonra!?!” dedi. “Tam tersine, bunu çok istiyorum karıcığım!” dedim. Karım da güldü ve “Saçmalama!” diyerek konuyu kapattı. İlerleyen günlerde bu konu her ikimizi de içten içe yakıp kavurur hale gelmişti.
Karımın patronu Muzaffer beyin ailesi şehirdışında yaşadığından, Muzaffer bey yalnızdı ve sıkılırdı, biz de buyüzden bazen Muzaffer beyi bize davet eder, yer içer sohbet ederdik. Kafama koymuştum karımı patronuyla sikişirken izleyecektim ve planımı yaptım. O gün karımdan haftasonu için Muzaffer beyi eve davet etmesini istedim, “Yer içer sohbet eder, biraz da kafa dağıtırız!” dedim. Karım da, “Kendisiyle bir konuşayım, başka bir planı yoksa, olur.” diye cevap verdi. Daveti duyan Muzaffer bey, hem sıkılmanın etkisiyle, hemde sexy karımın harika kalçaları nedeniyle, davete anında olumlu yanıt vermiş, çokta memnun olmuştu. Ben artık dört gözle haftasonunu bekliyordum.
Ve nihayet o gün gelip çatmıştı. Öğleden sonra ben alışverişe, karımsa kuaföre gitmişti. Akşam üzeri eve geldiğimde gözlerime inanamamıştım. Karım tam bir afet haline gelmişti. Bana çaktırmamaya çalışıyordu, ama o da Muzaffer beyi aşırı derecede arzuluyor ve onun için kendini en iyi şekilde hazırlamak istiyordu. Karım elimdekileri alarak masayı hazırlamaya başlamıştı. İçkiler, kadehler, mezeler derken, masa birkaç eksik hariç neredeyse tamamdı. Derken telefon çaldı, arayan Muzaffer beydi. Yola çıkmış, gelmesine kısa bir süre vardı ve marketten herhangi birşey isteyip istemediğimizi soruyordu. Herşeyin tam olduğunu söyleyerek teşekkür ettik ve telefonu kapatarak son hazırlıkları yapmaya başladık. O esnada karım dolabın karşısına geçmiş ne giyeceğine karar vermeye çalışıyordu. Yanına giderek, ondan sadece benimle evde başbaşayken giydiği mini, ipli elbisesini giymesini istedim. Ne yapmak istediğimi anlamış bir şekilde gözlerimin içine muzip bir şekilde bakarak, emin olup olmadığımı sordu. Çünkü bu elbise son derece açık bir kıyafetti. “Evet!” dedim. “Peki o zaman!” diyerek büyük bir heyecanla giyinmeye başlamıştı.
Az sonra kapı zili çaldı. Gelen Muzaffer beydi. Gelirken o da biraz alkol ve meze almış, böylece alkol stoğumuz tamamlanmıştı. Ellerindekileri alarak masaya davet ettim. Birkaç saniye sonra karım kapıdan içeri girince, Muzaffer beyin kalbi sanki duruverecekti. Karım bütün seksapelliğiyle karşısında idi. İçine sütyen giymediği mini ipli elbise, karımın sadece göğüsuçlarını kapatıyor ve kalçasının ise üst kısmınında bitiyor, kalçalarının alt kısımlarını bütün güzelliğiyle sergiliyordu. Harika bir manzaraydı. Patronuna, “Hoşgeldin!” diyen karım, masaya son eksikleri de getirirken, adeta bir manken edasında salınıyordu. Bu da hem Muzaffer beyin, hemde benim kalp atışlarımızı hızlandırıyordu.
Yaz ayı olduğu için mutfaktaki masayı hazırlamıştık. Mutfak masamız oldukça küçük olduğu için, masanın bir yanına ben, karşıma Muzaffer bey, ikimizin ortasına da eşim oturmuştu. Kadehler arka arkaya dolup boşalırken muhabbet koyulaşmış, sıcacık bir ortam oluşmuştu. Eğilip kalkarken karımın göğüsleri harika görünüyordu, elbisenin alt kısmı ise, bacak bacak üzerine atan karımın kalçalarının neredeyse yarıdan fazlasını açıkta bırakıyordu. Muzaffer beyse kaçamak bakışlarla bu harika manzaranın tadını çıkartıyordu. Bir süre sonra alkolün de etkisiyle hareketlerimiz dahada rahat bir hal almıştı. Karım da iyice havaya girmiş, her ikimize de arzu dolu, isterik gözlerle bakışlar atıyordu.
Bir ara, boşalan meze tabağını eline alıp ayağa kalkan karım, tezgaha doğru ilerlerken kalçasını masanın kenarında olan Muzaffer beyin eline öyle bir sürttürdü ki, adamcağız avuçlasa ancak bu kadar olabilirdi. Muzaffer bey daha şoku atlatamadan, karım elindeki meze tabağını düşürdü. Tabii ben bunu yememiştim, amacı patronunu iyice baştan çıkartmaktı, başardı da. Yerdeki kırıkları toplamak için eğilen karım, zaten kalçalarının yarısını açıkta bırakan mini elbisesiyle kalçalarının tamamını öylesine bir gözler önüne serdi ki, elbisenin eteği tamamen yukarı kadar sıyrılmış, tangası kalçalarının arasında kaybolmuş, adeta hiç yokmuş gibi görünüyor ve sulanmış kabarmış amı insanı davet ediyordu. Sevgili biricik eşim bütün cömertliğiyle vücudunu bize sergiliyordu. Ki o an baktığımda, her ikimizin de sikleri taş gibi olmuş, fermuarlarımızı zorluyordu. İlk başlarda önündeki kabarıklığı eliyle koluyla gizlemeye çalışan Muzaffer bey de artık böyle bir çaba sarf etmiyordu.
