Götüme Birşeyler Sokmadan Duramıyorum! (Emir 31 Y., İstanbul / Türkiye)
İstanbulda yaşayan 31 yaşında bir erkeğim. Normalde diğer erkekler gibi görünsemde, iç dünyamda kendimi tamamen kadın gibi hisseden ve hep yatakta onlar gibi sikilmek isteyen biriyim. Genelde kadın iç çamaşırları giyerim ve sikimi arkaya, göt deliğime kadar kıvırıp oraya yapıştırıp daracık kot pantolonlar giyerim. O şekilde gezerken insanların bakışlarının ön tarafımda olması ve özellikle de kadınların bakması çok hoşuma gidiyor. İzlediğim Pornositelerinde hep kadınların sikilirken ve Lezbiyenlerin birbirinin amına götüne soktukları, veya kendi amlarına götlerine soktukları Dildo ve Vibratörlerden aldıkları zevki görüp sikilmenin nasıl birşey olduğunu merak ederdim.
Bu şekilde, onların o aletlerle kendilerini becerdikleri gibi, götüme değişik cisimler sokarak kendi kendimi becermeye başladım. Ve ilk zamandan beri o kadar çok hoşuma gitmeye başladı ki anlatamam. Artık her gün götüme o sike benzeyen kalın ve sert cisimleri sokmadan duramıyorum. Müthiş zevk veriyordu. Bence erkekler sikmeyi bırakıp birde sikilmeyi deneseler, inanın kadınların neden bu kadar sikilmek istediklerini bir nebze olsun anlarlardı. O koca şey götüme girdikçe ve içerde bir yerlere sürtüne sürtüne girip çıkıpda acıttıkca, canım daha sert ve daha fazla acı verecek şekilde sikilmek istememe yol açıyordu. Kocaman deodorant kutularını (4 cm kalınlığında ve 18 cm uzunluğunda) götüme sertçe ve hoyratça soktukca nasıl zevk aldığımı bilemezseniz.
Bazen domalıp sokuyorum, bazen sırt üstü yatıp iki bacağımı aralayıp önden sokuyorum götüme. Bazen de yere yapıştırıp, defalarca oturup oturup kalkıyorum o koca cisimlerin üstüne. Ve kolay kolay da tatmin olamıyorum. Bir saat, belkide iki saat boyunca kendimi beceriyorum ve müthiş bir zevk alıyorum. Tek zor tarafı, partnerim olmadığı için tek başıma aşırı zor ve yorucu olması. Erkeklerle birlikte olmaktansa, kendi kendime bu şekilde tatmin olmak hem çok daha uzun sürüyor ve hemde çok daha zevkli oluyor. Kadın bir partnerimin olmasını ve beni Strapon gibi aletlerle becermesini o kadar çok isterdim ki... Hem onlar sikilirken nasıl zevk alındığını bildikleri için beni de o şekilde sikebilirler diye düşünüyorum. Kadın olsaydım kesin Lezbiyen olurdum heralde...
Şu anda da öyle bir azdım ve canım öyle bir sikilmek istiyor ki, bu yazıyı bitirip acilen götüme birşeyler sokup kendimi acilen becermem gerekiyor. Sikilmek gibisi yok!
[Emir]
xxx
Hikaye ve resimlerinizi bekliyorum!!!
hikayedengercek@gmail.com
Showing posts with label Anal. Show all posts
Showing posts with label Anal. Show all posts
Friday, June 22, 2012
Wednesday, June 20, 2012
Piknikte Komşumun Kocası Götümü Sikti!
Piknikte Komşumun Kocası Götümü Sikti! (Dilan 30 Y., Ankara / Türkiye)
Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankarada oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden, ‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür bakmalara ve laf atmalara alışığım.
Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi, evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum. “Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi. “Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık...
Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik. Banunun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde olan birisiydi. Banunun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki, sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı, Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi, arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu, “Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.
Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banuyla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banunun kocası gözlerini açtı ve “Ben size eşlik edeyim kızlar, merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banunun kocası ise arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden kayboldu...
Banuya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti, ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim. Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banuya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre ötemde olmasına rağmen Banudan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye. Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa Banunun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, “Şşşttt, sesini çıkarma, ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de, “Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim...
“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banuya yardım edip onu ayıltacağı yerde, benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla bakalım, ben Banuyu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim. O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi. “Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim...
Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!” diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı. Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık, Banu ayılacak, kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki, inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım...
Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum. Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım. Gerçi birazdan da götüme alacaktım :)
Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi? Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banunun götü nasıl öyle büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı, yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banuyu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum? Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim...
“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz bekledi...
Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum. Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü, hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni 3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!
Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banunun yanına gittik. Gittik ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banuyu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum, kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banuyu kaldırdık. Banuyu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu. Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banuya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de, “Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banunun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.
Kocam Banuya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, eskiden gömlek düğmesi gibi olan götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu...
Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar...
Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!
[Dilan]
Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankarada oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden, ‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür bakmalara ve laf atmalara alışığım.
Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi, evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum. “Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi. “Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık...
Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik. Banunun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde olan birisiydi. Banunun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki, sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı, Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi, arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu, “Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.
Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banuyla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banunun kocası gözlerini açtı ve “Ben size eşlik edeyim kızlar, merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banunun kocası ise arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden kayboldu...
Banuya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti, ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim. Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banuya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre ötemde olmasına rağmen Banudan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye. Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa Banunun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, “Şşşttt, sesini çıkarma, ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de, “Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim...
“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banuya yardım edip onu ayıltacağı yerde, benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla bakalım, ben Banuyu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim. O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi. “Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim...
Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!” diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı. Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık, Banu ayılacak, kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki, inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım...
Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum. Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım. Gerçi birazdan da götüme alacaktım :)
Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi? Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banunun götü nasıl öyle büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı, yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banuyu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum? Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim...
“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz bekledi...
Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum. Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü, hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni 3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!
Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banunun yanına gittik. Gittik ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banuyu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum, kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banuyu kaldırdık. Banuyu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu. Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banuya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de, “Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banunun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.
Kocam Banuya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, eskiden gömlek düğmesi gibi olan götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu...
Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar...
Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!
[Dilan]
Liseli Hatun Götten Sikilmeyi De Sevdi!
Karımı Kayınpederin Yatağında Siktim 4. Çocuk Yolda! (Selahattin 47 Y., İstanbul / Türkiye)
Haftasonu karım ve çocuklarla kayınpederleri ziyarete gitmiştik, gitmişken de orda 1-2 gün kalacaktık. Evleri iki katlı, kayınpederler üst katta kalıyorlar, alt katı pek kullanmıyorlar. Neyse oturduk çaydı sohbetti derken akşam oldu, hep birlikte üst kattayız, yemek yedik, geç vakte kadar sohbet ettik, biz kayınpederle ikişer duble içki içtik. Yatma vakti geldi. Karımın en küçük kardeşi (Baldızım) Nilay da ordaydı. Kendisi Üniversitede okuduğundan epeydir görmüyordum. Ama Nilay öyle bir serpilmiş, güzelleşmiş ve sexyleşmişti ki, tam bir afet olmuş. Sarı uzun saçlı, incecik fizikli, manken gibi bir kız. Kim nerede yatacak diye konuşulurken, Nilay, “Çocuklar benim yanımda yatsınlar, ablamda rahat bir uyku uyusun, yoldan geldiler, o kadar çocuk olunca baya uykusuz günler geçirdi.” dedi. Kaynanam da, “Siz bizim odada yatın, biz çocuklarla alt katta yatarız!” dediler.
Üstümüzü başımızı değiştirdik pijamaları giydik. Kayınpeder ve kaynanam büyük kızımla küçük kızımı alıp alt kata yatmaya gittiler. Baldızım Nilay da küçük çocuğumuzu aldı, bizim olduğumuz kattaki odasında yatacaklardı. Karımla ben, kayınpederin yatak odasına çekildik. Yatmaya hazırlandık. Yatmadan önce ben lavaboya gittim. O sırada baldızım Nilay da tuvalete gitmek için odasından çıkınca koridorda karşılaştık. Baldızım pijama tarzı ince bir şort giymiş, içine giydiği tanga belli oluyor. Epeydir kalkmayan benim sik, neden oldu anlamadım ama o anda kalktı. Nilayın tuvaletten çıkmasını beklerken, sikim insin diye balkona bir sigara içmeye çıktım. Sikim insin diye başka şeyler düşünüyorum sigaramı içerken. Sigaramı bitirdiğimde sikim inmişti. Tekrar lavaboya gittim, baktım meşgul. Tam beklemekten vaz geçecektim ki, Nilay işini bitirmiş çıktı, “İyi geceler enişte!” diyerek odasına gitti. Arkasından, pijamadan belli olan tombul götünü ve tangasını görünce benim sik yine kazık gibi oldu. Anlamıyordum, benim sike bugün neler oluyordu. Lavaboya girdim, sikimin inmesini bekledim ve işeyip çıktım, karımın yanına gittim...
Odaya girdim, karım eşyaları düzeltirken pijamayla domalır halini gördüm benim sik yine kalktı dimdik oldu. Bu işi anlamadım, zira karıma epeydir sikim kalkmıyordu. Karım döndüğünde kalkık sikimi gördü ve, “Aaa, seninki kalkmış, hayırdır ne oldu buna böyle?” dedi. Karımda şaşırmıştı bu işe. “Valla bilmiyorum karıcığım, seni böyle görünce kalktı işte, hadi sikişelim!” dedim. Karım da, “Şaşırma herif, yanda çocuk var, Nilay var, altta annem babam var, ses falan gider, rezil oluruz, 1-2 gün idare et eve gidene kadar!” dedi. Yatağa girdik ama benim sik hala dimdik duruyor, bir türlü uyuyamıyorum, oflayıp pufluyorum. Karım elini sikime attı yokladı, baktı hala kalkık, “Töbe töbe, başka şeyler düşün Selahatinciğim, artık yat uyu!” dedi. “Uyamıyorum canım, hadi sessizce yapalım, yoksa uyuyamayacağım, butün gece böyle kalkık sikle kıvranıp duracağım!” dedim. Karım da, “Manyadın mı herif, sonra yanımızda ne doğum kontrol hapı var, ne de prezervatif! Birdaha hamile kalmak istemiyorum, 3 çocuk neyimize yetmiyor!” dedi...
“Dikkat ederim, içine boşalmam, birşey olmaz, hadi sikişelim karıcığım!” dedim. Karım sonunda pes etti ve “Sessiz ol o halde, kimse duymasın! Bak içime boşalırsan oyarım gözünü!” dedi. “Tamam karıcığım!” deyip öpüşmeye başladık. Karım pijamasının üstünü çıkardı sadece altında şortu kaldı. Ben zaten başlamadan çıkardım herşeyi, dimdik sikle onu bekliyordum. Karım göğsümden göbeğime ellemeye başlayarak sikimi tuttu ve asılmaya başladı. Bir yandan da öpüşüyorduk, ben de karımın göğüslerini yoğuruyorum. Karım eğildi ve sikimin kafasını öpmeye başladı, sonra artık iyice ağzına sokup çıkarmaya başladı. Diliyle daireler çiziyordu. Sikimi yalarken taşaklarımla oynaması beni iyice zevke getirmişti, şaçlarından tutarak kafasını sikime bastırıyordum. Sikim karımın gırtlağına kadar girip çıkıyordu. Sonra sikimi yalamayı bıraktı ve pijamasının altını küloduyla birlikte çıkarıp, “Hadi aşkım gir artık içime!” deyip sikimin üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Karım duyulacak diye sesini çıkarmıyor, sadece hafiften Ihh! Ihh! diye inliyordu...
“Süpersin kocacığım!” diyerek hızlı hızlı zıplayan karımın göğüsleri de futbol topu gibi zıp zıp zıplıyordu. Karım artık iyice zevke gelmişti, bağırmamak için dudaklarını ısırıyordu. Pozisyon değiştirip, karımı bu sefer altıma aldım, sikimi amına piston gibi sokup çıkartıyordum. Karım arada bir kendini kaybedip sesli bağırıyor, sonra farkına varıp sesini kısıyordu. Karım iyice azmış ve amı iyice ıslanmıştı. “Ohh ohh, hızlı yap hayatım, boşalıyorum ben, hadi hızlı!” diyordu. Daha da hızlandım ve karım boşalırken ben hala amına girip çıkıyordum. Ben de boşalacaktım, ama amından çıkamadan karımın içine boşaldım. İçine boşaldım diye kızmasını beklerken, karım kendinden geçmişti, o anda artık umurunda değildi. Karımın üzerinden kalkıp yanına uzanınca, karım sönen sikimi ağzına aldı yalamaya başladı. Karım sikimi yalarken ben nedense Nilayı düşünüyordum. Çok geçmeden sikim tekrar kalktı...
Sikimin yeniden kalktığını gören karımın gözleri parlamıştı, “Hadi birdaha yapalım kocacığım!” diyerek domaldı. Ben hemen arkasına geçtim, belini kavradım amına tekrar girdim ve pompalamaya başladım. Benden sessiz olmamı isteyen karım sesli bir şekilde inliyor ve “Ay ay, hadi kocacığım patlat amımı, patlat!” diyordu. Bunun üzerine ben iyice hızlandım, şap şap seler çıkıyordu artık. Yan odadaki baldızım çıkan sesleri duydu mu bilmiyorum artık. Karımla birlikte ben de iyice azmıştım, amından sikimi çıkardım, karımı sırtüstü yatırıp öpüşmeye başladık. Karımın boynunu göğüslerini yalıyordum. Karım sa, “Gir içime canım, hadi!” diyordu. Karımın amına tekrar girdim, patır patır sikiyordum. Karım boşalmaktan amı sırılsıklam oldu. Kayınpederlerin evinde olduğumuzu unutmuştuk, durmadan pozisyon değiştirerek ve kendimizi frenlemeden sikişiyorduk. Sonra kucağıma aldım havaya zıplatmaya başladım, karım sesli bir şekilde inlerken ben de artık patlamak üzereydim. Kucağımdan indirdim ve sikimi ağzına verdim. Sikimi karımın ağzına soktukca bluk bluk sesler çıkıyordu...
“Geliyorum aşkım!” deyince karım saksoyu iyice hızlandırmıştı. “Geldim aşkım!” diye böğürerek karımın ağzına boşaldım. Karımın ağzı yüzü döl içinde kaldı. İkimiz de yanyana yatağa uzandık, karım derin bir, “Ohh beee!” çekti. Ben de, “Aşkım nasıl, güzel olamadı mı, bak şimdi rahat rahat uyuyacağız!” dedim. Uyumak üzere birbirimize sarıldık, karım melekler gibi uyudu, ama ben busefer baldızım Nilayı düşünmekten uyuyamadım!
İstanbula döndük ve aradan baya bir zaman geçti, karım, “Adetim gecikti!” dedi. Kontrole gittiğinde yeniden hamile olduğunu öğrendik. İşte böyle, baldızı o halde görünce azdım ve 4. çocuğu kayınpederin yatağında peydahladık!
[Selahattin]
Haftasonu karım ve çocuklarla kayınpederleri ziyarete gitmiştik, gitmişken de orda 1-2 gün kalacaktık. Evleri iki katlı, kayınpederler üst katta kalıyorlar, alt katı pek kullanmıyorlar. Neyse oturduk çaydı sohbetti derken akşam oldu, hep birlikte üst kattayız, yemek yedik, geç vakte kadar sohbet ettik, biz kayınpederle ikişer duble içki içtik. Yatma vakti geldi. Karımın en küçük kardeşi (Baldızım) Nilay da ordaydı. Kendisi Üniversitede okuduğundan epeydir görmüyordum. Ama Nilay öyle bir serpilmiş, güzelleşmiş ve sexyleşmişti ki, tam bir afet olmuş. Sarı uzun saçlı, incecik fizikli, manken gibi bir kız. Kim nerede yatacak diye konuşulurken, Nilay, “Çocuklar benim yanımda yatsınlar, ablamda rahat bir uyku uyusun, yoldan geldiler, o kadar çocuk olunca baya uykusuz günler geçirdi.” dedi. Kaynanam da, “Siz bizim odada yatın, biz çocuklarla alt katta yatarız!” dediler.
Üstümüzü başımızı değiştirdik pijamaları giydik. Kayınpeder ve kaynanam büyük kızımla küçük kızımı alıp alt kata yatmaya gittiler. Baldızım Nilay da küçük çocuğumuzu aldı, bizim olduğumuz kattaki odasında yatacaklardı. Karımla ben, kayınpederin yatak odasına çekildik. Yatmaya hazırlandık. Yatmadan önce ben lavaboya gittim. O sırada baldızım Nilay da tuvalete gitmek için odasından çıkınca koridorda karşılaştık. Baldızım pijama tarzı ince bir şort giymiş, içine giydiği tanga belli oluyor. Epeydir kalkmayan benim sik, neden oldu anlamadım ama o anda kalktı. Nilayın tuvaletten çıkmasını beklerken, sikim insin diye balkona bir sigara içmeye çıktım. Sikim insin diye başka şeyler düşünüyorum sigaramı içerken. Sigaramı bitirdiğimde sikim inmişti. Tekrar lavaboya gittim, baktım meşgul. Tam beklemekten vaz geçecektim ki, Nilay işini bitirmiş çıktı, “İyi geceler enişte!” diyerek odasına gitti. Arkasından, pijamadan belli olan tombul götünü ve tangasını görünce benim sik yine kazık gibi oldu. Anlamıyordum, benim sike bugün neler oluyordu. Lavaboya girdim, sikimin inmesini bekledim ve işeyip çıktım, karımın yanına gittim...
Odaya girdim, karım eşyaları düzeltirken pijamayla domalır halini gördüm benim sik yine kalktı dimdik oldu. Bu işi anlamadım, zira karıma epeydir sikim kalkmıyordu. Karım döndüğünde kalkık sikimi gördü ve, “Aaa, seninki kalkmış, hayırdır ne oldu buna böyle?” dedi. Karımda şaşırmıştı bu işe. “Valla bilmiyorum karıcığım, seni böyle görünce kalktı işte, hadi sikişelim!” dedim. Karım da, “Şaşırma herif, yanda çocuk var, Nilay var, altta annem babam var, ses falan gider, rezil oluruz, 1-2 gün idare et eve gidene kadar!” dedi. Yatağa girdik ama benim sik hala dimdik duruyor, bir türlü uyuyamıyorum, oflayıp pufluyorum. Karım elini sikime attı yokladı, baktı hala kalkık, “Töbe töbe, başka şeyler düşün Selahatinciğim, artık yat uyu!” dedi. “Uyamıyorum canım, hadi sessizce yapalım, yoksa uyuyamayacağım, butün gece böyle kalkık sikle kıvranıp duracağım!” dedim. Karım da, “Manyadın mı herif, sonra yanımızda ne doğum kontrol hapı var, ne de prezervatif! Birdaha hamile kalmak istemiyorum, 3 çocuk neyimize yetmiyor!” dedi...
“Dikkat ederim, içine boşalmam, birşey olmaz, hadi sikişelim karıcığım!” dedim. Karım sonunda pes etti ve “Sessiz ol o halde, kimse duymasın! Bak içime boşalırsan oyarım gözünü!” dedi. “Tamam karıcığım!” deyip öpüşmeye başladık. Karım pijamasının üstünü çıkardı sadece altında şortu kaldı. Ben zaten başlamadan çıkardım herşeyi, dimdik sikle onu bekliyordum. Karım göğsümden göbeğime ellemeye başlayarak sikimi tuttu ve asılmaya başladı. Bir yandan da öpüşüyorduk, ben de karımın göğüslerini yoğuruyorum. Karım eğildi ve sikimin kafasını öpmeye başladı, sonra artık iyice ağzına sokup çıkarmaya başladı. Diliyle daireler çiziyordu. Sikimi yalarken taşaklarımla oynaması beni iyice zevke getirmişti, şaçlarından tutarak kafasını sikime bastırıyordum. Sikim karımın gırtlağına kadar girip çıkıyordu. Sonra sikimi yalamayı bıraktı ve pijamasının altını küloduyla birlikte çıkarıp, “Hadi aşkım gir artık içime!” deyip sikimin üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Karım duyulacak diye sesini çıkarmıyor, sadece hafiften Ihh! Ihh! diye inliyordu...
“Süpersin kocacığım!” diyerek hızlı hızlı zıplayan karımın göğüsleri de futbol topu gibi zıp zıp zıplıyordu. Karım artık iyice zevke gelmişti, bağırmamak için dudaklarını ısırıyordu. Pozisyon değiştirip, karımı bu sefer altıma aldım, sikimi amına piston gibi sokup çıkartıyordum. Karım arada bir kendini kaybedip sesli bağırıyor, sonra farkına varıp sesini kısıyordu. Karım iyice azmış ve amı iyice ıslanmıştı. “Ohh ohh, hızlı yap hayatım, boşalıyorum ben, hadi hızlı!” diyordu. Daha da hızlandım ve karım boşalırken ben hala amına girip çıkıyordum. Ben de boşalacaktım, ama amından çıkamadan karımın içine boşaldım. İçine boşaldım diye kızmasını beklerken, karım kendinden geçmişti, o anda artık umurunda değildi. Karımın üzerinden kalkıp yanına uzanınca, karım sönen sikimi ağzına aldı yalamaya başladı. Karım sikimi yalarken ben nedense Nilayı düşünüyordum. Çok geçmeden sikim tekrar kalktı...
Sikimin yeniden kalktığını gören karımın gözleri parlamıştı, “Hadi birdaha yapalım kocacığım!” diyerek domaldı. Ben hemen arkasına geçtim, belini kavradım amına tekrar girdim ve pompalamaya başladım. Benden sessiz olmamı isteyen karım sesli bir şekilde inliyor ve “Ay ay, hadi kocacığım patlat amımı, patlat!” diyordu. Bunun üzerine ben iyice hızlandım, şap şap seler çıkıyordu artık. Yan odadaki baldızım çıkan sesleri duydu mu bilmiyorum artık. Karımla birlikte ben de iyice azmıştım, amından sikimi çıkardım, karımı sırtüstü yatırıp öpüşmeye başladık. Karımın boynunu göğüslerini yalıyordum. Karım sa, “Gir içime canım, hadi!” diyordu. Karımın amına tekrar girdim, patır patır sikiyordum. Karım boşalmaktan amı sırılsıklam oldu. Kayınpederlerin evinde olduğumuzu unutmuştuk, durmadan pozisyon değiştirerek ve kendimizi frenlemeden sikişiyorduk. Sonra kucağıma aldım havaya zıplatmaya başladım, karım sesli bir şekilde inlerken ben de artık patlamak üzereydim. Kucağımdan indirdim ve sikimi ağzına verdim. Sikimi karımın ağzına soktukca bluk bluk sesler çıkıyordu...
“Geliyorum aşkım!” deyince karım saksoyu iyice hızlandırmıştı. “Geldim aşkım!” diye böğürerek karımın ağzına boşaldım. Karımın ağzı yüzü döl içinde kaldı. İkimiz de yanyana yatağa uzandık, karım derin bir, “Ohh beee!” çekti. Ben de, “Aşkım nasıl, güzel olamadı mı, bak şimdi rahat rahat uyuyacağız!” dedim. Uyumak üzere birbirimize sarıldık, karım melekler gibi uyudu, ama ben busefer baldızım Nilayı düşünmekten uyuyamadım!
İstanbula döndük ve aradan baya bir zaman geçti, karım, “Adetim gecikti!” dedi. Kontrole gittiğinde yeniden hamile olduğunu öğrendik. İşte böyle, baldızı o halde görünce azdım ve 4. çocuğu kayınpederin yatağında peydahladık!
[Selahattin]
Baldızımın O Beni Azdıran Götünü Siktim!
Baldızım Nilayın O Beni Azdıran Götünü Siktim! (Selahattin 47 Y., İstanbul / Türkiye)
Kayınpederlere yatılı gittiğimizde baldızım Nilayın o beni azdıran götünü gördükten sonra birdaha unutamaz olmuştum. Nezaman aklıma gelse sikim kalkıyor ve baldızımın götünü sikme fantazileri kuruyordum. Evet, ne yapıp edip baldızın götünü mutlaka sikmem lazımdı. Fakat aradığım fırsat birtürlü elime geçmiyordu. Baldızıma Üniversitede derslerinde çok başarılı olduğu için Fransadan özel bir kuruluşun bursunu teklif etmişler. Baldız da kayınpederlerle konuştuktan sonra kabul etmiş. Akademik kariyerini yükseltmek için okuluna Fransada devam edecekti. Bize geldiğinde karımla bu konu hakkında konuşuyorlardı, pasaport işlemleri için Ankaraya gitmesi lazımdı. Karımla öyle konuşurlarken, Nilayı belki Ankarada sikerim düşüncesiyle, karıma, “Ben götürürüm Nilayı Ankaraya, zaten Ankarada görüşeceğim bir firma var, epeydir erteliyordum!” dedim. Karar almıştık, Ankaraya Nilayla birlikte gidecektik.
Gideceğmiz gün arbamla erkenden yola koyulduk. Nilay sıkı kumaş bir pantolon giymiş, üstünde beyaz bir bluz, bir de siyah yelek vardı ve göğüsleri yine fora olmuştu. Bir süre yol katettikten sonra Nilaydın da bana karşı bir zaafı olduğunu anladım, hep derin derin gözlerime bakıyor, arada bir bakışları sikime kayıyordu. Baldızım Nilay çok muzur, neşeli ve espirili bir kızdı, durmadan açık saçık fıkralar anlatıyor ve bana da anlattırıyordu. Ben anlatınca, “Çok komiksin be enişte!” :) deyip, bacağıma elini koyuyor, kasıklarıma dokunuyordu. Benim sikte kalkmaya başladı tabi. Nilay kalkan sikime bakarak, “Enişte tuvaletin geldiyse bir yerde durda git istersen!” :) dedi. Ben utandım o an, “Yok Nilaycığım...” dedim. Sonradan düşündüm de, Üniversiteye giden bir kız sikin kalkmasıyla tuvalete gitmenin bir alakasının olmadığını bilmez mi? Bilir tabi, baldız bunu muzurluk olsun diye söylediğini adım gibi biliyorum. Bence sikimin kalktığının farkında olduğunu hissettirmek için söyledi bunu...
Neyse bu şekil espirilerle Ankaraya vardık, Nilayın pasaport işlerini hallettik, ben de iş yaptığımız bir firmayla kısa bir görüşmede bulundum ve Ankarada yapılacak işler bitmiş oldu. Normalde hemen İstanbula dönmemiz gerekiyordu, fakat Nilay, “Enişte yol çok yorucu, bu gece otelde kalalım, yarın döneriz!” dedi. Benim de canıma minnet tabii, belki otelde bir fırsat bulur sikerim düşüncesiyle hemen, “Tamam kalalım!” dedim. Bakanlıklarda biraz gezdikten sonra bildiğim güzel bir otele gittik. Resepsiyona vardık 2 tane oda tutcaktım, Nilay beni kenara çekti ve “İki odaya gerek yok enişte, aynı odada kalırız, yabancımıyız?” dedi. “Kızım ablan duyarsa ikimizi de öldürür valla!” dedim. “Yok yaa, aynı odada kaldığımızı söylemeyiz ki enişte!” :) diye sısrar edince, ben de tek oda tuttum ve çıktık odamıza...
Odaya ve banyoya falan şöyle bir baktık, eşyalarımızı koyduk. Önce ben bir duş aldım ve külodumla bornozu giyip çıktım banyodan, tabi aynı gün döneceğimiz için ikimiz de pijama falan almamıştık yanımıza. Benden sonra da baldızım duş aldı ve o da bornozla çıktı. Ben yatakta uzanmış TV seyrediyordum, baldız geldi yanıma uzandı. İkimiz de bornozlayız. Baldız pis pis sırıtarak, bornozumun üst kısmından elini soktu ve göğüslerimin kıllarıyla oynamaya başladı. Ben birşey olmamış gibi TV seyrediyorum, Nilay uyuz oldu ve “Enişte bana baksana bir!” dedi. Yüzümü baldıza çevirince dudaklarıma yapıştı ve uzunca öptü, “Nasıl, hoşuna gitti mi enişte? Seni arzuluyorum!” dedi. “Valla Nilay ne diyeyim, sizde kaldığımız o gün, o tangalı götünü gördükten sonra benimde sana karşı zaafım başladı!” diyerek ben de baldızı öptüm ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık...
Baldız, “Ablamın sana artık yetmediğini biliyorum enişte!” dedi. Ben de, “Ablanın laçkalaşmış amını sikmekten sıkıldım, zevk vermiyor artık ve ablana sikim kalkmıyor! Ama o gece sizdeyken seni o halde görünce kalktı ve seni düşünerek siktim ablanı!” dedim. Baldız sırıtarak, “O gece ablamı çığlık çığlığa nasıl inlettiğini duydum enişte!” :) dedi ve bornozumun önünü iyice açarak elini külodumdan içeri soktu, kalkmış sikimi okşamaya başladı. Ben de onun bornozunu açtım ve pembe sütyeninden aşan göğüslerini kurtarıp yalamaya başladım. Taş gibi sert göğüsleri vardı, uçları fındık gibi sertleşmişti. Nilay göğüs uçlarını ağzıma bastırıyor, “Em enişte, ohhhhh! Ye onları!” diyordu. Nilayın bir göğüslerine bir dudaklarına yapışıyordum. Nilay da, “Evet enişte, ohhhh!” diyerek sikimi külodumdan çıkarmış 31 çeker gibi asılıyordu...
Bir süre sonra doğrulduk, ikimiz de bornozları tamamen çıkarıp kenara attık. Baldızı boynundan öpmeye başladım, bir yandan da tangasının ipi arasına girmiş götünü elliyordum. Nilay beni sırtüstü yatırıp külodumu tamamen çıkardı, üzerime eğilerek sikmi eline aldı ve yavaşca yalamaya başaldı. İyice zevke gelmiştim, baldız yaladıkça sikim gittikçe sertleşiyor ve büyüyordu. “Woowww enişte, sikinde süpermiş!” diyerek yalamaya devam etti. Pembe rujlu dudaklarıyla sikmi emerken bir yandan da taşaklarımı avuçladıkça ben kendimden geçiyordum resmen. Memnuniyetimi, “Sen de az değilmişsin baldız, ne hünerlerin varmış öyle!” dedim. Nilay sikimi yalamayı bırakıp tangasını çıkardı, yatağa sırtüstü uzanarak bacaklarını ayırdı ve “Hadi enişte, biraz da sen yala!” dedi. Gözümü baldızın yeni traşlı kaymak gibi amından alamıyordum. Tabii ablasının laçkalaşmış amı nerde, tazecik genç kız amı nerde! Üstelik bildiğim kadarıyla da bakireydi henüz...