Karım yerdeki kırıkları topladıktan sonra yeni bir tabakla gelip tekrar yerine oturdu. Alkol hızla tüketilirken, bir ara baktığımda karımın bir eli benim dizimde, diğeri ise Muzaffer beyinkindeydi. Karım yavaş yavaş beden temasına başlamıştı. Omuz askılarından biri aşağı kaymış olan elbisenin diğer askısını da çaktırmadan ben indirmiştim. Karımın her hareketinde göğüsleri daha bir açılıyordu. Ben bir ara işi dahada ilerleterek elimi kalçasına attım, hafifçe eteğini kaldırıp, yavaş yavaş okşamaya başlamıştım ki, artık karım kısık kısık zevk sesleri çıkarmaya başlar olmuştu.
Kafalarımız iyiden iyiye tatlı olmuştu. Bu durumun da verdiği cesaretle diğer elimle benden taraftaki göğüsünü tamamen açarak yalamaya başladım. Resmen sevişmeye başlamıştık. Karım dizimdeki elini yavaşca yukarı kaydırarak, pantolonumun üstünden sikimi okşamaya başlamıştı ki, diğer elini de patronu Muzaffer beyin sikine attığını gördüm. Bunun üzerine karımın elbisesinin üst kısmını tamamen aşağı sıyırdım ve Muzaffer beyin tamamen cesaretlenmesini sağladım. Mesajı almış olan Muzaffer bey de şimdi karımın diğer göğüsüne dudaklarını yapıştırmış, hunharca yalıyor, sıkıyor, yoğuruyordu. Karım sırasıyla fermuarlarımızı açıp dimdik ve taş gibi olmuş siklerimizi meydana çıkarttığında, artık film tamamen kopmuştu. Şimdi karım bir elinde benim sikim, diğer elinde patronunun sikini okşuyor sıvazlıyor, arasıra da ağzına alıyor, öpüp yalıyor, emiyordu.
Muzaffer bey bir ara karımın göğüsünü bırakıp eteğini iyiyce yukarı kaldırıp tangasını kenara sıyırdı ve karımın o harika sımsıcak sulu kaymak gibi amını okşayıp, parmaklamaya başladı. Bunun üzerine ben karımın patronuna doğru domalmasını sağlayarak, saçlarından tutup sikimi ağzına verdim. Manzara bir harikaydı. Ben karımın dudakları arasında gidip gelirken, patronu da karımın kalçaları arasına başını gömmüş, amını ve götünün deliğini yalıyor, parmaklıyor, parçalarcasına avuçlarıyla yoğuruyordu. Karım zevk çığlıkları atıyor, aynı anda iki erkeğin verebileceği bütün nimetlerden faydalanıyor ve patronu yaladıkça kalçasını geriye doğru itiyordu. Artık karımın sikilmeye hazır olduğu her halinden belliydi.
Derken Muzaffer bey, başı adeta bir mantarı andıran, kocaman, devasa, damarlı ve kalın sikini, karımın sulu am dudakları arasında sürttürmeye başladı. Karım bu koca siki biran önce içinde hissetmek istiyor, kendini geriye itiyor ve bana da, “Aşkım başı sıcacık, kocaman bu, çok sert, harika!” gibi şeyler söylüyordu. Muzaffer bey damarlı koca sikini karımın amına yavaş yavaş sokarken, bundan en az ben de karım kadar zevk alıyordum. Harikaydı! Muzaffer bey sikinin tamamını karımın amına yerleştirmiş, nerdeyse taşaklarına kadar sokmuştu. Karımsa içine aldığı bu koca sikin tadını çıkartıyor, zevkten dudaklarını ısırıyordu. Muzaffer bey yavaş bir tempoyla sikmeye başlamış ve giderek hızlanıyor, her girip çıkışında daha hızlı, daha sert bir şekilde karımın amına pompalıyordu. Patronu karımı belinin her iki yanından tıpkı bir mengene gibi kavramış, sikini ise adeta bir piston gibi sert ve ritmik bir şekilde sokup geri çekiyordu. Bu işi o kadar sert yapıyordu ki, her girmesinde kasıklarının karımın kalçalarıyla birleşmesinde ses çıkıyor, çıkan bu seslerin artmasıyla beraber de karımın kalçaları kızarıyor, teni pembe bir renk alıyordu.
Bir süre sonra ben karımın ağzında, patronu ise sulu küçük amında, aynı anda patlamıştık. Patronunun dölleri karımın amını tamamen doldurmuş, sikinin kenarından döllerin bir kısmı taşmış, karımın bacaklarının iç kısımlarına süzülüyordu.