“Sana şimdi ince ayar çekeceğim baldız!” :) diyerek hemen yumuldum baldızın amına ve yalamaya başaldım. Klitorisini emiyor, amının dudaklarını yiyordum resmen. Am dudaklarını parmaklarımla aralayıp dilimi soktuğumda, baldız kıvranmaya başladı. O kadar küçük ve dar am deliği vardı ki, dilimi bile tümden sokamıyordum, kesin bakire olmalıydı. “Kız bu ne böyle, amın hiç açılmamış, kimseyle sikişmedin mi daha?” :) dedim. “Yok enişte, bakireyim daha, ama götümü çok deldiler!” :) dedi. Amını yalarken götünü de parmaklamaya başlayınca, Nilay titremeye ve o ince sesiyle inlemeye, küçük küçük çığlıklar atmaya başladı ve sonunda orgazm olarak ağzıma akıttı sularını. Amının sularını da yalayıp yuttuktan sonra Nilayı yüzükoyun çevirip göt deliğini yalamaya koyuldum. İki elimle götünün yanaklarını ayırıp, gömlek düğmesi gibi küçük büzüğünü dilliyordum. Bir yandan da, bunu götten nasıl siktiler acaba, götü sanki hiç sikilmemiş gibi duruyor diye düşünüyordum...
Parmaklayarak göt deliğini biraz alıştırdıktan sonra baldızı dörtayak üstüne getirip iyice domalttım ve arkasında yerimi aldım. Sikimi tükürükle ıslatıp, göt deliğine de bolca tükürdükten sonra, sikimin başını sokmaya çalıştım. Fakat bir türlü sokamadım, sikim zırt pırt aşağıya kayarak amını yokluyordu. Nilay korkuyla titrer vaziyette, “Enişte sakın önden girme, arkadan istediğin kadar yap!” diyordu. “Tamam hayatım, önden yapmayacam, fakat arkana da girmiyor!” dedim. “Dur enişte çekil, bana bırak!” dedi. Beni yatağa sırt üstü yatırdı ve kendisi bacaklarını ayırarak, yüzü bana dönük halde, ata binermiş gibi üstüme çıktı. Sikimi eliyle kavrayıp götünün deliğine denk getirip yavaşça sikime oturmaya başladı. Dudaklarını ısıra ısıra ve yüzünde buruk bir ifadeyle sikimin başını almıştı. Hafif hafif oturup kalka kalka sonunda hepsini aldığında gözlerini yumarak bir ohhh çekti...
Üstümde bir süre hareketsiz kaldıktan sonra inleyerek yavaş yavaş inip kalkmalara başladı. 3-5 dakika sonra artık resmen çığlıklar atarak zıplıyordu. Artık ben de alttan götüne hızlı hızlı pompalıyordum. Ben alttan bastıkça Nilayın çığlıkları bağırmalara dönüştü. Nilay artık kumandayı bana bırakmış, kendisi saçlarıyla oynuyordu. Arada bir, “Ohhh harikaaa! Bitirdin beni enişte!” diye inliyordu. Nilayın havada uçuşan göğüslerini sıkarak götünü bir süre bu pozisyonda siktikten sonra, bu sefer sırtını bana dönerek oturdu sikimin üstüne ve öne eğilerek ayak bileklerimden tutundu. Artık sikimin götüne giriş çıkışlarını daha net görebiliyordum. Bir süre sonra sikimi götünden çıkarmadan Nilayı dörtayak domalttım ve götünü sikmeye devam ettim. Hızlı hızlı götüne girip çıktıkça taşaklarım da amına çarpıyor ve makineli tüfek gibi ‘şap şap şap’ sesleri çıkıyor, Nilayın, “Of of enişte!” seslerine karışıyordu...
Yorulmuştum fakat boşalmama daha çok vardı, sikim götündeyken Nilayla birlikte yan yattık, 66 olduk, biraz soluklandık. Nilay, “Off enişte, götümü patlattın, okuldan o kadar genç erkek sikti bu götü, seninki gibi siklerini içimde dolu dolu hissetmedim!” dedi. Biraz dinlendikten sonra tekrar yavaş yavaş götüne girip çıkmalara devam ettim. Bu arada göğüslerini de yoğurmayı ihmal etmiyordum. Yeniden hızlanmaya başladığımda Nilayın çığlıkları da artmaya başlamıştı. “Nasıl baldız, o götünü sallayıp beni azdırmaya benziyor mu?” dedim. Baldız da, “Yok enişte, senin sikine helal olsun bu götüm!” diyordu. 66 pozisyonunda biraz daha siktikten sonra sırt üstü yatırdım ve am siker gibi götünü sikmeye devam ettim. Nilayın altımda gözleri kaymış, inleyerek dudaklarını ısırıyordu...
Götünü sikerken klitorisiyle de oynamaya başladım. Baldızın amından yine sular akarak orgazm olunca, “Baldız önden gireyim mi? Patlatayım mı?” dedim. Baldızın gözler birden kocaman açıldı ve “Yok enişte sakın ha! Annemler patlak olduğumu öğrenince biterim ben! Hem sonra evde kalırım, patlak bir kızla kim evlenir ki?” dedi. “Seni patlak halde almayacak adamın taa amına koyayım ben!” diyerek götünü hızlı hızlı sikmeye devam ettim. Artık ben de boşalmaya yaklaşmıştım sikimi götünden çıkarıp yukarı kaydım ve sikimi Nilaya uzattım. Nilay sikimi ağzına aldığı gibi saksoya başladı. “Nilay geliyorum!” deyince ağzından çıkardı ve eliyle 31 çektirmeye başladı. “Hadi hadi!” diyerek hem asılıyor, hemde sikimin başına öpücükler konduruyordu. Sonunda boşaldım. Döllerim yüzüne fışkırmış, ağzı yüzü döl içinde kalmıştı. Nilay gülerek, “Enişte yüzüme süt sağmış gibi oldum!” :) dedi. Sonra sikimi tekrar ağzına aldı yalayarak temizledi. Nilayın yüzünü çarşafla sildim ve birbirimize sarıldık uyuduk.
Sabah kalktık birlikte banyoya duş almaya girdik. Baldıza bir kez de banyoda sabunlu sabunlu götten kaydıktan sonra İstanbula hareket ettik.
[Selahattin]
Kayınpederlere yatılı gittiğimizde baldızım Nilayın o beni azdıran götünü gördükten sonra birdaha unutamaz olmuştum. Nezaman aklıma gelse sikim kalkıyor ve baldızımın götünü sikme fantazileri kuruyordum. Evet, ne yapıp edip baldızın götünü mutlaka sikmem lazımdı. Fakat aradığım fırsat birtürlü elime geçmiyordu. Baldızıma Üniversitede derslerinde çok başarılı olduğu için Fransadan özel bir kuruluşun bursunu teklif etmişler. Baldız da kayınpederlerle konuştuktan sonra kabul etmiş. Akademik kariyerini yükseltmek için okuluna Fransada devam edecekti. Bize geldiğinde karımla bu konu hakkında konuşuyorlardı, pasaport işlemleri için Ankaraya gitmesi lazımdı. Karımla öyle konuşurlarken, Nilayı belki Ankarada sikerim düşüncesiyle, karıma, “Ben götürürüm Nilayı Ankaraya, zaten Ankarada görüşeceğim bir firma var, epeydir erteliyordum!” dedim. Karar almıştık, Ankaraya Nilayla birlikte gidecektik.
Gideceğmiz gün arbamla erkenden yola koyulduk. Nilay sıkı kumaş bir pantolon giymiş, üstünde beyaz bir bluz, bir de siyah yelek vardı ve göğüsleri yine fora olmuştu. Bir süre yol katettikten sonra Nilaydın da bana karşı bir zaafı olduğunu anladım, hep derin derin gözlerime bakıyor, arada bir bakışları sikime kayıyordu. Baldızım Nilay çok muzur, neşeli ve espirili bir kızdı, durmadan açık saçık fıkralar anlatıyor ve bana da anlattırıyordu. Ben anlatınca, “Çok komiksin be enişte!” :) deyip, bacağıma elini koyuyor, kasıklarıma dokunuyordu. Benim sikte kalkmaya başladı tabi. Nilay kalkan sikime bakarak, “Enişte tuvaletin geldiyse bir yerde durda git istersen!” :) dedi. Ben utandım o an, “Yok Nilaycığım...” dedim. Sonradan düşündüm de, Üniversiteye giden bir kız sikin kalkmasıyla tuvalete gitmenin bir alakasının olmadığını bilmez mi? Bilir tabi, baldız bunu muzurluk olsun diye söylediğini adım gibi biliyorum. Bence sikimin kalktığının farkında olduğunu hissettirmek için söyledi bunu...
Neyse bu şekil espirilerle Ankaraya vardık, Nilayın pasaport işlerini hallettik, ben de iş yaptığımız bir firmayla kısa bir görüşmede bulundum ve Ankarada yapılacak işler bitmiş oldu. Normalde hemen İstanbula dönmemiz gerekiyordu, fakat Nilay, “Enişte yol çok yorucu, bu gece otelde kalalım, yarın döneriz!” dedi. Benim de canıma minnet tabii, belki otelde bir fırsat bulur sikerim düşüncesiyle hemen, “Tamam kalalım!” dedim. Bakanlıklarda biraz gezdikten sonra bildiğim güzel bir otele gittik. Resepsiyona vardık 2 tane oda tutcaktım, Nilay beni kenara çekti ve “İki odaya gerek yok enişte, aynı odada kalırız, yabancımıyız?” dedi. “Kızım ablan duyarsa ikimizi de öldürür valla!” dedim. “Yok yaa, aynı odada kaldığımızı söylemeyiz ki enişte!” :) diye sısrar edince, ben de tek oda tuttum ve çıktık odamıza...
Odaya ve banyoya falan şöyle bir baktık, eşyalarımızı koyduk. Önce ben bir duş aldım ve külodumla bornozu giyip çıktım banyodan, tabi aynı gün döneceğimiz için ikimiz de pijama falan almamıştık yanımıza. Benden sonra da baldızım duş aldı ve o da bornozla çıktı. Ben yatakta uzanmış TV seyrediyordum, baldız geldi yanıma uzandı. İkimiz de bornozlayız. Baldız pis pis sırıtarak, bornozumun üst kısmından elini soktu ve göğüslerimin kıllarıyla oynamaya başladı. Ben birşey olmamış gibi TV seyrediyorum, Nilay uyuz oldu ve “Enişte bana baksana bir!” dedi. Yüzümü baldıza çevirince dudaklarıma yapıştı ve uzunca öptü, “Nasıl, hoşuna gitti mi enişte? Seni arzuluyorum!” dedi. “Valla Nilay ne diyeyim, sizde kaldığımız o gün, o tangalı götünü gördükten sonra benimde sana karşı zaafım başladı!” diyerek ben de baldızı öptüm ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık...
Baldız, “Ablamın sana artık yetmediğini biliyorum enişte!” dedi. Ben de, “Ablanın laçkalaşmış amını sikmekten sıkıldım, zevk vermiyor artık ve ablana sikim kalkmıyor! Ama o gece sizdeyken seni o halde görünce kalktı ve seni düşünerek siktim ablanı!” dedim. Baldız sırıtarak, “O gece ablamı çığlık çığlığa nasıl inlettiğini duydum enişte!” :) dedi ve bornozumun önünü iyice açarak elini külodumdan içeri soktu, kalkmış sikimi okşamaya başladı. Ben de onun bornozunu açtım ve pembe sütyeninden aşan göğüslerini kurtarıp yalamaya başladım. Taş gibi sert göğüsleri vardı, uçları fındık gibi sertleşmişti. Nilay göğüs uçlarını ağzıma bastırıyor, “Em enişte, ohhhhh! Ye onları!” diyordu. Nilayın bir göğüslerine bir dudaklarına yapışıyordum. Nilay da, “Evet enişte, ohhhh!” diyerek sikimi külodumdan çıkarmış 31 çeker gibi asılıyordu...
Bir süre sonra doğrulduk, ikimiz de bornozları tamamen çıkarıp kenara attık. Baldızı boynundan öpmeye başladım, bir yandan da tangasının ipi arasına girmiş götünü elliyordum. Nilay beni sırtüstü yatırıp külodumu tamamen çıkardı, üzerime eğilerek sikmi eline aldı ve yavaşca yalamaya başaldı. İyice zevke gelmiştim, baldız yaladıkça sikim gittikçe sertleşiyor ve büyüyordu. “Woowww enişte, sikinde süpermiş!” diyerek yalamaya devam etti. Pembe rujlu dudaklarıyla sikmi emerken bir yandan da taşaklarımı avuçladıkça ben kendimden geçiyordum resmen. Memnuniyetimi, “Sen de az değilmişsin baldız, ne hünerlerin varmış öyle!” dedim. Nilay sikimi yalamayı bırakıp tangasını çıkardı, yatağa sırtüstü uzanarak bacaklarını ayırdı ve “Hadi enişte, biraz da sen yala!” dedi. Gözümü baldızın yeni traşlı kaymak gibi amından alamıyordum. Tabii ablasının laçkalaşmış amı nerde, tazecik genç kız amı nerde! Üstelik bildiğim kadarıyla da bakireydi henüz...
“Sana şimdi ince ayar çekeceğim baldız!” :) diyerek hemen yumuldum baldızın amına ve yalamaya başaldım. Klitorisini emiyor, amının dudaklarını yiyordum resmen. Am dudaklarını parmaklarımla aralayıp dilimi soktuğumda, baldız kıvranmaya başladı. O kadar küçük ve dar am deliği vardı ki, dilimi bile tümden sokamıyordum, kesin bakire olmalıydı. “Kız bu ne böyle, amın hiç açılmamış, kimseyle sikişmedin mi daha?” :) dedim. “Yok enişte, bakireyim daha, ama götümü çok deldiler!” :) dedi. Amını yalarken götünü de parmaklamaya başlayınca, Nilay titremeye ve o ince sesiyle inlemeye, küçük küçük çığlıklar atmaya başladı ve sonunda orgazm olarak ağzıma akıttı sularını. Amının sularını da yalayıp yuttuktan sonra Nilayı yüzükoyun çevirip göt deliğini yalamaya koyuldum. İki elimle götünün yanaklarını ayırıp, gömlek düğmesi gibi küçük büzüğünü dilliyordum. Bir yandan da, bunu götten nasıl siktiler acaba, götü sanki hiç sikilmemiş gibi duruyor diye düşünüyordum...
Parmaklayarak göt deliğini biraz alıştırdıktan sonra baldızı dörtayak üstüne getirip iyice domalttım ve arkasında yerimi aldım. Sikimi tükürükle ıslatıp, göt deliğine de bolca tükürdükten sonra, sikimin başını sokmaya çalıştım. Fakat bir türlü sokamadım, sikim zırt pırt aşağıya kayarak amını yokluyordu. Nilay korkuyla titrer vaziyette, “Enişte sakın önden girme, arkadan istediğin kadar yap!” diyordu. “Tamam hayatım, önden yapmayacam, fakat arkana da girmiyor!” dedim. “Dur enişte çekil, bana bırak!” dedi. Beni yatağa sırt üstü yatırdı ve kendisi bacaklarını ayırarak, yüzü bana dönük halde, ata binermiş gibi üstüme çıktı. Sikimi eliyle kavrayıp götünün deliğine denk getirip yavaşça sikime oturmaya başladı. Dudaklarını ısıra ısıra ve yüzünde buruk bir ifadeyle sikimin başını almıştı. Hafif hafif oturup kalka kalka sonunda hepsini aldığında gözlerini yumarak bir ohhh çekti...
Üstümde bir süre hareketsiz kaldıktan sonra inleyerek yavaş yavaş inip kalkmalara başladı. 3-5 dakika sonra artık resmen çığlıklar atarak zıplıyordu. Artık ben de alttan götüne hızlı hızlı pompalıyordum. Ben alttan bastıkça Nilayın çığlıkları bağırmalara dönüştü. Nilay artık kumandayı bana bırakmış, kendisi saçlarıyla oynuyordu. Arada bir, “Ohhh harikaaa! Bitirdin beni enişte!” diye inliyordu. Nilayın havada uçuşan göğüslerini sıkarak götünü bir süre bu pozisyonda siktikten sonra, bu sefer sırtını bana dönerek oturdu sikimin üstüne ve öne eğilerek ayak bileklerimden tutundu. Artık sikimin götüne giriş çıkışlarını daha net görebiliyordum. Bir süre sonra sikimi götünden çıkarmadan Nilayı dörtayak domalttım ve götünü sikmeye devam ettim. Hızlı hızlı götüne girip çıktıkça taşaklarım da amına çarpıyor ve makineli tüfek gibi ‘şap şap şap’ sesleri çıkıyor, Nilayın, “Of of enişte!” seslerine karışıyordu...
Yorulmuştum fakat boşalmama daha çok vardı, sikim götündeyken Nilayla birlikte yan yattık, 66 olduk, biraz soluklandık. Nilay, “Off enişte, götümü patlattın, okuldan o kadar genç erkek sikti bu götü, seninki gibi siklerini içimde dolu dolu hissetmedim!” dedi. Biraz dinlendikten sonra tekrar yavaş yavaş götüne girip çıkmalara devam ettim. Bu arada göğüslerini de yoğurmayı ihmal etmiyordum. Yeniden hızlanmaya başladığımda Nilayın çığlıkları da artmaya başlamıştı. “Nasıl baldız, o götünü sallayıp beni azdırmaya benziyor mu?” dedim. Baldız da, “Yok enişte, senin sikine helal olsun bu götüm!” diyordu. 66 pozisyonunda biraz daha siktikten sonra sırt üstü yatırdım ve am siker gibi götünü sikmeye devam ettim. Nilayın altımda gözleri kaymış, inleyerek dudaklarını ısırıyordu...
Götünü sikerken klitorisiyle de oynamaya başladım. Baldızın amından yine sular akarak orgazm olunca, “Baldız önden gireyim mi? Patlatayım mı?” dedim. Baldızın gözler birden kocaman açıldı ve “Yok enişte sakın ha! Annemler patlak olduğumu öğrenince biterim ben! Hem sonra evde kalırım, patlak bir kızla kim evlenir ki?” dedi. “Seni patlak halde almayacak adamın taa amına koyayım ben!” diyerek götünü hızlı hızlı sikmeye devam ettim. Artık ben de boşalmaya yaklaşmıştım sikimi götünden çıkarıp yukarı kaydım ve sikimi Nilaya uzattım. Nilay sikimi ağzına aldığı gibi saksoya başladı. “Nilay geliyorum!” deyince ağzından çıkardı ve eliyle 31 çektirmeye başladı. “Hadi hadi!” diyerek hem asılıyor, hemde sikimin başına öpücükler konduruyordu. Sonunda boşaldım. Döllerim yüzüne fışkırmış, ağzı yüzü döl içinde kalmıştı. Nilay gülerek, “Enişte yüzüme süt sağmış gibi oldum!” :) dedi. Sonra sikimi tekrar ağzına aldı yalayarak temizledi. Nilayın yüzünü çarşafla sildim ve birbirimize sarıldık uyuduk.
Sabah kalktık birlikte banyoya duş almaya girdik. Baldıza bir kez de banyoda sabunlu sabunlu götten kaydıktan sonra İstanbula hareket ettik.
[Selahattin]
Türbanlının Müthiş Götünü Siktim!
Türbanlının Müthiş Götünü Siktim! (Fatih 24 Y., Balıkesir / Türkiye)
Dükkanımın yan sokağında, apartmanın giriş katında genç ve oldukça bakımlı bir türbanlı kız yaşıyordu. Dükkan kendime aitti ve o kızı uzunca bir süredir takip ediyordum. Çünkü öylesine güzel ve diri bir vücudu vardı ki, dükkanın önünden her geçtiğinde onu domaltıp bağırta bağırta siktiğimi hayal ederdim ve sikim taş gibi olurdu. Bir gün dükkanıma geldiğinde, heyecandan elim ayağıma dolaşıyordu, ama çaktırmamaya çalışıyordum. Adının Hilal olduğunu mahalledeki ufaklıklardan öğrenmiştim. Bilgisayar almıştı ve benden izlemek için film satın almaya gelmişti. Dükkanımda bilgisayar oyun ve film CD’leri satıyor, aynı zamanda bilgisayar tamiri yapıyordum. Hilali ilk defa bu kadar yakından görüyordum. Hilal filmleri incelerken, ben de çaktırmadan onu süzüyordum.
Hilal henüz 19-20 yaşlarındaydı. Boyu en az 1.70 vardı ve uzun topuklu ayakkabılarıyla daha da bir uzun gösteriyordu. Kilosuda boyuna göre oldukça idealdi, 50-55 kilo arasında mükemmel bir bombaydı. Saçları kumraldı ve sadece türbanının arasından birazı gözüküyordu. Masmavi gözleri, uzun siyah kirpiklerinin arasından gerçekten çok büyük gözüküyorlardı. Kaşları özenle alınmış, ince dik ve köşeliydiler. Dudakları dolgun ve çok etliydiler, adeta gel beni öp, etli dudaklarımı ısır diyorlardı. Hafif bir makyajı vardı, teni çok güzel olduğundan fazla bir makyaja ihtiyacı yoktu zaten. Gözlerinin altında çok hafif çilleri vardı ve bu ona ayriyeten çekici bir hava kazandırıyordu. Dudaklarına biraz pembemtırak bir ruj ve kirpiklerinin altına da gözlerinin rengiyle uyumlu mavi bir far çekmişti. Parfümünün kokusu başımı döndürüyordu.
Omuzları genişti ve spor yapmış atletler gibi kaslı ve yağsız bir vucudu vardı. Göğüsleri normalden çok daha iri yuvarlak ve dik duruyorlardı. Bunda, çok ince, yağsız, düz ve içine çekik olan belinin etkisi de büyüktü. Bacakları uzun ve biçimliydiler, geniş ama çıkık kalçalarıyla birlikte çok sert ve biçimli gözüküyorlardı. Uzun bacaklarını ayak bileklerine kadar kapatan, üst tarafı kıçına yapışıp külotunun çizgisini gösteren, alta doğru bollaşan, pileli siyah bir etek giymişti. Üzerinde dar ve göğüslerini sımsıkı saran, çizgili beyaz bir gömlek vardı. Ve içinden gözüken siyah dantelli sutyeni, o iri ve sert göğüsleri yanlardan sıkıştırmış olduğu için önlerden sanki patlayacakmış gibi düğmeleri zorluyorlardı. Göğüslerinin üzerine doğru tırmanan ve hemen üstünde biten baş örtüsü, iri memelerini daha da iri gösteriyordu. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi, sikim çoktan fırlamıştı bile.
Neyse, Hilal alacağı filmi seçti ve parasını ödeyip gitti. Daha sonraları, çok sık olmasa da dükkanıma arada bir gelip, bazen film, bazende oyun CD’si almayı sürdürdü. Ben de her geldiğinde yeni film ve oyunları ona gösterip, espri yaparak hem onu güldürüp hemde samimi olmaya çalışıyordum. Bunda azda olsa başarılı olmuştum. Bir gün suratı asık ve morali çok bozuk bir şekilde geldi ve konusu ayrılık olan bir film aldı. Herhalde sevgilisinden ayrıldı, bu kız nasıl bırakılır diye düşünüp, yine onu binbir çeşit pozisyonda siktiğimin fantazisini kurarken, “Moralim çok bozuk, evimize hırsız girmiş!” demez mi. “Evde yalnızım, korkudan bana uyku yok, şimdi de film alıp sabaha oturup hırsızı bekleyeceğim!” dedi ve gitti. Gece saat 22:00’ye geliyordu, dükkanı kapatmaya hazırlanıyordum ki, Hilal elinde film CD’siyle gelip, filmin çalışmadığını söyledi. Hemen dükkandaki bilgisayara taktım ve denedim. Bir problem yoktu. CD’yi alıp geri gitti. Ben de hemencecik niye gitti, keşke biraz daha kalsaydı da, konuşup o iri memeleri, dolgun köfte dudakları biraz daha yakından görebileydim diye kendi kendime sitem ederken, tak bir daha çıkıp gelmez mi!
CD’nin yine çalışmadığını söyledi. Ben de bilgisayarında bir problem olabileceğini söyledim. “Gelip bakabilirmisin?” dedi. “Ben de zaten kapatıyordum, beklersen hemen gelip bakarım!” dedim. Ve hızlıca dükkanı kapatıp, birlikte evine doğru yürümeye başladık. Heyecandan içim kıpır kıpırdı. Böyle bir fırsat bir daha elime geçmezdi. Kendi kendime, Tamam oğlum... bu fırsatı kaçırma, sonuna kadar git, ne olursa olsun. dedim. Zaten evde de tek başına olduğunu söylemişti ve şimdi de beni evine davet etmişti, demek ki o da bir şeyler düşünüyordu, ya da benim kalbim çok fesattı ve ben kendi kendime öyle gaz veriyordum. Neyse evine girdik. Acelem varmış gibi hemen bilgisayarın başına geçtim. Bilgisayar yatak odasında kuruluydu. Derli toplu temiz bir evi vardı ve de tek kişilik güzel bir yatağı. Onu o yatağa atıp sabaha kadar sikmek ne güzel olurdu diye iç geçirdim kendi kendime. Ben bilgisayarı kurcalarken, “Birşey içermisin?” diye sordu. Ben de, “Soğuk suyun varsa içerim.” dedim.
Suyumu getirmek için gittiğinde, çaktırmadan bilgisayarında neler var, ya da MSN adresini bulabilirmiyim diye kurcalarken, bir de ne göreyim? Bizim türbanlı Hilal bilgisayarına bir sürü pornofilm kaydetmiş. Tam isabet! dedim, bu kız çok azgın oğlum, sen ne yap et bu gece bu kızı sik bir güzel, sakın elinden kaçırma! dedim. Neyse Hilal suyumu getirip yanımdaki boş sandalyeye oturdu. İlk defa onu bu kadar yakından hissedebiliyordum. Sikim kazık gibi olmuştu. Sandalyedeki dimdik oturuşu, göğüslerini dışarıya şişirişi, sert ve diri kalçalarını geriye atışı beni çıldırtmıştı. Benim iskemle kısa kaldığından başım göğüslerinin hizasına geliyordu nerdeyse. Kafamı çevirmemle gömleğinin iki düğmesi arasında aralanan kısımdan içinin göründüğünü fark ettim. Zaten oldukça iri ve sert olan göğüslerini dar siyah dantelli bir sütyenle yandan sıkıştırınca, sutyeninden dışarı taşmış göğüsünün ucu nerdeyse fırlayacak gibi olmuş, hatta kahverengi başları siyah sutyeninin dantellerinin arasından nerdeyse hafifçe çıkmıştı.
Kendimi zorda olsa işime verdim ve bilgisayarını düzeltmeyi başarmıştım. “Tamam, oldu, çalışıyor!” dedim. Bilgisayara eğilip bakıp kontrol etti. Ben de o eğildiğinde çaktırmadan o dolgun memelerine bakıyordum. “Evet çalışyor!” deyip çok teşekkür etti ve borcunun nekadar olduğunu sordu. “Rica ederim, ne borcu? Suyumu verdin ya! Biraz da oturup o deniz mavisi gözlerindeki yıldızlar kadar parlak ışıltılara bakayım, bana yeter!” dedim. Hilal kıpkırmızı olmuştu, “Teşekkür ederim...” dedi kısık bir sesle. Belli ki çok hoşuna gitmişti bu yaptığım kompliman. Ağzım böyle durumlarda iyi laf yapar, elektriği yakalamıştım, devam et dedim kendi kendime. “O kadar güzel ve tatlısın ki, bazı geceler gökyüzündeki yıldızları seyrederken aklıma onlar kadar parlak gözlerin geliyor!” dedim. Utandı, “Böyle şeyler söyleme bana, ben çok etkilenirim!” dedi. Ben de bütün cesaretimi toplayıp, “Seni ilk gördüğüm günden beri hayal ediyorum!” dedim. Ne hayal ettiğimi soracağını bildiğim için böyle tuzak bir cümle kullanmıştım. Hemen oltaya geldi saf Hilal ve sordu. “Sana yakın olmayı, tenine dokunmayı, kokunu içime çekmeyi, sana sımsıkı sarılıp, o tatlı dudaklarını doyasıya öpmeyi!” diye söyleyiverdim hızlıca. Artık tepkisini bekliyordum. Ya, ‘Sen beni başka kızlarla karıştırdın!’ deyip tersleyecekti, ya da, ‘Eee?’ diyecekti. ‘Eee?’ derse bu iş tamamdı, o da beni istiyor anlamına gelecekti ve artık gerisi bana kalıyordu...
Kızarak, “Daha başka neler hayal ediyorsun?” dedi. Gözlerime bakamıyordu. “Tamam, sana hayal ettiklerimin hepsini göstereceğim!” dedim. Artık beklediğim an gelmişti, istediğim gibi yiyebilecek, belki de sikebilecektim Hilali. Ama nerden başlayacağıma karar veremiyordum. Hemen göğüslerine atlasam korkabilirdi. Bütün cesaretimle, yüzüne hiç bakmadan, yavaşça eteğinin üzerinden baldırlarını okşamaya başladım. Öylece oturuyor ve bana boş boş bakıyor, hiç tepki vermiyordu. Dar eteğinin üstünden uzun bacaklarının üst kısımlarını biraz okşayıp yavaşça aşağı doğru kaymaya başladım. Eteğinin yukarı kaldırıp altına elimi soktum ve tam dizinin altını tuttum. Bir an irkildi. Sonra ilk kez dokunulduğuna emin olduğum, hayallerimde canlandırdığım bacaklarını okşamaya başladım. Nefesinin hızlandığını fark ettim. Eteğini yukarı doğru çektim ve o sütun gibi uzun hafif bronz pürüzsüz bacaklara doğru eğilip baldırlarını öpmeye başladım. Sonra da dizlerimin üstüne çöküp eteğini daha da yukarı kaldırdım ve küloduna kadar yukarı ittim ve resmen bacaklarının üstüne saldırdım. O kadar kuvvetlice emdim ki baldırlarının amına yakın iç kısımlarını, bir an Hilal yerinden zıpladı, nefes nefese kalmıştı.