Ben, “Hadi yatak odasına geçelim!” dedim ve hep beraber içeri geçtik. Bu sefer Muzaffer beyle yer değiştirmiştik. Karım sırtüstü yatağa uzandı ve bacaklarını araladı. Ben bacakları arasına girdiğimde karımın amı halen patronun dölleriyle dolu ve kaygandı, bu çok hoşuma gitmişti. Muzaffer beyin döllerinin verdiği kayganlıkla ben karımın amına girip çıkarken, Muzaffer bey de sırt üstü uzanan karımın ağzına sikini vermiş, saçlarından sertçe kavramış, boğazına kadar sokup çekiyordu. Hemde taşaklarına kadar, resmen karımın ağzını sikiyordu. Karımın gözleri yaşarmış, koca sik dudaklarının arasını tamamen doldurduğu için nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Sert bir şekilde karımın ağzını siken Muzaffer bey bir süre daha devam ettikten sonra, homurdanarak ve güldür güldür karımın ağzına boşaldı. Canım eşim, patronunun sert bir şekilde saçlarından tutarak başını sikine bastırdığı için bütün dölleri yutmak zorunda kalmıştı. Adam halen sönmüş sikini karımın ağzına sokup çıkarırken, sikinin başı kocaman ve mosmordu. Sonrasında ben de karımla aynı anda boşalmıştık.
Bir süre dinlenmeye karar verdik, nede olsa gece daha yeni başlamıştı. Kalkıp 3 tane buz gibi limonlu bira ve sigara getirdim. Yatakta terlemiş vücutlarımızla biralarımızı yudumluyarak susuzluğumuzu giderirken, bir yandan da Muzaffer bey karımı öpüyor, okşuyor, mıncıklıyor, karım da bir elini Muzaffer beyin sikine atmış okşuyor, o koca sikin tekrar sertleşmesini sağlıyordu. Tabiki ben de bu harika manzarayı gözlerimi kırpmadan izliyordum. Sigaralarımız ve biralarımız bitene kadar karım Muzaffer beyin sikini tekrar sertleştirmiş, avuçlarının arasında sanki bir keser sapı gibi olan sikini sürekli sıvazlıyordu. Belli ki karım patronunun sikinin büyüklüğünden oldukça zevk almıştı.
Muzaffer bey elindeki biradan son bir yudum daha alarak, karımı önünde domalttı ve dolgun kalçalarının arasına yumularak yalamaya başladı. Bir yandan karımın amını yalıyor, diğer yandan da bir elini sikine atmış okşuyor, iyiden iyiye şahlandırıyordu. Karım ise tabiki zevk sarhoşu olmuş, kendini bu olgun erkeğe sunmanın tadına varıyordu. Patronu arada bir dilini karımın göt deliğine sokup çekiyor, bir taraftan da parmaklarının bir kısmını amına sokuyordu. Karım patronuna, “Hadi gir artık, içimde hissetmek istiyorum!” dediğinde, ben çoktan arka tarafta bitmiş, bu anı görebileceğim en yakın mesafeden görmek istiyordum. Ellerimle karımın kalçalarını her iki tarafa ayırarak patronuna yardımcı olurken, patronu sikini karımın amına sürttürüyor, ben de arada bir tükürerek karımın amını daha kaygan bir hale getiriyordum ki, nasıl olduğunu anlamadım, bir anda elimi atarak Muzaffer beyin sikini kavrayıverdim. Muzaffer beyin siki elimde taş gibi olmuş, kasılmış, ve sıcacıktı. Elimde damarlarını çok rahat hissedebiliyordum ve zonkluyordu. Yavaşca bir elimle karımın kalçasını kenara ayırdım ve bu koca siki kendi ellerimle karımın amının dudakları arasına yerleştirdim...
Patronu siki elimde yavaş yavaş karımın amında ilerlerken, içimi öylesine zevkli bir duygu yakıp kavuruyordu ki anlatamam. Kendi ellerimle biricik aşkımın, karımın amına başka bir erkeğin sikini yerleştiriyordum. Evet gözlerimin önünde, hemen yanıbaşımda, başka bir erkek karımı sikiyordu. Öyle sertti ki, öylesine kışkırtıcı. Karım zevkin doruklarına hızla tırmanıyordu. Bir süre sonra patronu, karımın am sıvısıyla iyice kayganlaşan sikini çekti ve karımın göt deliğine dayadı. Karım daha önce bana dahi hiç götten vermemişti. Karım, “Hayır ordan alamam, çok büyük!” falan dediyse de, Muzaffer bey karımın götünün tadına bakmayı kafaya koymuştu, “Sen merak etme canım, eminim bir süre sonra senin de çok hoşuna gidecek!” diye cevapladı. Bense merakla ve aşırı tahrik olmuş bir halde izliyordum. Acaba gerçekten daha önce hiç arkadan girilmemiş olan karım bu dev gibi siki götüne alabilecekmiydi?
Muzaffer bey sikini karımın göt deliğine yerleştirmeye çalışırken, ben de yine kalçalarını ayırıyor, ona yardımcı oluyordum. Muzaffer beyin sikinin koca başı yavaş yavaş göt deliğine girerken karım çığlık atmamak için kendini zor tutuyordu. Patronu bir süre öylece bekledikten sonra karım arkasındaki acıya alışır gibi olmuştu ki, patronu ani bir hamleyle sikini taşaklarına kadar sokuverdi karımın götüne. Karım resmen çarşafı ısırıyor, yastığa tırnaklarını geçiriyordu. Sanki adam karımın göt deliğini yırtacaktı, bu benim o ana kadar gördüğüm en kalın sikti.
Daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı ve bir süre sonra karımın acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü. “Hadi daha sert sok, yırt, parçala, dağıt götümü!” gibi şeyler söylüyor ve bundan da oldukça zevk alıyordu. Adam gözümün önünde karımı havalara uçuruyordu. Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, ben de onlara katıldım ve ben önden, patronu arkadan, karımı aynı anda her iki deliğinden, bir kadının tadabileceği en üst düzey zevke ulaştırdık. Artık karımın her iki deliği de açılmış, siklerimizi gayet rahat bir şekilde içine alır olmuştu. Ben çoktan bitmiştim, tekrar kenara çekildim, bir sigara yaktım ve sexy karımı Muzaffer beyle sikişirken izlemeye koyuldum.
Bu sefer patronu yatağa uzandı ve karım patronun kucağına ters bir şekilde oturmuştu, yüzü bana, sırtı patronuna dönüktü. Eliyle tuttu ve patronun sikini götünün deliğine yerleştirdi, belliki götten sikilmek çok hoşuna gitmişti. Adam bütün gücüyle karımın götüne pompalıyor, ellerini de öne atmış göğüslerini yoğuruyor, arada birde parmaklarını amına sokuyordu. Karım bu koca siki sonuna kadar götüne alıyor, başı çıkana kadar geri kalkıyor, sonra yine köküne kadar tekrar içine alıyordu. Muzaffer bey bir anda, “Gelmek üzereyim!” diyerek, sikini karımın götünden çıkarıp ayağa kalktı ve karımın ağzında devam etti. Adam karımın ağzını sikerken, karım da onun taşaklarını sıvazlıyor, gelmesine yardımcı oluyordu.
Derken Muzaffer bey sarsıla sarsıla karımın ağzına, koyu kıvamlı döllerini boşaltmaya başladı. Yine karımın başını sikine tüm gücüyle bastırıyor, döllerinin tamamını yutmasını sağlıyordu. Döllerin bir kısmı karımın dudakları arasından sızıyor ve göğüslerine doğru süzülüyordu. Muzaffer bey tamamen boşaldıktan sonra, karım göğüslerinin üzerindeki dölleri de parmaklarıyla alarak ağzına götürüyor, yutuyor, hiçbir damlasını israf etmiyordu.
O gün karımı patronuyla birlikte sabaha kadar defalarca siktik. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber yorgun bir halde uykuya daldık. Öğleden sonra gözlerimi açtığımda, Muzaffer beyin halen inanılmaz bir eforla karımı siktiğini gördüm. Gerçekten üçümüz için de harika bir geceydi. Şahsen ben, biz insanların tek eşliliğe uygun olmadığı kanaatindeyim. Bence herkes bu zevki yaşamalı.
[Kaan]
Metroda Sikime Sürtünen Türbanlı!
Metroda Sikime Sürtünen Türbanlı! (Erkan 24 Y., İstanbul / Türkiye)
Selam. Ben İstanbulda özel bir Üniversitede okuyan öğrenci bir gencim. Anlatacağım olay 2 hafta önce başıma geldi. O gün arabam bakımda olduğu için okuluma metro ile gittim. Akşamüstü tekrar evime dönerken metro çok kalabalıktı, insanlar sıkış tıkıştı ve ben de araya kaynadım. 2 durak sonra, başı kapalı, ama yüzü ve vücudu çok güzel bir kız bindi. İster istemez gözüm kaydı. Uzun boylu, güzel bir kızdı. 1 durak sonra çoğu insanın inip bindiği bir durağa geldik ve içerdekiler inince, kız da benim olduğum tarafa geldi ve tekrar insanlar bindi. Ama kızdan gözümü alamıyordum. Bir ara göz göze geldik, sonra arkasını döndü ve gitgide bana yaklaştı...
1-2 dakika sonra resmen bana sürtünüyordu. Götüyle, dar pantolonumda kalkan sikimi buldu ve sikime sürtmeye başladı. Ben de kalabalıktan istifade tek elle tutunuyor, bir yandan da nefesimi ensesine veriyordum. Kızın çok güzel taş gibi kalçaları vardı. Resmen terliyordum metroda. Metro tekrar durduğu zaman, kulağına eğildim ve evimin olduğunu, yalnız yaşadığımı, eve gidebileceğimizi söyledim. “Olmaz!” dedi. Ben biraz ısrar edince, “Sana güvenemem!” dedi. Ben de kalçalarını sıkıp, “Bence güvenmelisin! Bu durakta inecem, gel benimle!” dedim, arkama bakmadan indim metrodan. Yürüyen merdivene geldiğimde, arkamdan seslendi, “Bakarmısın? Eve gitmeyelim, ama bir çay içelim!” dedi. Bir Cafeye oturup çay içmeye başladık. Adının Elif olduğunu söyleyip, muhasebeci olduğundan, ailesinin çok tutucu olduğundan falan bahsetti. Fakat ben konuyu bir şekilde evimin yakın olduğuna, gidip orda sohbete devam edebileceğimize getirip, onu eve gitmeye ikna ettim.