Hemencecik kalkıp, o etli dolgun dudaklarına yapışıp emmeye başladım. Bir yandan alt dudağını hafifçe ısırıp, diğer taraftanda dilimi o minik ağzından içeri sokarak diline değdirip onu azdırmaya çalışıyordum. Elimi de külodunun yukarısından içine sokup, o minicik kılsız amcığını okşayıp parmaklamaya çalışıyordum. Tekrar aşağıya indim. Amı mis gibi kokmaya başlamıştı ve çılgınlar gibi yalamak istiyordum amını. Bacaklarını açmak istedim, ama izin vermedi. Ben de sıkı sıkıya kapattığı bacaklarının tam üstüne gittim ellerimle baldırlarından tutup iki yana ayırdım. Herhalde biraz korkmuştu ki, sandalyede öylece oturuyordu. Dantelli külodunun yanlarından amına doğru dilimi uzatıyordum ve amına değemedikçe daha da çıldırıyordum. Dantelli külodunun üstünden o kadar çok dilledim ki o minicik amcığını, en sonunda bacakları gevşedi ve açıldı. Ben de başımı iki bacağının arasına soktum. Kalçalarına ellerimi arkadan yapışıtırıp doladım ki kaçmaya çalışmasın diye. O mis gibi kokan minicik siyah dantelli külodunu dişlerimle tutup yana çektim ve minicik kılsız amının üstünde yavaşça dilimi gezdirmeye başladım. Hafifçe dilimi kılsız daracık amında gezdiriyor, bazen klitorisini öpüyor, bazende amının dudaklarını ağzıma alıp emiyordum.
Çok geçmeden derin bir, “Ohhh!” çekti. İyice havasını bulmuştu, “Yeter artık!” dedi. Ama ben oralı olmadım tabi, bacaklarını omuzumdan yukarı atıp külodunu iyice kenara çektim ve o bal gibi tatlı minik kılsız amını daha bir iştahla yalamaya başladım. Sandalyede duramaz olmuştu, nerdeyse boşalacaktı. Hemen ayağa kalktım, arzuyla gözlerimin içine bakıyordu ve nerdeyse bayılacak gibiydi. Kalınlaşmış yarrağımı çıkardım ve eline verdim. Sonra ağzına doğru götürdüm. Yüzüme baktı, ama ben çoktan ağzına sokmuştum yarrağımı. Yarrağımın başını biraz ısırınca, yrrağımı çekip, dişlerini sürtmemesini, emmesini söyledim. Sonra tekrar diliyle dudakları arasına sıkıştırdım ve ağzına gidip gelmeye başladım. Bir elini tutup taşaklarıma götürdüm, taşaklarımı avuçladı. Çok azmıştım, hemen iki elimle kafasının arkasından tutup iyice sikime doğru bastırdım. Nefes alamıyordu. Sonra yavaşça ellerimi gevşettim ve ağzını am siker gibi sikmeye başladım. Sonradan onun da hoşuna gitmişti, sikimi içine çekip emiyor, ağzının içindeyken sıkıca tutuyor, dudaklarını daraltıyor, diliyle ucunu yalayıp, kafasını ileri geri ittirip sikimi dibine kadar ağzının içine sokup beni çıldırtıyordu. Ağzından çıkarttığında tükürükler sikimin tepesinden gömleğinin göğüs kısmına damlıyor, gömleği ıslatıp o diri göğüslerin daha da çok belirginleşmesini sağlıyordu.
Türbanının iki ucunu göğüslerinin üstünden yukarı çektim ki göğüslerini daha rahat görebileyim. Sikim ağzındayken gömleğinin düğmelerini açtım ve iri göğüslerini seyretmeye başladım. Sonra da damarlı ve koca yarrağımı o siyah dantelli sexy sütyeninin altından iki göğsünün ortasına sokup iri göğüslerini de yandan ellerimle sıkıştırıp, dolgun ve sert silikonlu gibi duran göğüslerinin arasına sikimi yavaşça gömdüm ve sürttürmeye başladım. Şimdi de göğüslerini sikiyordum. Hilalin iri, sıkıştırılmış ve sert göğüslerinin arasında sikimi git gel yaptırtmak müthiş bir duyguydu, tarif edilemeyecek kadar çok zevk alıyordum. Şimdi iki elimle de türbanını kafasının arkasından sıkıca tutarak başını sikime doğru bastırarak git gel yaptırıyordum. Adeta göğüslerinin arasından hem memelerini hem ağzını sikiyordum. Minik ağzına, o etli ve kalın dudaklarının arasına sikimin kafasını sokup sokup çıkartıyordum. O da yarrağımın zevkten mosmor olmuş kalın tepesini minik ağzının içine sokup emiyor, içine çekiyor sonra çıkartıp dilinin ucunu üstünde gezdiriyor dilinle damarları takip ediyor ve tükürükleyip tekrar o etli mosmor dudaklarının arasından minik ağzının içine sokup emiyordu.
Hilal de müthiş azmıştı. Amının vıcık vıcık olduğunu hayal ediyordum. O sulu amcığa sokup sokup çıkarmak ne zevkli olurdu. Ama onun o güzel götünü sikmek, deliğini yalayıp emmek, daha çok arzu uyandırıyordu içimde. Daha sonra kucağıma aldım ve dantelli sütyeninin üzerinden göğüslerini ısırmaya başladım. Siyah dantelli sutyeninin dantelleri arasından şişkin göğüslerinin uçlarını ağzımın içine alıyor, emiyor, içime çekiyor ve dişlerimin arasına alıp eziyordum. Çok sert ve yuvarlaktılar. İki iri, hafif bronz ve uçları kahverengi, üzüm büyüklüğünde uçları olan göğüslerini yavaşça avuçladım. Ellerimin içinde gittikçe sertleştiğini hissediyordum. Sonra sutyenini aşağıya indirdim ve tekrar o taş gibi dimdik, birbirine yakın duran yuvarlak ve diri göğüslerini uçlarını ağzıma alıp emmeye başladım. Hilalin yüzüne baktım, “Yeter! Gerçekten bayılacam, hayatta böyle bir şey ilk kez başıma geliyor!” dedi.
Ben de artık daha fazla dayanamayıp, hayallerini kurduğum o muhteşem kıçı dağıtmak için, ayağa kaldırdım ve yatağa götürdüm Hilali. Ellerinin ve dizlerinin üstünde domalttım. Elimle o ipincecik belinden aşağı doğru bastırarak, o yusyuvarlak iri sert ve diri kalçalarını dışarı çıkarmasını sağladım. Birden panik yaptı ve eliyle amını tutarak, “Bakireyim, olmaz!” dedi. Ben ise sadece o güzel götünü ona büyük bir zevk vererek sikeceğimi söyledim. Nedense buna itiraz etmedi, “Tamam, ama acıtmadan yap, ilk olacak...!” dedi. Artık o da had safhada azmıştı ve yarrağımın tadını öğrenmek istiyordu. Hilalin kafasını elimle bastırıp yatağa gömdüm, dolgun ve diri kalçalarını yukarı doğru kaldırdım. Dar ve uzun eteğini sırtına doğru topladım. O güzel götünün bütün güzelliği yuvarlak hatlarıyla karşımdaydı şimdi. İri ama sert ve kaslı götü belli ki hiç ellenmemiş ve sikilmemişti. Dantelli siyah minik daracık külodunu kalçalarından aşağı bacaklarına doğru çektim. Offf!! Bu güzel götü hemen sikmemek için kendimle mücadele ediyordum.
“Lütfen dikkat et, kızlığıma zarar gelmesin...” dedi. Bir elimi amına götürüp yavaşça okşarken, domalmış götün durdurduğum pozisyonundan dolayı iyice açılmış olan dar göt deliğine doğru ağzımı yaklaştırdım. Gerçekten çok temizdi, ne amında ne götünde hiç kıl yoktu ve çok pürüzsüzdü. Çokta güzel, kendisine has çekici bir kokusu vardı amının ve götünün. Belki de amının salgıladığı zevk suyundan geliyordu o sikimi şahlandıran güzel aromatik koku. Ağzımı o minik daracık hiç açılmamış amcığına doğru götürüp yalamaya başladım. Hoşuna gitmişti, kıpırdanmaya, kalçalarını oynatmaya başladı ve derin bir, “Ohhhh!” sesi yükseldi o etli dudaklarının arasından. “Daha çok yala, daha derine sok dilini! İçimi em, dilini sok içime, hızlı hızlı dilinle sik beni erkeğim!” diye komut verdi bana. Ben de amının içini emiyor, akan zevk suyunu içiyor, dilimi daha da derine sokup sokup çıkartıp onu zevkten delirtmeye çalışıyordum. Çok feci inlemeye başlamıştı, “Ahh... Ohhh... Sik beni!” diyordu durmadan, müthiş azmıştı Hilal.
Şimdi sol elimimin işaret parmağını amının suyuna bandırıp yavaşça o sert kaslı götünün deliğinin üstünde gezdiriyor, adeta içine girmeye çalışan bir matkap gibi sokmaya çalışıyordum. Ama götünün deliği çok dardı, belli ki hiç yarrak ve parmak girmemişti. Parmağımı biraz daha amının suyuyla ıslattıktan sonra sert bir şekilde taş gibi kalçalarının arasındaki minik göt deliğine sokmaya başladım. Parmağımı kurt gibi ilerletiyor, bazende içinde döndürerek yavaşça sokmaya çalışıyordum daracık deliğinin içine. “Acıyor! Çıkart! Ahhh!” diye bağırıp elimi dışarı doğru itmeye, kıçını sallamaya başladı. Parmağımı götünün içinde hareketsiz bırakıp, Hemen amına ağzımla öyle bir yapışıp emmeye başladım ki, acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü. Şimdi parmağımı içinde oynatıyor, yavaşça sokup sokup çıkartıyordum. Hilalin götü parmağıma alışmıştı ve onun da hoşuna gitmeye başlamıştı ki, kalçalarını sağa sola döndürüp, parmağımı iyice içine almaya çalışıyordu. “Götümü sik artık! Hazırım, dağıt götümü! Yarrağını sok dibine kadar!” diye inlemeye başladı.
Yarrağım taş gibi olmuştu, hiç bu kadar kalın ve sert olduğunu görmemiştim. Tepesi kan basıncında mosmor olmuştu ve her tarafından damarlar fışkırıyordu. Hilalin götüne girince çıkacak çığlığı hayal etmeye başladım. Şimdi parmağımı götünün minik deliğinden çıkartıp, kalçalarını öpüp, götünün deliğini yalayıp emmeye başladım. Ve göt yalamayı hiç bu kadar istememiştim. Şimdi orta ve işaret parmaklarımı o minik amının suyuna bandırıp yavaşça götünün deliğinden içeriye doğru kaydırdım. Yüz ifadesinden abladığım kadarıyla biraz acıtmıştım. Hemen amını ve götünü daha bir iştahla yalayıp emmeye başladım. Sonra parmaklarımı yavaşça götüne sokup çıkartıyordum. Önce yavaşça, daha sonra alışınca hızlı hızlı sokup çıkartmaya başladım. O güzel dar göt deliği iki parmağıma da alışmıştı artık. Hızlı hızlı ve ritmli bir şekilde Hilalin götüne parmaklarımı sokuyor, çıkartıyor, içinde döndürüyor, kuruyunca da tekrar amının suyunu parmaklarımı bandırıp götüne sokup, ıslak tutarak tahriş olmasını engelliyor, acı çekmesini azaltıyor ve daha çok zevk almasını sağlıyordum. Parmaklarımla Hilalin o güzel götünü adeta sikiyordum.
Kafayı yiyebilirdim, yatakta iç çamaşırıyla dizlerinin üstünde domalmış eteği ve türbanı çıkartılmadan kafası yatağa gömülmüş, manken gibi bir afet ve ben onun arkasına geçmişim, amını yalarken domaltmış götünü de parmaklarımla sokup sikiyorum. Daha fazla dayanamadım ve dizlerimin üstünde doğrulup arkasına geçtim, önce kalın ve damarlı yarrağımı bir müddet alttan amına sürterek daha çok zevk almasını sağladım ve sikimin amının o güzel kokulu suyuyla ıslanmasını sağladım, sonra da taş gibi olmuş semsert yarrağımı götünün minicik mor deliğine dayadım, beline doğru hafifçe bastırıp kalçalarını iyice dışa vermesini sağladım, kalçalarından tutup yavaşça kaslı götünün içine doğru yarrağımın tepesini ittirdim. Biraz zorladım, ama götünün bakire dar deliği izin vermedi. Sonra iki elimle kalçalarını iyice kavradım, götünün yanaklarını iki yana doğru çekip iyice açtım götünü ve o muhteşem minicik deliğini ortaya çıkarttım. Hiç bu kadar güzel manzara görmemiştim. Kuvvetlice içine bastım sikimi...
Yarrağımın içine girmesiyle bağırması bir oldu, “Canım çok yandı! Ahhh! Çıkart, istemiyorumm!” diye. Alışması, acısının hafiflemesi için, önce kalın yarrağımı dar deliğinin içinde bir müddet hareketsiz tuttum, daha sonra yavaşça sikimi götüne sokup çıkarmaya, pompalamaya başladım. Damarlı kalın yarrağım içinde yavaşça gidip geliyor, götünü yarıyor, adeta parçalıyordu. Acısından elleriyle yorganı sıkıyor, dişleriyle de çarşafı almış ağzına ısırıyordu, o güzel mavi gözlerinden hafifçe yaşlar gelmeye başlamıştı güzel Hilalimin. Acısını azaltmak için hemen amını okşayıp, parmaklarımı amcığının içine doğru soktum. Ama fazla sokmadım, yoksa kızlığını bozabilirdim. O pembe küçük amını parmaklarımla hafifça okşarken, yavaşça da yarrağımı o dar göt deliğine sokup sokup çıkartmaya başladım. Amacım amından çıkan zevk dalgasının götündeki baskıyı ve acıyı azaltmasıydı. Bir müddet sonra kendini gevşetti ve geriye doğru ittirmeye başladı. İşte şimdi tam kıvama gelmişti. Artık bu sert kalçaları rahatça sikecek, götünün deliğine istediğim kadar hızlı sokup, dibine kadar abanabilecektim.
“Ohh! Sik götümü erkeğim! Artık ordan hiç çıkma!” diye inledi. Zevk almaya başlamıştı, sanki götü sikimi emiyor, kocaman yarrağımı içinde kaybediyordu. Hilalin götünü hayvanlar gibi sikiyordum, kudurmuş köpekler gibi ellerimle kalçalarını iki yana çekip iyicene gerdiğim o güzel diri götünün minik ve dar deliğine sikimi hızlı hızlı sokup çıkartıyordum. Hızlı hızlı sokup çıkarmaktan, götünü yarmaktan ter içinde kalmıştım. O kadar tatlı, sıcak ve daracıktı ki götünün içi, sanki alev alev yanıyordu. Sıcaklığı yarrağımı öyle bir şehvetlendirmişti ki, götünün en derinine doğru girip çıkmaktan kendine hafif kaygan bir yol yapmıştı artık. Götünün sikilmesinden aldığı zevkle o tatlı amından damlayan zevk sularını parmaklarıma sürdükten sonra bir elimle türbanını saçlarıyla tutup geriye çektim ve diğer elimi de amının suyuna bandırmış olduğum işaret parmağımı o güzel dolgun ve etli dudaklarının arasından ağzının içine sokup emdirttim. Belli ki çok hoşuna gitmişti, kafasını türbanının yanlarından fırlamış uzun saçlarını savurup, dilini dışarı çıkartıp parmaklarımı yalayıp emmeye çalışıyordu. “Sik götümü! Dağıt, parçala, dibine kadar sok erkeğim!” diye zevk çığlıkları attıkça beni daha da kudurtuyordu...
Artık götüne öyle hızlı bir şekilde girip çıkıyordum ki sikimin götüne giriş çıkışını takip edemiyordum. Offff! Türbanlı götü sikmek muhteşemdi. Götünün içi daracıktı ve inanılmaz sıcaktı. Götünün deliği sikimin her tarafını sıkmıştı. Çok dar olduğu için girip çıkarken de o kadar çok zevk veriyordu ki, neredeyse kendimden geçecektim. Ensesinden ellerimle tutup iyice kendime doğru çektim ve sikimi götünün içine tamamen yerleştirdim. Ellerimi o diri ve iri göğüsleri çevreleyen siyah dantelli sutyene yapıştırdım ve o sert göğüsleri avuçlarımın arasında hoyratça sutyeninini üstünden okşayıp sıkmaya başladım. Dantelli sutyenini aşağı çekip göğüslerini avuçlayıp, zevkten şişmiş uçlarını parmaklarımın arasında ezip sıkmaya başladım. “Ahhh! Parçala göğüslerimi erkeğimmm!” diye inledi. Hilal öyle çok zevk alıyordu ki, ter içinde kalmıştı ve artık zevkten sadece anlamsız böğürtüler çıkartıyordu.
Artık o güzel götünün dar deliğini iyice açmıştım ve bütün vucüdumun ağırlığınıda kullanarak sikimi dibine kadar köklüyordum. Hilalin adeta takatı kalmamış, kalçalarını havada tutacak gücü kesilmişti. Ben ise matkap gibi götünü deliyor, sikimi kah hızlı hızlı, kah yavaş, ama bütün gücümle götünü dövüyor, bir daha sikecek fırsatım olmaz diye mümkün olduğunca kendimi tutup, götünü şikişimi uzatmaya çalışıyordum. Domalmış götünü iyice yatağa yapıştırmıştı, açımız bozulmuştu, ama yarrağım götüne yol yaptığı için deliğe matkap gibi girip çıkıyordu. Hilalin titreyerek, acayip sesler çıkartarak boşaldığını hissettim. Hilali götten orgazm etmiştim. Artık gücü kalmamıştı, götünü tamamen dağıtmıştım. O ne muhteşem bir göttü. Kalçalarını tamamen aşağı indirmiş, yatakta yarı baygın bir şekilde yatıyordu...
Sikimi götünden yavaşça çıkarttım ve Hilali yatakta doksan derece yan çevirdim, bacaklarını karnına doğru ittirip, götünün deliğinin tamamen dışarıya çıkmasını sağladım. Ben de götünün deliğinin yanında dizlerimin üstüne çömelip yatağa oturdum ve bacaklarımı aralayıp onun götünün deliğini sikime doğru çektim. Açılmış götüne sokmadan önce biraz amının suyunun üstünde kaydırdım ve amının o güzel suyuyla tamamen kaplanmış olan yarrağımı götüne hızlıca geçirdim. “Offf! Acıdı!” diye kısık bir çığlık attı. Bu pozisyonda da yarrağımın tamamı taşşaklarıma kadar girmişti. Götünün en derinlerinde sikimin baskısını, içindeki yarrağımın kıvranışını hissediyordu artık Hilal. O semsert kalçalarının arasındaki mor deliğine her soktuğumda kısık çığlıklar atıyordu. Şimdi göğüslerine ve yüzüne daha yakındım. Semsert memeleri, ben götünü vurdukça, sokup çıkardıkça, dövdükçe, hopluyor zıplıyor, kendi çevrelerinde tur atıyorlardı. Şak şuk giriş sesleri beni ve onu çıldırtıyordu.
Koca göğüslerini ellerimle tutup kendime doğru çektim, kafamı yaklaştırıp uçlarını yalamaya başladım. Uçlarını dişlerimle öyle bir sıkıp ısırmışım ki, uçları mosmor şişmeye başladılar hemen. Artık benim de takatim kalmamıştı, ama bu güzel götü bırakmakta istemiyordum. Bundan dolayı öyle çok giriş çıkış yapıyordum ki götüne, deliğinin etrafı kızarmaya başlamıştı. Ama ikimizin de umurunda değildi. Zevkten kendimizden geçmiş vaziyette Hilali altımda götünden sikerek inletiyordum. Arada sırada da sikimi götünün en dibine kadar abanıp sokuyor, bir müddet hareketsiz bıraktıktan sonra, içindeyken kalçalarım yardımıyla sikime daireler çizdirip yarrağımı götünün en ulaşılmaz yerlerine doğru döndürüyordum. Bu onu çıldırtıyordu. Saçlarını sağa sola savurup, dişlerini çarşafa geçirip, kendini geriye doğru ittirip, sikimin en dibini taşşaklarıma kadar içine almaya çalışıyordu...
Daha fazla dayanamadım ve sıcacık götünün en derininde patladım. Spermlerim şelale gibi fışkırıyordu içinde. Öyle hızlı pompalıyordum ki döllerimi içine, sıcak spermlerimi içine fışkırtırken kasılarak daha da hayvanca abanıyor, adeta yırtıyordum dar deliğini. O minicik göt deliğinin içine sanki sikimin hepsini sığdırıp götünü parçalamak istiyordum. Zevkten kendimden geçmiştim. Hilal de titreyerek boşalıverdi ikinci defa. Zevkten ve boşalmaktan ter içinde kalmış, ıslak bedeni çok sexy bir şekilde parlıyordu. Terden yapış yapış olmuştuk. Hilal kendinden geçmiş, yatakta kasılıp hafifçe inliyordu güzel götlüm. Oluk oluk akıyordu döllerim götünün içine. Beyaz spermlerim yavaşça götünün artık kıpkırmızı olmuş minik deliğinden hafifçe sızmaya başlamışlardı...
Hemen hala dimdik olan yarrağımı götünden çıkarttım ve birazda ağzına verip, bütün döllerimi yalattım ona. Hilal şehvetle hepsini yalamış, yarrağımı ağzına alıp içinde kalan ne varsa emip yutmuştu. Daha yokmu, daha daha istiyorum dercesine sikimi emip kasfasını somuruyordu. Hala sert olan yarrağımı iyice yalayıp temizledikten sonra kendimizi yatağın üzerine bıraktık ve öylece hiç konuşmadan bir müddet yattık. Bu ne muhteşem, ne azgın bir kızdı yaa! Sessizliği telefonun zili bozdu, annesi merak edip aramış. O gece dinlene dinlene, Hilalin güzel götünü sabaha kadar, taşşaklarımda döl kalmayana kadar siktim. Kaç kere boşaldığımızı bilmiyorum, ama sabah sikimin her tarafı zonkluyordu. Gün aydınlandığında artık giyinip telefon numarasını aldım ve oradan ayrıldım. Ne müthiş bir geceydi ama! Artık Hilalin o güzel götünü her fırsatta sikiyorum, parçalıyorum, dağıtıyorum. O da bundan çok memnun, bende...
[Fatih]
Dükkanımın yan sokağında, apartmanın giriş katında genç ve oldukça bakımlı bir türbanlı kız yaşıyordu. Dükkan kendime aitti ve o kızı uzunca bir süredir takip ediyordum. Çünkü öylesine güzel ve diri bir vücudu vardı ki, dükkanın önünden her geçtiğinde onu domaltıp bağırta bağırta siktiğimi hayal ederdim ve sikim taş gibi olurdu. Bir gün dükkanıma geldiğinde, heyecandan elim ayağıma dolaşıyordu, ama çaktırmamaya çalışıyordum. Adının Hilal olduğunu mahalledeki ufaklıklardan öğrenmiştim. Bilgisayar almıştı ve benden izlemek için film satın almaya gelmişti. Dükkanımda bilgisayar oyun ve film CD’leri satıyor, aynı zamanda bilgisayar tamiri yapıyordum. Hilali ilk defa bu kadar yakından görüyordum. Hilal filmleri incelerken, ben de çaktırmadan onu süzüyordum.
Hilal henüz 19-20 yaşlarındaydı. Boyu en az 1.70 vardı ve uzun topuklu ayakkabılarıyla daha da bir uzun gösteriyordu. Kilosuda boyuna göre oldukça idealdi, 50-55 kilo arasında mükemmel bir bombaydı. Saçları kumraldı ve sadece türbanının arasından birazı gözüküyordu. Masmavi gözleri, uzun siyah kirpiklerinin arasından gerçekten çok büyük gözüküyorlardı. Kaşları özenle alınmış, ince dik ve köşeliydiler. Dudakları dolgun ve çok etliydiler, adeta gel beni öp, etli dudaklarımı ısır diyorlardı. Hafif bir makyajı vardı, teni çok güzel olduğundan fazla bir makyaja ihtiyacı yoktu zaten. Gözlerinin altında çok hafif çilleri vardı ve bu ona ayriyeten çekici bir hava kazandırıyordu. Dudaklarına biraz pembemtırak bir ruj ve kirpiklerinin altına da gözlerinin rengiyle uyumlu mavi bir far çekmişti. Parfümünün kokusu başımı döndürüyordu.
Omuzları genişti ve spor yapmış atletler gibi kaslı ve yağsız bir vucudu vardı. Göğüsleri normalden çok daha iri yuvarlak ve dik duruyorlardı. Bunda, çok ince, yağsız, düz ve içine çekik olan belinin etkisi de büyüktü. Bacakları uzun ve biçimliydiler, geniş ama çıkık kalçalarıyla birlikte çok sert ve biçimli gözüküyorlardı. Uzun bacaklarını ayak bileklerine kadar kapatan, üst tarafı kıçına yapışıp külotunun çizgisini gösteren, alta doğru bollaşan, pileli siyah bir etek giymişti. Üzerinde dar ve göğüslerini sımsıkı saran, çizgili beyaz bir gömlek vardı. Ve içinden gözüken siyah dantelli sutyeni, o iri ve sert göğüsleri yanlardan sıkıştırmış olduğu için önlerden sanki patlayacakmış gibi düğmeleri zorluyorlardı. Göğüslerinin üzerine doğru tırmanan ve hemen üstünde biten baş örtüsü, iri memelerini daha da iri gösteriyordu. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi, sikim çoktan fırlamıştı bile.
Neyse, Hilal alacağı filmi seçti ve parasını ödeyip gitti. Daha sonraları, çok sık olmasa da dükkanıma arada bir gelip, bazen film, bazende oyun CD’si almayı sürdürdü. Ben de her geldiğinde yeni film ve oyunları ona gösterip, espri yaparak hem onu güldürüp hemde samimi olmaya çalışıyordum. Bunda azda olsa başarılı olmuştum. Bir gün suratı asık ve morali çok bozuk bir şekilde geldi ve konusu ayrılık olan bir film aldı. Herhalde sevgilisinden ayrıldı, bu kız nasıl bırakılır diye düşünüp, yine onu binbir çeşit pozisyonda siktiğimin fantazisini kurarken, “Moralim çok bozuk, evimize hırsız girmiş!” demez mi. “Evde yalnızım, korkudan bana uyku yok, şimdi de film alıp sabaha oturup hırsızı bekleyeceğim!” dedi ve gitti. Gece saat 22:00’ye geliyordu, dükkanı kapatmaya hazırlanıyordum ki, Hilal elinde film CD’siyle gelip, filmin çalışmadığını söyledi. Hemen dükkandaki bilgisayara taktım ve denedim. Bir problem yoktu. CD’yi alıp geri gitti. Ben de hemencecik niye gitti, keşke biraz daha kalsaydı da, konuşup o iri memeleri, dolgun köfte dudakları biraz daha yakından görebileydim diye kendi kendime sitem ederken, tak bir daha çıkıp gelmez mi!
CD’nin yine çalışmadığını söyledi. Ben de bilgisayarında bir problem olabileceğini söyledim. “Gelip bakabilirmisin?” dedi. “Ben de zaten kapatıyordum, beklersen hemen gelip bakarım!” dedim. Ve hızlıca dükkanı kapatıp, birlikte evine doğru yürümeye başladık. Heyecandan içim kıpır kıpırdı. Böyle bir fırsat bir daha elime geçmezdi. Kendi kendime, Tamam oğlum... bu fırsatı kaçırma, sonuna kadar git, ne olursa olsun. dedim. Zaten evde de tek başına olduğunu söylemişti ve şimdi de beni evine davet etmişti, demek ki o da bir şeyler düşünüyordu, ya da benim kalbim çok fesattı ve ben kendi kendime öyle gaz veriyordum. Neyse evine girdik. Acelem varmış gibi hemen bilgisayarın başına geçtim. Bilgisayar yatak odasında kuruluydu. Derli toplu temiz bir evi vardı ve de tek kişilik güzel bir yatağı. Onu o yatağa atıp sabaha kadar sikmek ne güzel olurdu diye iç geçirdim kendi kendime. Ben bilgisayarı kurcalarken, “Birşey içermisin?” diye sordu. Ben de, “Soğuk suyun varsa içerim.” dedim.
Suyumu getirmek için gittiğinde, çaktırmadan bilgisayarında neler var, ya da MSN adresini bulabilirmiyim diye kurcalarken, bir de ne göreyim? Bizim türbanlı Hilal bilgisayarına bir sürü pornofilm kaydetmiş. Tam isabet! dedim, bu kız çok azgın oğlum, sen ne yap et bu gece bu kızı sik bir güzel, sakın elinden kaçırma! dedim. Neyse Hilal suyumu getirip yanımdaki boş sandalyeye oturdu. İlk defa onu bu kadar yakından hissedebiliyordum. Sikim kazık gibi olmuştu. Sandalyedeki dimdik oturuşu, göğüslerini dışarıya şişirişi, sert ve diri kalçalarını geriye atışı beni çıldırtmıştı. Benim iskemle kısa kaldığından başım göğüslerinin hizasına geliyordu nerdeyse. Kafamı çevirmemle gömleğinin iki düğmesi arasında aralanan kısımdan içinin göründüğünü fark ettim. Zaten oldukça iri ve sert olan göğüslerini dar siyah dantelli bir sütyenle yandan sıkıştırınca, sutyeninden dışarı taşmış göğüsünün ucu nerdeyse fırlayacak gibi olmuş, hatta kahverengi başları siyah sutyeninin dantellerinin arasından nerdeyse hafifçe çıkmıştı.