Yürüye yürüye geldik evime. Eve girince oturduk, ne içmek istediğini sordum. Kahve içmek istediğini söyledi. 2 tane Nescafe yaptım ve tekrar konuşmaya başladık. Bana, ilk defa böyle birşey yaptığını, fakat ilkbaşta yanlışlıkla olduğunu, sonradan hoşuna gittiği için bana sürtündüğünü açıkladı. Ben de, “Burda yanlızız, kendini rahat bırak ve hoşuna giden şeyleri rahat rahat yap!” diyerek gülümsedim. Gözlerimin içine uzunca baktı ve birden dudaklarıma yapıştı... Öyle acemice öpüyordu ki, daha önce hiç öpüşmemişti, belliydi. Yaklaşık bir 4-5 dakika sadece öpüştük. Sonra ben elimi pardesüsünün üstünden göğsüne atınca, bir anda irkildi ve “Yapma!” dedi. Fakat ben öpmeyi bırakmadım ve elimi çekmeden göğüslerini okşamaya başladım. Nefes alışları hızlanmıştı. Ben de bundan istifade elimi kazağının altından sütyenin içine soktum ve uçları dimdik olan göğüslerini okşamaya başladım.
O kadar heycanlanmıştı ki, sanki o an boşalacaktı. Biraz daha okşadıktan sonra kazağını çıkarmasını söyledim. İlk başta yok falan dese de kabul etti ve 2 dakkia sonra o muhteşem dimdik göğüsleri emmeye başladım. Çok hızlı nefes alıyordu ve kafamı göğüsüne bastırıyordu. Sonra elini tutup pantolonumun üzerine koydum. Kalkmış sikimi pantolonumun üstünden okşuyordu, fakat hem utanıyor, hemde çok acemiydi. Göğüslerini emerken sikimi pantolondan çıkardım ve eline verdim. Öyle dikkatli bakıyordu ki sikime, ilk defa canlı bir yarak gördüğü belliydi. Sonra, “Hadi biraz ağzına al!” dedim. “Olmaz, yapamam!” dedi. “Hadi canım, bak sana zarar vermeyeceğim, ama bir dene en azından!” deyince, “Peki!” dedi ve ağzına aldı. Çok acemice yalıyordu, ama ben kafasını tutup biraz bastırınca, acemice de olsa çok hoşuma gitmişti. Başörtüsünü çıkarmadı, ama çok güzel sakso çekiyordu.
Yaklaşık 5-6 dakika sakso çekti ve ben bu arada amını pantolonunun üstünden okşuyordum. Düğmesini açınca, sikimi ağzından çıkarıp, “Olmaz, açma!” dedi. Ben yine de, “Sen devam et canım!” deyip onu hiç dinlemeden açtım ve zor da olsa pantolonunu indirdim. Bembeyaz bacakları çok güzel ve tamamen tüysüzdü, muhteşemdi. Sonra külodunun üstünden amını okşamaya başladım. Zaten külodu sırılsıklam olmuştu, ben de bundan cesaret alıp elimi içine soktum. “Lütfen yapma, ben bakireyim!” dedi. “Korkma zarar vermeyeceğim, ne sana, ne kızlığına!” dedim ve koltuğa yatırıp başladım amını yalamaya. Kızdan acayip acayip sesler gelmeye başladı ve 2 dakika içinde çığlık çığlığa orgazm olup boşaldı. Yüzünde güller açmıştı, sevinçten ağzı kulaklarına varmıştı resmen. “Bakıyorum da çok hoşuna gitti?” dedim. “Evet! Çok hoşuma gitti, çok güzeldi, Haticenin dediği kadar varmış!” dedi. “Hatice de kim?” dedim. “Boşver, sonra anlatırım, komşumuzun kızı...” dedi.
Ben üstelemedim ve dudağına bir öpücük kondurduktan sonra, sikimi ağzına verdim. “Sıra ben de mi?” dedi. “Evet!” dedim. “Ama ağzıma boşalma! Tamam mı?” dedi. “Tamam!” dedim ve başladı sakso çekmeye. Sakso çekerken, ben yine amını okşuyordum. Amından akan sularla ıslattığım parmağımı göt deliğine sokmaya çalışınca, bu yine irkildi ve “Yapma!” dedi. Fakat dinlemedim ve parmağımı yavaş yavaş götüne sokmaya başladım. Parmağımı götüne tamamen soktuğumda artık hiç karışmıyordu bana, ben de başladım sokup sokup çıkarmaya. Daha sonra 2 parmağımla yaptım ve baktım hoşuna gidiyor, “Hadi dön arkanı, götten sikecem!” dedim. “Hayır, lütfen yapma, o kocaman şey nasıl girer ordan, ilk sefer böyle şeyler yaşıyorum, olmaz, lütfen, çok acıyormuş!” dese de, acıtmayacağıma söz vererek ikna ettim ve domalttım. Ağzında ıslatmış olduğum yarrağımı ağır ağır götüne iteledim. Kafası girene kadar çok canı yandı, fakat tamamı girdikten sonra 1-2 dakika hiç kıpırdamadan bekledim ve alışınca yavaş yavaş git gel yapmaya başladım. Daracıktı ve sıcacıktı götünün içi. 10-15 dakika götünü siktikten sonra çıkardım ve ağzına verdim ve ona boşalacağımı söylemeden ağzına boşaldım...