Kendimi zorda olsa işime verdim ve bilgisayarını düzeltmeyi başarmıştım. “Tamam, oldu, çalışıyor!” dedim. Bilgisayara eğilip bakıp kontrol etti. Ben de o eğildiğinde çaktırmadan o dolgun memelerine bakıyordum. “Evet çalışyor!” deyip çok teşekkür etti ve borcunun nekadar olduğunu sordu. “Rica ederim, ne borcu? Suyumu verdin ya! Biraz da oturup o deniz mavisi gözlerindeki yıldızlar kadar parlak ışıltılara bakayım, bana yeter!” dedim. Hilal kıpkırmızı olmuştu, “Teşekkür ederim...” dedi kısık bir sesle. Belli ki çok hoşuna gitmişti bu yaptığım kompliman. Ağzım böyle durumlarda iyi laf yapar, elektriği yakalamıştım, devam et dedim kendi kendime. “O kadar güzel ve tatlısın ki, bazı geceler gökyüzündeki yıldızları seyrederken aklıma onlar kadar parlak gözlerin geliyor!” dedim. Utandı, “Böyle şeyler söyleme bana, ben çok etkilenirim!” dedi. Ben de bütün cesaretimi toplayıp, “Seni ilk gördüğüm günden beri hayal ediyorum!” dedim. Ne hayal ettiğimi soracağını bildiğim için böyle tuzak bir cümle kullanmıştım. Hemen oltaya geldi saf Hilal ve sordu. “Sana yakın olmayı, tenine dokunmayı, kokunu içime çekmeyi, sana sımsıkı sarılıp, o tatlı dudaklarını doyasıya öpmeyi!” diye söyleyiverdim hızlıca. Artık tepkisini bekliyordum. Ya, ‘Sen beni başka kızlarla karıştırdın!’ deyip tersleyecekti, ya da, ‘Eee?’ diyecekti. ‘Eee?’ derse bu iş tamamdı, o da beni istiyor anlamına gelecekti ve artık gerisi bana kalıyordu...
Kızarak, “Daha başka neler hayal ediyorsun?” dedi. Gözlerime bakamıyordu. “Tamam, sana hayal ettiklerimin hepsini göstereceğim!” dedim. Artık beklediğim an gelmişti, istediğim gibi yiyebilecek, belki de sikebilecektim Hilali. Ama nerden başlayacağıma karar veremiyordum. Hemen göğüslerine atlasam korkabilirdi. Bütün cesaretimle, yüzüne hiç bakmadan, yavaşça eteğinin üzerinden baldırlarını okşamaya başladım. Öylece oturuyor ve bana boş boş bakıyor, hiç tepki vermiyordu. Dar eteğinin üstünden uzun bacaklarının üst kısımlarını biraz okşayıp yavaşça aşağı doğru kaymaya başladım. Eteğinin yukarı kaldırıp altına elimi soktum ve tam dizinin altını tuttum. Bir an irkildi. Sonra ilk kez dokunulduğuna emin olduğum, hayallerimde canlandırdığım bacaklarını okşamaya başladım. Nefesinin hızlandığını fark ettim. Eteğini yukarı doğru çektim ve o sütun gibi uzun hafif bronz pürüzsüz bacaklara doğru eğilip baldırlarını öpmeye başladım. Sonra da dizlerimin üstüne çöküp eteğini daha da yukarı kaldırdım ve küloduna kadar yukarı ittim ve resmen bacaklarının üstüne saldırdım. O kadar kuvvetlice emdim ki baldırlarının amına yakın iç kısımlarını, bir an Hilal yerinden zıpladı, nefes nefese kalmıştı.
Hemencecik kalkıp, o etli dolgun dudaklarına yapışıp emmeye başladım. Bir yandan alt dudağını hafifçe ısırıp, diğer taraftanda dilimi o minik ağzından içeri sokarak diline değdirip onu azdırmaya çalışıyordum. Elimi de külodunun yukarısından içine sokup, o minicik kılsız amcığını okşayıp parmaklamaya çalışıyordum. Tekrar aşağıya indim. Amı mis gibi kokmaya başlamıştı ve çılgınlar gibi yalamak istiyordum amını. Bacaklarını açmak istedim, ama izin vermedi. Ben de sıkı sıkıya kapattığı bacaklarının tam üstüne gittim ellerimle baldırlarından tutup iki yana ayırdım. Herhalde biraz korkmuştu ki, sandalyede öylece oturuyordu. Dantelli külodunun yanlarından amına doğru dilimi uzatıyordum ve amına değemedikçe daha da çıldırıyordum. Dantelli külodunun üstünden o kadar çok dilledim ki o minicik amcığını, en sonunda bacakları gevşedi ve açıldı. Ben de başımı iki bacağının arasına soktum. Kalçalarına ellerimi arkadan yapışıtırıp doladım ki kaçmaya çalışmasın diye. O mis gibi kokan minicik siyah dantelli külodunu dişlerimle tutup yana çektim ve minicik kılsız amının üstünde yavaşça dilimi gezdirmeye başladım. Hafifçe dilimi kılsız daracık amında gezdiriyor, bazen klitorisini öpüyor, bazende amının dudaklarını ağzıma alıp emiyordum.
Çok geçmeden derin bir, “Ohhh!” çekti. İyice havasını bulmuştu, “Yeter artık!” dedi. Ama ben oralı olmadım tabi, bacaklarını omuzumdan yukarı atıp külodunu iyice kenara çektim ve o bal gibi tatlı minik kılsız amını daha bir iştahla yalamaya başladım. Sandalyede duramaz olmuştu, nerdeyse boşalacaktı. Hemen ayağa kalktım, arzuyla gözlerimin içine bakıyordu ve nerdeyse bayılacak gibiydi. Kalınlaşmış yarrağımı çıkardım ve eline verdim. Sonra ağzına doğru götürdüm. Yüzüme baktı, ama ben çoktan ağzına sokmuştum yarrağımı. Yarrağımın başını biraz ısırınca, yrrağımı çekip, dişlerini sürtmemesini, emmesini söyledim. Sonra tekrar diliyle dudakları arasına sıkıştırdım ve ağzına gidip gelmeye başladım. Bir elini tutup taşaklarıma götürdüm, taşaklarımı avuçladı. Çok azmıştım, hemen iki elimle kafasının arkasından tutup iyice sikime doğru bastırdım. Nefes alamıyordu. Sonra yavaşça ellerimi gevşettim ve ağzını am siker gibi sikmeye başladım. Sonradan onun da hoşuna gitmişti, sikimi içine çekip emiyor, ağzının içindeyken sıkıca tutuyor, dudaklarını daraltıyor, diliyle ucunu yalayıp, kafasını ileri geri ittirip sikimi dibine kadar ağzının içine sokup beni çıldırtıyordu. Ağzından çıkarttığında tükürükler sikimin tepesinden gömleğinin göğüs kısmına damlıyor, gömleği ıslatıp o diri göğüslerin daha da çok belirginleşmesini sağlıyordu.
Türbanının iki ucunu göğüslerinin üstünden yukarı çektim ki göğüslerini daha rahat görebileyim. Sikim ağzındayken gömleğinin düğmelerini açtım ve iri göğüslerini seyretmeye başladım. Sonra da damarlı ve koca yarrağımı o siyah dantelli sexy sütyeninin altından iki göğsünün ortasına sokup iri göğüslerini de yandan ellerimle sıkıştırıp, dolgun ve sert silikonlu gibi duran göğüslerinin arasına sikimi yavaşça gömdüm ve sürttürmeye başladım. Şimdi de göğüslerini sikiyordum. Hilalin iri, sıkıştırılmış ve sert göğüslerinin arasında sikimi git gel yaptırtmak müthiş bir duyguydu, tarif edilemeyecek kadar çok zevk alıyordum. Şimdi iki elimle de türbanını kafasının arkasından sıkıca tutarak başını sikime doğru bastırarak git gel yaptırıyordum. Adeta göğüslerinin arasından hem memelerini hem ağzını sikiyordum. Minik ağzına, o etli ve kalın dudaklarının arasına sikimin kafasını sokup sokup çıkartıyordum. O da yarrağımın zevkten mosmor olmuş kalın tepesini minik ağzının içine sokup emiyor, içine çekiyor sonra çıkartıp dilinin ucunu üstünde gezdiriyor dilinle damarları takip ediyor ve tükürükleyip tekrar o etli mosmor dudaklarının arasından minik ağzının içine sokup emiyordu.
Hilal de müthiş azmıştı. Amının vıcık vıcık olduğunu hayal ediyordum. O sulu amcığa sokup sokup çıkarmak ne zevkli olurdu. Ama onun o güzel götünü sikmek, deliğini yalayıp emmek, daha çok arzu uyandırıyordu içimde. Daha sonra kucağıma aldım ve dantelli sütyeninin üzerinden göğüslerini ısırmaya başladım. Siyah dantelli sutyeninin dantelleri arasından şişkin göğüslerinin uçlarını ağzımın içine alıyor, emiyor, içime çekiyor ve dişlerimin arasına alıp eziyordum. Çok sert ve yuvarlaktılar. İki iri, hafif bronz ve uçları kahverengi, üzüm büyüklüğünde uçları olan göğüslerini yavaşça avuçladım. Ellerimin içinde gittikçe sertleştiğini hissediyordum. Sonra sutyenini aşağıya indirdim ve tekrar o taş gibi dimdik, birbirine yakın duran yuvarlak ve diri göğüslerini uçlarını ağzıma alıp emmeye başladım. Hilalin yüzüne baktım, “Yeter! Gerçekten bayılacam, hayatta böyle bir şey ilk kez başıma geliyor!” dedi.
Ben de artık daha fazla dayanamayıp, hayallerini kurduğum o muhteşem kıçı dağıtmak için, ayağa kaldırdım ve yatağa götürdüm Hilali. Ellerinin ve dizlerinin üstünde domalttım. Elimle o ipincecik belinden aşağı doğru bastırarak, o yusyuvarlak iri sert ve diri kalçalarını dışarı çıkarmasını sağladım. Birden panik yaptı ve eliyle amını tutarak, “Bakireyim, olmaz!” dedi. Ben ise sadece o güzel götünü ona büyük bir zevk vererek sikeceğimi söyledim. Nedense buna itiraz etmedi, “Tamam, ama acıtmadan yap, ilk olacak...!” dedi. Artık o da had safhada azmıştı ve yarrağımın tadını öğrenmek istiyordu. Hilalin kafasını elimle bastırıp yatağa gömdüm, dolgun ve diri kalçalarını yukarı doğru kaldırdım. Dar ve uzun eteğini sırtına doğru topladım. O güzel götünün bütün güzelliği yuvarlak hatlarıyla karşımdaydı şimdi. İri ama sert ve kaslı götü belli ki hiç ellenmemiş ve sikilmemişti. Dantelli siyah minik daracık külodunu kalçalarından aşağı bacaklarına doğru çektim. Offf!! Bu güzel götü hemen sikmemek için kendimle mücadele ediyordum.
“Lütfen dikkat et, kızlığıma zarar gelmesin...” dedi. Bir elimi amına götürüp yavaşça okşarken, domalmış götün durdurduğum pozisyonundan dolayı iyice açılmış olan dar göt deliğine doğru ağzımı yaklaştırdım. Gerçekten çok temizdi, ne amında ne götünde hiç kıl yoktu ve çok pürüzsüzdü. Çokta güzel, kendisine has çekici bir kokusu vardı amının ve götünün. Belki de amının salgıladığı zevk suyundan geliyordu o sikimi şahlandıran güzel aromatik koku. Ağzımı o minik daracık hiç açılmamış amcığına doğru götürüp yalamaya başladım. Hoşuna gitmişti, kıpırdanmaya, kalçalarını oynatmaya başladı ve derin bir, “Ohhhh!” sesi yükseldi o etli dudaklarının arasından. “Daha çok yala, daha derine sok dilini! İçimi em, dilini sok içime, hızlı hızlı dilinle sik beni erkeğim!” diye komut verdi bana. Ben de amının içini emiyor, akan zevk suyunu içiyor, dilimi daha da derine sokup sokup çıkartıp onu zevkten delirtmeye çalışıyordum. Çok feci inlemeye başlamıştı, “Ahh... Ohhh... Sik beni!” diyordu durmadan, müthiş azmıştı Hilal.
Şimdi sol elimimin işaret parmağını amının suyuna bandırıp yavaşça o sert kaslı götünün deliğinin üstünde gezdiriyor, adeta içine girmeye çalışan bir matkap gibi sokmaya çalışıyordum. Ama götünün deliği çok dardı, belli ki hiç yarrak ve parmak girmemişti. Parmağımı biraz daha amının suyuyla ıslattıktan sonra sert bir şekilde taş gibi kalçalarının arasındaki minik göt deliğine sokmaya başladım. Parmağımı kurt gibi ilerletiyor, bazende içinde döndürerek yavaşça sokmaya çalışıyordum daracık deliğinin içine. “Acıyor! Çıkart! Ahhh!” diye bağırıp elimi dışarı doğru itmeye, kıçını sallamaya başladı. Parmağımı götünün içinde hareketsiz bırakıp, Hemen amına ağzımla öyle bir yapışıp emmeye başladım ki, acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü. Şimdi parmağımı içinde oynatıyor, yavaşça sokup sokup çıkartıyordum. Hilalin götü parmağıma alışmıştı ve onun da hoşuna gitmeye başlamıştı ki, kalçalarını sağa sola döndürüp, parmağımı iyice içine almaya çalışıyordu. “Götümü sik artık! Hazırım, dağıt götümü! Yarrağını sok dibine kadar!” diye inlemeye başladı.
Yarrağım taş gibi olmuştu, hiç bu kadar kalın ve sert olduğunu görmemiştim. Tepesi kan basıncında mosmor olmuştu ve her tarafından damarlar fışkırıyordu. Hilalin götüne girince çıkacak çığlığı hayal etmeye başladım. Şimdi parmağımı götünün minik deliğinden çıkartıp, kalçalarını öpüp, götünün deliğini yalayıp emmeye başladım. Ve göt yalamayı hiç bu kadar istememiştim. Şimdi orta ve işaret parmaklarımı o minik amının suyuna bandırıp yavaşça götünün deliğinden içeriye doğru kaydırdım. Yüz ifadesinden abladığım kadarıyla biraz acıtmıştım. Hemen amını ve götünü daha bir iştahla yalayıp emmeye başladım. Sonra parmaklarımı yavaşça götüne sokup çıkartıyordum. Önce yavaşça, daha sonra alışınca hızlı hızlı sokup çıkartmaya başladım. O güzel dar göt deliği iki parmağıma da alışmıştı artık. Hızlı hızlı ve ritmli bir şekilde Hilalin götüne parmaklarımı sokuyor, çıkartıyor, içinde döndürüyor, kuruyunca da tekrar amının suyunu parmaklarımı bandırıp götüne sokup, ıslak tutarak tahriş olmasını engelliyor, acı çekmesini azaltıyor ve daha çok zevk almasını sağlıyordum. Parmaklarımla Hilalin o güzel götünü adeta sikiyordum.
Kafayı yiyebilirdim, yatakta iç çamaşırıyla dizlerinin üstünde domalmış eteği ve türbanı çıkartılmadan kafası yatağa gömülmüş, manken gibi bir afet ve ben onun arkasına geçmişim, amını yalarken domaltmış götünü de parmaklarımla sokup sikiyorum. Daha fazla dayanamadım ve dizlerimin üstünde doğrulup arkasına geçtim, önce kalın ve damarlı yarrağımı bir müddet alttan amına sürterek daha çok zevk almasını sağladım ve sikimin amının o güzel kokulu suyuyla ıslanmasını sağladım, sonra da taş gibi olmuş semsert yarrağımı götünün minicik mor deliğine dayadım, beline doğru hafifçe bastırıp kalçalarını iyice dışa vermesini sağladım, kalçalarından tutup yavaşça kaslı götünün içine doğru yarrağımın tepesini ittirdim. Biraz zorladım, ama götünün bakire dar deliği izin vermedi. Sonra iki elimle kalçalarını iyice kavradım, götünün yanaklarını iki yana doğru çekip iyice açtım götünü ve o muhteşem minicik deliğini ortaya çıkarttım. Hiç bu kadar güzel manzara görmemiştim. Kuvvetlice içine bastım sikimi...
Yarrağımın içine girmesiyle bağırması bir oldu, “Canım çok yandı! Ahhh! Çıkart, istemiyorumm!” diye. Alışması, acısının hafiflemesi için, önce kalın yarrağımı dar deliğinin içinde bir müddet hareketsiz tuttum, daha sonra yavaşça sikimi götüne sokup çıkarmaya, pompalamaya başladım. Damarlı kalın yarrağım içinde yavaşça gidip geliyor, götünü yarıyor, adeta parçalıyordu. Acısından elleriyle yorganı sıkıyor, dişleriyle de çarşafı almış ağzına ısırıyordu, o güzel mavi gözlerinden hafifçe yaşlar gelmeye başlamıştı güzel Hilalimin. Acısını azaltmak için hemen amını okşayıp, parmaklarımı amcığının içine doğru soktum. Ama fazla sokmadım, yoksa kızlığını bozabilirdim. O pembe küçük amını parmaklarımla hafifça okşarken, yavaşça da yarrağımı o dar göt deliğine sokup sokup çıkartmaya başladım. Amacım amından çıkan zevk dalgasının götündeki baskıyı ve acıyı azaltmasıydı. Bir müddet sonra kendini gevşetti ve geriye doğru ittirmeye başladı. İşte şimdi tam kıvama gelmişti. Artık bu sert kalçaları rahatça sikecek, götünün deliğine istediğim kadar hızlı sokup, dibine kadar abanabilecektim.
“Ohh! Sik götümü erkeğim! Artık ordan hiç çıkma!” diye inledi. Zevk almaya başlamıştı, sanki götü sikimi emiyor, kocaman yarrağımı içinde kaybediyordu. Hilalin götünü hayvanlar gibi sikiyordum, kudurmuş köpekler gibi ellerimle kalçalarını iki yana çekip iyicene gerdiğim o güzel diri götünün minik ve dar deliğine sikimi hızlı hızlı sokup çıkartıyordum. Hızlı hızlı sokup çıkarmaktan, götünü yarmaktan ter içinde kalmıştım. O kadar tatlı, sıcak ve daracıktı ki götünün içi, sanki alev alev yanıyordu. Sıcaklığı yarrağımı öyle bir şehvetlendirmişti ki, götünün en derinine doğru girip çıkmaktan kendine hafif kaygan bir yol yapmıştı artık. Götünün sikilmesinden aldığı zevkle o tatlı amından damlayan zevk sularını parmaklarıma sürdükten sonra bir elimle türbanını saçlarıyla tutup geriye çektim ve diğer elimi de amının suyuna bandırmış olduğum işaret parmağımı o güzel dolgun ve etli dudaklarının arasından ağzının içine sokup emdirttim. Belli ki çok hoşuna gitmişti, kafasını türbanının yanlarından fırlamış uzun saçlarını savurup, dilini dışarı çıkartıp parmaklarımı yalayıp emmeye çalışıyordu. “Sik götümü! Dağıt, parçala, dibine kadar sok erkeğim!” diye zevk çığlıkları attıkça beni daha da kudurtuyordu...
Artık götüne öyle hızlı bir şekilde girip çıkıyordum ki sikimin götüne giriş çıkışını takip edemiyordum. Offff! Türbanlı götü sikmek muhteşemdi. Götünün içi daracıktı ve inanılmaz sıcaktı. Götünün deliği sikimin her tarafını sıkmıştı. Çok dar olduğu için girip çıkarken de o kadar çok zevk veriyordu ki, neredeyse kendimden geçecektim. Ensesinden ellerimle tutup iyice kendime doğru çektim ve sikimi götünün içine tamamen yerleştirdim. Ellerimi o diri ve iri göğüsleri çevreleyen siyah dantelli sutyene yapıştırdım ve o sert göğüsleri avuçlarımın arasında hoyratça sutyeninini üstünden okşayıp sıkmaya başladım. Dantelli sutyenini aşağı çekip göğüslerini avuçlayıp, zevkten şişmiş uçlarını parmaklarımın arasında ezip sıkmaya başladım. “Ahhh! Parçala göğüslerimi erkeğimmm!” diye inledi. Hilal öyle çok zevk alıyordu ki, ter içinde kalmıştı ve artık zevkten sadece anlamsız böğürtüler çıkartıyordu.
Artık o güzel götünün dar deliğini iyice açmıştım ve bütün vucüdumun ağırlığınıda kullanarak sikimi dibine kadar köklüyordum. Hilalin adeta takatı kalmamış, kalçalarını havada tutacak gücü kesilmişti. Ben ise matkap gibi götünü deliyor, sikimi kah hızlı hızlı, kah yavaş, ama bütün gücümle götünü dövüyor, bir daha sikecek fırsatım olmaz diye mümkün olduğunca kendimi tutup, götünü şikişimi uzatmaya çalışıyordum. Domalmış götünü iyice yatağa yapıştırmıştı, açımız bozulmuştu, ama yarrağım götüne yol yaptığı için deliğe matkap gibi girip çıkıyordu. Hilalin titreyerek, acayip sesler çıkartarak boşaldığını hissettim. Hilali götten orgazm etmiştim. Artık gücü kalmamıştı, götünü tamamen dağıtmıştım. O ne muhteşem bir göttü. Kalçalarını tamamen aşağı indirmiş, yatakta yarı baygın bir şekilde yatıyordu...
Sikimi götünden yavaşça çıkarttım ve Hilali yatakta doksan derece yan çevirdim, bacaklarını karnına doğru ittirip, götünün deliğinin tamamen dışarıya çıkmasını sağladım. Ben de götünün deliğinin yanında dizlerimin üstüne çömelip yatağa oturdum ve bacaklarımı aralayıp onun götünün deliğini sikime doğru çektim. Açılmış götüne sokmadan önce biraz amının suyunun üstünde kaydırdım ve amının o güzel suyuyla tamamen kaplanmış olan yarrağımı götüne hızlıca geçirdim. “Offf! Acıdı!” diye kısık bir çığlık attı. Bu pozisyonda da yarrağımın tamamı taşşaklarıma kadar girmişti. Götünün en derinlerinde sikimin baskısını, içindeki yarrağımın kıvranışını hissediyordu artık Hilal. O semsert kalçalarının arasındaki mor deliğine her soktuğumda kısık çığlıklar atıyordu. Şimdi göğüslerine ve yüzüne daha yakındım. Semsert memeleri, ben götünü vurdukça, sokup çıkardıkça, dövdükçe, hopluyor zıplıyor, kendi çevrelerinde tur atıyorlardı. Şak şuk giriş sesleri beni ve onu çıldırtıyordu.
Koca göğüslerini ellerimle tutup kendime doğru çektim, kafamı yaklaştırıp uçlarını yalamaya başladım. Uçlarını dişlerimle öyle bir sıkıp ısırmışım ki, uçları mosmor şişmeye başladılar hemen. Artık benim de takatim kalmamıştı, ama bu güzel götü bırakmakta istemiyordum. Bundan dolayı öyle çok giriş çıkış yapıyordum ki götüne, deliğinin etrafı kızarmaya başlamıştı. Ama ikimizin de umurunda değildi. Zevkten kendimizden geçmiş vaziyette Hilali altımda götünden sikerek inletiyordum. Arada sırada da sikimi götünün en dibine kadar abanıp sokuyor, bir müddet hareketsiz bıraktıktan sonra, içindeyken kalçalarım yardımıyla sikime daireler çizdirip yarrağımı götünün en ulaşılmaz yerlerine doğru döndürüyordum. Bu onu çıldırtıyordu. Saçlarını sağa sola savurup, dişlerini çarşafa geçirip, kendini geriye doğru ittirip, sikimin en dibini taşşaklarıma kadar içine almaya çalışıyordu...
Daha fazla dayanamadım ve sıcacık götünün en derininde patladım. Spermlerim şelale gibi fışkırıyordu içinde. Öyle hızlı pompalıyordum ki döllerimi içine, sıcak spermlerimi içine fışkırtırken kasılarak daha da hayvanca abanıyor, adeta yırtıyordum dar deliğini. O minicik göt deliğinin içine sanki sikimin hepsini sığdırıp götünü parçalamak istiyordum. Zevkten kendimden geçmiştim. Hilal de titreyerek boşalıverdi ikinci defa. Zevkten ve boşalmaktan ter içinde kalmış, ıslak bedeni çok sexy bir şekilde parlıyordu. Terden yapış yapış olmuştuk. Hilal kendinden geçmiş, yatakta kasılıp hafifçe inliyordu güzel götlüm. Oluk oluk akıyordu döllerim götünün içine. Beyaz spermlerim yavaşça götünün artık kıpkırmızı olmuş minik deliğinden hafifçe sızmaya başlamışlardı...
Hemen hala dimdik olan yarrağımı götünden çıkarttım ve birazda ağzına verip, bütün döllerimi yalattım ona. Hilal şehvetle hepsini yalamış, yarrağımı ağzına alıp içinde kalan ne varsa emip yutmuştu. Daha yokmu, daha daha istiyorum dercesine sikimi emip kasfasını somuruyordu. Hala sert olan yarrağımı iyice yalayıp temizledikten sonra kendimizi yatağın üzerine bıraktık ve öylece hiç konuşmadan bir müddet yattık. Bu ne muhteşem, ne azgın bir kızdı yaa! Sessizliği telefonun zili bozdu, annesi merak edip aramış. O gece dinlene dinlene, Hilalin güzel götünü sabaha kadar, taşşaklarımda döl kalmayana kadar siktim. Kaç kere boşaldığımızı bilmiyorum, ama sabah sikimin her tarafı zonkluyordu. Gün aydınlandığında artık giyinip telefon numarasını aldım ve oradan ayrıldım. Ne müthiş bir geceydi ama! Artık Hilalin o güzel götünü her fırsatta sikiyorum, parçalıyorum, dağıtıyorum. O da bundan çok memnun, bende...
[Fatih]
(2) Ehliyeti Aldıktan Sonra Götümü De Deldirdim!
Ehliyeti Aldıktan Sonra Götümü De Deldirdim! (Nesli 37 Y., Ankara / Türkiye)
Merhaba sex severler ben Nesli. Size daha önce Alirıza ile Ehliyet kursunu asıp arabada sikişmemizi anlatmıştım. Kurs süresince Alirıza ile kaçamaklarımız devam etmişti. 2 ay sonunda kursumuzu başarı ile bitirip ehliyetlerimizi almıştık. Fakat buna ikimiz de sevinememiştik, çünkü kurs bitince Alirıza ile görüşmemiz de hemen hemen imkansız hale gelmişti. Birbirimize öyle hasrettik ki, buluşma yolları ararken, birgün kocam 1 haftalığına köye gideceğini söyledi. Bu habere o kadar sevinmiştim ki, hemen Alirızaya telefon açıp müjdeyi verdim. Alirıza da, “Aşkımmm bu çok güzel bir haber, seni çok özledim Neslim, amcığını çok özledim, 1 hafta benimsin!” dedi. “Ben de seni çok özledim aşkım, 1 hafta boyunca o yarrağını amcığıma doyuracam!” dedim.
Akşam olmuştu, yemekten sonra kocam, “Yarın yolculuk var, erken kalkacam, hadi yatalım!” dedi. Ortalığı topladım v.s. derken ben de yatak odasına geçtim. Ama kocam daha uyumamıştı, anlaşılan beni sikmeden köye gitmeye niyeti yoktu. Her zamanki gibi kısa bir sikişmenin ardından kocam hemen arkasını döndü ve uykuya daldı. Benimse yarın Alirızaya kavuşmanın heyecanı ile gözüme uyku girmiyordu. Bütün bunları düşünürken uyumuş kalmıştım. Sabah olup kocam evden çıkar çıkmaz Alirızayı aradım, “Aşkımmm gelebilirsin, kocam olacak herif gitti, hemen gel ne olur bitsin bu hasret!” dedim. Alirıza da, “Tamam Neslim, 1 saat sonra ordayım!” dedi. Ben hemen duşa girdim ve ağda ile amcığımı kaymak gibi yaptım, siyah dantelli iç çamaşırlarımı giydim ve üstüme de sexy bir bluzla eteğimi giyip heyecanla sevgilimi beklemeye başladım...
O bir saat geçmek bimedi. Sonunda zil çaldı, kalbim heyecandan yerinden fırlayacak gibiydi. Hemen kapıya koştum ve açtım, aşkımı içeriye aldım. Daha kapıda sarıldık birbirimize ve ateşli bir şekilde öpüştük. “Aşkımmm çok özledim seni, hadi gel içeriye geçelim de bitsin bu hasretlik, söndür amımın ateşini!” diyerek, çoktan çadırı kurmuş olan kocaman yarrağını pantolonunun üstünden kavradım, sıktım. Alirıza da eteğimin üstünden amımı avuçlayıp, “Gel yavrummm, hasretim bu amcığına, seni 1 hafta boyunca yarrağıma doyuracam!” diyerek, salonda bulunan üçlü koltuğa yatırıp, dudaklarımı öperek, boynumu öpüp yalayarak, ordan da göğüslerime yumuldu. Bir yandan da üstümüzdeki elbiseleri parçalarcasına çıkarıyorduk. İkimiz de çırılçıplak kalınca Alirıza koltuğa oturup, beni de önünde diz çöktürdü ve kazık gibi olmuş yarağını ağzıma verdi...
Nasıl yalıyorum ama yarrağını, resmen aç köpekler gibi saldırıyorum yarrağına. Arada bir dilimle taşşaklarına hafif darbeler atıp, yarrağını alabildiğim kadarıyla ağzıma alıyor ve somuruyordum. “Off! Nasıl da özlemişim yarrağını aşkım! Hadi biran önce sik beni, amıma kökle, dağıt, parçala amcığımı!” diyordum. Alirıza da, “Dur yavrum, acele etme, tüm deliklerini dolduracam senin, önce biraz da ben senin amını yalayım, ağzıma akıt sıcaklığını!” dedi. Ve Alirıza ile yer değiştik, ben koltuğa oturdum ve o önüme diz çöktü. Bacaklarımı omzuna kaldırmamla amcığıma yumuldu ve yalamaya başladı. Am dudaklarımı emiyor, klitorisimi dilliyor, dilini amıma sokup sokup çıkarıyordu. Ben, “Offf aşkımmm, sokkk, daha ileri sokkk dilini, ohhhh!” dedikçe, adeta beni dili ile sikiyordu...
Amımın suları ağzına şelale gibi akarken, “Artık daha fazla dayanamıyacam, sikkk beni aşkımmm, doldur amımı koca yarraklımm, hadii sikkk, köklee!” diye haykırmamla, Alirıza bir anda yukarı kayarak, yarrağını vıcık vıcık amıma birden geçirdi ve “Ohhhh Neslim, sevgilimmm, nasıl da özlemişim amcığını, ohhhh!” diyerek deli gibi gidip gelmeye başladı. Ben de, “Aşkımmm feda olsun sana bu am, ye parçala, sik kökle, doldur içimi döllerinle, ohhh!” diyordum. Ben bir kez daha orgazm olurken, Alirıza daha yaklaşık 20 dakika amımdan sikerek, döllerini içime fışkırttı. Birer sigara içip dinlendikten sonra, yarrağı yeniden kıpırdanmaya başlamıştı bile. Kendine gelen yarrağını önce avuçlayıp sıvazlayarak canlandırdım, sonra da ağzıma alıp iyice sertleşene kadar yalayıp emdim. Alirıza da bu arada güçlü elleriyle göğüslerimi limon sıkar gibi sıkıp yoğuruyor, sertleşmiş meme uçlarımla Misketle oynar gibi oynuyor, arada bir de götüme şaplaklar atarak, “Orospum benimmm! Ohhhh! Hastayım senin şu harika götüne!” diyerek beni daha da azdırıyordu...
Kemirircesine emdiğim yarrağını ağzımdan kurtarıp, “Domal orospu!” dedi ve beni kaldırdığı gibi koltuğun üzerine dörtayak domalttı. İki eliyle götümün yanaklarını yanlara ayırıp, bu zamana kadar kocamın elini bile sürmediği götümün deliğini yalamaya başladı. Dili göt deliğime ilk değdiği anda aklım yerinden çıkacaktı. Böylesine güzel bir his daha olamazdı. Diliyle büzüğümün etrafında daireler çiziyor, arada bir tükürüp, tükürüğünü diliyle göt deliğimin içine yediriyordu. Dilini göt deliğime sokup çıkarmaya başladığında ise ben de zevkten inlemeye ve kıvranmaya başlamıştım bile. Artık dayanamıyordum, “Götümü sikk! Yarrağını sok götüme aşkım! Boz bakire götümün kızlığını, sikicimmm!” diye yalvarıyordum. Birgün götten sikilmeyi arzulayacağımı, bakire götümü deldirmek için bir erkeğe yalvaracağımı, 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi...
Alirıza götümü yalamayı bırakıp, ellerimi yanlardan arkaya kıvırıp, yüzümü koltuğun minderine yapıştırdı ve götümü dikti havaya. Bana götümün yanaklarını ayırttırıp büzüğüme bolca tükürük bıraktı. Yarrağını da sulanmış amıma bir iki kez sokup çıkararak ıslattıktan sonra, yarrağının başını götümün deliğine dayadı ve “Hazırmısın orospummm? Biraz acıyabilir, bak söylemedi deme sonra!” dedi. “Acısın aşkım! Hazırım, sok! Sik götümü erkeğimmm!” dedim ve heyecanla beklemeye başladım. Doğrusu yavaş yavaş, alıştıra alıştıra sokacak diye bekliyordum, ama o aniden abanarak hepsini birden, taşaklarına kadar geçirdi. Beynimde şimşekler çakmış, gözüm kararmıştı ve bağırmamak için koltuğun minderini dişliyordum. Dayanılmaz bir acıyla birlikte inanılmaz bir zevki ayna anda hissediyordum...
Alirıza yarrağını götümün içinde ileri geri oynatmak isteyince, “Dur aşkım! Kımıldama nolursun, biraz kal öyle!” dedim. Kırmadı beni ve götümün acısı hafifleyene kadar bir süre öylece durdu içimde. Sonra ben götümü hafif hafif ileri geri oynatmaya başlayınca, o da yavaştan gidip gelmelere başladı. 5-10 dakika sonra artık iyice alışmıştım ve Alirıza da artık yarrağını başına kadar çekiyor, sonra da birden geri gömüyordu. Gittikçe hızlanan hareketlerle, beni inlete inlete, bağırta bağırta, yarım saate yakın götümü sikti ve sonunda sıcak döllerini götümün derinliklerine fışkırtarak boşaldı. Yarağı götümdeyken amımla ve klitorisimle oynayınca ben de müthiş bir orgazm olarak boşaldım. Evet kesinlikle bu hayatımda yaşadığım en güzel orgazmdı!
1 hafta boyunca deli gibi sikişmemize rağmen, ne ben yarrağa doydum, ne de Alirıza amcığıma ve götüme doydu. Kocamın köyden gelmesiyle yine bize ayrılık düştü :((
[Nesli]
Merhaba sex severler ben Nesli. Size daha önce Alirıza ile Ehliyet kursunu asıp arabada sikişmemizi anlatmıştım. Kurs süresince Alirıza ile kaçamaklarımız devam etmişti. 2 ay sonunda kursumuzu başarı ile bitirip ehliyetlerimizi almıştık. Fakat buna ikimiz de sevinememiştik, çünkü kurs bitince Alirıza ile görüşmemiz de hemen hemen imkansız hale gelmişti. Birbirimize öyle hasrettik ki, buluşma yolları ararken, birgün kocam 1 haftalığına köye gideceğini söyledi. Bu habere o kadar sevinmiştim ki, hemen Alirızaya telefon açıp müjdeyi verdim. Alirıza da, “Aşkımmm bu çok güzel bir haber, seni çok özledim Neslim, amcığını çok özledim, 1 hafta benimsin!” dedi. “Ben de seni çok özledim aşkım, 1 hafta boyunca o yarrağını amcığıma doyuracam!” dedim.
Akşam olmuştu, yemekten sonra kocam, “Yarın yolculuk var, erken kalkacam, hadi yatalım!” dedi. Ortalığı topladım v.s. derken ben de yatak odasına geçtim. Ama kocam daha uyumamıştı, anlaşılan beni sikmeden köye gitmeye niyeti yoktu. Her zamanki gibi kısa bir sikişmenin ardından kocam hemen arkasını döndü ve uykuya daldı. Benimse yarın Alirızaya kavuşmanın heyecanı ile gözüme uyku girmiyordu. Bütün bunları düşünürken uyumuş kalmıştım. Sabah olup kocam evden çıkar çıkmaz Alirızayı aradım, “Aşkımmm gelebilirsin, kocam olacak herif gitti, hemen gel ne olur bitsin bu hasret!” dedim. Alirıza da, “Tamam Neslim, 1 saat sonra ordayım!” dedi. Ben hemen duşa girdim ve ağda ile amcığımı kaymak gibi yaptım, siyah dantelli iç çamaşırlarımı giydim ve üstüme de sexy bir bluzla eteğimi giyip heyecanla sevgilimi beklemeye başladım...
O bir saat geçmek bimedi. Sonunda zil çaldı, kalbim heyecandan yerinden fırlayacak gibiydi. Hemen kapıya koştum ve açtım, aşkımı içeriye aldım. Daha kapıda sarıldık birbirimize ve ateşli bir şekilde öpüştük. “Aşkımmm çok özledim seni, hadi gel içeriye geçelim de bitsin bu hasretlik, söndür amımın ateşini!” diyerek, çoktan çadırı kurmuş olan kocaman yarrağını pantolonunun üstünden kavradım, sıktım. Alirıza da eteğimin üstünden amımı avuçlayıp, “Gel yavrummm, hasretim bu amcığına, seni 1 hafta boyunca yarrağıma doyuracam!” diyerek, salonda bulunan üçlü koltuğa yatırıp, dudaklarımı öperek, boynumu öpüp yalayarak, ordan da göğüslerime yumuldu. Bir yandan da üstümüzdeki elbiseleri parçalarcasına çıkarıyorduk. İkimiz de çırılçıplak kalınca Alirıza koltuğa oturup, beni de önünde diz çöktürdü ve kazık gibi olmuş yarağını ağzıma verdi...
Nasıl yalıyorum ama yarrağını, resmen aç köpekler gibi saldırıyorum yarrağına. Arada bir dilimle taşşaklarına hafif darbeler atıp, yarrağını alabildiğim kadarıyla ağzıma alıyor ve somuruyordum. “Off! Nasıl da özlemişim yarrağını aşkım! Hadi biran önce sik beni, amıma kökle, dağıt, parçala amcığımı!” diyordum. Alirıza da, “Dur yavrum, acele etme, tüm deliklerini dolduracam senin, önce biraz da ben senin amını yalayım, ağzıma akıt sıcaklığını!” dedi. Ve Alirıza ile yer değiştik, ben koltuğa oturdum ve o önüme diz çöktü. Bacaklarımı omzuna kaldırmamla amcığıma yumuldu ve yalamaya başladı. Am dudaklarımı emiyor, klitorisimi dilliyor, dilini amıma sokup sokup çıkarıyordu. Ben, “Offf aşkımmm, sokkk, daha ileri sokkk dilini, ohhhh!” dedikçe, adeta beni dili ile sikiyordu...
Amımın suları ağzına şelale gibi akarken, “Artık daha fazla dayanamıyacam, sikkk beni aşkımmm, doldur amımı koca yarraklımm, hadii sikkk, köklee!” diye haykırmamla, Alirıza bir anda yukarı kayarak, yarrağını vıcık vıcık amıma birden geçirdi ve “Ohhhh Neslim, sevgilimmm, nasıl da özlemişim amcığını, ohhhh!” diyerek deli gibi gidip gelmeye başladı. Ben de, “Aşkımmm feda olsun sana bu am, ye parçala, sik kökle, doldur içimi döllerinle, ohhh!” diyordum. Ben bir kez daha orgazm olurken, Alirıza daha yaklaşık 20 dakika amımdan sikerek, döllerini içime fışkırttı. Birer sigara içip dinlendikten sonra, yarrağı yeniden kıpırdanmaya başlamıştı bile. Kendine gelen yarrağını önce avuçlayıp sıvazlayarak canlandırdım, sonra da ağzıma alıp iyice sertleşene kadar yalayıp emdim. Alirıza da bu arada güçlü elleriyle göğüslerimi limon sıkar gibi sıkıp yoğuruyor, sertleşmiş meme uçlarımla Misketle oynar gibi oynuyor, arada bir de götüme şaplaklar atarak, “Orospum benimmm! Ohhhh! Hastayım senin şu harika götüne!” diyerek beni daha da azdırıyordu...
Kemirircesine emdiğim yarrağını ağzımdan kurtarıp, “Domal orospu!” dedi ve beni kaldırdığı gibi koltuğun üzerine dörtayak domalttı. İki eliyle götümün yanaklarını yanlara ayırıp, bu zamana kadar kocamın elini bile sürmediği götümün deliğini yalamaya başladı. Dili göt deliğime ilk değdiği anda aklım yerinden çıkacaktı. Böylesine güzel bir his daha olamazdı. Diliyle büzüğümün etrafında daireler çiziyor, arada bir tükürüp, tükürüğünü diliyle göt deliğimin içine yediriyordu. Dilini göt deliğime sokup çıkarmaya başladığında ise ben de zevkten inlemeye ve kıvranmaya başlamıştım bile. Artık dayanamıyordum, “Götümü sikk! Yarrağını sok götüme aşkım! Boz bakire götümün kızlığını, sikicimmm!” diye yalvarıyordum. Birgün götten sikilmeyi arzulayacağımı, bakire götümü deldirmek için bir erkeğe yalvaracağımı, 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi...
Alirıza götümü yalamayı bırakıp, ellerimi yanlardan arkaya kıvırıp, yüzümü koltuğun minderine yapıştırdı ve götümü dikti havaya. Bana götümün yanaklarını ayırttırıp büzüğüme bolca tükürük bıraktı. Yarrağını da sulanmış amıma bir iki kez sokup çıkararak ıslattıktan sonra, yarrağının başını götümün deliğine dayadı ve “Hazırmısın orospummm? Biraz acıyabilir, bak söylemedi deme sonra!” dedi. “Acısın aşkım! Hazırım, sok! Sik götümü erkeğimmm!” dedim ve heyecanla beklemeye başladım. Doğrusu yavaş yavaş, alıştıra alıştıra sokacak diye bekliyordum, ama o aniden abanarak hepsini birden, taşaklarına kadar geçirdi. Beynimde şimşekler çakmış, gözüm kararmıştı ve bağırmamak için koltuğun minderini dişliyordum. Dayanılmaz bir acıyla birlikte inanılmaz bir zevki ayna anda hissediyordum...
Alirıza yarrağını götümün içinde ileri geri oynatmak isteyince, “Dur aşkım! Kımıldama nolursun, biraz kal öyle!” dedim. Kırmadı beni ve götümün acısı hafifleyene kadar bir süre öylece durdu içimde. Sonra ben götümü hafif hafif ileri geri oynatmaya başlayınca, o da yavaştan gidip gelmelere başladı. 5-10 dakika sonra artık iyice alışmıştım ve Alirıza da artık yarrağını başına kadar çekiyor, sonra da birden geri gömüyordu. Gittikçe hızlanan hareketlerle, beni inlete inlete, bağırta bağırta, yarım saate yakın götümü sikti ve sonunda sıcak döllerini götümün derinliklerine fışkırtarak boşaldı. Yarağı götümdeyken amımla ve klitorisimle oynayınca ben de müthiş bir orgazm olarak boşaldım. Evet kesinlikle bu hayatımda yaşadığım en güzel orgazmdı!
1 hafta boyunca deli gibi sikişmemize rağmen, ne ben yarrağa doydum, ne de Alirıza amcığıma ve götüme doydu. Kocamın köyden gelmesiyle yine bize ayrılık düştü :((
[Nesli]
Tuesday, June 19, 2012
Nişanlımı Götünden, Annesini Amından Sikiyorum!
Nişanlımı Götünden Annesini Amından Sikiyorum! (Bekir 23 Y., Antalya / Türkiye)
Merhaba adım Bekir. 23 yaşındayım, 1.79 boyunda, beyaz tenli, kumral şaçlı biriyim. Sevgilim Aslı ile Liseden başlayan aşkımız 2 yıl önce nişanlanmaya kadar gitti. ÖSS sınavlarına hazırlananan nişanlım, 20 yaşında, sarı saçlı, 1.70 boylarında, beyaz tenli, normal vücut ölçüleri olan ve ince belli bir kız. Nişanlımın annesi (müstakbel kayınvalidem) ise 43 yaşında ve yaşına göre mükemmel vücudu var, hafif balık etli, beyaz tenli, 1.66 boylarında, sarışın, dolgun göğüsleri olan çok seksi bir kadın. Müstakbel kayınpederim ise, 53 yaşında, iyice çökmüş, saçları beyazlamış, hafif kilolu biri ve makine mühendisi olarak çalışıyor. Kayınpeder kayınvalidemden para esirgemiyor, kayınvalide de paraları giyimine, kıyafetine, saçlarına ve vücut bakımına harcıyor.
Aslı ile nişanlandıktan sonra ailecek birbirimize gidip gelmeye başladık. Nişanlımla cinsellik olarak öpüşmeden ileri gitmiyorduk. Daha sonra benim askerlik geldi, askere gittim. Isparta acemelikten sonra usta birliği Bingöle çıktı. Nişanlım çok üzülmüştü, birşey olacak dönemiyecem diye. Askerde çok azmıştım, hep nişanlımı arzuluyordum. İlk izine geldiğimde nişanlımla bizde öğlen vakti konuşurken evde kimse yoktu, öpüşürken nişanlıma onu çok arzuladığımı ve birlikte olmak istediğimi söyledim. Nişanlım da kabul etti, ama önden değil arkadan verdi. Askerliğim süresince ilişkimiz böyle devam etti, her izine geldiğimde nişanlımı artık götünden sikiyordum. Sonunda teskereyi aldım, askerden döndüm ve düğün tarihini kararlaştırdık. Fakat düğün ileri bir tarihte yapılacaktı. Ben tabi yine arada sırada (bazen onlarda, bazen bizde) nişanlımı götünden sikiyordum.
Onlara gittiğimde, kayınvalidem hep eşofman tarzı sıkı taytlar ve göğüs dekoltesi bol olan elbiseler giyiyor, benle hep yakından ilgileniyordu. Bazen yemek falan koyarken dekolteli giysilerinden görünen göğüsleriyle önümde eğiliyor, ben her nekadar bakmak istemesem de gözüm kocaman göğüslerine kayıyordu.
Askerden geldikten bir ay falan sonra, özel bir firmada işe başladım. Birgün iş çıkışından sonra nişanlımı görmek için onlara gittim. Ben nişanlımla salonda otururken annesi de banyodaymış, “Aslı kızım ütü açık kaldı galiba, fişini çekiver!” dedi. Nişanlım da kalktı ütüyü kapamak için üst kata gitti (evleri Dubleks). Annesi de benim evde olduğumu bilmiyor ya, üstünü havlu ile sarmış, altında siyah külodu ve kocaman götüyle salona dalıverdi. Birden beni görünce, “Aaa oğlum sen de mi burdaydın, geleceğini bilmiyordum, bu halimle banyodan çıktığım için kusura bakma...” dedi. “Yok asıl siz kusura bakmayın efendim, haber vermeden geldiğim için.” dedim. Sonra o da yukarı kata çıkarken arkadan götü bıldır bıldır sallanıyordu. Doğrusu nişanlımdan daha güzel vücudu vardı, nişanlımın göğüsleri çok küçüktü. Daha sonra hep aklıma geliyordu, nişanlımla sevişirken bile annesini hayal ediyordum.
Bir izin günümde yine onlardaydım. Evde nişanlımla yalnızız, TV falan izlerken öpüşüyorduk falan. Derken iyice azdık ve çırılçıplak soyunduk sevişiyoruz, nişanlımı yine götünden sikiyordum. Birinci postayı götüne boşaldım, fakat götünü sikmeye devam ediyorum. Nişanlım da, “Aşkım nolur çıkar, biraz duralım, sonra yine yaparız!” deyince, nişanlımı kırmamak için götünü ikinci posta sikmeyi bırakıp, toparlandık ve öpüşüyorduk. O sırada telefonu çaldı, nişanlımın kız kardeşi Gizem arıyordu. “Abla yıl sonu balosu için elbise beğenemedim...” diyerek nişanlımı çağırıyordu. Nişanlım hem gitmek istiyor, hem de beni bırakmak istemiyordu. “Git aşkım, Gizemin elbise işini hallet gel!” dedim. Nişanlım da, “İstersen sen de bizimle gel!” dedi. “Ben yorgunum, siz gidin işinizi halledin gelin!” dedim. “Tamam aşkım! Biz 1-2 saate kadar geliriz! Sen rahatına bak, dinlen ve sakın biryere kaybolma!” :) dedi ve öperek gitti...
Evlerinde tek başıma TV seyretmekten sıkılmıştım. Şeytan dürttü annesinin yatak odasına geçtim, çekmeceleri karıştırıp, kayınvalidenin iç çamaşırlarına bakıyordum. Rengarenk tangaları vardı, hatta 2-3 tane G-Stringi bile vardı. Çok şaşırmıştım, elime alıp baktım, inceledim, yüzüme sürüp kokladım ve kayınvalidemi o incecik külotla hayal ettim. Sikim anında kazık gibi oldu tabii. Fermuarımı açıp sikimi çıkardım ve kayınvalidemi siktiğimi hayal ederek sıvazlamaya başladım. Böyle birşeyi düşünmek bile beni kendimden geçirmişti, gözlerim kapalı bir şekilde kayınvalidenin G-String külodunu koklayarak sikimi sıvazlıyordum. Birden kayınvalidenin gülerek, “Hoşuna gittiyse giyebilirsin!” :) diyen sesiyle gözlerimi açtım. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum, sikimi yerine sokmaya çalışırken ne diyeceğimi bilmiyordum, “Kusura bakmayın efendim...” diye kem küm etmeye başladım. “Bak canım, bana efendim deme, tamam mı hayatım!” diyerek yanıma yanaştı ve dudaklarıma yapıştı, beni öpmeye başladı...
Ben de kendimi hiç geri çekmedim, öpüşürken o hasta olduğum götünü avuçladım. Bir süre öyle öpüşmeye devam ettik. Sonra üstündeki askılı elbiseyi çıkardı, sütyen takmamıştı, sadece altında külotu vardı. Külotunu da çıkarıp yatağa uzandı ve beni de yatağa doğru çekti. Ben de hemen çırılçıplak soyundum ve yatağa girdim. Önce biraz öpüştük, sonra ben göğüslerini yaladım emdim ve aşağılara inip amını yalamaya başladım. Dilimi amının içinde gezdirirken, kayınvalide, “Ohh hayatım erkeğim devam et bebeğim!” diyor kafamı amına bastırıyordu. Nasıl yalıyorum ama, deli gibi. Çok geçmeden kayınvalidenin amından sular akmaya başladı ve inleyerek orgazm oldu. Beni amından itip uzaklaştırdıktan sonra o bu sefer yarağıma saldırdı, ağzına alıp yalamaya, emmeye başladı. Sikimi yalarken şimdi o beni inletiyordu. İyice azdırmıştı beni...
Kayınvalidem, “Hadi hayatım, fazla vaktimiz yok!” diyerek yatağa sırtüstü uzandı ve bacaklarını ayırdı. Hemen pozisyonumu alıp amına yarağımı sokunca, Offf çekti birden. Ben köklediğim gibi, hemen gidip gelmelere başladım. Kayınvalidem, “Ohh, çok güzel sikiyorsun, devam et hayatım! Evet! Evet!” diyerek bana gaz veriyordu. Ben iyice hızlanmıştım, amına hızlı hızlı pompalarken, “Off bitirdin beni hayatım, ohh ohh!” diye inliyordu. Birden, “Ayy ayy!” diye kısa kısa çığlıklar atarak orgazm olup, titreyerek boşaldı. Boşalırken de bacaklarını belime dolayıp beni içine hapsetti. Amını kasıp kasıp bırakıyordu ve ben de artık yavaş yavaş boşalmak üzereydim. İnleyerek, “Geliyorummm!” dediğimde, “Sakın içime boşalma!” diyerek hemen belimden bacaklarını çekti. Yarağımı amından çıkardığım saniye fışkırmaya başladım...
Döllerim taa göğüslerine, ağzına ve yüzüne fışkırmıştı. Parmaklarıyla göğüslerinden döllerimi sıyırıp ağzına götürüp yuttu. Sonra beni üzerine çekip öpüşmeye başladık. “Bak hayatım! Kızımı aldatacağın tek kadın benim! Tamam mı?” dedi. Ben de, “Bu tadı aldıktan sonra zaten başka am beni kesmez!” dedim. “İşte erkeğim bu!” dedi ve öpüşmeye devam ettik. Nişanlım telefon açıp, “İşimiz bitti, yoldayız, yarım saate kadar evde oluruz!” diyene kadar annesiyle birbirimize karı koca gibi sarılarak yattık.
Nişanlımla 2 içinde düğünümüz var, ama halen nişanlımı götten, annesini de amından sikmeye devam ediyorum :)
[Bekir]
Merhaba adım Bekir. 23 yaşındayım, 1.79 boyunda, beyaz tenli, kumral şaçlı biriyim. Sevgilim Aslı ile Liseden başlayan aşkımız 2 yıl önce nişanlanmaya kadar gitti. ÖSS sınavlarına hazırlananan nişanlım, 20 yaşında, sarı saçlı, 1.70 boylarında, beyaz tenli, normal vücut ölçüleri olan ve ince belli bir kız. Nişanlımın annesi (müstakbel kayınvalidem) ise 43 yaşında ve yaşına göre mükemmel vücudu var, hafif balık etli, beyaz tenli, 1.66 boylarında, sarışın, dolgun göğüsleri olan çok seksi bir kadın. Müstakbel kayınpederim ise, 53 yaşında, iyice çökmüş, saçları beyazlamış, hafif kilolu biri ve makine mühendisi olarak çalışıyor. Kayınpeder kayınvalidemden para esirgemiyor, kayınvalide de paraları giyimine, kıyafetine, saçlarına ve vücut bakımına harcıyor.
Aslı ile nişanlandıktan sonra ailecek birbirimize gidip gelmeye başladık. Nişanlımla cinsellik olarak öpüşmeden ileri gitmiyorduk. Daha sonra benim askerlik geldi, askere gittim. Isparta acemelikten sonra usta birliği Bingöle çıktı. Nişanlım çok üzülmüştü, birşey olacak dönemiyecem diye. Askerde çok azmıştım, hep nişanlımı arzuluyordum. İlk izine geldiğimde nişanlımla bizde öğlen vakti konuşurken evde kimse yoktu, öpüşürken nişanlıma onu çok arzuladığımı ve birlikte olmak istediğimi söyledim. Nişanlım da kabul etti, ama önden değil arkadan verdi. Askerliğim süresince ilişkimiz böyle devam etti, her izine geldiğimde nişanlımı artık götünden sikiyordum. Sonunda teskereyi aldım, askerden döndüm ve düğün tarihini kararlaştırdık. Fakat düğün ileri bir tarihte yapılacaktı. Ben tabi yine arada sırada (bazen onlarda, bazen bizde) nişanlımı götünden sikiyordum.
Onlara gittiğimde, kayınvalidem hep eşofman tarzı sıkı taytlar ve göğüs dekoltesi bol olan elbiseler giyiyor, benle hep yakından ilgileniyordu. Bazen yemek falan koyarken dekolteli giysilerinden görünen göğüsleriyle önümde eğiliyor, ben her nekadar bakmak istemesem de gözüm kocaman göğüslerine kayıyordu.
Askerden geldikten bir ay falan sonra, özel bir firmada işe başladım. Birgün iş çıkışından sonra nişanlımı görmek için onlara gittim. Ben nişanlımla salonda otururken annesi de banyodaymış, “Aslı kızım ütü açık kaldı galiba, fişini çekiver!” dedi. Nişanlım da kalktı ütüyü kapamak için üst kata gitti (evleri Dubleks). Annesi de benim evde olduğumu bilmiyor ya, üstünü havlu ile sarmış, altında siyah külodu ve kocaman götüyle salona dalıverdi. Birden beni görünce, “Aaa oğlum sen de mi burdaydın, geleceğini bilmiyordum, bu halimle banyodan çıktığım için kusura bakma...” dedi. “Yok asıl siz kusura bakmayın efendim, haber vermeden geldiğim için.” dedim. Sonra o da yukarı kata çıkarken arkadan götü bıldır bıldır sallanıyordu. Doğrusu nişanlımdan daha güzel vücudu vardı, nişanlımın göğüsleri çok küçüktü. Daha sonra hep aklıma geliyordu, nişanlımla sevişirken bile annesini hayal ediyordum.
Bir izin günümde yine onlardaydım. Evde nişanlımla yalnızız, TV falan izlerken öpüşüyorduk falan. Derken iyice azdık ve çırılçıplak soyunduk sevişiyoruz, nişanlımı yine götünden sikiyordum. Birinci postayı götüne boşaldım, fakat götünü sikmeye devam ediyorum. Nişanlım da, “Aşkım nolur çıkar, biraz duralım, sonra yine yaparız!” deyince, nişanlımı kırmamak için götünü ikinci posta sikmeyi bırakıp, toparlandık ve öpüşüyorduk. O sırada telefonu çaldı, nişanlımın kız kardeşi Gizem arıyordu. “Abla yıl sonu balosu için elbise beğenemedim...” diyerek nişanlımı çağırıyordu. Nişanlım hem gitmek istiyor, hem de beni bırakmak istemiyordu. “Git aşkım, Gizemin elbise işini hallet gel!” dedim. Nişanlım da, “İstersen sen de bizimle gel!” dedi. “Ben yorgunum, siz gidin işinizi halledin gelin!” dedim. “Tamam aşkım! Biz 1-2 saate kadar geliriz! Sen rahatına bak, dinlen ve sakın biryere kaybolma!” :) dedi ve öperek gitti...
Evlerinde tek başıma TV seyretmekten sıkılmıştım. Şeytan dürttü annesinin yatak odasına geçtim, çekmeceleri karıştırıp, kayınvalidenin iç çamaşırlarına bakıyordum. Rengarenk tangaları vardı, hatta 2-3 tane G-Stringi bile vardı. Çok şaşırmıştım, elime alıp baktım, inceledim, yüzüme sürüp kokladım ve kayınvalidemi o incecik külotla hayal ettim. Sikim anında kazık gibi oldu tabii. Fermuarımı açıp sikimi çıkardım ve kayınvalidemi siktiğimi hayal ederek sıvazlamaya başladım. Böyle birşeyi düşünmek bile beni kendimden geçirmişti, gözlerim kapalı bir şekilde kayınvalidenin G-String külodunu koklayarak sikimi sıvazlıyordum. Birden kayınvalidenin gülerek, “Hoşuna gittiyse giyebilirsin!” :) diyen sesiyle gözlerimi açtım. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum, sikimi yerine sokmaya çalışırken ne diyeceğimi bilmiyordum, “Kusura bakmayın efendim...” diye kem küm etmeye başladım. “Bak canım, bana efendim deme, tamam mı hayatım!” diyerek yanıma yanaştı ve dudaklarıma yapıştı, beni öpmeye başladı...
Ben de kendimi hiç geri çekmedim, öpüşürken o hasta olduğum götünü avuçladım. Bir süre öyle öpüşmeye devam ettik. Sonra üstündeki askılı elbiseyi çıkardı, sütyen takmamıştı, sadece altında külotu vardı. Külotunu da çıkarıp yatağa uzandı ve beni de yatağa doğru çekti. Ben de hemen çırılçıplak soyundum ve yatağa girdim. Önce biraz öpüştük, sonra ben göğüslerini yaladım emdim ve aşağılara inip amını yalamaya başladım. Dilimi amının içinde gezdirirken, kayınvalide, “Ohh hayatım erkeğim devam et bebeğim!” diyor kafamı amına bastırıyordu. Nasıl yalıyorum ama, deli gibi. Çok geçmeden kayınvalidenin amından sular akmaya başladı ve inleyerek orgazm oldu. Beni amından itip uzaklaştırdıktan sonra o bu sefer yarağıma saldırdı, ağzına alıp yalamaya, emmeye başladı. Sikimi yalarken şimdi o beni inletiyordu. İyice azdırmıştı beni...
Kayınvalidem, “Hadi hayatım, fazla vaktimiz yok!” diyerek yatağa sırtüstü uzandı ve bacaklarını ayırdı. Hemen pozisyonumu alıp amına yarağımı sokunca, Offf çekti birden. Ben köklediğim gibi, hemen gidip gelmelere başladım. Kayınvalidem, “Ohh, çok güzel sikiyorsun, devam et hayatım! Evet! Evet!” diyerek bana gaz veriyordu. Ben iyice hızlanmıştım, amına hızlı hızlı pompalarken, “Off bitirdin beni hayatım, ohh ohh!” diye inliyordu. Birden, “Ayy ayy!” diye kısa kısa çığlıklar atarak orgazm olup, titreyerek boşaldı. Boşalırken de bacaklarını belime dolayıp beni içine hapsetti. Amını kasıp kasıp bırakıyordu ve ben de artık yavaş yavaş boşalmak üzereydim. İnleyerek, “Geliyorummm!” dediğimde, “Sakın içime boşalma!” diyerek hemen belimden bacaklarını çekti. Yarağımı amından çıkardığım saniye fışkırmaya başladım...