Ağzına boşalacağımı beklemediği için biraz irkildi, fakat o kadar iğrenmedi. Hemen banyoya koştu ve döllerimi lavaboya tükürdü ve ağzını yüzünü yıkamaya başladı. Tam lavaboya eğilmiş yüzünü yıkarken ben de gittim banyoya, arkasına dayandım ve boynunu öpmeye, elimi önüne atıp amını okşamaya başladım. Amını okşayınca hemen sulanıyor, vıcık vıcık oluyordu, dayanamıyordu belliydi. Ben de azgınlığımla inmemiş olan sikimi dayadım tekrar götüne. Biraz canı yandı, ama sonra iyice eğildi ve yaklaşık bir 10-15 dakika daha siktim götünü lavabonun önünde. Götünü sikerken amını okşadığım için de, o şekilde 2 defa daha boşaldı. Sonunda boşalmak üzereydim, “Geliyorum aşkım!” dediğimde, “Yine ağzıma mı istiyorsun aşkım?” dedi. “Hayır götüne boşalacam!” dedim. “Boşal aşkım!” dedi. Artık ben durmuştum, o ileri geri yapıyordu ve derken buna kenetlendiğim gibi götünün içine boşaldım.
Çok güzel kalçaları vardı ve sıkmamdan kıpkırmızı olmuştu. Sikimi götünden çıkarınca döndü ve duş alıp alamıyacağını sordu ve tabiki alabileceğini söyledim, hemen duşa girdi. İlk o an çıkardı eşarbını, çok güzel kahverengi saçları vardı ve beline kadar iniyordu. O duş alırken ben tekrar azdım ve yanına gelmek istediğimi söyledim. “Gel aşkım!” dedi. Duşun altına girip onu önüme çömelttip tekrar sakso çektirmeye başladım. Ama dikkatimi çekti, artık zevkle yapıyordu ve resmen emzik gibi emiyordu sikimi. Ayağa kaldırıp domalttım ve tekrar geçirdim götüne. Ama bu sefer ben hiç hareket etmiyordum, sadece o kendisi ileri geri oynatıyordu götünü. Daracık götü suyun altında mest ediyordu beni. Ben de onu mest etmek için amını okşuyordum. 5-6 dakika içinde inlemeleri yükseldi ve tekrar orgazm oldu. Ben de gelmek üzere olduğumu söyledim bu sefer daha sert vurmaya başladı götünü. “Geliyorum aşkım!” diyerek götünden çıktım ve bir anda önüme diz çöktürüp ağzına verdim. Ve hiç çıkarmadan sakso çekerek bütün döllerimi yuttu...
Beni çok mutlu ettiğini söyledim ve banyodan çıktık. Giyinip biraz sohbet ettik. Bu yaşadıklarının ilk defa olduğunu, ama benimle tekrar olacağını, şimdi hemen gitmesi gerektiğini söyledi. Birbirimize telefon numaralarımızı verdik ve gitti.
Benim de ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. O ilk sikişmemizin üstünden 2 hafta geçti ve bu 2 haftada 3 kere daha sikiştik. Evden rahat çıkabilmesi için, birdahaki sefere yanında komşusunun kızı Haticeyi de getirip getiremeyeceğini sorduğunda, şaka yollu, “Tabii getirebilirsin aşkım, hem onu da sikerim!” dedim. Suratıma sinsice bakıp güldü. “Ne oldu?” dedim. “Hiiç...” dedi. Söylemesi için ısrar edince, “Senden Haticeye bahsettim, o da senle sikişmek için can atıyor zaten. Hem o bakire değil, nişanlısı sikip bırakmış!” dedi. Hatice de aynı kendisi gibi başı kapalı biriymiş. Şimdi heycanla birdahaki sefere Haticeyle birlikte sikişmeye gelmelerini bekliyorum...
Herkese böyle şans ve bol sikişler diliyorum! Görüşmek üzere!
[Erkan]
Selam. Ben İstanbulda özel bir Üniversitede okuyan öğrenci bir gencim. Anlatacağım olay 2 hafta önce başıma geldi. O gün arabam bakımda olduğu için okuluma metro ile gittim. Akşamüstü tekrar evime dönerken metro çok kalabalıktı, insanlar sıkış tıkıştı ve ben de araya kaynadım. 2 durak sonra, başı kapalı, ama yüzü ve vücudu çok güzel bir kız bindi. İster istemez gözüm kaydı. Uzun boylu, güzel bir kızdı. 1 durak sonra çoğu insanın inip bindiği bir durağa geldik ve içerdekiler inince, kız da benim olduğum tarafa geldi ve tekrar insanlar bindi. Ama kızdan gözümü alamıyordum. Bir ara göz göze geldik, sonra arkasını döndü ve gitgide bana yaklaştı...