Döllerim taa göğüslerine, ağzına ve yüzüne fışkırmıştı. Parmaklarıyla göğüslerinden döllerimi sıyırıp ağzına götürüp yuttu. Sonra beni üzerine çekip öpüşmeye başladık. “Bak hayatım! Kızımı aldatacağın tek kadın benim! Tamam mı?” dedi. Ben de, “Bu tadı aldıktan sonra zaten başka am beni kesmez!” dedim. “İşte erkeğim bu!” dedi ve öpüşmeye devam ettik. Nişanlım telefon açıp, “İşimiz bitti, yoldayız, yarım saate kadar evde oluruz!” diyene kadar annesiyle birbirimize karı koca gibi sarılarak yattık.
Nişanlımla 2 içinde düğünümüz var, ama halen nişanlımı götten, annesini de amından sikmeye devam ediyorum :)
[Bekir]
Kızlığımı ve Götümün Bekaretini Kuzenim Bozdu!
Kızlığımı Ve Götümün Bekaretini Kuzenim Bozdu!! (Melisa 19 Y., Isparta / Türkiye)
Selam. Ben Melisa. 19 yaşındayım. Uzun boylu ve ince yapılıyım, 85-60-90 ölçülerim var. Benden iki yaş büyük, çok yakışıklı bir kuzenim var. Esmer, uzun boylu ve hafiften kaslı. Onu çok beğeniyorum...
Kuzenimle geçen yaz Bodrum'da yaşlı halamızın yazlığında kalıyorduk. Beraber havuza ve denize gittiğimizde onun bronz tenine ve kaslı vücuduna bakınca kendimi fantazilerden alıkoyamıyordum. Anlaşılan onun da gözü bendeydi. Yüzerken şakalaşıyorduk ve her yerimi elliyordu, ben de hiç şikayet etmiyordum tabii. Bir akşam sahilde oturup bira içmeyi teklif ettiğinde kabul ettim, ama asıl niyetinin o olmadığını hissedebiliyordum. Daha önce çıktığım çocuklarla iki üç kez sevişmiştim fakat halen bakireydim. Kuzenime kızlığımı bozdursam mı diye düşünüyordum. Duşumu aldım, göğüslerime ve bir gece önce ağda yaptığım amıma parfüm sıktım, kırmızı dantelli iç çamaşırlarımı giydim, tişörtümle mini eteğimi de giyerek hazırlandım.
Biraları alıp kumsala gittik. Benim içkiyle pek aram yoktu ama yinede içtim. Tadı biraz farklıydı. Çabuk sarhoş olmam için biranın içine birşeyler karıştırmıştı heralde. Bunu onun yüzüne vurmaya karar verdim, “Bu bira Efes değil mi?” diye sordum. “Efes!” dedi. Seksi seksi güldüm, “Kimi kandırıyorsun? Beni sikmek istiyorsun sen!” dedim. Bunu söylememi beklemiyordu, “Offf deme öyle, sikim pantolonu yırtacak!” diye inledi. Güldüm, yavaşça yanına sokulup dudaklarından öpmeye başladım. Kuzenim zevkten çıldırıyordu, ama galiba biraz da çekiniyor ve korkuyordu. Sonuçta beraber büyümüştük, ilk sevgilimden ayrılınca onun omuzunda ağlamıştım. Öpüşürken kuzenim çok dikkatliydi, kırılacakmışım gibi davranıyordu. Kısa sürede çekingenliğini attı. Eli yavaşça bacak arama kaymış, külodumun üzerinden amımı okşuyordu...
Sikinin kazık gibi olduğunu görebiliyordum, şortunun üzerinden sikine dokunmaya başladım. Kuzenim çok azmıştı, beni orada dağıtabilirdi, ama çok temkinli davranıyordu. Bir süre daha çılgınlar gibi öpüşüp elleştik. Daha ileriye gitmesini arzuluyordum, fakat sanırım kuzenim de benden bekliyordu ilk adımı. Dayanamadım ve ilk hamleyi ben yaptım. Şortuyla birlikte boxerını dizlerine sıyırdığımda kazık gibi sikine bakakaldım. Kuzenimin siki dimdik duruyordu, 20-22 santim rahat vardı, oldukça da kalındı. Taşakları çok kıllıydı. Elimle sikini dibinden tutup eğildim ve başına öpücükler kondurdum. Dilimin ucuyla küçük daireler çiziyor, mantar gibi başını emiyordum. Biraz acemiydim ama kuzenim çok beğenmiş olacak ki inliyordu. Ensemden tutup kafamı sikine bastırıyordu. Yarısından fazlasını ağzıma almıştım ve başı genzime dayanmıştı. Birden kasıldı ve adeta böğürür gibi ses çıkararak kesik kesik boşalmaya başladı. Eliyle kafamı bastırdığından döllerinin tamamına yakınını yutmak zorunda kaldım...
Kuzenim rahatlamıştı ve hiç vakit kaybetmeden benim tişörtümü çıkardı. Sütyenim dolgusuzdu bikini tarzındaydı. Dolgusuz olunca memeuçlarım yüzüne patlayacak gibi duruyordu. Sütyenimi de çıkardı, memelerime yumuldu, deli gibi yalamaya başladı. Bir yandan da o iri elleriyle götümün yanaklarını yoğuruyordu. Arada sırada memeuçlarımı dişliyordu, biraz canım yanıyordu, ama hoşuma da gidiyordu. Göğüslerimle uzunca ilgilendikten sonra beni sırtüstü yatırıp mini eteğimi yukarı kaldırdı ve ıslanmış külodumu nazikçe çıkardı. Külodumu kokladıktan sonra çantamın üzerine, sütyenimin yanına koydu. Eğilip amımı bir iki saniye inceledikten sonra parmaklarıyla amımın dudaklarını aralayıp amımı yalamaya başladı. Öfff zevkten çıldıracaktım, harikaydı! Dişleriyle amımın dudaklarını hafif hafif ısırıp sündürüyor, o kaygan dilini amımın deliğine sokuyor, başparmağıyla da klitorisimi okşuyordu.
Amımı yalayarak beni iki kez orgazm ettikten sonra doğrulduğunda sikinin yeniden kazık gibi olduğunu gördüm. Bacak arama yanaşıp sikinin başını amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. Heyecandan kalbim duracaktı sanki, nefes bile alıp vermiyordum. Sonra birden durdu, gözlerimin içine baktı ve “Kız mısın? Sokabilirmiyim?” diye sordu. İnleyerek konuşuyordum, “Evet kızım. Kız olmasam amım bu kadar dar mı olurdu? Lütfen sok aşkım dayanamıyorum!” dedim. Sikinin başını amımın deliğine dayayıp, "Emin misin? Bak sokuyorum!" dedi. "Çıldırtma beni, sok hadi!" diye bağırmamla birlikte kuzenimin yüklenmesi bir oldu. İçimde birşeylerin yırtıldığını hissetmiştim, sonunda kızlığımı bozmuştu. Ben çok acır diye düşünmüştüm, ama öyle olmadı. Sevgili kuzenim git gel yaparken ben gözlerimi kapamış, zevkten inliyordum...
Amımı bir süre siktikten sonra beni domalttı ve arkama geçti. Götümü de sikeceğini anlamıştım, fakat nedense itiraz etmedim. Çantamı eşeledi ve bulduğu el kremimi alarak götümün deliğine sürdü. Parmağını götüme sokup içimde oynatıyordu. Parmaklamayı bırakıp sikinin başını kremledi ve götümün deliğine dayadı. Sonra da omuzlarımdan tutup, sikinin tümünü dibine kadar soktu götüme. Canım çok yandı, ölüyorum zannettim, çığlık çığlığa bağırıyordum. Elini ağzıma kapayıp, “Sus aşkım lütfen, biri duyacak!” diye beni sakinleştirmeye çalıştı. Biraz hareketsiz bekledikten sonra götüme pompalamaya başladı. 5-10 dakika sonra az önceki acı yerini inanılmaz bir zevke bırakmıştı. Götümü de siktikten sonra, amımdan doyamamış olacak ki, pozisyonu bozmadan tekrar amıma soktu. Amımı deli gibi sikiyordu ve bir türlü boşalmak bilmiyordu. Bense kaç kere orgazm olup boşaldığımı hatırlamıyordum bile...
En sonunda kuzenim de boşalacağı zaman sikini amımdan çıkarıp sırtıma, belimin çukuruna fışkırttı döllerini. Kuzenimle o geceyi sabaha kadar plajda sikişerek geçirdik. O günden sonra da her fırsatta sikişmeye devam ettik.
Hoşçakalın.
[Melisa]
Selam. Ben Melisa. 19 yaşındayım. Uzun boylu ve ince yapılıyım, 85-60-90 ölçülerim var. Benden iki yaş büyük, çok yakışıklı bir kuzenim var. Esmer, uzun boylu ve hafiften kaslı. Onu çok beğeniyorum...
Kuzenimle geçen yaz Bodrum'da yaşlı halamızın yazlığında kalıyorduk. Beraber havuza ve denize gittiğimizde onun bronz tenine ve kaslı vücuduna bakınca kendimi fantazilerden alıkoyamıyordum. Anlaşılan onun da gözü bendeydi. Yüzerken şakalaşıyorduk ve her yerimi elliyordu, ben de hiç şikayet etmiyordum tabii. Bir akşam sahilde oturup bira içmeyi teklif ettiğinde kabul ettim, ama asıl niyetinin o olmadığını hissedebiliyordum. Daha önce çıktığım çocuklarla iki üç kez sevişmiştim fakat halen bakireydim. Kuzenime kızlığımı bozdursam mı diye düşünüyordum. Duşumu aldım, göğüslerime ve bir gece önce ağda yaptığım amıma parfüm sıktım, kırmızı dantelli iç çamaşırlarımı giydim, tişörtümle mini eteğimi de giyerek hazırlandım.
Biraları alıp kumsala gittik. Benim içkiyle pek aram yoktu ama yinede içtim. Tadı biraz farklıydı. Çabuk sarhoş olmam için biranın içine birşeyler karıştırmıştı heralde. Bunu onun yüzüne vurmaya karar verdim, “Bu bira Efes değil mi?” diye sordum. “Efes!” dedi. Seksi seksi güldüm, “Kimi kandırıyorsun? Beni sikmek istiyorsun sen!” dedim. Bunu söylememi beklemiyordu, “Offf deme öyle, sikim pantolonu yırtacak!” diye inledi. Güldüm, yavaşça yanına sokulup dudaklarından öpmeye başladım. Kuzenim zevkten çıldırıyordu, ama galiba biraz da çekiniyor ve korkuyordu. Sonuçta beraber büyümüştük, ilk sevgilimden ayrılınca onun omuzunda ağlamıştım. Öpüşürken kuzenim çok dikkatliydi, kırılacakmışım gibi davranıyordu. Kısa sürede çekingenliğini attı. Eli yavaşça bacak arama kaymış, külodumun üzerinden amımı okşuyordu...
Sikinin kazık gibi olduğunu görebiliyordum, şortunun üzerinden sikine dokunmaya başladım. Kuzenim çok azmıştı, beni orada dağıtabilirdi, ama çok temkinli davranıyordu. Bir süre daha çılgınlar gibi öpüşüp elleştik. Daha ileriye gitmesini arzuluyordum, fakat sanırım kuzenim de benden bekliyordu ilk adımı. Dayanamadım ve ilk hamleyi ben yaptım. Şortuyla birlikte boxerını dizlerine sıyırdığımda kazık gibi sikine bakakaldım. Kuzenimin siki dimdik duruyordu, 20-22 santim rahat vardı, oldukça da kalındı. Taşakları çok kıllıydı. Elimle sikini dibinden tutup eğildim ve başına öpücükler kondurdum. Dilimin ucuyla küçük daireler çiziyor, mantar gibi başını emiyordum. Biraz acemiydim ama kuzenim çok beğenmiş olacak ki inliyordu. Ensemden tutup kafamı sikine bastırıyordu. Yarısından fazlasını ağzıma almıştım ve başı genzime dayanmıştı. Birden kasıldı ve adeta böğürür gibi ses çıkararak kesik kesik boşalmaya başladı. Eliyle kafamı bastırdığından döllerinin tamamına yakınını yutmak zorunda kaldım...
Kuzenim rahatlamıştı ve hiç vakit kaybetmeden benim tişörtümü çıkardı. Sütyenim dolgusuzdu bikini tarzındaydı. Dolgusuz olunca memeuçlarım yüzüne patlayacak gibi duruyordu. Sütyenimi de çıkardı, memelerime yumuldu, deli gibi yalamaya başladı. Bir yandan da o iri elleriyle götümün yanaklarını yoğuruyordu. Arada sırada memeuçlarımı dişliyordu, biraz canım yanıyordu, ama hoşuma da gidiyordu. Göğüslerimle uzunca ilgilendikten sonra beni sırtüstü yatırıp mini eteğimi yukarı kaldırdı ve ıslanmış külodumu nazikçe çıkardı. Külodumu kokladıktan sonra çantamın üzerine, sütyenimin yanına koydu. Eğilip amımı bir iki saniye inceledikten sonra parmaklarıyla amımın dudaklarını aralayıp amımı yalamaya başladı. Öfff zevkten çıldıracaktım, harikaydı! Dişleriyle amımın dudaklarını hafif hafif ısırıp sündürüyor, o kaygan dilini amımın deliğine sokuyor, başparmağıyla da klitorisimi okşuyordu.
Amımı yalayarak beni iki kez orgazm ettikten sonra doğrulduğunda sikinin yeniden kazık gibi olduğunu gördüm. Bacak arama yanaşıp sikinin başını amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. Heyecandan kalbim duracaktı sanki, nefes bile alıp vermiyordum. Sonra birden durdu, gözlerimin içine baktı ve “Kız mısın? Sokabilirmiyim?” diye sordu. İnleyerek konuşuyordum, “Evet kızım. Kız olmasam amım bu kadar dar mı olurdu? Lütfen sok aşkım dayanamıyorum!” dedim. Sikinin başını amımın deliğine dayayıp, "Emin misin? Bak sokuyorum!" dedi. "Çıldırtma beni, sok hadi!" diye bağırmamla birlikte kuzenimin yüklenmesi bir oldu. İçimde birşeylerin yırtıldığını hissetmiştim, sonunda kızlığımı bozmuştu. Ben çok acır diye düşünmüştüm, ama öyle olmadı. Sevgili kuzenim git gel yaparken ben gözlerimi kapamış, zevkten inliyordum...
Amımı bir süre siktikten sonra beni domalttı ve arkama geçti. Götümü de sikeceğini anlamıştım, fakat nedense itiraz etmedim. Çantamı eşeledi ve bulduğu el kremimi alarak götümün deliğine sürdü. Parmağını götüme sokup içimde oynatıyordu. Parmaklamayı bırakıp sikinin başını kremledi ve götümün deliğine dayadı. Sonra da omuzlarımdan tutup, sikinin tümünü dibine kadar soktu götüme. Canım çok yandı, ölüyorum zannettim, çığlık çığlığa bağırıyordum. Elini ağzıma kapayıp, “Sus aşkım lütfen, biri duyacak!” diye beni sakinleştirmeye çalıştı. Biraz hareketsiz bekledikten sonra götüme pompalamaya başladı. 5-10 dakika sonra az önceki acı yerini inanılmaz bir zevke bırakmıştı. Götümü de siktikten sonra, amımdan doyamamış olacak ki, pozisyonu bozmadan tekrar amıma soktu. Amımı deli gibi sikiyordu ve bir türlü boşalmak bilmiyordu. Bense kaç kere orgazm olup boşaldığımı hatırlamıyordum bile...
En sonunda kuzenim de boşalacağı zaman sikini amımdan çıkarıp sırtıma, belimin çukuruna fışkırttı döllerini. Kuzenimle o geceyi sabaha kadar plajda sikişerek geçirdik. O günden sonra da her fırsatta sikişmeye devam ettik.
Hoşçakalın.
[Melisa]
Eniştem Bal Döküp Yalayarak Götümü Sikti!
Eniştem Bal Döküp Yalayarak Götümü Sikti! (Leyla 40 Y., İstanbul / Türkiye)
İsmim Leyla. 40 yaşımda, evli, balık etli, çok güzel dolgun dik göğüslere, güzel pürüzsüz vücuda, yuvarlak kalçalara, sütün gibi bacaklara sahip, beyaz tenli bir kadınım. Kocamla hiç bir konuda anlaşamıyoruz, halen cahilin tekidir. 9 cm siki var, kendi de zaten ufak tefek bir adamdır. Kocamla anlaşarak ayrılmaya karar verdik ve beni kızkardeşimin evine bıraktı gitti. O akşam kızkardeşimle oturduk eniştemin eve gelmesini bekledik. Eniştem gece yarısından sonra geldi. Eniştemle sarılıp öpüştük, hal hatır sordu. Bana kocamı ve çocuklarımı sorunca, kızkardeşim, “Ablam ayrılıyor kocasından!” dedi. Eniştem nedenini sordu. “Anlaşamıyoruz enişte...” dedim. Eniştem evlerinde istediğim kadar kalabileceğimi söyledi. Bir süre daha sohbet ettik, vakit geç olmuştu, herkes odasına gitti yattı.
Günler geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, eniştem eve her gece içkili gelip, sessizce odalarına gidiyor yatıyor, sabah erkenden kalkıp işine gidiyordu. Bir ay geçmişti aradan. Meğerse kızkardeşimin evliliği benimkinden önce bitmiş. Sorumlusu da kızkardeşimdi. Kızkardeşim benden 4 yaş küçük. Eniştem ile ben aynı yaştayız. Bir gün dayanamadım sordum, “Enişte, eve hergün içip içip geliyorsun, al rakını getir evde iç, biz de seninle içeriz, sohbet ederiz!” dedim. Kızkardeşim hemen, “Yok yaa! Ne güzel dışarda içiyor zıkkımlanıyor işte, birde evde masa mı kuracağım ona!” diye karşı çıktı. Eniştem de bana, “Kızkardeşinin dediklerini duyuyorsun değil mi baldız?” dedi. “Enişte sen ona bakma, getir ben kurarım sana rakı masasını!” dedim. Eniştem işe gitti, ben kızkardeşimle konuştum...
Kızkardeşim bana, “Abla eniştenle biz de anlaşamıyoruz!” dedi. Nedenini sordum. “Sikmekten doymuyor azgın herif, hergün sikilmedik ne amım, ne götüm, ne de ağzım kalıyor, artık bıktım!” dedi. Kızkardeşime kızdım, “Erkek adam, sikecek te, sevecek te, yoksa gider dışarda orospunun birini siker!” dedim. “Aman abla sen karışma işime, gitsin kimi sikecekse siksin, siktiği karıya teşekkür bile ederim!” dedi konuyu kapadı...
Eniştem o akşam işten erken geldi, bir büyük rakı almış getirmişti. Önce akşam yemeğini yedik, sonra salona geçtik. Rakı masasını ben hazırladım ve aralarını yapmak için kızkardeşime de bardak getirdim. Kızkardeşim, “Ben içmem, dizi bitsin ben gidip yatacağım, enişte baldız için siz!” dedi. Ben eniştemle içmeye başladım. Mecburen kızkardeşimin sevdiği diziyi izledik. Dizi bitti, kızkardeşim, “Ben yatıyorum abla, masayı kurduğun gibi sen kaldırırsın!” dedi ve gitti yattı. Eniştem bana, “Görüyorsun işte, kızkardeşin böyle baldız, neden dışarda içtiğimi anladın mı?” dedi. “Böyle de olmaz ki enişte, ben onu yola getiririm!” dedim. “Boşver baldız, yola gelmez o!” dedi. İçmeye devam ettik.
Ben bir ara kalktım lavaboya gittim. Ordan da odama gidip geceliğimi giydim. Dönüşte konuşmak için kızkardeşimin odasına girdim, horul horul uyuyordu. Kapıyı sessizce kapayıp, tekrar salona, eniştemin yanına gittim. Eniştem beni tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Şöyle gel yanıma otur baldız!” dedi. Gittim yanına oturdum. Eniştemin gözleri bacaklarımda ve göğüslerimdeydi sürekli. Bir ara elini bacağıma koydu, fakat hemen geri çekti. Eniştemin bacağıma o birkaç saniyelik dokunuşu bile içimi ürpertmeye yetmişti. Bir tuhaf olmuştum. Acaba niyetini yanlış mı algıladım diye eniştemin yüzüne baktığımda, beni sikecekmiş gibi bakıyordu bana. Benden az bir cesaret alsa, kesin birşeyler olacaktı...
Kızkardeşimle konuştuklarımız geldi aklıma, ‘Kimi sikerse siksin, teşekkür bile ederim o karıya!’ demişti. Neden benimle olmasındı? Enişteme biraz daha sokulup, ben de elimi onun bacağına koydum, yarağına yakın yerleri okşuyordum. Eniştemin yarağı büyümüş, önü çadırı kurmuştu bile. Eniştem elimi tutup tam yarağının üzerine koydu ve elime yarağını kavrattırıp elimi sıktırdı. Yarağının nabız gibi atışını hissediyordum. Hiç konuşmuyorduk. Dayanamadım, fermuarını açtım ve yarağını külodundan çıkardım, okşamaya başladım. Yarağı kocamınkinden çok çok büyüktü. Eniştem kemerini çözüp pantolonunu biraz aşağı sıyırdığında o kocaman yarak tam serbest kaldı. Hemen eğilip ağzıma aldım ve emmeye başladım. Emdikçe sanki yarağı ağzımda daha da büyüyor, ağzıma sığmıyordu. Yarağı mosmor olmuştu ve damarları çıkmıştı. Ben yalarken eniştem de saçlarımı okşuyor, başımı yarağına bastırıyordu...
Hiç beklemediğim anda birden ağzıma boşalmıştı. Döllerini yuttuğuma eniştem çok memnun olmuştu. Enişteme, “Nasıl, rahatladın mı enişte?” dedim. “Sağ ol baldız harikaydın, ama sen rahatlamadın daha, ben de seni rahatlatayım!” dedi. Doğrusu kızkardeşime yakalanmaktan korkuyordum, “Beni boşver enişte...” dedim. Eniştem, “Ama olmaz ki baldız, sen de epeydir yaraksızsın!” diyerek göğüslerimi açtı, memelerimi emmeye başladı. Elini külotumun içine soktu, amımı okşadı. Sonra külotumu indirip çıkardı, beni koltuğa sırtüstü yatırıp, bacaklarımı yukarı kaldırarak yanlara açtı ve amımı yalamaya başladı. Deli gibi yalıyordu amımı, diliyle sikiyordu beni. Çok geçmeden kasılıp titreyerek orgazm oldum. Zevkten bağırmamak için dudaklarımı ısırdım resmen. Eniştem ayağa kalktığında yarağı da yeniden kazık gibi duruyordu. Birden beni tuttuğu gibi ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Arkama geçti ve arkadan yarağını amıma birseferde köküne kadar soktu ve sikmeye başladı. Sonunda ikinci postayı amıma boşalmıştı...
Yaklaşık bir aydır, kızkardeşim yatmaya gittiğinde gizlice sikişiyorduk eniştemle. İkimiz de memnunduk bundan, fakat eniştemin derdi götümü de sikmekti. Sürekli, “Hastayım o götüne baldız, sikmezssem ölürüm!” diyordu. Ama ben karşı geliyordum, “Enişte sana vermeyip kime vereceğim, seve seve veririm, ama yarağın çok büyük ve kalın, elimde olmadan bağırırım falan, apartmanı ayağa kaldırırız!” deyip götten siktirmiyordum. Eniştem sonunda, “Bu böyle olmayacak baldız, yer ayarlayacağım ve bağırta bağırta sikeceğim seni götünden!” dedi. “Ozaman olur...” dedim. Ama kızkardeşim nereye gittiğimi sorunca ne diyecektim. Eniştem ona da çare buldu, “Avukata gideceğim dersin, evden beraber çıkar gideriz...” dedi.
Ertesi gün kızkardeşime aynen öyle dedim. Eniştem de, “Benim tanıdık avukat var, götüreyim...” dedi. Evden birlikte çıktık eniştemle. Arabasına bindik ve yola koyulduk. Arabada eniştem, “Baldız bugün seni öyle bir sikeceğim ki, hayatında öyle sikiş görmemiştirsin!” dedi. Yarım saat sonra tenha bir mahallede, diğer evlerden uzakta duran bir evin önünde durdu. Arkadaşının eviymiş. İndik, içeri girdik. Hemen öpüşmeye başladık. Sonra yatakodasına geçip soyunduk. Göğüslerimi sırayla dakikalarca emdi, ısırdı, yaladı. Zevkten delirtmişti beni, amımı siksin diye eniştemi üstüme çekmeye çalışıyordum. “Dur daha değil baldız...” diyerek kalktı ve ceketinin cebinden birşey alıp geldi. Küçük bir kavanoz bal getirmişti. Balı amıma dökerek amımı yalıyordu. Ben artık kendimi bırakmıştım, zevkten sesli sesli inliyordum. Amımı yalayarak beni bir kez orgazm etti...
Sonra beni ters çevirip yatakta dörtayak domalttı ve busefer götümün deliğine bal döküp yalamaya başladı. Amımı ilk defa eniştem yalamıştı, şimdi yine ilk defa götüm yalanıyordu. Eniştem bal döktüğü götüme dilini sokup çıkardıkça ben zevkten çıldırıyordum, tarifi imkansız bir zevkti bu. Enişteme küfür ederek yalvarmaya başlamıştım, “Orospu çocuğu sik götümü artık, yalvartma, haydi sok!” diye bağırıyordum. Eniştem yarağını bal kavanozuna daldırıp ağzıma verdi, biraz yalatıp tekrar arkama geçti ve o kocaman yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı. Ben duyduğum zevk ve acıyla karışık nasıl bağırıyordum ama. Yarağını taşaklarına kadar götüme köklediğinde nefesim kesilmişti, gırtlaklanan bir hayvan gibi böğürüyordum resmen...
Eniştem taşaklarını amıma çarptıra çaptıra ve beni bağırta bağırta sikiyordu götümü. Bana hiç bitmeyecek gibi gelen yarım saat kadar pompalayarak sikti götümü ve sonunda (o da böğürerek) götüme boşaldı. Eniştem o gün akşama kadar, dinlenip dinlenip, defalarca amımı, götümü ve ağzımı sikti. Tam 7 aydır avukat bahanesiyle sikiştik. Daha sonra gerçekten avukata gittik ve kocamdan boşandım. Şimdi eniştem bana ayrı bir ev kiraladı ve hergün, her fırsatta gelip, rahat rahat amdan götten sikiyor beni.
Hoşçakalın.
[Leyla]
İsmim Leyla. 40 yaşımda, evli, balık etli, çok güzel dolgun dik göğüslere, güzel pürüzsüz vücuda, yuvarlak kalçalara, sütün gibi bacaklara sahip, beyaz tenli bir kadınım. Kocamla hiç bir konuda anlaşamıyoruz, halen cahilin tekidir. 9 cm siki var, kendi de zaten ufak tefek bir adamdır. Kocamla anlaşarak ayrılmaya karar verdik ve beni kızkardeşimin evine bıraktı gitti. O akşam kızkardeşimle oturduk eniştemin eve gelmesini bekledik. Eniştem gece yarısından sonra geldi. Eniştemle sarılıp öpüştük, hal hatır sordu. Bana kocamı ve çocuklarımı sorunca, kızkardeşim, “Ablam ayrılıyor kocasından!” dedi. Eniştem nedenini sordu. “Anlaşamıyoruz enişte...” dedim. Eniştem evlerinde istediğim kadar kalabileceğimi söyledi. Bir süre daha sohbet ettik, vakit geç olmuştu, herkes odasına gitti yattı.
Günler geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, eniştem eve her gece içkili gelip, sessizce odalarına gidiyor yatıyor, sabah erkenden kalkıp işine gidiyordu. Bir ay geçmişti aradan. Meğerse kızkardeşimin evliliği benimkinden önce bitmiş. Sorumlusu da kızkardeşimdi. Kızkardeşim benden 4 yaş küçük. Eniştem ile ben aynı yaştayız. Bir gün dayanamadım sordum, “Enişte, eve hergün içip içip geliyorsun, al rakını getir evde iç, biz de seninle içeriz, sohbet ederiz!” dedim. Kızkardeşim hemen, “Yok yaa! Ne güzel dışarda içiyor zıkkımlanıyor işte, birde evde masa mı kuracağım ona!” diye karşı çıktı. Eniştem de bana, “Kızkardeşinin dediklerini duyuyorsun değil mi baldız?” dedi. “Enişte sen ona bakma, getir ben kurarım sana rakı masasını!” dedim. Eniştem işe gitti, ben kızkardeşimle konuştum...
Kızkardeşim bana, “Abla eniştenle biz de anlaşamıyoruz!” dedi. Nedenini sordum. “Sikmekten doymuyor azgın herif, hergün sikilmedik ne amım, ne götüm, ne de ağzım kalıyor, artık bıktım!” dedi. Kızkardeşime kızdım, “Erkek adam, sikecek te, sevecek te, yoksa gider dışarda orospunun birini siker!” dedim. “Aman abla sen karışma işime, gitsin kimi sikecekse siksin, siktiği karıya teşekkür bile ederim!” dedi konuyu kapadı...
Eniştem o akşam işten erken geldi, bir büyük rakı almış getirmişti. Önce akşam yemeğini yedik, sonra salona geçtik. Rakı masasını ben hazırladım ve aralarını yapmak için kızkardeşime de bardak getirdim. Kızkardeşim, “Ben içmem, dizi bitsin ben gidip yatacağım, enişte baldız için siz!” dedi. Ben eniştemle içmeye başladım. Mecburen kızkardeşimin sevdiği diziyi izledik. Dizi bitti, kızkardeşim, “Ben yatıyorum abla, masayı kurduğun gibi sen kaldırırsın!” dedi ve gitti yattı. Eniştem bana, “Görüyorsun işte, kızkardeşin böyle baldız, neden dışarda içtiğimi anladın mı?” dedi. “Böyle de olmaz ki enişte, ben onu yola getiririm!” dedim. “Boşver baldız, yola gelmez o!” dedi. İçmeye devam ettik.
Ben bir ara kalktım lavaboya gittim. Ordan da odama gidip geceliğimi giydim. Dönüşte konuşmak için kızkardeşimin odasına girdim, horul horul uyuyordu. Kapıyı sessizce kapayıp, tekrar salona, eniştemin yanına gittim. Eniştem beni tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Şöyle gel yanıma otur baldız!” dedi. Gittim yanına oturdum. Eniştemin gözleri bacaklarımda ve göğüslerimdeydi sürekli. Bir ara elini bacağıma koydu, fakat hemen geri çekti. Eniştemin bacağıma o birkaç saniyelik dokunuşu bile içimi ürpertmeye yetmişti. Bir tuhaf olmuştum. Acaba niyetini yanlış mı algıladım diye eniştemin yüzüne baktığımda, beni sikecekmiş gibi bakıyordu bana. Benden az bir cesaret alsa, kesin birşeyler olacaktı...
Kızkardeşimle konuştuklarımız geldi aklıma, ‘Kimi sikerse siksin, teşekkür bile ederim o karıya!’ demişti. Neden benimle olmasındı? Enişteme biraz daha sokulup, ben de elimi onun bacağına koydum, yarağına yakın yerleri okşuyordum. Eniştemin yarağı büyümüş, önü çadırı kurmuştu bile. Eniştem elimi tutup tam yarağının üzerine koydu ve elime yarağını kavrattırıp elimi sıktırdı. Yarağının nabız gibi atışını hissediyordum. Hiç konuşmuyorduk. Dayanamadım, fermuarını açtım ve yarağını külodundan çıkardım, okşamaya başladım. Yarağı kocamınkinden çok çok büyüktü. Eniştem kemerini çözüp pantolonunu biraz aşağı sıyırdığında o kocaman yarak tam serbest kaldı. Hemen eğilip ağzıma aldım ve emmeye başladım. Emdikçe sanki yarağı ağzımda daha da büyüyor, ağzıma sığmıyordu. Yarağı mosmor olmuştu ve damarları çıkmıştı. Ben yalarken eniştem de saçlarımı okşuyor, başımı yarağına bastırıyordu...
Hiç beklemediğim anda birden ağzıma boşalmıştı. Döllerini yuttuğuma eniştem çok memnun olmuştu. Enişteme, “Nasıl, rahatladın mı enişte?” dedim. “Sağ ol baldız harikaydın, ama sen rahatlamadın daha, ben de seni rahatlatayım!” dedi. Doğrusu kızkardeşime yakalanmaktan korkuyordum, “Beni boşver enişte...” dedim. Eniştem, “Ama olmaz ki baldız, sen de epeydir yaraksızsın!” diyerek göğüslerimi açtı, memelerimi emmeye başladı. Elini külotumun içine soktu, amımı okşadı. Sonra külotumu indirip çıkardı, beni koltuğa sırtüstü yatırıp, bacaklarımı yukarı kaldırarak yanlara açtı ve amımı yalamaya başladı. Deli gibi yalıyordu amımı, diliyle sikiyordu beni. Çok geçmeden kasılıp titreyerek orgazm oldum. Zevkten bağırmamak için dudaklarımı ısırdım resmen. Eniştem ayağa kalktığında yarağı da yeniden kazık gibi duruyordu. Birden beni tuttuğu gibi ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Arkama geçti ve arkadan yarağını amıma birseferde köküne kadar soktu ve sikmeye başladı. Sonunda ikinci postayı amıma boşalmıştı...
Yaklaşık bir aydır, kızkardeşim yatmaya gittiğinde gizlice sikişiyorduk eniştemle. İkimiz de memnunduk bundan, fakat eniştemin derdi götümü de sikmekti. Sürekli, “Hastayım o götüne baldız, sikmezssem ölürüm!” diyordu. Ama ben karşı geliyordum, “Enişte sana vermeyip kime vereceğim, seve seve veririm, ama yarağın çok büyük ve kalın, elimde olmadan bağırırım falan, apartmanı ayağa kaldırırız!” deyip götten siktirmiyordum. Eniştem sonunda, “Bu böyle olmayacak baldız, yer ayarlayacağım ve bağırta bağırta sikeceğim seni götünden!” dedi. “Ozaman olur...” dedim. Ama kızkardeşim nereye gittiğimi sorunca ne diyecektim. Eniştem ona da çare buldu, “Avukata gideceğim dersin, evden beraber çıkar gideriz...” dedi.
Ertesi gün kızkardeşime aynen öyle dedim. Eniştem de, “Benim tanıdık avukat var, götüreyim...” dedi. Evden birlikte çıktık eniştemle. Arabasına bindik ve yola koyulduk. Arabada eniştem, “Baldız bugün seni öyle bir sikeceğim ki, hayatında öyle sikiş görmemiştirsin!” dedi. Yarım saat sonra tenha bir mahallede, diğer evlerden uzakta duran bir evin önünde durdu. Arkadaşının eviymiş. İndik, içeri girdik. Hemen öpüşmeye başladık. Sonra yatakodasına geçip soyunduk. Göğüslerimi sırayla dakikalarca emdi, ısırdı, yaladı. Zevkten delirtmişti beni, amımı siksin diye eniştemi üstüme çekmeye çalışıyordum. “Dur daha değil baldız...” diyerek kalktı ve ceketinin cebinden birşey alıp geldi. Küçük bir kavanoz bal getirmişti. Balı amıma dökerek amımı yalıyordu. Ben artık kendimi bırakmıştım, zevkten sesli sesli inliyordum. Amımı yalayarak beni bir kez orgazm etti...
Sonra beni ters çevirip yatakta dörtayak domalttı ve busefer götümün deliğine bal döküp yalamaya başladı. Amımı ilk defa eniştem yalamıştı, şimdi yine ilk defa götüm yalanıyordu. Eniştem bal döktüğü götüme dilini sokup çıkardıkça ben zevkten çıldırıyordum, tarifi imkansız bir zevkti bu. Enişteme küfür ederek yalvarmaya başlamıştım, “Orospu çocuğu sik götümü artık, yalvartma, haydi sok!” diye bağırıyordum. Eniştem yarağını bal kavanozuna daldırıp ağzıma verdi, biraz yalatıp tekrar arkama geçti ve o kocaman yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı. Ben duyduğum zevk ve acıyla karışık nasıl bağırıyordum ama. Yarağını taşaklarına kadar götüme köklediğinde nefesim kesilmişti, gırtlaklanan bir hayvan gibi böğürüyordum resmen...
Eniştem taşaklarını amıma çarptıra çaptıra ve beni bağırta bağırta sikiyordu götümü. Bana hiç bitmeyecek gibi gelen yarım saat kadar pompalayarak sikti götümü ve sonunda (o da böğürerek) götüme boşaldı. Eniştem o gün akşama kadar, dinlenip dinlenip, defalarca amımı, götümü ve ağzımı sikti. Tam 7 aydır avukat bahanesiyle sikiştik. Daha sonra gerçekten avukata gittik ve kocamdan boşandım. Şimdi eniştem bana ayrı bir ev kiraladı ve hergün, her fırsatta gelip, rahat rahat amdan götten sikiyor beni.
Hoşçakalın.
[Leyla]
Köyde Çobana Götten Verdim!
Köyde Çobana Götten Verdim! (Özlem 19 Y., Ankara / Türkiye)
Selam ben Özlem. Şu an 19 yaşındayım ve oldum olası olgun erkeklerden hoşlanırım. Boyum 1.60 cm, kilom 44, esmerim, saçım siyah ve kısa, göz rengim ise kahve. O zaman daha liseye gidiyordum ve 16 yaşındaydım. O güne kadar cinsellikle ilgili hiç bir şey bilmiyordum. Ama okuldan bazı kızarkadaşlarım götten sikiştiklerini ve çok zevk aldıklarını bana anlatmışlardı. Her yıl olduğu gibi yaz tatiline köye gideriz. Köyümüz çok güzeldir, dağların arasında, ormanlık, pek fazla insanın olmadığı bir yerdir. Ana yola uzak olduğu için pek kimse bilmez. Annem babam ve küçük kardeşimle yaz tatilimizi köyde geçiririz. Babam yaklaşık 20 gün kalır tekrar Ankaraya döner, sonra haftada bir gün gelir kalır gider.
Evimiz köyün biraz dışındaır. Bir tane komşumuz var, o da köyümüzün çobanı Erol amca. Erol amca 32 yaşında ve bu zamana kadar hiç evlenmemiş, çok iyi bir adamdır. Aramız ailece de çok iyidir. Her sene Erol amcayla koyunları otlatmaya dağa giderim. Sabahtan akşama kadar koyunlarla vakit geçirmek çok eğlenceli olur. Bu sene de Erol amcanın ahırına gidip koyunlarla oynamaya başladım. Bir süre sonra Erol amca geldi, “Ooo, hoş geldin Özlem, nasılsın, iyimisin kız?” deyip sarılıp yanağımı öptü. “Hoş bulduk Erol amca, iyiyim, sen nasılsın?” dedim. “Ben de çok iyiyim, görmeyeli büyümüş, serilmiş serpilmişsin, kocaman genç kız olmuşsun be! Eee, sen büyüdükçe ben de kocadığımın farkına varıyorum!” dedi. “Yok be, hiç değişmemişsin!” dedim. Teşekkür etti ve babamın nerede olduğunu sordu. “Evde.” dedim. “Hadi gidelim babanın yanına.” dedi. Olur dedim, gittik.
Erol amca babamla biraz muhabbet ettikten sonra, “Çeneyi fazla çaldık, şimdi ekmek parası kazanmaya gideyim, yazık hayvanlar açıktı, bana müsaade!” diyerek ayağa kalktı. Bana da, “Hadi küçük çoban kalk, koyunları gezdirmeyi özlemişsindir!” dedi. (Erol amca bana hep küçük çoban der). “Tamam Erol amca, üzerimi değiştirip geliyorum!” deyip odama gittim, mavi kot pantolonumu ve beyaz gömleğimi giyindim geldim. Erol amcayla beraber koyunları otlatmaya gittik. Koyunları biraz gezdirdikten sonra bir çeşmenin başına geldik. Koyunlar sulanıyordu. Ben Erol amcanın yanına oturdum. Erol amca devamlı bana bakıp gülüyordu. “Erol amca sana birşey sorabilir miyim?” dedim. “Tabi ki, ne istersen sor küçük çoban!” dedi. “Bu zamana kadar neden evlenmedin?” dedim. “Yaramı deştin be... Zamanında bir kızı sevdim, istettim vermediler, ben de buraya yerleştim.” dedi. “Başka bir kızla evlenseydin ya?” dedim. “Aşk nedir bilir misin sen?” dedi. “Yoo bilmem.” dedim. “Aşık ol da göreyim seni!” dedi.
Bir süre muhabbetten sonra, “Kız sen kaç yaşındaydın?” dedi. “16 yaşındayım!” dedim. “Eee etrafındaki erkeklerin ciğerini yakmaya başlamışsındır, yakında gönlünü birisine kaptırırsın!” dedi. “Yok be Erol amca...” dedim. “Ne yani, sana arkadaşlık teklif eden de mi yok?” dedi. “Yok canım var, ama hepsinin aklı başka yerlerde...” dedim. “Anlamadım?” dedi. “Yaa hepsinin aklı seks’te!” dedim. “Haaaa, anladım! Neyse boş ver, zaten doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı bence!” dedi. Bu sefer ben, “Anlamadım?” dedim. “Doğru kişi: evlenmeden önce birisiyle seks yapacaksan, kimseye anlatmayacak, aranızdakileri sır olarak saklayacak güvenilir birisidir. Doğru yer: sizi kimsenin bilmediği ve rahatsız edemeyeceği yerdir. Doğru zaman ise, doya doya o anı yaşamak için yeterli süre’dir!” dedi. Ben sesimi çıkartmadım. Bir süre daha oyalandıktan sonra akşam oldu, eve geldim.
Gece yatağıma uzandım, Erol amcanın dediği, (Seks doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı) lafı aklıma geldi. Haklıydı. Eninde sonunda birisiyle bir ilişki yaşayacaktım. O kişi neden Erol amca olmasındı ki? Doğru kişi bence o olmalıydı. Kararımı verdim, Erol amcaya götümü siktirecektim. Fakat nasıl olacaktı, ona gidip, (Benimle seks yapar mısın?) diye soramazdım. Aileme fark ettirmeden onu tahrik etmeliydim. Babamın yine Ankaraya gittiği gün sabah erkenden kalktım, banyomu yaptım, altıma siyah külotumu ve siyah sütyenimi giyindim, üzerime düşük bel mavi kot pantolonumu ve gri renkli tişörtümü giyindim, Erol amcanın evine gittim...
Erol amca evin önündeki ağacın altında oturuyordu, “Gel küçük çoban, otur, ne yapıyorsun bakalım?” dedi. “Hiiiç geziyorum, canım sıkılıyor. Koyunları otlatmaya ne zaman gidiyorsun?” dedim. “Birazdan çıkarım.” dedi. “Ben de geleceğim. Şey... buralarda yüzebileceğim bir yer var mı?” dedim. “Tabi ki var!” dedi. “Oraya gidelim mi?” dedim. Tamam dedi. Neyse, bir süre sonra koyunları ahırdan çıkardık ve gezdire gezdire bir derenin kenarına geldik. Çok güzel bir yerdi. “Burada beni kimse görmez değil mi?” dedim. “Yok kimse gelmez buralara, rahat rahat yüz sen, ben bakarak olurum sana!” dedi. Derenin biraz yukarısında kulübe gibi bir yer vardı, “Orası kimin?” dedim. “Orası benim bazen orada kalırım.” dedi. “Tamam o zaman ben biraz suya girip serinleyeyim.” dedim. Erol amca arkasını dönüp uzaklaşmaya başladı. Ben tişörtümü ve pantolonumu çıkarıp, sütyen ve külotla suya girdim. Su gerçekten harikaydı, bel hizasına geliyordu.
Bir süre sonra ben sudayken bir çıtırtı duydum. Çaktırmadan sesin geldiği çalılıklara baktım, net göremedim, ama Erol amcanın beni gözetlediğinden emindim. Hiç istifimi bozmadan suyla oynuyordum. Suyun içinde türlü türlü şekile giriyordum, eğiliyordum, domalıyordum ve kalkıyordum. Amacım onu çıldırtmaktı. Bir süre sonra sudan çıktım ve kurulanmadan elbiselerimi giyindim (havlu yoktu). Tişörtüm ve pantolonumun önü arkası sırılsıklam olmuştu. Erol amca ıslık çalarak dere kenarına gelmişti. Beni o şekilde görünce, “Hasta olacaksın bu halde...” dedi ve elimden tutup kulübesine götürdü. Kulübesindeki eşyalar biraz basit te olsa, herşey vardı. Bana bir havlu verdi. Ben diğer odaya gidip gömleğimi ve pantolonumu çıkarttım havluyla vücudumu iyice kuruladım. Sonra bütün cesaretimi toplayıp Erol amcanın yanına iç çamaşırlarımla gittim, “Elbiselerimi astım, birazdan kururlar.” dedim ve Erol amcanın yanına oturdum...
Erol amca hiç sesini çıkartmadı, sadece gözleri ıslak sütyenimle külotumda dolaşıyordu. Baktım ki Erol amcanın önü kabarmaya başladı. Erol amcaya sordum, “Doğru yer burası, doğru zaman da şimdi, doğru kişi sen olurmusun?” dedim. Erol amca yine hiç konuşmadan elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve “Arkanı dön!” dedi. Dediğini yaptım. Sütyenimin kopçalarını açıp yavaşça çıkarttı. Sonra iki eliyle kilotumu yanlarından tutup yavaşça aşağıya indirdi ve çıkarttı. Karşısında çırılçıplaktım, arkam dönüktü. Ayağa kalktı, elleriyle belimi sardı, boynumu öptü, sırtımı öptü sonra belimi öptü. Yavaş yavaş aşağıya iniyordu ve ben heyecandan titriyordum. Diz çöktü, götümün yanaklarını öpüp okşuyordu. Bacaklarımı öptü, sonra beni çevirdi ve çekyata oturttu...
Bacaklarımın arasına geçti ve göğüslerimi okşamaya, öpmeye başladı. Yavaş yavaş aşağıya doğru indi, göbegimi öptü. Elleriyle bacaklarımı araladı, amım tüm çıplaklığıyla karşısındaydı. Nihayet amımı öpmeye başladı. O kadar güzeldi ki, o zevki anlatmaya kelimeler yetmez. Yaklaşık 10-15 dakika kadar amımı öptü yaladı. Ve ben ilk defa bir erkek tarafından orgazm edilmiştim. Amımdan akan suları bile yalayıp yuttuktan sonra ayağa kalktı ve yavaş yavaş soyundu. Sadece külotu kalmıştı. Beni önünde diz çöktürüp, “Külotumu sen çıkarırmısın?” dedi. Ellerimle külotunun yanlarından tuttum aşağı indirirken, birden yarağı külotundan dışarı fırlayıverdi. Yarağı kocamandı, biraz korkmuştum, ama vazgeçmeyecektim. “Öp onu, yala!” dedi. Yarağını iki elimle tuttum, aynen dediği gibi yalamaya başladım. Birkaç dakika sonra, “Ağzına al!” dedi. Ağzımın içine almaya çalışıyordum, ama kocamandı, sadece ucu giriyordu...
Elleriyle saçımdan tuttu, başımı yarağına bastırıyor, geri çekiyordu. Artık ben hiçbir şey yapmıyordum, o elleriyle başımı bir ileri bir geri götürüyordu. Heyecandan ve zevkten başım dönmeye başlamıştı. Erol amca ise iyice hızlanmıştı. Başımı bıraktı ve yarağını ağzımdan çekip mastürbasyon yapmaya başladı. Ben ise diz çökmüş halde, yarağına bakıyordum. O kadar hızlı mastürbasyon yapıyordu ki komiğime gitti. Aniden bir eliyle kafamdan tuttu diğer eliyle mastürbasyona devam etti ve derken spermlerini yüzüme boşalttı...
Ağzım yüzüm sperm olmuştu, spermleri çenemden göğüslerime akıyordu. Boşaldığı halde yarağı sopa gibi duruyordu. Beni ayağa kaldırdı, omuzlarımdan tutup arkamı dönderdi ve “Eğil!” dedi. Eğildim. Dizlerimi çekyata koydurup, ellerimle de çekyatın üzerinden tutundurdu. Belimi bastırarak, “Belini yay gibi yap, poponu beline değdirmeye çalış!” dedi. Dediğini yaptım. Yüzümden halen spermler akıyordu, yüzümü çekyatın örtüsüne iyice sildim. “Bakiresin değil mi?” dedi. “Evet, bakireyim!” dedim. “Korkma, bekaretine zarar vermeyeceğim!” dedi. O anda amımı da sikse karşı koymayacaktım, tamamen teslim olmuştum ona. Götümün deliğine bolca tükürüp işaret parmağını götüme soktu çıkarttı. Bir süre sonra artık baş parmağını sokup çıkarıyordu. Götüm alışınca iki parmağını birden soktu. Ben de yavaş yavaş zevk almaya başlamıştım...
Daha sonra götümü parmaklamayı bırakıp, iki eliyle belimden tuttu ve yarağını götüme dayadı. Yavaş yavaş göt deliğime sokmaya çalışıyordu, ama girmiyordu. Tekrar parmaklarını götüme sokmaya başladı, bu sefer üç parmağını sokuyordu. Yaklaşık 10 dakika parmakladıktan sonra tekrar belimden tutup yarağını göt deliğime yerleştirdi. Yavaş yavaş bastırıyordu. Ucu girmişti ve canım biraz yanmıştı, ama sesimi çıkartmıyordum. Ağır ağır sokuyor, ben acıyor dediğim zaman biraz çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu. Yaklaşık 5 dakika sonra kasığını popomda hissettim, sonuna kadar girmişti götüme. Bir iki dakika bekledikten sonra yavaş yavaş çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu. Ben artık iyice zevk almaya başlamıştım. Gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı. Derken belimden sıkıca tutup kendine iyice çekti ve o şekilde bekledi. “Oooohhhhh!” demesiyle içimde bir sıcaklık hissettim, boşalmıştı.
Bir müddet o şekilde bekledikten sonra yarağını götümden çıkarıp beni ayağa kaldırdı, dudaklarımdan öptü. Sonra çekyata oturdu, bacaklarını açtı, yarağı küçücük kalmıştı. Beni kucağına oturttu, öpüşmeye devam ettik. Boynumu boğazımı yalayıp öptü, sonra da göğüslerimi tek tek ağzına aldı emdi. Çok geçmeden altımda yarağının yeniden büyümeye başladığını hissetmiştim. “Bak daha doymamış, biraz daha öp onu da iyice sertleşsin!” dedi. Kucağından inip önünde diz çöktüm ve yarağını öpmeye başladım. Öptükçe büyüyordu. Birkaç dakika sonra kocaman olmuştu. “Ayağa kalk!” dedi, kalktım. Bacaklarını kapattı, iyice uzandı, “Arkanı dön, üstüne otur!” dedi. Ben otururken o da bir eliyle götümün yanaklarını ayırıp bir eliyle de yarağını tutup götümün deliğine yerleştirdi, yavaş yavaş hepsini alana kadar oturdum. O altta, ben üstte inip kalkıyordum, kocaman yarak köküne kadar götüme girip çıkıyordu. O şekilde 10-15 dakika gidip geldikten sonra bir kez daha içime boşaldı...
Kalktım üzerimi giyinecektim, “Hayır, daha değil!” dedi. Beni çırılçıplak oturup, dolaptan yiyecek birşeyler çıkarttı, beraber yedik. Sonra elimden tuttu, dışarıya çıktık. Çırılçıplaktık. Nedense çekinmiştim, “Ya bir gören olursa?” dedim. “Korkma kimse gelmez, burası itin öldüğü yer!” dedi. Dereye indik ve suya girdik, birde orada sikti götümü. Sudan çıkıp bir ağacın gölgesine oturduk, dinlendik. Eve gitmeden son bir kez de ağzımla boşalttım. Erol amca 4 saat boyunca tam 6 defa boşalmıştı. Bende derman kalmadı tabii, akşam eve gittiğimde yorgunluktan ölecek gibiydim.
Yaz tatili boyunca bunu sık sık yaptık, ama ilk günkü gibi çok değil. Diğer günlerde 2, bazen de 3 defa yaptık. Arkadaşlarım haklıymış, götten sikilmek çok zevkli oluyormuş!
[Özlem]
Selam ben Özlem. Şu an 19 yaşındayım ve oldum olası olgun erkeklerden hoşlanırım. Boyum 1.60 cm, kilom 44, esmerim, saçım siyah ve kısa, göz rengim ise kahve. O zaman daha liseye gidiyordum ve 16 yaşındaydım. O güne kadar cinsellikle ilgili hiç bir şey bilmiyordum. Ama okuldan bazı kızarkadaşlarım götten sikiştiklerini ve çok zevk aldıklarını bana anlatmışlardı. Her yıl olduğu gibi yaz tatiline köye gideriz. Köyümüz çok güzeldir, dağların arasında, ormanlık, pek fazla insanın olmadığı bir yerdir. Ana yola uzak olduğu için pek kimse bilmez. Annem babam ve küçük kardeşimle yaz tatilimizi köyde geçiririz. Babam yaklaşık 20 gün kalır tekrar Ankaraya döner, sonra haftada bir gün gelir kalır gider.
Evimiz köyün biraz dışındaır. Bir tane komşumuz var, o da köyümüzün çobanı Erol amca. Erol amca 32 yaşında ve bu zamana kadar hiç evlenmemiş, çok iyi bir adamdır. Aramız ailece de çok iyidir. Her sene Erol amcayla koyunları otlatmaya dağa giderim. Sabahtan akşama kadar koyunlarla vakit geçirmek çok eğlenceli olur. Bu sene de Erol amcanın ahırına gidip koyunlarla oynamaya başladım. Bir süre sonra Erol amca geldi, “Ooo, hoş geldin Özlem, nasılsın, iyimisin kız?” deyip sarılıp yanağımı öptü. “Hoş bulduk Erol amca, iyiyim, sen nasılsın?” dedim. “Ben de çok iyiyim, görmeyeli büyümüş, serilmiş serpilmişsin, kocaman genç kız olmuşsun be! Eee, sen büyüdükçe ben de kocadığımın farkına varıyorum!” dedi. “Yok be, hiç değişmemişsin!” dedim. Teşekkür etti ve babamın nerede olduğunu sordu. “Evde.” dedim. “Hadi gidelim babanın yanına.” dedi. Olur dedim, gittik.
Erol amca babamla biraz muhabbet ettikten sonra, “Çeneyi fazla çaldık, şimdi ekmek parası kazanmaya gideyim, yazık hayvanlar açıktı, bana müsaade!” diyerek ayağa kalktı. Bana da, “Hadi küçük çoban kalk, koyunları gezdirmeyi özlemişsindir!” dedi. (Erol amca bana hep küçük çoban der). “Tamam Erol amca, üzerimi değiştirip geliyorum!” deyip odama gittim, mavi kot pantolonumu ve beyaz gömleğimi giyindim geldim. Erol amcayla beraber koyunları otlatmaya gittik. Koyunları biraz gezdirdikten sonra bir çeşmenin başına geldik. Koyunlar sulanıyordu. Ben Erol amcanın yanına oturdum. Erol amca devamlı bana bakıp gülüyordu. “Erol amca sana birşey sorabilir miyim?” dedim. “Tabi ki, ne istersen sor küçük çoban!” dedi. “Bu zamana kadar neden evlenmedin?” dedim. “Yaramı deştin be... Zamanında bir kızı sevdim, istettim vermediler, ben de buraya yerleştim.” dedi. “Başka bir kızla evlenseydin ya?” dedim. “Aşk nedir bilir misin sen?” dedi. “Yoo bilmem.” dedim. “Aşık ol da göreyim seni!” dedi.
Bir süre muhabbetten sonra, “Kız sen kaç yaşındaydın?” dedi. “16 yaşındayım!” dedim. “Eee etrafındaki erkeklerin ciğerini yakmaya başlamışsındır, yakında gönlünü birisine kaptırırsın!” dedi. “Yok be Erol amca...” dedim. “Ne yani, sana arkadaşlık teklif eden de mi yok?” dedi. “Yok canım var, ama hepsinin aklı başka yerlerde...” dedim. “Anlamadım?” dedi. “Yaa hepsinin aklı seks’te!” dedim. “Haaaa, anladım! Neyse boş ver, zaten doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı bence!” dedi. Bu sefer ben, “Anlamadım?” dedim. “Doğru kişi: evlenmeden önce birisiyle seks yapacaksan, kimseye anlatmayacak, aranızdakileri sır olarak saklayacak güvenilir birisidir. Doğru yer: sizi kimsenin bilmediği ve rahatsız edemeyeceği yerdir. Doğru zaman ise, doya doya o anı yaşamak için yeterli süre’dir!” dedi. Ben sesimi çıkartmadım. Bir süre daha oyalandıktan sonra akşam oldu, eve geldim.
Gece yatağıma uzandım, Erol amcanın dediği, (Seks doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı) lafı aklıma geldi. Haklıydı. Eninde sonunda birisiyle bir ilişki yaşayacaktım. O kişi neden Erol amca olmasındı ki? Doğru kişi bence o olmalıydı. Kararımı verdim, Erol amcaya götümü siktirecektim. Fakat nasıl olacaktı, ona gidip, (Benimle seks yapar mısın?) diye soramazdım. Aileme fark ettirmeden onu tahrik etmeliydim. Babamın yine Ankaraya gittiği gün sabah erkenden kalktım, banyomu yaptım, altıma siyah külotumu ve siyah sütyenimi giyindim, üzerime düşük bel mavi kot pantolonumu ve gri renkli tişörtümü giyindim, Erol amcanın evine gittim...
Erol amca evin önündeki ağacın altında oturuyordu, “Gel küçük çoban, otur, ne yapıyorsun bakalım?” dedi. “Hiiiç geziyorum, canım sıkılıyor. Koyunları otlatmaya ne zaman gidiyorsun?” dedim. “Birazdan çıkarım.” dedi. “Ben de geleceğim. Şey... buralarda yüzebileceğim bir yer var mı?” dedim. “Tabi ki var!” dedi. “Oraya gidelim mi?” dedim. Tamam dedi. Neyse, bir süre sonra koyunları ahırdan çıkardık ve gezdire gezdire bir derenin kenarına geldik. Çok güzel bir yerdi. “Burada beni kimse görmez değil mi?” dedim. “Yok kimse gelmez buralara, rahat rahat yüz sen, ben bakarak olurum sana!” dedi. Derenin biraz yukarısında kulübe gibi bir yer vardı, “Orası kimin?” dedim. “Orası benim bazen orada kalırım.” dedi. “Tamam o zaman ben biraz suya girip serinleyeyim.” dedim. Erol amca arkasını dönüp uzaklaşmaya başladı. Ben tişörtümü ve pantolonumu çıkarıp, sütyen ve külotla suya girdim. Su gerçekten harikaydı, bel hizasına geliyordu.
Bir süre sonra ben sudayken bir çıtırtı duydum. Çaktırmadan sesin geldiği çalılıklara baktım, net göremedim, ama Erol amcanın beni gözetlediğinden emindim. Hiç istifimi bozmadan suyla oynuyordum. Suyun içinde türlü türlü şekile giriyordum, eğiliyordum, domalıyordum ve kalkıyordum. Amacım onu çıldırtmaktı. Bir süre sonra sudan çıktım ve kurulanmadan elbiselerimi giyindim (havlu yoktu). Tişörtüm ve pantolonumun önü arkası sırılsıklam olmuştu. Erol amca ıslık çalarak dere kenarına gelmişti. Beni o şekilde görünce, “Hasta olacaksın bu halde...” dedi ve elimden tutup kulübesine götürdü. Kulübesindeki eşyalar biraz basit te olsa, herşey vardı. Bana bir havlu verdi. Ben diğer odaya gidip gömleğimi ve pantolonumu çıkarttım havluyla vücudumu iyice kuruladım. Sonra bütün cesaretimi toplayıp Erol amcanın yanına iç çamaşırlarımla gittim, “Elbiselerimi astım, birazdan kururlar.” dedim ve Erol amcanın yanına oturdum...