1-2 dakika sonra resmen bana sürtünüyordu. Götüyle, dar pantolonumda kalkan sikimi buldu ve sikime sürtmeye başladı. Ben de kalabalıktan istifade tek elle tutunuyor, bir yandan da nefesimi ensesine veriyordum. Kızın çok güzel taş gibi kalçaları vardı. Resmen terliyordum metroda. Metro tekrar durduğu zaman, kulağına eğildim ve evimin olduğunu, yalnız yaşadığımı, eve gidebileceğimizi söyledim. “Olmaz!” dedi. Ben biraz ısrar edince, “Sana güvenemem!” dedi. Ben de kalçalarını sıkıp, “Bence güvenmelisin! Bu durakta inecem, gel benimle!” dedim, arkama bakmadan indim metrodan. Yürüyen merdivene geldiğimde, arkamdan seslendi, “Bakarmısın? Eve gitmeyelim, ama bir çay içelim!” dedi. Bir Cafeye oturup çay içmeye başladık. Adının Elif olduğunu söyleyip, muhasebeci olduğundan, ailesinin çok tutucu olduğundan falan bahsetti. Fakat ben konuyu bir şekilde evimin yakın olduğuna, gidip orda sohbete devam edebileceğimize getirip, onu eve gitmeye ikna ettim.
Yürüye yürüye geldik evime. Eve girince oturduk, ne içmek istediğini sordum. Kahve içmek istediğini söyledi. 2 tane Nescafe yaptım ve tekrar konuşmaya başladık. Bana, ilk defa böyle birşey yaptığını, fakat ilkbaşta yanlışlıkla olduğunu, sonradan hoşuna gittiği için bana sürtündüğünü açıkladı. Ben de, “Burda yanlızız, kendini rahat bırak ve hoşuna giden şeyleri rahat rahat yap!” diyerek gülümsedim. Gözlerimin içine uzunca baktı ve birden dudaklarıma yapıştı... Öyle acemice öpüyordu ki, daha önce hiç öpüşmemişti, belliydi. Yaklaşık bir 4-5 dakika sadece öpüştük. Sonra ben elimi pardesüsünün üstünden göğsüne atınca, bir anda irkildi ve “Yapma!” dedi. Fakat ben öpmeyi bırakmadım ve elimi çekmeden göğüslerini okşamaya başladım. Nefes alışları hızlanmıştı. Ben de bundan istifade elimi kazağının altından sütyenin içine soktum ve uçları dimdik olan göğüslerini okşamaya başladım.
O kadar heycanlanmıştı ki, sanki o an boşalacaktı. Biraz daha okşadıktan sonra kazağını çıkarmasını söyledim. İlk başta yok falan dese de kabul etti ve 2 dakkia sonra o muhteşem dimdik göğüsleri emmeye başladım. Çok hızlı nefes alıyordu ve kafamı göğüsüne bastırıyordu. Sonra elini tutup pantolonumun üzerine koydum. Kalkmış sikimi pantolonumun üstünden okşuyordu, fakat hem utanıyor, hemde çok acemiydi. Göğüslerini emerken sikimi pantolondan çıkardım ve eline verdim. Öyle dikkatli bakıyordu ki sikime, ilk defa canlı bir yarak gördüğü belliydi. Sonra, “Hadi biraz ağzına al!” dedim. “Olmaz, yapamam!” dedi. “Hadi canım, bak sana zarar vermeyeceğim, ama bir dene en azından!” deyince, “Peki!” dedi ve ağzına aldı. Çok acemice yalıyordu, ama ben kafasını tutup biraz bastırınca, acemice de olsa çok hoşuma gitmişti. Başörtüsünü çıkarmadı, ama çok güzel sakso çekiyordu.
Yaklaşık 5-6 dakika sakso çekti ve ben bu arada amını pantolonunun üstünden okşuyordum. Düğmesini açınca, sikimi ağzından çıkarıp, “Olmaz, açma!” dedi. Ben yine de, “Sen devam et canım!” deyip onu hiç dinlemeden açtım ve zor da olsa pantolonunu indirdim. Bembeyaz bacakları çok güzel ve tamamen tüysüzdü, muhteşemdi. Sonra külodunun üstünden amını okşamaya başladım. Zaten külodu sırılsıklam olmuştu, ben de bundan cesaret alıp elimi içine soktum. “Lütfen yapma, ben bakireyim!” dedi. “Korkma zarar vermeyeceğim, ne sana, ne kızlığına!” dedim ve koltuğa yatırıp başladım amını yalamaya. Kızdan acayip acayip sesler gelmeye başladı ve 2 dakika içinde çığlık çığlığa orgazm olup boşaldı. Yüzünde güller açmıştı, sevinçten ağzı kulaklarına varmıştı resmen. “Bakıyorum da çok hoşuna gitti?” dedim. “Evet! Çok hoşuma gitti, çok güzeldi, Haticenin dediği kadar varmış!” dedi. “Hatice de kim?” dedim. “Boşver, sonra anlatırım, komşumuzun kızı...” dedi.
Ben üstelemedim ve dudağına bir öpücük kondurduktan sonra, sikimi ağzına verdim. “Sıra ben de mi?” dedi. “Evet!” dedim. “Ama ağzıma boşalma! Tamam mı?” dedi. “Tamam!” dedim ve başladı sakso çekmeye. Sakso çekerken, ben yine amını okşuyordum. Amından akan sularla ıslattığım parmağımı göt deliğine sokmaya çalışınca, bu yine irkildi ve “Yapma!” dedi. Fakat dinlemedim ve parmağımı yavaş yavaş götüne sokmaya başladım. Parmağımı götüne tamamen soktuğumda artık hiç karışmıyordu bana, ben de başladım sokup sokup çıkarmaya. Daha sonra 2 parmağımla yaptım ve baktım hoşuna gidiyor, “Hadi dön arkanı, götten sikecem!” dedim. “Hayır, lütfen yapma, o kocaman şey nasıl girer ordan, ilk sefer böyle şeyler yaşıyorum, olmaz, lütfen, çok acıyormuş!” dese de, acıtmayacağıma söz vererek ikna ettim ve domalttım. Ağzında ıslatmış olduğum yarrağımı ağır ağır götüne iteledim. Kafası girene kadar çok canı yandı, fakat tamamı girdikten sonra 1-2 dakika hiç kıpırdamadan bekledim ve alışınca yavaş yavaş git gel yapmaya başladım. Daracıktı ve sıcacıktı götünün içi. 10-15 dakika götünü siktikten sonra çıkardım ve ağzına verdim ve ona boşalacağımı söylemeden ağzına boşaldım...
Ağzına boşalacağımı beklemediği için biraz irkildi, fakat o kadar iğrenmedi. Hemen banyoya koştu ve döllerimi lavaboya tükürdü ve ağzını yüzünü yıkamaya başladı. Tam lavaboya eğilmiş yüzünü yıkarken ben de gittim banyoya, arkasına dayandım ve boynunu öpmeye, elimi önüne atıp amını okşamaya başladım. Amını okşayınca hemen sulanıyor, vıcık vıcık oluyordu, dayanamıyordu belliydi. Ben de azgınlığımla inmemiş olan sikimi dayadım tekrar götüne. Biraz canı yandı, ama sonra iyice eğildi ve yaklaşık bir 10-15 dakika daha siktim götünü lavabonun önünde. Götünü sikerken amını okşadığım için de, o şekilde 2 defa daha boşaldı. Sonunda boşalmak üzereydim, “Geliyorum aşkım!” dediğimde, “Yine ağzıma mı istiyorsun aşkım?” dedi. “Hayır götüne boşalacam!” dedim. “Boşal aşkım!” dedi. Artık ben durmuştum, o ileri geri yapıyordu ve derken buna kenetlendiğim gibi götünün içine boşaldım.
Çok güzel kalçaları vardı ve sıkmamdan kıpkırmızı olmuştu. Sikimi götünden çıkarınca döndü ve duş alıp alamıyacağını sordu ve tabiki alabileceğini söyledim, hemen duşa girdi. İlk o an çıkardı eşarbını, çok güzel kahverengi saçları vardı ve beline kadar iniyordu. O duş alırken ben tekrar azdım ve yanına gelmek istediğimi söyledim. “Gel aşkım!” dedi. Duşun altına girip onu önüme çömelttip tekrar sakso çektirmeye başladım. Ama dikkatimi çekti, artık zevkle yapıyordu ve resmen emzik gibi emiyordu sikimi. Ayağa kaldırıp domalttım ve tekrar geçirdim götüne. Ama bu sefer ben hiç hareket etmiyordum, sadece o kendisi ileri geri oynatıyordu götünü. Daracık götü suyun altında mest ediyordu beni. Ben de onu mest etmek için amını okşuyordum. 5-6 dakika içinde inlemeleri yükseldi ve tekrar orgazm oldu. Ben de gelmek üzere olduğumu söyledim bu sefer daha sert vurmaya başladı götünü. “Geliyorum aşkım!” diyerek götünden çıktım ve bir anda önüme diz çöktürüp ağzına verdim. Ve hiç çıkarmadan sakso çekerek bütün döllerimi yuttu...
Beni çok mutlu ettiğini söyledim ve banyodan çıktık. Giyinip biraz sohbet ettik. Bu yaşadıklarının ilk defa olduğunu, ama benimle tekrar olacağını, şimdi hemen gitmesi gerektiğini söyledi. Birbirimize telefon numaralarımızı verdik ve gitti.
Benim de ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. O ilk sikişmemizin üstünden 2 hafta geçti ve bu 2 haftada 3 kere daha sikiştik. Evden rahat çıkabilmesi için, birdahaki sefere yanında komşusunun kızı Haticeyi de getirip getiremeyeceğini sorduğunda, şaka yollu, “Tabii getirebilirsin aşkım, hem onu da sikerim!” dedim. Suratıma sinsice bakıp güldü. “Ne oldu?” dedim. “Hiiç...” dedi. Söylemesi için ısrar edince, “Senden Haticeye bahsettim, o da senle sikişmek için can atıyor zaten. Hem o bakire değil, nişanlısı sikip bırakmış!” dedi. Hatice de aynı kendisi gibi başı kapalı biriymiş. Şimdi heycanla birdahaki sefere Haticeyle birlikte sikişmeye gelmelerini bekliyorum...
Herkese böyle şans ve bol sikişler diliyorum! Görüşmek üzere!
[Erkan]
Subscribe to:
Posts (Atom)