Erol amca hiç sesini çıkartmadı, sadece gözleri ıslak sütyenimle külotumda dolaşıyordu. Baktım ki Erol amcanın önü kabarmaya başladı. Erol amcaya sordum, “Doğru yer burası, doğru zaman da şimdi, doğru kişi sen olurmusun?” dedim. Erol amca yine hiç konuşmadan elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve “Arkanı dön!” dedi. Dediğini yaptım. Sütyenimin kopçalarını açıp yavaşça çıkarttı. Sonra iki eliyle kilotumu yanlarından tutup yavaşça aşağıya indirdi ve çıkarttı. Karşısında çırılçıplaktım, arkam dönüktü. Ayağa kalktı, elleriyle belimi sardı, boynumu öptü, sırtımı öptü sonra belimi öptü. Yavaş yavaş aşağıya iniyordu ve ben heyecandan titriyordum. Diz çöktü, götümün yanaklarını öpüp okşuyordu. Bacaklarımı öptü, sonra beni çevirdi ve çekyata oturttu...
Bacaklarımın arasına geçti ve göğüslerimi okşamaya, öpmeye başladı. Yavaş yavaş aşağıya doğru indi, göbegimi öptü. Elleriyle bacaklarımı araladı, amım tüm çıplaklığıyla karşısındaydı. Nihayet amımı öpmeye başladı. O kadar güzeldi ki, o zevki anlatmaya kelimeler yetmez. Yaklaşık 10-15 dakika kadar amımı öptü yaladı. Ve ben ilk defa bir erkek tarafından orgazm edilmiştim. Amımdan akan suları bile yalayıp yuttuktan sonra ayağa kalktı ve yavaş yavaş soyundu. Sadece külotu kalmıştı. Beni önünde diz çöktürüp, “Külotumu sen çıkarırmısın?” dedi. Ellerimle külotunun yanlarından tuttum aşağı indirirken, birden yarağı külotundan dışarı fırlayıverdi. Yarağı kocamandı, biraz korkmuştum, ama vazgeçmeyecektim. “Öp onu, yala!” dedi. Yarağını iki elimle tuttum, aynen dediği gibi yalamaya başladım. Birkaç dakika sonra, “Ağzına al!” dedi. Ağzımın içine almaya çalışıyordum, ama kocamandı, sadece ucu giriyordu...
Elleriyle saçımdan tuttu, başımı yarağına bastırıyor, geri çekiyordu. Artık ben hiçbir şey yapmıyordum, o elleriyle başımı bir ileri bir geri götürüyordu. Heyecandan ve zevkten başım dönmeye başlamıştı. Erol amca ise iyice hızlanmıştı. Başımı bıraktı ve yarağını ağzımdan çekip mastürbasyon yapmaya başladı. Ben ise diz çökmüş halde, yarağına bakıyordum. O kadar hızlı mastürbasyon yapıyordu ki komiğime gitti. Aniden bir eliyle kafamdan tuttu diğer eliyle mastürbasyona devam etti ve derken spermlerini yüzüme boşalttı...
Ağzım yüzüm sperm olmuştu, spermleri çenemden göğüslerime akıyordu. Boşaldığı halde yarağı sopa gibi duruyordu. Beni ayağa kaldırdı, omuzlarımdan tutup arkamı dönderdi ve “Eğil!” dedi. Eğildim. Dizlerimi çekyata koydurup, ellerimle de çekyatın üzerinden tutundurdu. Belimi bastırarak, “Belini yay gibi yap, poponu beline değdirmeye çalış!” dedi. Dediğini yaptım. Yüzümden halen spermler akıyordu, yüzümü çekyatın örtüsüne iyice sildim. “Bakiresin değil mi?” dedi. “Evet, bakireyim!” dedim. “Korkma, bekaretine zarar vermeyeceğim!” dedi. O anda amımı da sikse karşı koymayacaktım, tamamen teslim olmuştum ona. Götümün deliğine bolca tükürüp işaret parmağını götüme soktu çıkarttı. Bir süre sonra artık baş parmağını sokup çıkarıyordu. Götüm alışınca iki parmağını birden soktu. Ben de yavaş yavaş zevk almaya başlamıştım...
Daha sonra götümü parmaklamayı bırakıp, iki eliyle belimden tuttu ve yarağını götüme dayadı. Yavaş yavaş göt deliğime sokmaya çalışıyordu, ama girmiyordu. Tekrar parmaklarını götüme sokmaya başladı, bu sefer üç parmağını sokuyordu. Yaklaşık 10 dakika parmakladıktan sonra tekrar belimden tutup yarağını göt deliğime yerleştirdi. Yavaş yavaş bastırıyordu. Ucu girmişti ve canım biraz yanmıştı, ama sesimi çıkartmıyordum. Ağır ağır sokuyor, ben acıyor dediğim zaman biraz çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu. Yaklaşık 5 dakika sonra kasığını popomda hissettim, sonuna kadar girmişti götüme. Bir iki dakika bekledikten sonra yavaş yavaş çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu. Ben artık iyice zevk almaya başlamıştım. Gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı. Derken belimden sıkıca tutup kendine iyice çekti ve o şekilde bekledi. “Oooohhhhh!” demesiyle içimde bir sıcaklık hissettim, boşalmıştı.
Bir müddet o şekilde bekledikten sonra yarağını götümden çıkarıp beni ayağa kaldırdı, dudaklarımdan öptü. Sonra çekyata oturdu, bacaklarını açtı, yarağı küçücük kalmıştı. Beni kucağına oturttu, öpüşmeye devam ettik. Boynumu boğazımı yalayıp öptü, sonra da göğüslerimi tek tek ağzına aldı emdi. Çok geçmeden altımda yarağının yeniden büyümeye başladığını hissetmiştim. “Bak daha doymamış, biraz daha öp onu da iyice sertleşsin!” dedi. Kucağından inip önünde diz çöktüm ve yarağını öpmeye başladım. Öptükçe büyüyordu. Birkaç dakika sonra kocaman olmuştu. “Ayağa kalk!” dedi, kalktım. Bacaklarını kapattı, iyice uzandı, “Arkanı dön, üstüne otur!” dedi. Ben otururken o da bir eliyle götümün yanaklarını ayırıp bir eliyle de yarağını tutup götümün deliğine yerleştirdi, yavaş yavaş hepsini alana kadar oturdum. O altta, ben üstte inip kalkıyordum, kocaman yarak köküne kadar götüme girip çıkıyordu. O şekilde 10-15 dakika gidip geldikten sonra bir kez daha içime boşaldı...
Kalktım üzerimi giyinecektim, “Hayır, daha değil!” dedi. Beni çırılçıplak oturup, dolaptan yiyecek birşeyler çıkarttı, beraber yedik. Sonra elimden tuttu, dışarıya çıktık. Çırılçıplaktık. Nedense çekinmiştim, “Ya bir gören olursa?” dedim. “Korkma kimse gelmez, burası itin öldüğü yer!” dedi. Dereye indik ve suya girdik, birde orada sikti götümü. Sudan çıkıp bir ağacın gölgesine oturduk, dinlendik. Eve gitmeden son bir kez de ağzımla boşalttım. Erol amca 4 saat boyunca tam 6 defa boşalmıştı. Bende derman kalmadı tabii, akşam eve gittiğimde yorgunluktan ölecek gibiydim.
Yaz tatili boyunca bunu sık sık yaptık, ama ilk günkü gibi çok değil. Diğer günlerde 2, bazen de 3 defa yaptık. Arkadaşlarım haklıymış, götten sikilmek çok zevkli oluyormuş!
[Özlem]
Yeni Taşınan Yakışıklı Komşumuz Götümü Sikti!
Yeni Taşınan Yakışıklı Komşumuz Götümü Sikti! (Nihan 21 Y., Ankara / Türkiye)
Ankara Etimesgut tarafında oturmaktayız. Ailemle beraber kalıyorum. Güzel ama sıradan bir yaşantım var. Lise biteli 3 sene oldu, üniversite sınavına 1 kere girdim olmadı, birdaha da hazırlanıp girmedim. Teyzemin bir boyama kursu var, orada çalışıyorum. Buna çalışmak denmez ama, işte öyle gibi görünüyorum. Günlerim bu şekilde geçip gidiyor. Kendimden bahsetmek gerekirse, 21 yaşındayım, esmerim, saçlarım omuzlarımda, çok uzun boylu olmayan, etrafından hoş ve şirin bilinen, güzel bir genç kız olduğumu düşünüyorum. Aşk ve seks hayatıma gelirsek, bu güne kadar 3 sevgilim oldu. 3’üyle de seviştim, fakat bakireyim, 3’üne de sadece götten verdim. Ama bende en çok iz bırakan 3’üncü sevgilim, yani İbrahim olmuştu.
İbrahim Facebookta ortak arkadaşlarımız sayesinde beni eklemişti. 2-3 ay sonra buluştuk, görüşmeye başladık. Öyle sempatik, öyle tatlı bir adamdı ki, tavladı beni ve yaklaşık 10 ay çıktık. 29 yaşında ve dul olmasına rağmen, her lafı ve hareketi beni büyülüyordu, ona abayı yakmıştım. Fakat 10 ay kadar sonra aramız bozuldu. Başka bir kadın yüzünden aramızdaki diyalog çirkinleşmeye başlayınca konuşmayı bitirdik, uzaklaştık birbirimizden. Görüşmediğimiz bu 5 ay benim için zor geçmişti, halen aklım fikrim ondaydı. Ondan başkasına ne ısınabiliyordum, ne de dokunabiliyordum. Birçok yakışıklı ve sempatik erkek çıkma teklif ediyordu, fakat hiçbirini umursamıyordum. Birtürlü İbrahimi aklımdan atamıyordum, sürekli nette olsun, normalde olsun, ondan haberler alıyor, takip ediyordum...
Artık bana dönmesinden umudumu kestiğim birgün, İbrahimden bana bir mesaj geldi. Nasıl olduğumu, beni aylardır merak ettiğini söylüyordu. Şok olmuştum ve çok büyük bir sevinç ve heyecan yaşamıştım. Sitemler, laf sokmalar derken, 2 ay süre boyunca, bana çektirdiklerini burnundan getirdim. İbrahim benden vazgeçemiyordu. Sonunda dayanamadım ve tekrar görüşmeye başladım. Birkaç kere de seviştim yeniden onunla. Tamamen kafam rahat, sevdiğim adamın tadına varıyordum...
Oturduğumuz sitede, tam karşı dairemiz yazdan beridir boştu. Bir sabah ben işe giderken baktım ki eşyalar taşınıyor. Taşınanlar kimdir, necidir bilmiyordum. Kapıcı abiyle konuştuğumda, taşınanların 2 çocuklu bir aile olduğunu ve İzmirden geldiklerini öğrendim. Merdivenlerden mesaj yazarak iniyordum ki, apartmanın girişinde 30 yaşlarında, yakışıklı, çok bakımlı, janti, kendi halinde hoş bir adam sigara içiyordu. Sigara içişi dikkatimi çekti, çok seksi üflüyordu dumanı. Gülümseyerek selam verip yanından geçtim ve işime gittim.
Akşam eve geldiğimde annem mutfakta yemek yapmış, “Nihan gel kızım, şu yemekleri karşıya götür, yeni taşındılar, şimdi yemekleri yoktur.” dedi. Tepsiyi aldım ve karşı zili çaldım. Tedirgindim, kimdir, necidir bilmiyorum sonuçta. Kapıyı başı kapalı, çirkin sayılmayacak, balık etli bir bayan açtı ve gülümsedi. Tepsiyi verdim, “Hoşgeldiniz, hayırlı olsun...” falan dedim. Teşekkür etti. Biz kapıda sohbet ederken, o sigara içen adam geldi. Kocasıymış. Bana, “Merhaba!” diyerek içeriye geçti. Kadına, “Tabakları sonra verirsiniz artık...” diyerek ben ayrıldım. Daha sonraki günlerde onlarla ailecek samimiyetimiz arttı, akşamları çaya gelip gidiyorduk birbirimize. Sonradan öğrendik ki, 6 senelik evlilermiş, 2 çocukları var, ikisi de erkek. Kadının adı Seda, adamınki Mehmet’ti. İlerleyen günlerde Seda ablayla annemin samimiyeti de arttı. Annemi ablası olarak görmeye başladığı için, herşeyinden rahatça bahsediyordu.
Birgün yine işten geldim, banyoya girdim. Banyodan çıktığıma Seda ablanın ağlayarak anneme birşeyler anlattığını duydum. Mehmetle arasının kötü olduğunu, cinsellikten bıktığını, kocasının hergün hergün sikiş istediğini, aybaşılı olduğu zaman da arkadan istediğini, vermeyince de evde huzursuzluk olduğunu anlatıyordu. Şaşırmıştım, ama o adamdan bunu beklerdim. Karizmatik bir adamdı, sesi olsun, bakışı olsun sikici bir tipti. Seda ablayla görücü usulu evlenmişler, yani aşk evliliği değildi. Zaman zaman kavgaları da oluyordu, hem de büyük kavgalar...
Zamanla Mehmedin bana tavırlarının farklılaştığını farkettim. Laf arasında, kimse görmeden duymadan, beni övüyor, “Çok şık olmuşsun Nihancığım, nereye böyle? Etrafındaki erkekler çok şanslı!” gibi şeyler söylüyordu. Bunlar da benim hoşuma gidiyor ve bilerek onu azdırıyordum, farkında değilmişim gibi önünde eğiliyordum, memelerimi sergiliyordum, çıldırtıyordum onu. Birgece MSN’de bana yazdı. Şaşırmıştım, uzun süredir MSN’ime ekli olduğu halde hiç yazışmamıştık. MSN’de bana, “Neden uyumadın daha? Sıcaktan mı?” gibi şeyler yazıyor, konuyu sekse getirmeye çalışıyordu. Fakat ben anlamazdan geliyordum. Bu yazışmalar bir süre böyle devam etti, ama istediğini alamıyordu birtürlü.
Bir seferinde sabah 8’de sınavım vardı. Uzak bir mesafeydi, Gölbaşına doğru bir yerdeydi sınav merkezi. Annem, “Mehmet abin bıraksın seni.” diye rica etti. Mehmet fırsatı kaçırır mı, tabi kabul etti. Bindik arabasına, hareket ettik. Ne o konuşuyordu, ne de ben. Saat sabahın 6’sı zaten, ikimiz de uykuluyuz. Erkekler sabahları azgın olur derlerdi de inanmazdım, hakikaten de siki kalkıktı. Ben ön koltukta uyur gibi yapıyordum ve sikine bakıyordum. Mehmet de çaktırmadan bacaklarımı süzüyordu. Bacaklarımı hafiften araladım. Mehmedin soğuk terler döktüğünü farketmiştim. Ateşlendim iyice, amcığım sup sulu olmuştu. Benim uyuduğuma inanması için elimden geleni yapıyordum. Elini bacağıma götürmesi uzun sürmedi. Gözümü açıp bir tokat patlattım ve “Sen ne yapıyorsun böyle ya? Delirdin mi? Birde evlisin, yazıklar olsun!” diye bağırdım.
O ise, “Bırak şimdi bu ayakları orospu, yanıyorsun yavrum sen, anlamadım mı sanıyorsun, ateşli bir piliçsin, inkar etme, aylardır delirtiyorsun beni!” dedi. “Durdur arabayı, inmek istiyorum!” dedim. Arabayı kenara çekip dudaklarıma bir yapıştı, aman Tanrım, o nasıl bir öpüşme, somuruyordu dudaklarımı resmen. Gömleğimin düğmelerini koparırcasına açtı. Memelerimi, hiç meme görmemiş gibi somurması beni delirtti. Ben bırakmıştım kendimi, sadece kısık kısık, “Yapma!” diyordum. Ama onun umurunda değildi. Memelerimi 10 dakika falan emdi, elini de eteğimin altından küloduma soktu, amcığımı okşuyor, parmağını hafif hafif sokuyordu. Zevkten inliyordum. Sınav falan aklımızdan uçup gitmişti. Sabah sabah arabayı yolun kenarına çekmiş, sevişiyorduk resmen. Şükür ki camlar siyah filmliydi de gelen geçen birşey görmüyordu...
Ben artık ne olacaksa olsun deyip bıraktım kendimi ona. Mehmet işini biliyordu, delirmiş gibi öpüyor, okşuyor, mıncıklıyordu beni. Zevkten deliriyordum. (Şuan bunları yazarken bile yeniden ateşlendim!). Bana bakire olup olmadığımı sordu. “Bakireyim!” dedim. Şaşırmıştı, “Ne yani, bugüne kadar hiç sikişmedin mi?” diye sordu. “Sikiştim sikişmesine de, arkadan!” dedim. Gülümsedi, hoşuna gitmişti, “İyi iyi, o harika götünü sikme sırası bende!” dedi. Fermuarını açıp, önce sikini ağzıma verdi ve ağzımı sikti bir süre. Harikaydı, damarlı kocaman bir yarağı vardı. Yarağını emerken içimden de Seda orospusu çok şanslı diyordum...
Derken arabanın koltuğunu yatırdı ve beni yan uzattı, külodumu dizlerime kadar sıyırdı. Kendisi de arkama gelip yanaştı, sikini eline alıp am suyumu göt deliğime yayıp, sikiyle götümün deliğini zorlamaya başladı. Yarısı girmişti ki, kendisi de kısık kısık inlemeye başladı. Hafif hafif gidip gelirken, “Uzun senelerdir böyle göt sikmedim yavrum!” diyordu. Derken aniden bir soktu ki o kocaman sikini, tamamını kökledi. Ölüyorum sandım. Hayvan herif götümü öyle bir sikmeye başladı ki, delirmiş gibiydi, “Acıyor, yavaş!” dememe rağmen durmuyordu. Hırsımdan ağlayacaktım nerdeyse, ama yapacak birşeyim yoktu, kendim istemiştim bunu, mecbur katlanacaktım. Götüme pompalarken amımı da okşuyordu. İnanılmaz tahrik olmuştum. Deli gibi götümde gidip gelirken inliyor, “O dapdar götünü yerim senin, karım ol benim, hep sikeyim seni, ateşli yavrum benim, ohhh bebeğim!” diyerek sikiyordu götümü...
Götümü sikerken amımla da oynadığı için, bir süre sonra ben manyaklar gibi boşalıyordum. Eline sızan am sularımdan o da çok tahrik oldu ve birden böğürerek fışkırttı döllerini götüme. Birsüre nefessiz kaldık o şekilde. Kendimize gelince hemen toparlandık. Hiç konuşmuyorduk. Bir sigara yaktı ve direksiyona geçti. Bu arada sınav saatim de geçmişti, yetişmemiz mümkün değildi, döndük, tekrar Ankaraya doğru yol aldık...
Mehmetle diğer günlerde de gizli saklı elleşmelerimiz, öpüşmelerimiz devam etti. 2 aydır götümü yeniden sikmek için deliriyor, fakat vermiyorum :) Çıldırmak üzere. Bunları yaşayacağımı düşünmezdim, ama oluyormuş. Güzel de oluyormuş...
[Nihan]
Ankara Etimesgut tarafında oturmaktayız. Ailemle beraber kalıyorum. Güzel ama sıradan bir yaşantım var. Lise biteli 3 sene oldu, üniversite sınavına 1 kere girdim olmadı, birdaha da hazırlanıp girmedim. Teyzemin bir boyama kursu var, orada çalışıyorum. Buna çalışmak denmez ama, işte öyle gibi görünüyorum. Günlerim bu şekilde geçip gidiyor. Kendimden bahsetmek gerekirse, 21 yaşındayım, esmerim, saçlarım omuzlarımda, çok uzun boylu olmayan, etrafından hoş ve şirin bilinen, güzel bir genç kız olduğumu düşünüyorum. Aşk ve seks hayatıma gelirsek, bu güne kadar 3 sevgilim oldu. 3’üyle de seviştim, fakat bakireyim, 3’üne de sadece götten verdim. Ama bende en çok iz bırakan 3’üncü sevgilim, yani İbrahim olmuştu.
İbrahim Facebookta ortak arkadaşlarımız sayesinde beni eklemişti. 2-3 ay sonra buluştuk, görüşmeye başladık. Öyle sempatik, öyle tatlı bir adamdı ki, tavladı beni ve yaklaşık 10 ay çıktık. 29 yaşında ve dul olmasına rağmen, her lafı ve hareketi beni büyülüyordu, ona abayı yakmıştım. Fakat 10 ay kadar sonra aramız bozuldu. Başka bir kadın yüzünden aramızdaki diyalog çirkinleşmeye başlayınca konuşmayı bitirdik, uzaklaştık birbirimizden. Görüşmediğimiz bu 5 ay benim için zor geçmişti, halen aklım fikrim ondaydı. Ondan başkasına ne ısınabiliyordum, ne de dokunabiliyordum. Birçok yakışıklı ve sempatik erkek çıkma teklif ediyordu, fakat hiçbirini umursamıyordum. Birtürlü İbrahimi aklımdan atamıyordum, sürekli nette olsun, normalde olsun, ondan haberler alıyor, takip ediyordum...
Artık bana dönmesinden umudumu kestiğim birgün, İbrahimden bana bir mesaj geldi. Nasıl olduğumu, beni aylardır merak ettiğini söylüyordu. Şok olmuştum ve çok büyük bir sevinç ve heyecan yaşamıştım. Sitemler, laf sokmalar derken, 2 ay süre boyunca, bana çektirdiklerini burnundan getirdim. İbrahim benden vazgeçemiyordu. Sonunda dayanamadım ve tekrar görüşmeye başladım. Birkaç kere de seviştim yeniden onunla. Tamamen kafam rahat, sevdiğim adamın tadına varıyordum...
Oturduğumuz sitede, tam karşı dairemiz yazdan beridir boştu. Bir sabah ben işe giderken baktım ki eşyalar taşınıyor. Taşınanlar kimdir, necidir bilmiyordum. Kapıcı abiyle konuştuğumda, taşınanların 2 çocuklu bir aile olduğunu ve İzmirden geldiklerini öğrendim. Merdivenlerden mesaj yazarak iniyordum ki, apartmanın girişinde 30 yaşlarında, yakışıklı, çok bakımlı, janti, kendi halinde hoş bir adam sigara içiyordu. Sigara içişi dikkatimi çekti, çok seksi üflüyordu dumanı. Gülümseyerek selam verip yanından geçtim ve işime gittim.
Akşam eve geldiğimde annem mutfakta yemek yapmış, “Nihan gel kızım, şu yemekleri karşıya götür, yeni taşındılar, şimdi yemekleri yoktur.” dedi. Tepsiyi aldım ve karşı zili çaldım. Tedirgindim, kimdir, necidir bilmiyorum sonuçta. Kapıyı başı kapalı, çirkin sayılmayacak, balık etli bir bayan açtı ve gülümsedi. Tepsiyi verdim, “Hoşgeldiniz, hayırlı olsun...” falan dedim. Teşekkür etti. Biz kapıda sohbet ederken, o sigara içen adam geldi. Kocasıymış. Bana, “Merhaba!” diyerek içeriye geçti. Kadına, “Tabakları sonra verirsiniz artık...” diyerek ben ayrıldım. Daha sonraki günlerde onlarla ailecek samimiyetimiz arttı, akşamları çaya gelip gidiyorduk birbirimize. Sonradan öğrendik ki, 6 senelik evlilermiş, 2 çocukları var, ikisi de erkek. Kadının adı Seda, adamınki Mehmet’ti. İlerleyen günlerde Seda ablayla annemin samimiyeti de arttı. Annemi ablası olarak görmeye başladığı için, herşeyinden rahatça bahsediyordu.
Birgün yine işten geldim, banyoya girdim. Banyodan çıktığıma Seda ablanın ağlayarak anneme birşeyler anlattığını duydum. Mehmetle arasının kötü olduğunu, cinsellikten bıktığını, kocasının hergün hergün sikiş istediğini, aybaşılı olduğu zaman da arkadan istediğini, vermeyince de evde huzursuzluk olduğunu anlatıyordu. Şaşırmıştım, ama o adamdan bunu beklerdim. Karizmatik bir adamdı, sesi olsun, bakışı olsun sikici bir tipti. Seda ablayla görücü usulu evlenmişler, yani aşk evliliği değildi. Zaman zaman kavgaları da oluyordu, hem de büyük kavgalar...
Zamanla Mehmedin bana tavırlarının farklılaştığını farkettim. Laf arasında, kimse görmeden duymadan, beni övüyor, “Çok şık olmuşsun Nihancığım, nereye böyle? Etrafındaki erkekler çok şanslı!” gibi şeyler söylüyordu. Bunlar da benim hoşuma gidiyor ve bilerek onu azdırıyordum, farkında değilmişim gibi önünde eğiliyordum, memelerimi sergiliyordum, çıldırtıyordum onu. Birgece MSN’de bana yazdı. Şaşırmıştım, uzun süredir MSN’ime ekli olduğu halde hiç yazışmamıştık. MSN’de bana, “Neden uyumadın daha? Sıcaktan mı?” gibi şeyler yazıyor, konuyu sekse getirmeye çalışıyordu. Fakat ben anlamazdan geliyordum. Bu yazışmalar bir süre böyle devam etti, ama istediğini alamıyordu birtürlü.
Bir seferinde sabah 8’de sınavım vardı. Uzak bir mesafeydi, Gölbaşına doğru bir yerdeydi sınav merkezi. Annem, “Mehmet abin bıraksın seni.” diye rica etti. Mehmet fırsatı kaçırır mı, tabi kabul etti. Bindik arabasına, hareket ettik. Ne o konuşuyordu, ne de ben. Saat sabahın 6’sı zaten, ikimiz de uykuluyuz. Erkekler sabahları azgın olur derlerdi de inanmazdım, hakikaten de siki kalkıktı. Ben ön koltukta uyur gibi yapıyordum ve sikine bakıyordum. Mehmet de çaktırmadan bacaklarımı süzüyordu. Bacaklarımı hafiften araladım. Mehmedin soğuk terler döktüğünü farketmiştim. Ateşlendim iyice, amcığım sup sulu olmuştu. Benim uyuduğuma inanması için elimden geleni yapıyordum. Elini bacağıma götürmesi uzun sürmedi. Gözümü açıp bir tokat patlattım ve “Sen ne yapıyorsun böyle ya? Delirdin mi? Birde evlisin, yazıklar olsun!” diye bağırdım.
O ise, “Bırak şimdi bu ayakları orospu, yanıyorsun yavrum sen, anlamadım mı sanıyorsun, ateşli bir piliçsin, inkar etme, aylardır delirtiyorsun beni!” dedi. “Durdur arabayı, inmek istiyorum!” dedim. Arabayı kenara çekip dudaklarıma bir yapıştı, aman Tanrım, o nasıl bir öpüşme, somuruyordu dudaklarımı resmen. Gömleğimin düğmelerini koparırcasına açtı. Memelerimi, hiç meme görmemiş gibi somurması beni delirtti. Ben bırakmıştım kendimi, sadece kısık kısık, “Yapma!” diyordum. Ama onun umurunda değildi. Memelerimi 10 dakika falan emdi, elini de eteğimin altından küloduma soktu, amcığımı okşuyor, parmağını hafif hafif sokuyordu. Zevkten inliyordum. Sınav falan aklımızdan uçup gitmişti. Sabah sabah arabayı yolun kenarına çekmiş, sevişiyorduk resmen. Şükür ki camlar siyah filmliydi de gelen geçen birşey görmüyordu...
Ben artık ne olacaksa olsun deyip bıraktım kendimi ona. Mehmet işini biliyordu, delirmiş gibi öpüyor, okşuyor, mıncıklıyordu beni. Zevkten deliriyordum. (Şuan bunları yazarken bile yeniden ateşlendim!). Bana bakire olup olmadığımı sordu. “Bakireyim!” dedim. Şaşırmıştı, “Ne yani, bugüne kadar hiç sikişmedin mi?” diye sordu. “Sikiştim sikişmesine de, arkadan!” dedim. Gülümsedi, hoşuna gitmişti, “İyi iyi, o harika götünü sikme sırası bende!” dedi. Fermuarını açıp, önce sikini ağzıma verdi ve ağzımı sikti bir süre. Harikaydı, damarlı kocaman bir yarağı vardı. Yarağını emerken içimden de Seda orospusu çok şanslı diyordum...
Derken arabanın koltuğunu yatırdı ve beni yan uzattı, külodumu dizlerime kadar sıyırdı. Kendisi de arkama gelip yanaştı, sikini eline alıp am suyumu göt deliğime yayıp, sikiyle götümün deliğini zorlamaya başladı. Yarısı girmişti ki, kendisi de kısık kısık inlemeye başladı. Hafif hafif gidip gelirken, “Uzun senelerdir böyle göt sikmedim yavrum!” diyordu. Derken aniden bir soktu ki o kocaman sikini, tamamını kökledi. Ölüyorum sandım. Hayvan herif götümü öyle bir sikmeye başladı ki, delirmiş gibiydi, “Acıyor, yavaş!” dememe rağmen durmuyordu. Hırsımdan ağlayacaktım nerdeyse, ama yapacak birşeyim yoktu, kendim istemiştim bunu, mecbur katlanacaktım. Götüme pompalarken amımı da okşuyordu. İnanılmaz tahrik olmuştum. Deli gibi götümde gidip gelirken inliyor, “O dapdar götünü yerim senin, karım ol benim, hep sikeyim seni, ateşli yavrum benim, ohhh bebeğim!” diyerek sikiyordu götümü...
Götümü sikerken amımla da oynadığı için, bir süre sonra ben manyaklar gibi boşalıyordum. Eline sızan am sularımdan o da çok tahrik oldu ve birden böğürerek fışkırttı döllerini götüme. Birsüre nefessiz kaldık o şekilde. Kendimize gelince hemen toparlandık. Hiç konuşmuyorduk. Bir sigara yaktı ve direksiyona geçti. Bu arada sınav saatim de geçmişti, yetişmemiz mümkün değildi, döndük, tekrar Ankaraya doğru yol aldık...
Mehmetle diğer günlerde de gizli saklı elleşmelerimiz, öpüşmelerimiz devam etti. 2 aydır götümü yeniden sikmek için deliriyor, fakat vermiyorum :) Çıldırmak üzere. Bunları yaşayacağımı düşünmezdim, ama oluyormuş. Güzel de oluyormuş...
[Nihan]
Subscribe to:
Posts (Atom)